M04-D02
Aks ve simetri
Bir yapının planındaki ana aksı bulup simetrinin nerede korunduğunu ve nerede bozulduğunu gösterir.
Mimarlık Akademisi — M04, Biçim ve düzen · 2.364 kelime · 8 mimari durum · 2 yapı örneği · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Aks, bir yapıda iki noktayı bağlayan ve öğeleri ona göre hizalayan hayali bir çizgidir. Hareketi yöneltir; bu yüzden aksın ucunda ne olduğu, aksın kendisi kadar önemlidir. Bir aks düz gitmek zorunda değildir; bir dönüş, yaklaşma ile varışı birbirinden ayırabilir.
İki yanlı simetride bir aksın iki yanı birbirinin aynasıdır ve göz ortaya toplanır. Merkezî simetride öğeler bir noktanın çevresinde tekrar eder ve hiçbir yön öne çıkmaz.
Simetri bir düzen ilkesidir, bir kalite ölçüsü değil. Bir cephede kullanılmayan bir girişi vaat edebilir, bir salonda yön bulmayı zorlaştırabilir, bir merdivende yalnızca biçimde kalıp bedene yetmeyebilir.
Simetri bozulduğunda soru, bozulmanın nedeninin gösterilip gösterilemediğidir. Simetri olmadan da denge kurulabilir: bir yandaki büyük ve sakin bir öğeyi, öbür yandaki koyu ve yoğun bir öğe tartabilir.
Açılış sahnesi
Taner bir akşam ofise elinde bir kâğıtla geliyor. Kâğıtta kendi çizdiği bir ev cephesi var: ortada kapı, kapının iki yanında birbirinin aynı iki pencere, üstte ortadan ikiye bölünen bir çatı. "Çocukken resmini yaptığımız ev," diyor, gülerek. "Bizimki de böyle olamaz mı? Düzgün dursun istiyorum."
Ilgın kâğıdı alıyor ve sokak cephesinin çiziminin yanına koyuyor. Kendi çiziminde kapı ortada değil, batıya kaymış; kapının doğusunda alçak bir taş duvar ve duvarın arkasında dut ağacının geniş tacı var. Taner iki kâğıda bakıyor. "Seninki biraz yamuk," diyor.
Ilgın bir kurşun kalem alıp Taner'in çiziminin tam ortasından yukarıdan aşağıya ince bir çizgi geçiriyor. Sonra aynı çizgiyi kendi çizimine, bu kez kapıdan değil, dut ağacıyla kapının arasındaki bir yerden geçiriyor. "İkisinin de bir ortası var," diyor. "Seninkinde iki yan birbirinin aynısı. Benimkinde birbirini tartıyor. Hangisinin bu sokağa yakıştığını birlikte bulalım."
Bu derste ne olacak
Önceki derste bir yapıyı en yalın biçimsel öğelerine, yani bir yeri işaretleyen öğeye, bir yön çizen öğeye, mekânı tanımlayan yüzeye ve içinde bulunulan boşluğa ayırdık. Bu derste o öğeleri bir araya getiren ilk düzen ilkesine geçiyoruz: aks ve simetri. Bir yapının planında öğeleri hizalayan ana çizgiyi bulmayı, bu çizginin iki yanındaki öğelerin birbirini nerede yansıttığını ve nerede yansıtmadığını görmeyi öğreneceğiz.
Ders üç adımda ilerliyor. Önce aksın ne olduğuna ve bir yapıda nasıl iş gördüğüne bakacağız. Sonra simetrinin iki temel türünü, iki yanlı ve merkezî simetriyi tanıyacağız. Son olarak simetrinin bozulduğu yerlere, bozulmanın bir hata mı yoksa bir karar mı olduğuna ve simetri olmadan denge kurmanın yollarına geçeceğiz. Dersin sonunda bir planın ana aksını bulup simetrinin nerede korunduğunu ve nerede bozulduğunu işaretleyebileceksiniz.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Vicenza'daki villa ile Ankara'daki anıt mezar ise gerçektir.
Sıfır noktası
Aks, bir yapının öğelerini düzenleyen hayali bir çizgidir. Çoğu zaman yerde çizili değildir; ama bir kapıdan girip karşıdaki pencereye, bir avlunun ortasından bir çeşmeye, bir yolun ucundan bir kubbeye doğru yürüdüğümüzde onu bedenimizle izleriz. Bir aks iki noktayı birbirine bağlar ve aralarındaki her şeyi o bağlantıya göre hizalar.
Mekanizma
Aks: bağlamak ve yöneltmek
Bir aks bir yapıyı iki biçimde etkiler. Birincisi, öğeleri hizalar: bir aks boyunca dizilen kapılar, pencereler ve odalar birbirini görür ve bir sıra oluşturur. İkincisi, hareketi yöneltir: aks bir yürüyüşün yönünü belirler ve yürüyeni ucundaki öğeye doğru çeker. Bu yüzden bir aksın ucunda ne olduğu, aksın kendisi kadar önemlidir. Ucu boş kalan bir aks, varılacak bir şey vaat edip sözünü tutmayan bir yola benzer.
İki yanlı simetri: bir aynanın iki yüzü
Bir çizginin sağı ile solu birbirinin aynası olduğunda iki yanlı simetri doğar. İnsan bedeni, bir kelebek ya da bir yaprak bu türden bir simetri taşır; belki de bu yüzden iki yanlı simetri insana tanıdık ve dengeli gelir. Mimarlıkta iki yanlı simetri bir merkezi, bir önemi ve bir düzeni ifade eder; anıtsal yapılarda, saraylarda, mahkemelerde ve tapınaklarda sık görülür.
Merkezî simetri: bir noktanın çevresinde
Simetri yalnızca bir çizgiye göre değil, bir noktaya göre de kurulabilir. Bir merkezin çevresinde birbirinin aynı öğeler döndürülerek dizildiğinde merkezî simetri doğar. Kubbeli yapılar, yuvarlak ya da kare planlı köşkler, bir meydanın ortasındaki çeşme ve onu çevreleyen yollar bu türden düzenler kurar. Merkezî simetri bir yönü öne çıkarmaz; bütün yönler eşittir ve göz merkeze toplanır.
Yaygın yanlış"Simetrik bir yapı her zaman daha düzenli, daha anlaşılır ve daha güzeldir."
Simetri bir düzen ilkesidir, bir kalite ölçüsü değil. Kusursuz simetrik bir planda bütün yönler birbirine benzediği için yön bulmak zorlaşabilir; simetrik bir cephe kullanılmayan bir girişi vaat edebilir; iki eşit pencere, biri banyoya biri yatak odasına açıldığında, ikisine de yanlış ölçüde olabilir. Simetrinin bir yapıya uyup uymadığı, o yapının programına, arsasına ve kullanıcısına bakılarak karar verilir.
Simetri bozulduğunda: hata mı karar mı
Gerçek yapılarda simetri çoğu zaman bir yerde bozulur. Bir arsanın eğimi, bir ağaç, bir manzara, güneşin yönü ya da programdaki bir öğe, aksın iki yanının birbirinin aynası olmasına izin vermez. Bu bozulma iki türlü okunabilir: dikkatsizlikten doğmuş bir hata olarak ya da bir koşula verilmiş bilinçli bir cevap olarak. Fark, bozulmanın nedeninin bir çizimde gösterilebilmesindedir.
Yaygın yanlış"Bir aks varsa, iki yanının mutlaka simetrik olması gerekir."
Bir aks yalnızca hizalar ve yöneltir; iki yanının aynı olmasını şart koşmaz. Asimetrik planların çoğunda da güçlü bir aks bulunur: bir yürüyüşü bir manzaraya, bir girişi bir avluya bağlayan bir çizgi. Simetri aksın üzerine eklenebilen bir karardır, aksın kendisinden gelmez.
Çizim masasında
Taner'le konuştuktan sonra Ilgın, Yamaç Evi'nin sokak katı planını 1:100 ölçekte masaya koyuyor ve üstüne bir aydinger seriyor. Önce evin ana aksını arıyor. Uzun aramasına gerek yok: kuzeydeki sokaktan güneydeki vadi manzarasına uzanan çizgi zaten orada. Bir buçuk metre genişliğindeki hol, dört buçuk metre genişliğindeki salonun tam ortasına açılıyor ve holün ucunda, salonun bahçe cephesinde büyük pencere duruyor. Kapıdan giren biri hol boyunca baktığında, salonun eğik tavanının altından vadiyi görüyor. Ilgın bu çizgiyi kırmızı kalemle çiziyor ve kenarına "manzara aksı" yazıyor.
Salonun içinde aks simetrik: hol salonun ortasına açılıyor, holün iki yanında salon eşit olarak birer buçuk metre genişliyor, bahçe penceresi de ortada. Ama Ilgın kapıya geldiğinde simetrinin bozulduğunu görüyor. Kapı manzara aksının üstünde değil; dut ağacının tacından kurtulmak için batıya kaydırılmış. Kapıdan girildiğinde karşıda vadi değil, antrenin yüz seksene yüz altmış santimetrelik küçük alanı, bank ve tutunma barı var. Hol ve manzara ancak antrede sola dönüldükten sonra beliriyor.
Ilgın bunu bir hata olarak mı, bir karar olarak mı okuyacağını düşünüyor. Sonra Anıtkabir'in planını aklına getiriyor: yaklaşma aksı ile varış aksı arasındaki bir dönüş. Yamaç Evi'nde de iki aks var: sokaktan kapıya, dutun yanından geçen kısa bir yaklaşma ve antreden vadiye uzanan uzun bir manzara aksı. Antre, ikisinin birleştiği dirsek. Ilgın antrede dönüşün yapıldığı köşeye, gözün hizasında küçük bir pencere açıyor; dönen kişi önce bu pencereden dutu, sonra hol boyunca vadiyi görüyor.
Bir de üçüncü bir çizgi var: önceki derste evin omurgası dediği, sokaktan Hayriye Hanım'a kadar hiçbir basamağa takılmayan yol. Ilgın onu mavi kalemle çiziyor; manzara aksından ayrılıp Hayriye Hanım'ın odasına uzanıyor ve hiçbir yerde simetrik değil. Sonra sokak cephesine dönüyor. Kapı batıda, alçak taş duvar ve dutun koyu kütlesi doğuda; ikisi bir terazinin iki kefesi gibi birbirini tartıyor. Taner'in istediği simetri yok, ama denge var. Ilgın çizimin altına yazıyor: "Salonda simetri, antrede dönüş, cephede denge."
Usta katmanı
Alman sanat tarihçisi Rudolf Wittkower, Palladio'nun villalarındaki düzeni anlamak için on bir villanın planını yalınlaştırıp aynı sayfada bir şema olarak topladı. Villalar birbirinden çok farklı görünüyordu: farklı arsalarda, farklı iş sahipleri için, farklı büyüklükte yapılmışlardı. Ama Wittkower'ın şemasında hepsinin altında aynı geometrik iskelet belirdi: merkezde bir ana salon, bir ana aksın iki yanında birbirinin aynası olan oda sıraları ve planı üç şeride bölen bir düzen. Wittkower'a göre bu düzen bir alışkanlık değil, Rönesans'ın uyum ve oran düşüncesinin bir ifadesiydi.
Wittkower'ın öğrencisi olan İngiliz mimarlık tarihçisi Colin Rowe, bin dokuz yüz kırk yedide yayımladığı bir denemede bu şemayı yirminci yüzyıla taşıdı. Palladio'nun bir villasını Le Corbusier'nin Garches'taki villasıyla karşılaştırdı ve iki planın altında benzer bir ritim ve ızgara bulunduğunu gösterdi. Ama aradaki fark da belirgindi: Palladio'nun planında aks simetriyi taşır, Le Corbusier'ninkinde ise düzen sürerken simetri serbestçe bozulur. Rowe'un karşılaştırması, simetrinin terk edilmesinin düzenin terk edilmesi anlamına gelmediğini gösteren bir okuma olarak mimarlık eğitiminde sık kullanılır.
Kendin dene
Aklında kalsın
Aks, bir yapıda iki noktayı bağlayan ve öğeleri ona göre hizalayan hayali bir çizgidir. Hareketi yöneltir; bu yüzden aksın ucunda ne olduğu, aksın kendisi kadar önemlidir. Bir aks düz gitmek zorunda değildir; bir dönüş, yaklaşma ile varışı birbirinden ayırabilir.
İki yanlı simetride bir aksın iki yanı birbirinin aynasıdır ve göz ortaya toplanır. Merkezî simetride öğeler bir noktanın çevresinde tekrar eder ve hiçbir yön öne çıkmaz.
Simetri bir düzen ilkesidir, bir kalite ölçüsü değil. Bir cephede kullanılmayan bir girişi vaat edebilir, bir salonda yön bulmayı zorlaştırabilir, bir merdivende yalnızca biçimde kalıp bedene yetmeyebilir.
Simetri bozulduğunda soru, bozulmanın nedeninin gösterilip gösterilemediğidir. Simetri olmadan da denge kurulabilir: bir yandaki büyük ve sakin bir öğeyi, öbür yandaki koyu ve yoğun bir öğe tartabilir.
Sonraki derse köprü
Yamaç Evi'nin sokak cephesinde kapı, taş duvar ve dut birbirini tartıyordu; ama cephede bir de tekrar eden öğeler var: aynı genişlikte pencereler, aynı aralıkla dizilmiş dikmeler. Tekrar bir ritim kurar; ritmi bozan tek bir büyük öğe ise öteki öğelerin üstüne çıkar ve bir hiyerarşi kurar. Sonraki ders bir cephedeki tekrar eden öğeleri ve onları bozan ana öğeyi bir görünüş krokisi üzerinde işaretlemeyi konu alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.