İçeriğe geç

M04-D03

Ritim, tekrar ve hiyerarşi

Bir cephedeki tekrar eden öğeleri ve onları bozan ana öğeyi bir görünüş krokisiyle işaretler.

Mimarlık Akademisi — M04, Biçim ve düzen · 2.216 kelime · 8 mimari durum · 2 yapı örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Tekrar, bir öğeyi birden fazla kez koymaktır; ritim, bu tekrarın öğeler ve aralıklarla tanınabilir bir düzene girmesidir. Ritmi öğeler kadar aralarındaki boşluklar kurar.

Ritmin üç temel türü vardır: düzenli, gruplanmış ve değişen. Uzun bir cephede yalnızca düzenli ritim tekdüzeliğe kayabilir; gruplamak ve aralıkları değiştirmek, aynı öğelerle daha okunur bir düzen kurar.

Ritim bedenle de yaşanır. Bir merdivende ya da bir koridorda ritmin beklenmedik biçimde bozulması bir tercih değil, bir tehlike olabilir.

Hiyerarşi, bir öğeyi ritmin içinden boyut, biçim, konum ya da malzeme farkıyla öne çıkarmaktır. Hiyerarşi ancak bir ritim kurulmuşsa okunur; her şeyin önemli olduğu bir cephede hiçbir şey öne çıkmaz.

Açılış sahnesi

Emre bahçe cephesinin ilk görünüşünü çizip Ilgın'ın masasına bırakıyor. Çizim temiz, ölçüler doğru, her pencere içindeki odaya göre seçilmiş: bahçe katındaki çalışma odasına doksan santimetre, çocuk odasına yüz kırk, depoya altmış, misafir odasına yüz on santimetre genişliğinde pencere. "Her oda ne istiyorsa onu verdim," diyor.

Ilgın çizimi bir süre elinde tutuyor, sonra masanın öbür ucuna, iki metre uzağa koyup oradan bakıyor. "Buradan ne görüyorsun?" diye soruyor. Emre bakıyor. Uzaktan pencereler bir cümle gibi okunmuyor; dağınık harfler gibi duruyor. Üstte salonun büyük camı ve terasın ince dikmeleri var, ama gözü hiçbir yere götürmüyorlar, çünkü altlarındaki her şey de ayrı ayrı bir şey söylüyor.

"Her pencere kendi odası için doğru," diyor Ilgın. "Ama cephe bir bütün olarak hiçbir şey söylemiyor. Pencereler birbirini duymuyor."

Bu derste ne olacak

Önceki derste bir yapının öğelerini hizalayan ana çizgiyi, aksı, ve aksın iki yanının birbirini yansıtıp yansıtmadığını konuştuk. Bu derste düzenin ikinci ilkesine geçiyoruz: tekrar eden öğelerin kurduğu ritim ve bu ritmin içinden bir öğeyi öne çıkaran hiyerarşi.

Önce tekrar ile ritim arasındaki farka bakacağız: aynı öğeyi dizmek neden her zaman bir ritim kurmaz? Sonra ritmin türlerini, düzenli, gruplanmış ve değişen ritmi tanıyacağız. Ardından hiyerarşiye, yani bir öğenin boyutuyla, biçimiyle ya da konumuyla ötekilerin üstüne çıkmasına geçeceğiz. Ders boyunca ritmin yalnızca gözle değil, bedenle de yaşandığını unutmayacağız: bir merdivenin basamakları da bir ritimdir. Dersin sonunda bir binanın yüzünü karşıdan çizip yinelenen parçalarını ve aralarından sıyrılan tek baskın parçayı kâğıt üzerinde gösterebileceksiniz.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Edirne'deki cami ile Marsilya'daki konut bloğu ise gerçektir.

Sıfır noktası

Bir şeyi birden fazla kez koymak tekrardır. Tekrarın aralarına bir düzen girdiğinde, yani öğeler belli bir aralıkla, belli bir sırayla ve tanınabilir bir örüntüyle dizildiğinde ritim doğar. Müzikte bir vuruşun ardından gelen sessizlik ne kadar önemliyse, mimarlıkta da bir pencerenin ardından gelen duvar parçası o kadar önemlidir. Ritmi öğeler kadar aralıklar kurar.

Mekanizma

Tekrardan ritme

Tekrar eden öğeleri ritme dönüştürmenin üç temel yolu vardır. Birincisi düzenli ritimdir: aynı öğe aynı aralıkla tekrar eder ve sakin, güvenilir bir düzen kurar. İkincisi gruplanmış ritimdir: öğeler ikişer, üçer kümelenir ve kümeler arasında daha geniş bir boşluk bırakılır; göz artık tek tek öğeleri değil, grupları sayar. Üçüncüsü değişen ritimdir: öğelerin boyutu ya da aralığı bir yöne doğru adım adım büyür ya da küçülür ve göz bir hareket, bir yöneliş algılar.

Yaygın yanlış"Ritim, cephedeki öğelerin hepsini aynı yapmakla kurulur."
Doğrusu

Tamamen aynı öğelerin tamamen eşit aralıkla dizilmesi düzenli bir ritimdir, ama ritmin tek türü değildir ve uzun bir cephede çoğu zaman tekdüzeliğe kayar. Öğeleri gruplamak, aralıkları değiştirmek ya da ritmi bir yerde bilinçli olarak kesmek de ritim kurar. Ritmin özü aynılık değil, sezilebilir bir düzendir.

Bedenin ritmi

Ritim yalnızca gözle algılanmaz. Bir merdiveni çıkan, bir revak boyunca yürüyen, bir koridordaki kapıların önünden geçen insan ritmi bedeniyle yaşar. Beden bir ritmi birkaç adımda öğrenir ve sonra onu düşünmeden izler; bu yüzden beden ritminin kesildiği yerler, gözün ritminin kesildiği yerlerden çok daha tehlikeli olabilir.

Hiyerarşi: ritmin içinden bir öğeyi çıkarmak

Bir ritim kurulduktan sonra, o ritmi bozan öğe hemen göze çarpar. Hiyerarşi bu etkiden yararlanır: bir öğeyi boyutuyla, biçimiyle, konumuyla ya da malzemesiyle öteki öğelerden ayırarak onun daha önemli olduğunu söyler. Bir cephede giriş, bir planda ana salon, bir yapı grubunda en önemli yapı çoğu zaman bu yolla işaretlenir.

Yaygın yanlış"Hiyerarşi kurmak için en önemli öğeyi en büyük yapmak yeterlidir."
Doğrusu

Boyut hiyerarşi kurmanın yollarından yalnızca biridir. Bir öğe ritmin içinde farklı bir konuma, örneğin bir aksın ucuna, bir avlunun ortasına yerleştirilerek; farklı bir biçim, örneğin dikdörtgenlerin arasında bir daire alarak; ya da farklı bir malzemeyle de öne çıkabilir. Üstelik en büyük öğe, çevresinde onu ölçecek bir tekrar yoksa büyük de görünmez.

Çizim masasında

Ilgın Emre'ye bahçe cephesini yeniden çizmesini önermiyor; birlikte bir aydinger seriyorlar ve görünüşü 1:50 ölçekte, önce yalnızca ritim için yeniden kuruyorlar. İlk karar bahçe katının pencereleri için ortak bir ölçü: Hayriye Hanım'ın odası için daha önce belirlenen yüz yirmi santimetre genişlik ve iki metre otuz santimetrelik lento yüksekliği. Çalışma odası, çocuk odası ve misafir odasının pencerelerinin hepsi bu ölçüye getiriliyor; depo, penceresiz kalıp havalandırmasını üstten alıyor. Odalardan biri biraz fazla ışık, öteki biraz az alıyor; ama aradaki fark iç mekânda perdeyle ve mobilyanın yerleşimiyle karşılanabiliyor.

İkinci karar aralıklar. Emre pencereleri yine odaların ortasına koymak istiyor. Ilgın pencere eksenlerini üç metrelik bir aralığa oturtuyor ve odaların bölme duvarlarını bu aralığa göre yeniden kaydırıyor; en çok yer değiştiren duvar kırk santimetre oynuyor. Bahçe katı artık eşit aralıklı, aynı genişlikte üç pencerelik sakin bir sıra.

Üçüncü katman ince ritim. Terasın kenarında, kırk santimetrelik dolu parapetin üstündeki dikmeler eksenden eksene on iki santimetre aralıkla diziliyor; dört buçuk metrelik teras kenarı boyunca otuz sekiz dikme. 1:50 ölçekte bu, kâğıtta yaklaşık iki buçuk milimetrede bir çizgi demek; Emre ilk kez cephede bir doku belirdiğini görüyor. Dikmelerin ritmi pencerelerin ritminden yirmi beş kat daha sık; uzaktan tek tek seçilmiyor, bir ton gibi okunuyor.

Son katman hiyerarşi. Bütün bu tekrarın üstünde salonun bahçe cephesi duruyor: dört buçuk metre genişliğinde, eğik tavanla üç metre seksen santimetreye yükselen büyük cam. Cephenin tek büyük öğesi bu ve şimdi, altında sakin bir pencere sırası ve önünde ince bir dikme dokusu olduğu için, gerçekten büyük görünüyor. Ilgın görünüşü iki metre uzağa koyuyor. Emre bakıyor: "Şimdi göz salona gidiyor." Ilgın krokinin kenarına üç kelime yazıyor: sıra, doku, vurgu.

Usta katmanı

Algı psikolojisini sanata ve mimarlığa uygulayan Alman asıllı psikolog Rudolf Arnheim, mimarlığın biçimlerini görme duyusunun düzen arayışı üzerinden okur. Arnheim'a göre göz gördüğü şeyi düzenlemeye, onu gruplara, eksenlere ve ağırlık merkezlerine ayırmaya çalışır; bir yapı bu çabayı karşıladığında okunur, karşılamadığında yorar. Ritim ve hiyerarşi bu açıdan bakıldığında süs değil, algıya yardım eden araçlardır: ritim gözün yolunu kolaylaştırır, hiyerarşi o yolun nereye varacağını söyler.

Danimarkalı mimar Steen Eiler Rasmussen, ilk bölümde okuduğumuz kitabında ritme ayrı bir bölüm ayırır ve mimarlıktaki ritmi gündelik işlerin ve hareketlerin temposundan yola çıkarak anlatır. Arnheim'ın gözü ile Rasmussen'in bedeni bir arada okunduğunda, bu derste gördüğümüz iki ritim türü birleşir: bir cephenin ritmi uzaktan görülür, bir revakın ya da bir merdivenin ritmi ise içinden geçilerek yaşanır. İyi bir yapı ikisini de hesaba katar.

Kendin dene

Aklında kalsın

Tekrar, bir öğeyi birden fazla kez koymaktır; ritim, bu tekrarın öğeler ve aralıklarla tanınabilir bir düzene girmesidir. Ritmi öğeler kadar aralarındaki boşluklar kurar.

Ritmin üç temel türü vardır: düzenli, gruplanmış ve değişen. Uzun bir cephede yalnızca düzenli ritim tekdüzeliğe kayabilir; gruplamak ve aralıkları değiştirmek, aynı öğelerle daha okunur bir düzen kurar.

Ritim bedenle de yaşanır. Bir merdivende ya da bir koridorda ritmin beklenmedik biçimde bozulması bir tercih değil, bir tehlike olabilir.

Hiyerarşi, bir öğeyi ritmin içinden boyut, biçim, konum ya da malzeme farkıyla öne çıkarmaktır. Hiyerarşi ancak bir ritim kurulmuşsa okunur; her şeyin önemli olduğu bir cephede hiçbir şey öne çıkmaz.

Sonraki derse köprü

Yamaç Evi'nin bahçe katındaki pencereleri bu derste üç metrelik bir aralığa oturttuk ve odaların bölme duvarlarını bu aralığa göre kaydırdık. Bu aralık bütün plana yayıldığında bir ızgaraya dönüşür: duvarların, kolonların ve odaların yerini önceden belirleyen kare bir düzen. Sonraki ders bir yapı programını kare bir ızgaraya yerleştirmeyi ve modülün kararları nasıl kolaylaştırdığını konu alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.