Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Işığın dalga boyu, frekansı ve foton enerjisi birbirine bağlıdır: dalga boyu kısaldıkça frekans ve enerji artar; mavi bir foton kırmızı bir fotondan daha enerjiktir, ama bu mavinin daha "güçlü" bir renk olduğu anlamına gelmez.
- Karışık bir renk, CIE'nin tanımladığı baskın dalga boyuyla tayfa bağlanabilir; dört ten örneğinin baskın dalga boyları 584–590 nanometre arasındadır, ama tenler asıl olarak açıklık ve saflıkta ayrılır.
- Macenta, tayfın iki ucunun karışımıdır ve tek bir dalga boyuyla temsil edilemez; baskın dalga boyu yoktur, karşısındaki bir yeşilin tamamlayıcı dalga boyuyla anılır.
Kısa cevap
Tek bir dalga boyundan oluşan bir ışığı üç eşdeğer sayıyla anlatabiliriz: dalga boyu, frekans ve her bir fotonun taşıdığı enerji; dalga boyu kısaldıkça frekans da enerji de artar, bu yüzden mavi bir foton kırmızı bir fotondan daha enerjiktir. Ama gördüğümüz renklerin çoğu tek bir dalga boyundan değil, birçok dalga boyunun karışımından gelir; macenta da bunlardan biridir ve tayfın iki ucundaki kırmızı ile mavi-mor ışığın birlikte gelmesiyle oluşur. Tayfta tek bir dalga boyuyla temsil edilemediği için gökkuşağında yoktur, ama gözümüz bu karışımı kendine özgü bir renk olarak görür.
Aynı ışık, üç sayı
Işık bir elektromanyetik dalgadır ve görünür ışık, elektromanyetik tayfın dar bir dilimidir (BI-01). Dalga boyu, bir dalga tepesinden bir sonrakine olan uzaklıktır. Ama bir dalgayı anlatmanın tek yolu bu değildir.
Işığın boşluktaki hızı sabittir; bu yüzden dalga boyu ile frekans birbirine sıkıca bağlıdır. Hız, dalga boyu ile frekansın çarpımına eşittir. Dalga boyu kısaldıkça, aynı hızı korumak için dalga daha sık salınmak, yani frekansı artmak zorundadır.
Bu değerlerle görünür tayfın birkaç noktasını hesapladık. 700 nanometrelik derin kırmızı ışık saniyede yaklaşık 428 trilyon kez salınır; 550 nanometrelik yeşil yaklaşık 545 trilyon; 450 nanometrelik mavi yaklaşık 666 trilyon; 400 nanometrelik mor ise yaklaşık 749 trilyon kez. Dalga boyu yaklaşık yarıya indiğinde frekans yaklaşık iki katına çıkar.
Fotonun enerjisi
Işık yalnızca bir dalga gibi değil, aynı zamanda enerji paketleri gibi de davranır. Bu fikri 1905'te Albert Einstein ortaya attı.
Enerji frekansla orantılı olduğu için, frekansı yüksek olan mavi foton, frekansı düşük olan kırmızı fotondan daha fazla enerji taşır. Fizikte bu küçük enerjiler için elektronvolt birimi kullanılır. Hesabımıza göre 700 nanometrelik bir kırmızı foton yaklaşık 1,77, 550 nanometrelik bir yeşil foton yaklaşık 2,25, 450 nanometrelik bir mavi foton yaklaşık 2,76, 400 nanometrelik bir mor foton ise yaklaşık 3,10 elektronvolt taşır. Mor bir foton, derin kırmızı bir fotonun yaklaşık 1,75 katı enerjiye sahiptir.
Bu fark soyut değildir. Kimyada bir molekülü uyarmak ya da bir bağı koparmak için belirli bir enerji gerekir; bu yüzden kısa dalga boylu ışık, uzun dalga boylu ışıktan daha kolay fotokimyasal değişikliklere yol açar. Bir kumaşın ya da bir fotoğrafın güneşte solması bu yüzden en çok görünür tayfın mavi-mor ucunda ve onun ötesindeki morötesinde gerçekleşir. Ama enerjinin fazlalığı, rengin kendisi hakkında bir şey söylemez: mavi, kırmızıdan daha "güçlü" bir renk değildir; yalnızca fotonları daha enerjiktir.
Renk tek bir sayı mı?
Tek bir dalga boyundan oluşan bir ışık, yani tek renkli bir ışık, gerçekten tek bir sayıyla anlatılabilir. Ama çevremizdeki renklerin neredeyse hiçbiri böyle değildir. Bir yaprak, bir ten ya da bir boya yüzeyi, tayfın bütün dalga boylarını farklı oranlarda yansıtır; gördüğümüz renk bu karışımın gözdeki üç koni türünde yarattığı tepkidir.
Bu karışımın bir sonucu daha vardır: çok farklı tayflar, üç koni türünde aynı tepkiyi yaratırsa aynı renk olarak görülebilir. Mağazada aynı görünen iki kumaşın evde farklı görünmesinin nedeni budur ve BI-15'in konusudur. Tayf, renkten çok daha fazla bilgi taşır; göz bu bilginin yalnızca üç özetini alır.
Yine de renk bilimi, karışık bir rengi tayfla ilişkilendirmenin bir yolunu tanımlar.
Macenta neden tayfta yok?
Magenta neden spektrumda yoktur ama yine de görürüz? Cevabın ilk yarısı tayfın ne olduğunda, ikinci yarısı gözün nasıl çalıştığındadır. Tayf, tek dalga boylu ışıkların sıralanışıdır: bir ucunda kırmızı, öbür ucunda mor. Macenta ise kırmızı ile mavi-mor ışığın, yani tayfın iki ucunun birlikte gelmesiyle oluşur ve aradaki yeşil ışığı neredeyse hiç içermez. Böyle bir karışımı tek bir dalga boyuyla temsil etmek mümkün değildir; tayfın iki ucu arasında, onları birleştirecek bir dalga boyu yoktur.
Ekrandaki saf macentayı, sRGB'de FF00FF'yi, D65 beyazına göre hesapladık. Baskın dalga boyu yoktur; tamamlayıcı dalga boyu yaklaşık 549 nanometredir, yani yeşildir. Macenta, tayfta bir yeri olmayan ama tayftaki bir yeşilin "karşısında" duran bir renktir. Tayfsal olmayan renkler ve menekşe ile mor arasındaki fark RH-05'in, renk çemberinin tayfın iki ucunu bu tayf dışı morlarla birleştirerek kapatılması ise DT-04'ün konusudur. Göz ve beyin için macenta, kırmızı ve mavi konilerin birlikte uyarılıp yeşil koninin az uyarılmasından doğan ayrı bir izlenimdir; tayfta olmaması, onu daha az "gerçek" yapmaz.
Örnek — tenin baskın dalga boyu
Aynı hesabı serinin dört ten örneğine uyguladık. En açık ten F1C7A9'un baskın dalga boyu yaklaşık 584 nanometre, C68863'ün 588, 8D5524'ün 587, en koyu ten 4A2C1D'nin ise 590 nanometredir. Dört ten de tayfın turuncu-sarı bölgesine, dar bir aralığa düşer.
Bu, tenin 585 nanometre dolayında tek bir ışığı yansıttığı anlamına gelmez; her ten bütün görünür dalga boylarını, uzun dalga boylarını daha çok olmak üzere, farklı oranlarda yansıtır. Baskın dalga boyu yalnızca rengin tayftaki yönünü özetler. Tenleri birbirinden ayıran asıl özellikler bu sayıda görünmez: ne kadar ışık yansıttıkları, yani açıklıkları, ve renklerinin ne kadar saf olduğu. Tek bir sayı, dört teni neredeyse aynı gösterir; gerçek farkı görmek için en az üç sayıya ihtiyaç vardır. Renk bu yüzden bir sayı değil, en az üç boyutlu bir niceliktir.
Sık yapılan yanlış
Yaygın yanlış"Her rengin tayfta bir dalga boyu vardır."
Yalnızca tek renkli ışıkların tayfta bir yeri vardır. Macenta ve morların baskın dalga boyu yoktur; tayfa ancak karşılarındaki bir yeşilin tamamlayıcı dalga boyuyla bağlanırlar. Gündelik renklerin çoğu da tek bir dalga boyu değil, bütün tayfın karışımıdır.
Özet
- Işığın dalga boyu, frekansı ve foton enerjisi birbirine bağlıdır: dalga boyu kısaldıkça frekans ve enerji artar; mavi bir foton kırmızı bir fotondan daha enerjiktir, ama bu mavinin daha "güçlü" bir renk olduğu anlamına gelmez.
- Karışık bir renk, CIE'nin tanımladığı baskın dalga boyuyla tayfa bağlanabilir; dört ten örneğinin baskın dalga boyları 584–590 nanometre arasındadır, ama tenler asıl olarak açıklık ve saflıkta ayrılır.
- Macenta, tayfın iki ucunun karışımıdır ve tek bir dalga boyuyla temsil edilemez; baskın dalga boyu yoktur, karşısındaki bir yeşilin tamamlayıcı dalga boyuyla anılır.
Kendini sına
- (Kolay) Dalga boyu kısaldığında frekansa ne olur?
- (Kolay) 450 nanometrelik mavi bir foton ile 700 nanometrelik kırmızı bir fotonun enerjileri yaklaşık kaç elektronvolttur?
- (Orta) Magenta neden spektrumda yoktur ama yine de görürüz?
- (Orta) Baskın dalga boyu nedir ve bir rengi tam olarak anlatmaya neden yetmez?
- (Zor) Mavi fotonun daha enerjik olması, kumaşların ve fotoğrafların solması hakkında ne söyler?
- (Zor) Dört ten örneğinin baskın dalga boyları neredeyse aynıyken tenler neden birbirinden bu kadar farklı görünür?
Cevaplar
- Işığın boşluktaki hızı sabit olduğu için frekans artar; dalga boyu yaklaşık yarıya indiğinde frekans yaklaşık iki katına çıkar («Aynı ışık, üç sayı»).
- Mavi foton yaklaşık 2,76, kırmızı foton yaklaşık 1,77 elektronvolt taşır («Fotonun enerjisi»).
- Tayf tek dalga boylu ışıkların sıralanışıdır; macenta ise tayfın iki ucundaki kırmızı ile mavi-mor ışığın, yeşil olmadan birlikte gelmesinden oluşur ve tek bir dalga boyuyla temsil edilemez. Göz bu karışımı kırmızı ve mavi konilerin birlikte, yeşil koninin az uyarılmasından doğan ayrı bir renk olarak görür; CIE onu karşısındaki yeşilin tamamlayıcı dalga boyuyla anar («Macenta neden tayfta yok?»).
- Bir rengi, belirlenen bir beyazla karıştırıldığında eşleyebilen tek renkli ışığın dalga boyudur. Rengin yalnızca tayftaki yönünü verir; açıklığını ve saflığını anlatmaz, bu yüzden rengi tam anlatmak için en az üç sayı gerekir («Renk tek bir sayı mı?», «Örnek»).
- Enerji frekansla orantılı olduğu için kısa dalga boylu fotonlar molekülleri daha kolay uyarır ya da bağları koparır; solma bu yüzden en çok mavi-mor uçta ve morötesinde gerçekleşir («Fotonun enerjisi»).
- Çünkü baskın dalga boyu yalnızca tayftaki yönü özetler. Tenler asıl olarak ne kadar ışık yansıttıkları, yani açıklıkları, ve renklerinin saflığıyla birbirinden ayrılır («Örnek — tenin baskın dalga boyu»).
Kaynaklar
- NIST, «CODATA Value: speed of light in vacuum» ve «CODATA Value: Planck constant», 2022 CODATA recommended values.
- Einstein, A., «Über einen die Erzeugung und Verwandlung des Lichtes betreffenden heuristischen Gesichtspunkt», Annalen der Physik, 322(6), 1905, s. 132–148.
- CIE, International Lighting Vocabulary (e-ILV), 17-23-062 «dominant wavelength» ve 17-23-063 «complementary wavelength», 2020.
Sonraki adım
BI-03, dalga boylarının karışımından beyaz ışığın oluştuğunu gösteren deneye dönüyor: Newton'un 1660'lardaki prizma deneylerini, ikinci bir prizmayla yaptığı "belirleyici deney"i ve gökkuşağına neden yedi renk dendiğini anlatıyor. Karışımın gözdeki üç koni türünde nasıl işlendiği için BI-09'a geç.