M20-D05
Bilinçdışı süreçler deneyde
Bilinçdışı süreçlere dair deneysel kanıtı dinamik bilinçdışı iddiasından ayırır.
Psikanaliz Akademisi — M20, Psikanaliz bilim mi? · 3.031 kelime · 17 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Temel Psikoloji Akademisi’nde: M08-D06
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Fark edilmeden işleme bugün sağlam bir bulgu; Kihlstrom ile Greenwald'ın çizdiği alan bunu dar ve iyi denetlenmiş düzeneklerle gösterdi. Bu kanıt, içeriğin güdülü biçimde dışarıda tutulduğu iddiasını kendiliğinden taşımıyor.
Silverman'ın eşik altı iletileri küçük bir ortalama etki gösterdi ve yöntem tartışmasını hiç kapatamadı. Shevrin'in ekibi kişiye özgü sözcüklerle ve beyin ölçümleriyle dinamik bir iz aradı; bulgular ilginç, örneklemler küçük.
Bastırıcı baş etme tarzı ve örtük ile açık güdülerin ayrışması, kişinin söylediğiyle başka bir kanalın gösterdiği arasındaki mesafeyi tutarlı biçimde gösteriyor. Mesafenin nedenini ise ölçüm kendisi söylemiyor.
Westen'in değerlendirmesi toptan reddi zorlaştırdı. Freud'un özgül içerik iddiaları için kanıt hâlâ zayıf; dengeli hüküm iki cümleyi ayrı kurmayı gerektiriyor.
Açılış sahnesi
Kaman'da, ilçenin çıkışındaki sürücü kursunun beton eğitim alanı, ekim ortasında bir salı sabahı. Turuncu konilerin arasında römorklu bir kamyonet geri geri park etmeye çalışıyor. Direksiyondaki Nuray yirmi yıldır kamyonet kullanıyor; kasabanın dışındaki yumurta çiftliğinden pazara her sabah o iniyor. Bu yaz bir römork aldı, belgesi için kursa yazıldı. Engin jandarmadan emekli bir astsubay, aynı kursta motosiklet sınıfına hazırlanıyor ve sırasını beklerken bankta çayını içiyor.
Mola verdiklerinde Engin bir şey söylüyor: "Vitesi hiç düşünmeden değiştiriyorsun. Ben baktım, elin kendi kendine gidiyor." Nuray gülüyor. "Sorsan hangi viteste olduğumu söyleyemem. Ayağım biliyor."
Sonra konu başka yere kayıyor. Nuray, pazara inerken her sabah geçtiği bir kavşakta, değirmen yolunun ağzında, yıllardır aynı hatayı yaptığını anlatıyor: ya şerit yanlış, ya sinyal geç. Başka hiçbir kavşakta olmuyor. Engin çayını bırakıyor. "O kavşakta bir şey mi oldu eskiden?" Nuray omuz silkiyor. Orada küçük bir çarpışma geçirmiş, on yıl önce; kimse yaralanmamış, aklına da gelmiyormuş. "Belki levha kötü yerde," diyor. Engin başını sallıyor, ikna olmuyor.
Eğitim alanı, kavşak ve banktaki konuşma kurmaca. Konuşmada yan yana duran iki sezgi ise psikolojinin gerçek bir ayrımına dokunuyor: birinde el, sahibine sormadan iş görüyor; ötekinde kişinin kendine sormaktan kaçındığı bir şey olabilir.
Bu derste ne olacak
M20-D04 arşive gitmişti; bu ders deney odasına giriyor. Soru dar ve keskin: laboratuvarda gösterilen "farkında olmadan" işleme, Freud'un kastettiği türden bir bilinçdışını da kanıtlar mı?
Önce bilişsel taraftaki sağlam zemini kısaca hatırlayacağız. Sonra dinamik bilinçdışını doğrudan sınamaya çalışan üç girişime bakacağız: Lloyd Silverman'ın eşik altı mesajları, Michigan'daki Howard Shevrin laboratuvarının beyin dalgası ölçümleri ve kişinin sözüyle bedeni arasında açılan mesafe. Usta katmanı Drew Westen'in 1999 değerlendirmesini ve ona yöneltilen itirazı tartacak.
Sıfır noktası
Bu akademide iki kavram çoktan tanıştı. Bilişsel bilinçdışı ile dinamik bilinçdışı Temel Psikoloji'nin psikanaliz tarihi dersinde ayrı ayrı tanımlandı (M01-D05); M04-D06 aralarındaki çizgiyi Kihlstrom ile Greenwald üzerinden çekti. Freud'un 1912 yazısında sözcüğün dinamik kullanımı, etkili olduğu hâlde bilinçten uzak duran tasarımlara ayrılmıştı (M03-D07).
Burada önemli olan bir mantık kuralı. Birinci türün kanıtı ne kadar güçlü olursa olsun, ikinci türü kendiliğinden taşımaz. Bir uyaranın fark edilmeden işlendiğini göstermek, bir içeriğin rahatsız edici olduğu için dışarıda tutulduğunu göstermek demek olmaz. İkinci iddia daha fazlasını ister: bir güdü, bir çatışma ve bu çatışmayla tutarlı bir kaçınma.
Yaygın yanlış"Bilinçdışı işlemenin deneyle kanıtlanmış olması Freud'un haklı çıktığını gösterir."
Deneylerin büyük çoğunluğu, fark edilmeyen uyaranın algı, bellek ya da karar üzerindeki küçük izlerini ölçer. Freud'un iddiası bundan geniştir: dışarıda tutulan içeriğin bir isteğe bağlı olduğunu ve bir kuvvetle uzak tutulduğunu söyler. Birinci bulgu ikinci iddiayı mümkün kılar, kanıtlamaz.
Mekanizma
Sağlam zemin ve onun çatlakları
Bilişsel bilinçdışının dayanakları bu akademide parça parça görüldü. Çağrışımla ilişkili sözcüklerin birbirini hızlandırması ve maskelenmiş bir sayının beyin ölçümlerinde iz bırakması M17-D04'te kart oldu. Örtük bellek ve hazırlama ise Temel Psikoloji M08-D06'nın konusuydu. Kanıt dar düzeneklerde sağlam: uyaran zayıf, etki küçük ve iyi tanımlı.
Zeminin çatlakları da aynı yerden çıktı. 1996'da yaşlılıkla ilgili sözcüklerin insanları daha yavaş yürüttüğünü bildiren deney, 2012'de Stéphane Doyen ve arkadaşlarının yürüme süresini otomatik sensörlerle ölçtüğü tekrarda görülmedi; ayrıntısı Temel Psikoloji M02-D09'daki kartta. Ben Newell ile David Shanks'in 2014 eleştirisi farkındalığın çoğu çalışmada yetersiz ölçüldüğünü savunmuştu (M04-D06). Bu eleştirinin sorduğu şey basit: kişi uyaranı gerçekten görmedi mi, yoksa yalnız "görmedim" mi dedi?
Michael Snodgrass ile Shevrin 2006'da bu sorunu doğrudan hedef aldı: zayıf bilinçli algı olasılığını dışlamak için uyaranları nesnel saptama eşiğinde sundu ve bu koşulda da tekrarlanabilir ve nitelikçe farklı bilinçdışı etkiler bildirdi. Dinamik iddia için bu yalnız bir giriş koşulu.
Silverman'ın eşik altı mesajları
Dinamik bilinçdışını laboratuvara taşımanın en iddialı denemesi Lloyd Silverman'ın uzun soluklu deney programıydı. Programın gerekçesi kabaca şöyle özetlenir: psikanalitik açıdan yüklü bir ileti bilinçle karşılaşırsa savunmalar devreye girer; bilinç eşiğinin altında kalırsa savunmayı atlar ve doğrudan etki eder. Silverman 1976'da American Psychologist'te, başlığıyla psikanalitik kuramın ölüm haberlerinin abartıldığını ilan eden bir makale yayımladı.
En çok bilinen ileti "Mommy and I are one" cümlesiydi, Türkçesiyle anne ile bir olmak. Robert Fudin'in aktarımına göre Silverman 1983'te bu iletinin, erken çocukluğun iyi annesiyle ortaklık içinde birleşme fantezisini harekete geçirdiğini savundu. Katılımcılar iletiyi ya da nötr bir karşılaştırma iletisini saniyenin küçük bir kesrinde görüyor, ardından uyum gösteren bir davranış ölçülüyordu.
Program bir meta-analizle değerlendirildi.
Hardaway'in "yeniden sınamaya gerek yok" hükmü tartışmayı kapatmadı. Fudin 2002'de, Sohlberg ve Birgegård'la 1999–2000'de yaptığı tartışmanın ardından, iletinin bütün mü parça parça mı sunulacağı ve uyaranın nasıl işlendiği gibi mantıksal ve deneysel sorunların çözülmediğini yazdı. 2006'da aynı ekibin kalıcı etki bildiren çalışmasını eleştirirken, hiçbir sonucun çok sözcüklü bir iletinin psikodinamik anlamının bilinçdışı kodlanmasına bağlandığına dair kanıt olmadığını savundu. Narsisizm kuramları için kurulan benzer bir düzenek, on üç katılımcılık bir örneklemle, M18-D04'te anıldı.
Michigan'da kişiye özgü çatışma
Shevrin ve arkadaşları başka bir yol denedi. Herkese aynı iletiyi göstermek yerine, iletiyi kişinin kendisinden çıkardılar. 1992'de Consciousness and Cognition dergisinde yayımlanan çalışmalarının başlığı iddialarını açıkça söylüyordu: dinamik bilinçdışının olay ilişkili potansiyel göstergeleri. 1996'da aynı programı bilişsel, psikodinamik ve nörofizyolojik bulguları buluşturan bir kitapta topladılar.
Aynı ekip 2019'da daha temel bir düzeyde, sesteş çağrışımlarda dinamik bir izi aradı. Freud'un bilinçdışı düşünmede ses benzerliğinin mantık bağı kadar iş gördüğü önerisi, sürçme ve espri derslerinde de karşımıza çıkmıştı (M04-D04).
Sözle beden arasındaki mesafe
Üçüncü yol, kişinin kendisi hakkında söylediğiyle başka bir kanalın gösterdiği arasındaki açıklığı ölçmek. Daniel Weinberger, Gary Schwartz ve Richard Davidson'ın 1979 makalesi düşük kaygılı, yüksek kaygılı ve bastırıcı baş etme tarzlarının stres altındaki davranışsal ve fizyolojik tepkilerini karşılaştırdı. Kavram, ölçütü ve ayrışma bulguları M06-D04'te ayrıntılı işlendi. Bu dersin sorusu açısından önemli olan şu: bildirilen sakinlik ile ölçülen uyarılma arasındaki açıklık, bir şeyin söze gelmediğini gösteriyor; neden gelmediğini göstermiyor.
Güdü araştırmasında benzer bir ayrışma daha önce görülmüştü. David McClelland, Richard Koestner ve Joel Weinberger 1989'da Psychological Review'da, resimlere yazılan öykülerden puanlanan güdülerin aynı adı taşıyan ve ankette bildirilen güdülerle örtüşmediğini hatırlattı. Başarı güdüsünün iki ölçüsünün birbiriyle ilişkisiz çıktığı ve farklı davranışları yordadığı daha 1955'te bildirilmişti. Örtük güdü kavramı ve öykü tekniğinin psikometrisi Temel Psikoloji'nin projektif testler dersinde (M12-D09) duruyor.
Yaygın yanlış"Kendini sakin bildirip bedeni gergin olan herkes kaygısını bastırıyordur."
Bastırıcı baş etme tarzı bir anket ölçütüyle ve grup ortalamalarıyla tanımlanır. Tek bir kişide aynı tablo yorgunluk, beklenti, öğrenilmiş bir sunum tarzı ya da ölçüm hatasıyla da oluşabilir. Grup bulgusundan bireye tanı çıkarmak, araştırmanın taşıyamayacağı bir yüktür.
Usta katmanı
Drew Westen bu literatürü psikanalistlere 1999'da kendi derneklerinin dergisinde sundu. Bir yıl önceki genel değerlendirmesi Temel Psikoloji M12-D02'de kart olarak yer almıştı; bu kez muhatap analistlerdi ve ton daha keskindi.
Bilinçdışının varlığı geniş bir tanımla savunulduğunda kanıt çok güçlü görünüyor; aynı kanıt Oidipal arzu, ortaklık fantezisi ya da belirli bir çatışma gibi özgül içeriklere gelince seyreliyor. Greenwald'ın küçük bilişsel başarılar vurgusu (M04-D06) ile Westen'in iyimserliği arasındaki gerilim bu yüzden sürüyor. Shevrin ekibinden Silverstein ve arkadaşları 2015'te, bilinçli işlemeye özgü sayılan geç bir beyin dalgasının sıkı eşik altı koşullarda da görüldüğünü bildirerek bilinçdışı işlemenin basit ve kısa olduğu görüşüne itiraz etti; bu bulgu karmaşıklık sorusunu açtı, güdü sorusunu açmadı.
Yaygın yanlış"Bilişsel psikoloji bilinçdışını kanıtladı, demek ki Oidipus kompleksi de doğru."
Bilinçdışı işlemenin varlığı genel bir önermedir; Oidipus kompleksi belirli bir gelişim dönemi, belirli bir arzu ve belirli bir çatışma hakkında özgül bir iddiadır. Genel önermenin kanıtı, özgül iddiaya otomatik olarak devredilmez; ikincisi kendi sınamasını ister.
Kanıtın sınırı
Bilişsel bilinçdışı için kanıt büyük ve çok kaynaklı; yine de hazırlama çalışmalarının bir bölümü tekrarlanamadı ve farkındalığın nasıl ölçüldüğü tartışması kapanmadı. Dinamik bilinçdışını doğrudan sınayan çalışmalar ise az ve küçük. Silverman programının meta-analizi anlamlı bir ortalama bildirdi, ama iletinin anlamının mı yoksa başka bir özelliğinin mi etki ettiği sorusu cevapsız kaldı. Michigan çalışmaları özgün ve dikkatli tasarlandı, ama on ve otuz bir kişilik örneklemlere dayanıyor ve büyük ölçüde tek bir ekipten geliyor. Bastırıcı baş etme tarzı tutarlı bir ayrışma gösteriyor; ölçütün yalnız kaygı ya da yalnız sosyal beğenirlik puanına indirgenip indirgenemeyeceği tartışılıyor.
Freud'un özgül içerik iddiaları, hangi arzunun hangi yaşta hangi çatışmayı doğurduğu, bu deneylerin hiçbirinde doğrudan sınanmadı. Örneklemlerin neredeyse tamamı Amerikan ve Avrupa üniversitelerinden ve kliniklerinden geliyor; duyguyu göstermenin farklı kurallara bağlandığı toplumlarda söz ile beden arasındaki açıklığın orada da aynı şeye işaret ettiğini gösteren bir çalışma henüz yok. Bu yüzden buradaki bulguları genellemek için hem başka ekiplerin hem başka toplulukların verisine ihtiyaç var.
Kendin dene
Aklında kalsın
Fark edilmeden işleme bugün sağlam bir bulgu; Kihlstrom ile Greenwald'ın çizdiği alan bunu dar ve iyi denetlenmiş düzeneklerle gösterdi. Bu kanıt, içeriğin güdülü biçimde dışarıda tutulduğu iddiasını kendiliğinden taşımıyor.
Silverman'ın eşik altı iletileri küçük bir ortalama etki gösterdi ve yöntem tartışmasını hiç kapatamadı. Shevrin'in ekibi kişiye özgü sözcüklerle ve beyin ölçümleriyle dinamik bir iz aradı; bulgular ilginç, örneklemler küçük.
Bastırıcı baş etme tarzı ve örtük ile açık güdülerin ayrışması, kişinin söylediğiyle başka bir kanalın gösterdiği arasındaki mesafeyi tutarlı biçimde gösteriyor. Mesafenin nedenini ise ölçüm kendisi söylemiyor.
Westen'in değerlendirmesi toptan reddi zorlaştırdı. Freud'un özgül içerik iddiaları için kanıt hâlâ zayıf; dengeli hüküm iki cümleyi ayrı kurmayı gerektiriyor.
Sonraki derse köprü
Bu ders bir uyaranın görülmeden işlendiğini ve bazı kişilerin rahatsız edici olandan ölçülebilir biçimde kaçındığını gösteren çalışmalara baktı. Freud'un kuramının merkezindeki işlem ise daha özgül: bir anıyı ya da isteği bilinçten uzak tutmak. Bu işlem deneyle yakalanabilir mi? İnsanlar bir şeyi unutmayı istediklerinde gerçekten unutuyor mu, ve bilerek yapılan bu unutma Freud'un bastırmasıyla aynı şey mi? M20-D06, «Bastırma deneyde», istemli unutma düzeneklerini ve bastırma iddiasının laboratuvardaki sınavını değerlendirecek.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.