İçeriğe geç

M27-D07

Jungcu terapinin kanıtı

Jungcu terapiye dair sonuç araştırmalarını ve sınırlarını değerlendirir.

Psikanaliz Akademisi — M27, Jungcu analiz klinikte · 3.026 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Jungcu terapi için elimizdeki sayılar kontrolsüz doğal ortam çalışmalarından, Berlin'deki geriye dönük sigorta verisinden ve bir eğitim enstitüsünün öncesi-sonrası ölçümünden geliyor. Hepsi düzelme bildiriyor.

İsviçre'deki büyük pratik çalışmasına yalnız dört Jungcu vaka katıldı. Büyük ölçüde aynı ekipten bir rapor da seanslardaki müdahalelerin çoğunun okula özgü olmadığını gösterdi.

Randomize bir denemenin yokluğu, yöntemin işe yaramadığını göstermez. Kanıtın düşük düzeyde olduğunu ve danışana bunun dürüstçe söylenmesi gerektiğini gösterir.

Kendi danışanlarında ölçüm başlatmayı düşünen bir klinisyen bu işi bir araştırma danışmanı ve süpervizörle kurmalı; bu ders yalnız sonuçların hangi sorulara cevap verip hangilerine veremediğini okumayı gösteriyor.

Açılış sahnesi

Çorum'un Sungurlu ilçesi, sobaların kurulduğu hafta. Gülizar ile İlker'in damları yan yana, aralarında diz boyu bir duvar var. Gülizar ilçenin dışındaki taş ocağında ateşleyici, İlker çarşının arkasında mezar taşı ustası. İkisi de taklacı güvercin besliyor.

İlker'in ustasından kalma bir alışkanlığı var: sürüyü salmadan önce kümesin kapısına avucuyla üç kez vuruyor. Böyle yapınca kuşların daha çabuk ve eksiksiz döndüğüne otuz yıldır inanıyor.

Gülizar her patlatmadan önce saati, rüzgârı ve delik sayısını deftere yazmaya alışkın. Bir akşam duvarın üstünden ince bir defter uzatıyor: üç hafta boyunca her sabah salış saatini, kapının vurulup vurulmadığını, son kuşun dama indiği dakikayı ve havayı yazsınlar.

Üç hafta dolunca defter İlker'i haklı çıkarıyor gibi. Kapı vurulan sabahlarda sürü ortalama yedi dakika önce inmiş. İlker sayfaları keyifle çeviriyor.

Gülizar parmağını hava sütununda gezdiriyor. İlker kapıyı yalnız acelesi olmayan sabahlarda vurmuş, o sabahların çoğu da durgun geçmiş. Poyrazlı sabahlarda işe yetişmek için kuşları hiç oyalanmadan salmış.

İlker defteri geri vermiyor. Bir hafta daha yazmayı, bu kez kapıya vurup vurmamaya her sabah bir madeni parayla karar vermeyi öneren o oluyor.

Bu derste ne olacak

Okulların tartışması uzun süre analistlerin kendi gözlemleriyle yürüdü; ölçüye vurulmuş sonuçlar az ve geç geldi. Ders önce kontrollü deneme ile gündelik pratikteki ölçümün farkını ve bir kanıtın bulunmamasının ne anlama geldiğini kuruyor. Ardından Berlin'deki sigorta kayıtlarına dayanan çalışmayı, Zürih ve İsviçre'deki doğal ortam çalışmalarını, bir eğitim enstitüsünden gelen yeni verileri ve uzun psikanalitik terapiye dair geniş derlemeleri tek tek okuyor. Son bölüm ölçeklerin kaçırdığı şeylere, süreç araştırmasına ve randomize bir denemenin neden hâlâ yapılmadığına bakıyor.

Sıfır noktası

Terapi Akademisi'nin araştırma birimi (S11-P01-D04) iki soruyu ayırır: bir yöntem denetimli koşullarda işe yarıyor mu, olağan hizmette sonuç veriyor mu. Birincisinin ölçütü randomize kontrollü denemedir; ikincisi doğal ortam çalışmalarıyla, yani gündelik pratikte, kurayla atama yapmadan tedavinin başında ve sonunda ölçüm alarak cevaplanır. Kanıt hiyerarşisi (M01-D07) bu iki tür bulguyu aynı basamağa koymaz. Jungcu terapi için elimizdeki verilerin neredeyse tamamı ikinci türden.

Mekanizma

Berlin: sigorta kayıtlarının tanıklığı

Almanya'da yasal sağlık sigortası uzun analitik terapiyi karşılar; analistin tedavi başında yazdığı ayrıntılı başvuru yıllarca saklanır. 1990'ların başında Berlin'de kurulan Jungcu bir araştırma grubu bu kayıtları geriye dönük bir izleme çalışmasının dayanağı yaptı. Keller ve ekibinin 2001'de dergide yayımlanan raporu, Jungcuların genellenebilir sonuç arayan araştırmaya kuşkuyla baktığını ve öteki psikanalitik okullar gibi ancak sağlık yönetiminin artan baskısıyla ölçüme yöneldiğini söyleyerek açılır.

Konstanz'da birkaç psikodinamik okulu kapsayan bir tüketici anketi çalışması da benzer bir tablo çizdi; Roesler'e göre terapistlerin yaklaşık beşte biri Jungcuydu.

Zürih, San Francisco ve İsviçre'nin ortak çalışması

Roesler'in derlemesine (M10-D08) göre Zürih'teki Jung Enstitüsü'nden bir grup, Heidelberg'de yürütülen geniş bir uzun terapi pratik çalışmasına katıldı. 26 terapistin 37 danışanı tedavinin başından izlendi; tedavi ortalama 35 ay ve 90 seans sürdü. Genel belirti ölçeğinde büyük bir düşüş bildirildi, sonuçlar üç yıllık izlemde korundu. Roesler kontrol grubunun yokluğunu ve örneklemin özellikle istekli danışanlardan oluşmuş olabileceğini kendisi not ediyor. San Francisco'daki Jung Enstitüsü'nün çalışmasında kliniğin 100 danışanından 57'si katıldı, ama analistlerin katılımı düşük kaldığı için proje erken kapandı ve tasarım tek grubun başı ile sonunun karşılaştırmasına daraldı.

İsviçre'de psikoterapi okullarının çatı örgütü daha iddialı bir çalışma başlattı: tedavileri koşut bir karşılaştırma grubuyla izleyen, seansları kaydeden ve dış puanlayıcılara değerlendirten bir pratik çalışması. Roesler'e göre İsviçreli Jungcu dernek masrafın en büyük kısmını üstlendiği hâlde çalışmaya yalnız dört Jungcu vaka katıldı; Jungcu vakalar için ayrı bir sonuç hesaplanamadı.

Bu bulgu uygulama sadakatini Jungcu terapi için bir soruya çevirir: kayda giren bir seansta Jungcu olan nedir? Dodo kuşu hükmü (M14-D08) okullar arasında büyük fark beklememeyi söylüyordu; burada okulun seansta ne kadar göründüğü de sorgulanıyor.

Eğitim kliniği ve geniş derlemeler

Yakın tarihli bir çalışma ölçümü eğitim pratiğinin içine taşıdı: bir Jungcu eğitim enstitüsünde süpervizyon altındaki adayların danışanları tedavinin başında ve sonunda ölçüldü. Berlin çalışmasının ilk yazarı da kadroda; kurumu analitik psikolojide araştırma için kurulmuş uluslararası bir ağ olarak geçiyor.

Daha geniş bir zemin uzun süreli psikanalitik terapinin derlemelerinden gelir. Leichsenring ile Rabung'un 2008 meta-analizi ve ona yöneltilen eleştiriler M20-D09'da okundu. Hollanda'dan bir ekip ertesi yıl daha geniş bir sistematik derleme yayımladı.

Sürecin ve anlamın izini sürmek

Sonuç çalışmaları neyin değiştiğini sorar; süreç araştırması (M20-D02) değişimin seansta nasıl olduğunu. Jungcu gelenekte bunun en sistemli örneği rüya dizilerini rüya egosunun gelişimi üzerinden okuyan yapısal rüya çözümlemesidir (M27-D03). Roesler'in 2013 derlemesi Brezilya'dan kum tepsisi çalışmalarını ve komplekslerin aktarımda yeniden yaşanışını izleyen bir tek vaka çalışmasını da anar. Roesler ile Reefschläger de 2022'de terapistlerin eşzamanlılık (M13-D09) yaşantılarını sürece nasıl kattığını inceleyen bir çalışmayı sundu ve aynı yazıda etkililik için randomize denemelere güçlü bir ihtiyaç olduğunu yazdı.

Usta katmanı

Jungcu analiz yıllarca sürebilir ve bitişi baştan belirlenmez; danışanı kurayla iki yıllık bir analize ya da altı aylık bir başka terapiye atamak hem etik hem pratik bakımdan zordur. Yöntemin adımlarını tarif eden bir el kitabı (M25-D01) yoktur; bir denemede neyin uygulandığını güvenceye almanın aracı eksiktir. Deneme pahalıdır, Jungcu kurumlar küçüktür. Keller'in raporunun açılışındaki kuşku da danışanı kendine özgü sayan bir klinik kültürün mesafesini gösterir; San Francisco'da ve İsviçre'de çalışmaları zayıflatan şey analistlerin katılmamasıydı.

Ara yollar konuşuluyor. Aşağı olmama denemesi (M25-D08) Jungcu terapiyi etkisi gösterilmiş bir psikodinamik tedaviye karşı belirli bir sınırın içinde kalıp kalmadığıyla sınayabilir. Stockholm'deki doğal ortam verisi (M21-D01) kurayla atama olmadan da dikkatli tasarımla çok şey öğrenilebileceğini hatırlatıyor. Kısa ve tanımlı Jungcu müdahaleler denemeye daha kolay girer; kum tepsisinin randomize çalışmalarında (M27-D05) ise karşılaştırma gruplarının çoğu hiçbir tedavi almıyordu.

Yaygın yanlış"Jungcu terapinin hiçbir kanıtı yok."
Doğrusu

Almanya'da ve İsviçre'de kontrolsüz çalışmalar, sigorta kayıtları ve bir eğitim kliniği verisi düzelme bildiriyor. Eksik olan, düzelmenin terapiden geldiğini gösterecek karşılaştırmalı çalışmalardır; kanıt düşük düzeydedir, hiç yok sayılamaz.

Yaygın yanlış"Sigortadaki rapor günleri azaldıysa terapi işe yaramıştır."
Doğrusu

İş göremezlik günleri ekonomiden, işyerinden, yaşa bağlı değişimden ve kimin tedaviye başvurduğundan da etkilenir. Karşılaştırma grubu olmadan bu düşüşün ne kadarının terapiden geldiği söylenemez.

Yaygın yanlış"Uzun psikodinamik terapiyi destekleyen meta-analizler Jungcu terapiyi de kanıtlar."
Doğrusu

Bu derlemelerde Jungcu çalışmaların payı küçüktür ya da hiç belirtilmez. Akraba bir yöntemden gelen sonuç bir beklenti kurar; Jungcu terapinin kendisini sınamanın yerine geçmez.

Kanıtın sınırı

Ders boyunca okunan sonuç çalışmalarının hepsi kontrol grubu taşımıyor ya da Jungcu vakaları ayrı hesaplayacak kadar toplayamadı. San Francisco'daki yarım kalmış proje dışında hepsi Almanca konuşulan ülkelerin sigorta ve eğitim sistemleri içinde, çoğu Jungcu analistlerin kendi araştırma gruplarınca yürütüldü; araştırmacı bağlılığının (S11-P01-D05) sonuçlara ne kadar sızdığını bu tasarımlarla ayırmak mümkün olmuyor. Geriye dönük çalışmalarda katılmayı kabul edenlerin iyi gidenler olma ihtimali, kendi kendini seçme sorunu (S00-P02-D04) olarak kalıyor. Ölçeklerin anlam, bireyleşme ya da hayatla kurulan ilişki gibi Jungcu hedefleri ne ölçüde yakaladığı tartışmalı; bu hedeflerin geçerli ölçümü de bilinmiyor. Bulguların Türkiye'deki ya da sigortanın uzun terapiyi karşılamadığı başka ülkelerdeki danışanlara genellenmesi için hiçbir dayanak yok. Kısacası elimizdeki durum bir kanıt yokluğudur; Jungcu terapinin işe yaramadığını gösteren bir yokluk kanıtı bulunmuyor, işe yaradığını kesin gösteren bir deneme de.

Kendin dene

Aklında kalsın

Jungcu terapi için elimizdeki sayılar kontrolsüz doğal ortam çalışmalarından, Berlin'deki geriye dönük sigorta verisinden ve bir eğitim enstitüsünün öncesi-sonrası ölçümünden geliyor. Hepsi düzelme bildiriyor.

İsviçre'deki büyük pratik çalışmasına yalnız dört Jungcu vaka katıldı. Büyük ölçüde aynı ekipten bir rapor da seanslardaki müdahalelerin çoğunun okula özgü olmadığını gösterdi.

Randomize bir denemenin yokluğu, yöntemin işe yaramadığını göstermez. Kanıtın düşük düzeyde olduğunu ve danışana bunun dürüstçe söylenmesi gerektiğini gösterir.

Kendi danışanlarında ölçüm başlatmayı düşünen bir klinisyen bu işi bir araştırma danışmanı ve süpervizörle kurmalı; bu ders yalnız sonuçların hangi sorulara cevap verip hangilerine veremediğini okumayı gösteriyor.

Sonraki derse köprü

İsviçre'deki kayıtlar bir yan bulgu bıraktı: seansta okula özgü görünen müdahaleler azınlıktaydı, terapistler başka yaklaşımlardan da alıyordu. Yön tersine çevrilince soru şu oluyor: gölge, rüya dizisi, aktif imgelem gibi Jungcu kavramlar başka terapilerin odalarına girdiğinde neyini koruyor, neyini yolda bırakıyor? M27-D08 bu kavramların öteki terapi yaklaşımlarına nasıl taşındığını ve taşınmanın nerede zorlandığını izliyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.