0.3 · Seviye 0 · Zemin
Belge çantası
Yaratıcı birinin saklaması gerekenler: tarihli taslak, yazışma, sözleşme, fatura, izin formu; sonradan kurulamayan kanıt ve ispatın kimde olduğu
Sanat ve Medya Hukuku Akademisi — M00, Başlangıç · 2.589 kelime · 4 sektör durumu · ≈ 12 dk okuma · 17 dk dinleme
Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu · 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
Mevzuat son kontrol: 23 Ekim 2026
Bu ders genel hukuki bilgi verir, hukuki danışmanlık değildir; kendi durumun için bir avukata danış. Sektör durumlarındaki kişiler ve olaylar kurmacadır.
Açılış
Lale Mersin'de serbest çalışan bir illüstratör. Bundan iki yıl önce, bir oyuncak firması için altı çizim yaptı: bir deniz feneri, bir balıkçı teknesi, martılar, bir iskele. Çizimler bin parçalık bir yapbozun kutusuna basıldı ve kutunun yan yüzüne küçük harflerle «Çizimler: Lale A.» yazıldı. Geçen hafta bir kırtasiyenin rafında aynı deniz fenerini bir defterin kapağında, balıkçı teknesini de bir beslenme çantasının üstünde gördü. Firmaya yazdı. Cevap iki cümleydi: «Çizimlerin bedeli ödendi, bütün hakları firmamıza aittir. Defterlerdeki görseller zaten tasarım ekibimizin eskizlerinden hazırlandı.»
Lale o akşam elinde ne olduğunu çıkarmaya oturdu. Tarihsiz sayfalarıyla bir eskiz defteri. Bozulan eski dizüstü bilgisayarından kurtardığı katmanlı çizim dosyaları, şimdi harici bir diskte. Firmanın satın alma sorumlusuyla iki yıl önceki e-posta yazışması; kendi teklifinde «yapboz kutusu ve mağaza afişi için kullanım» yazıyor, firmanın cevabında «Onaylıyoruz, makbuzunuzu bekliyoruz.» Kestiği serbest meslek makbuzunun açıklama satırı: «6 adet illüstrasyon, yapboz ambalajı.» Bir de bütün ilk konuşmaların geçtiği eski telefon; onu bir yıl önce yeğenine vermiş.
Bu dökümün her parçası başka bir soruya cevap veriyor: çizimleri kim, ne zaman yaptı, ne için izin verildi, karşılığında ne ödendi. Bir kısmı bugün yeniden üretilebilir, bir kısmı üretilemez; telefondaki mesajlar kaybolduysa bir daha geri gelmeyecek. Firmanın iki cümlesi de bir şeyi Lale'nin yerine söylüyor: bundan sonra kimin neyi göstermesi gerektiği.
Tek fikir
Bir uyuşmazlıkta, bir olgudan kendi lehine hak çıkaran taraf o olguyu ispat eder. Bunu en iyi, olgu yaşanırken oluşmuş ve tarihi yalnız senin elinde olmayan belge yapar; sonradan yazılan bir açıklama onun yerini tutmaz.
Kural ne diyor
Kimin neyi göstereceği sorusunun genel cevabı Medeni Kanun'un ilk maddelerinden birinde durur.
Usul kanunu aynı yükü daha ayrıntılı tarif eder ve bir de kestirme yol tanır.
Kanunun dilindeki «vakıa», olgu demektir: bir çizimin şu tarihte var olduğu, bir e-postanın gönderildiği, bir bedelin ödendiği. Hangi taşıyıcının belge sayılacağı da aynı kanunda, birkaç madde sonra yazılı.
Listede çizim de, ses kaydı da, elektronik veri de var. Lale'nin eskiz defteri de, harici diskteki katmanlı dosyalar da, makbuz da kanunun gözünde belgedir. Belge olmaları, aynı ağırlıkta oldukları anlamına gelmez; aradaki farkı aşağıda açıyoruz.
Yaratıcı işin kendi kanunu, ispatı bir noktada eseri kullanan tarafa da yükler.
Bu fıkra belge çantasının öteki yüzünü gösteriyor. Eser sahibi kendi emeğini göstermek için belge saklar; başkasının eserini, sesini ya da görüntüsünü kullanan da aldığı izni göstermek için saklar.
Nasıl işler
Önce yükün kendisini adlandır.
Lale'nin dosyasında birden fazla olgu var ve her birinin yükü ayrı yerde duruyor. Çizimleri onun yaptığını ileri süren Lale'dir. Bedelin ödenmesiyle bütün hakların geçtiğini ileri süren ise firmadır; hakkın devrinden kendi lehine sonuç çıkaran o olduğuna göre, devrin kapsamını gösterecek olan da odur. Mali haklarla ilgili bir sözleşmenin hangi biçimde yapılması gerektiğini Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 52. maddesinde ayrıca söylüyor; o şekil şartı ve «bütün haklar» ibaresinin sınırı Ders 3.3'ün konusu. Burada bilmen gereken, Lale'nin teklif e-postasındaki «yapboz kutusu ve mağaza afişi» ibaresinin iki taraf için de bir belge olduğu: Lale izni neye verdiğini, firma neyi aldığını onunla gösterecek.
Sonra kestirme yola bak.
Kutunun yan yüzündeki «Çizimler: Lale A.» satırı burada önem kazanıyor. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 11. maddesi, yayımlanmış eser nüshalarında eser sahibi olarak adını kullanan kişinin, aksi sabit oluncaya kadar eserin sahibi sayılacağını söylüyor. Bu karinenin nasıl işlediği ve nasıl çürütüldüğü Ders 2.5'te ayrıca açılacak. Bu dersin sorusu daha yalın: Lale'nin elinde o kutudan bir tane var mı? Raftan çoktan kalkmış bir ürünün tek bir nüshası, karinenin temelindeki olguyu gösteren belgedir ve bugün satın alınamıyorsa yeniden üretilemez.
Belgelerin ağırlığı nereden geliyor? Üç soru sor. Belge olgu yaşanırken mi oluştu, yoksa uyuşmazlık çıktıktan sonra mı? Tarihini yalnız sen mi değiştirebilirsin, yoksa bir kopyası karşı tarafta ya da üçüncü bir yerde de duruyor mu? Karşı tarafın elinden çıkmış mı, ona ulaşmış mı? Harici diskteki dosyanın oluşturulma tarihi, dosyayı tutan kişinin bilgisayarında değiştirilebilen bir bilgidir. İki yıl önce o dosyanın ara hâlini bir e-postaya ekleyip firmaya göndermiş olsaydı, aynı dosya artık iki sunucuda, iki ayrı gönderim kaydıyla duruyor olacaktı. Eskiz defterinin sayfaları tarihsiz; ama o sayfaların fotoğrafını o gün bir arkadaşına mesajla gönderdiyse, mesajın tarihi sayfaya dışarıdan bir tarih verir. Makbuz da aynı mantıkla çalışır: kesildiği gün bir kayıt sistemine girmiştir ve açıklama satırı, neyin satıldığını o günün diliyle söyler.
Bazı belgeler kanunun ayrıca güçlü saydığı bir biçime sahiptir.
Senedin önemi, kanunun bazı işlemleri yalnız onunla ispat edilebilir saymasından gelir. Aynı kanunun 200. maddesi, bir hakkı doğuran, devreden ya da değiştiren hukuki işlemleri, işlemin değeri maddede yazan tutarın üstündeyse senetle ispat edilecek işlemler arasına koyuyor. O sınır sabit bir sayı değil: kanunun ek 1. maddesi onu her takvim yılı başında yeniden değerleme oranıyla artırıyor ve işlemin yapıldığı tarihteki tutarın esas alınacağını söylüyor. Bir iş teklifinin hangi yıl, hangi tutarla kabul edildiği bu yüzden de yazılı durmalı.
İki uyarı daha var. Birincisi, 189. maddenin ikinci fıkrası, hukuka aykırı yoldan elde edilmiş bir delile mahkemenin dayanamayacağını açıkça yazar. Karşı tarafın haberi olmadan yapılan bir kaydın nerede hukuka aykırı hâle geldiği Ders 5.5'in konusu. İkincisi, kaybolmak üzere olan bir delil için kanun ayrı bir yol açar: 400. madde, beklenirse yok olabilecek ya da sonradan gösterilmesi çok güçleşecek bir delil için, henüz dava yokken bile mahkemeden tespit istenebileceğini düzenler. Bu yolun ayrıntısı Ders 9.3'te.
Bütün bunlardan bir çanta çıkıyor ve dört gözü var. İlk gözde işin ne zaman var olduğunu gösterenler durur: tarihli taslaklar, ara sürümler, birine gönderilmiş eskiz fotoğrafları. İkinci gözde ne konuşulduğu: teklif, kabul, revizyon istekleri, «şunu da ekleyelim» e-postaları. Üçüncüsünde neyin imzalandığı: sözleşme, izin formu, bırakma formu. Dördüncüsünde neyin ödendiği: fatura ya da serbest meslek makbuzu, banka dekontu. Bir de çantanın dışında duran bir şey var: işin yayımlanmış hâli. Bir kutu, bir dergi sayısı, bir yayının tarihli ekran kaydı.
Saklama süresi konusunda vergi kanununun söylediği, bu çanta için bir alt sınırdır. Vergi Usul Kanunu'nun 253. maddesi, defter tutmak zorunda olanların defterlerini ve belgelerini ilgili oldukları yılı izleyen takvim yılından başlayarak beş yıl saklamasını istiyor. Bir eserin korunması ise çok daha uzun sürer: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu koruma süresini 27. maddesinde eser sahibinin ömrüne ve ölümünü izleyen yetmiş yıla yayar. Lale'nin defterle ilgili uyuşmazlığı iki yıl sonra çıktı; bir başkası on yıl sonra çıkabilir.
Sektörde
Dört durumda da asıl mesele, haklı olunan bir şeyin bugün elde kalan kâğıtlarla gösterilip gösterilemeyeceği. Şirin'in kaydı var ama kapsamı belirsiz; Serkan'ın tarihini karşı tarafın sunucusu saklıyor; Gonca'nın en güçlü belgesi müşterinin kendi mesajı; Pınar'da ise ispat, eseri kullanan tarafa dönüyor.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış«Dosyanın oluşturulma tarihi, işi ne zaman yaptığımı kanıtlar.»
Bir dosyanın tarih bilgisi, o dosyayı tutan kişinin cihazında değiştirilebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu elektronik veriyi belge sayar, ama ağırlığını belirleyen o verinin nerede ve kimde durduğudur. Aynı ara sürümün o gün bir müşteriye, bir arkadaşa ya da bir yarışmaya gönderilmiş kopyası, tarihi senin elinden çıkarır.
Yaygın yanlış«Haklı olan benim, ispat etmesi gereken karşı taraf.»
Yükü dağıtan ölçü, Medeni Kanun'da da usul kanununun 190. maddesinde de, ileri sürülen olgunun kendisidir; kimin kendini haklı hissettiği bu dağılıma girmez. Eserini senin yaptığını sen, hakkı devraldığını karşı taraf ispat eder. Başkasının eserini kullanıyorsan Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 76. maddesi izin belgesini senden isteyebilir; o belgeyi gösteremezsen haksız kullanım karinesi aleyhine işler.
Yaygın yanlış«Konuşmayı habersiz kaydedersem en sağlam kanıtım olur.»
Usul kanununun 189. maddesine göre mahkeme, hukuka aykırı yoldan edinilmiş bir delili hesaba katamaz. Habersiz bir kaydın hangi durumda hukuka aykırı sayıldığı ayrı ve ayrıntılı bir sorudur. Aynı anlaşmayı göstermenin daha az tartışmalı bir yolu var: konuşmanın ardından ne konuşulduğunu karşı tarafa yazıyla özetlemek ve onayını istemek.
Belgeni kontrol et
Kontrol listesi: klasörde şunlar var mı?
- İşin en erken ara sürümü ve o sürümün tarihini senin dışında bir yerde gösteren bir kayıt: gönderilmiş bir e-posta, bir mesaj, bir paylaşım bildirimi.
- Teklif ve kabul yazışması; işin hangi kullanım, hangi mecra ve hangi süre için verildiği orada yazıyor mu?
- İmzalı sözleşme ya da izin formu; kayıtta yüzü ya da sesi bulunan herkesin rızası, onların okuyabildiği dilde mi?
- Fatura ya da serbest meslek makbuzu; açıklama satırı işi adıyla ve kapsamıyla anıyor mu?
- Ödemenin banka dekontu, açıklamasıyla birlikte.
- İşin yayımlanmış hâlinin tarihli bir nüshası: basılı bir kopya, bir ekran kaydı, bir yayın bağlantısının indirildiği gün.
- Bu listedeki belgelerden hangisi bugün kaybolsa bir daha üretilemez?
Bittiğinde son satırın cevabı, klasörün en değerli dosyasıdır. Klasörü dolduracak bitmiş bir işin henüz yoksa, listeyi geriye değil ileriye doğru kullan: önündeki ilk işin teklifine kullanım alanını, süreyi ve bedeli yaz, kabulü e-postayla iste ve klasörü işe başladığın gün aç.
Sınır
Belgeni toplamak, bir uyuşmazlıkta hangi belgenin yeteceğini bilmek demek değil. Hangi olgunun senin, hangisinin karşı tarafın yükünde olduğu, sözleşmenin ve olayın ayrıntısına bağlıdır; bir belgenin senet sayılıp sayılmadığı ve kanunun parasal sınırının o işe uygulanıp uygulanmadığı da öyle. Eserinin izinsiz kullanıldığını gördüğün gün, ürün raftan kalkmadan ya da sayfa kaldırılmadan önce bir avukatla konuş; delilin kaybolma ihtimali varsa delil tespiti için zaman önemlidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 401. maddesi, noterin Noterlik Kanunu'na göre yaptığı tespitlere ayrıca yer bırakır; bir sayfanın ya da bir ürünün o günkü hâlini bir noterin tespit etmesi mümkün olabilir, ama bunun senin olayında yeterli olup olmayacağını avukatına sor. Faturalarını ve makbuzlarını ne kadar saklaman gerektiği, defter tutma yükümlülüğüne bağlı bir vergi sorusudur; bunu mali müşavirine sor. Müzik ya da başka bir eser kullanımı için bir meslek birliğinden yazı geldiyse, cevap vermeden önce elindeki izin belgelerini topla ve birliğe hangi eser için, hangi belgeye dayanarak soru sorduğunu yazılı olarak sor.
Kapanış
- Bir uyuşmazlıkta yükü kimin taşıdığını, ileri sürülen her olgunun kimin lehine sonuç doğurduğuna bakarak bulursun.
- Bir belgenin ağırlığı, olgu yaşanırken oluşmasından ve tarihinin yalnız senin elinde durmamasından gelir.
- Başkasının eserini, sesini ya da yüzünü kullanan taraf da çanta taşır, çünkü izin belgesi bir gün ondan istenebilir.
Üç soru
- Tülay Nevşehir'de çalışan bir seramik sanatçısı. Bir otelin lobisi için yaptığı duvar panosunun fotoğrafları, bir dekorasyon firmasının kataloğunda başka bir sanatçının adıyla çıkıyor. Tülay'ın atölyesinde panonun bütün çizimleri var, ama hiçbirinde tarih yok. Otel müdürüyle panonun teslimi üzerine yazıştığı e-postalar da duruyor. Hangisi ona daha çok yardım eder?
- Okan Sakarya'da çalışan bir seslendirme sanatçısı. Bir reklam kaydı için verdiği sesin başka bir reklamda da kullanıldığını duyuyor. Ajans «Kaydı aldık, istediğimiz yerde kullanırız» diyor. Kaydın hangi reklam için yapıldığını göstermesi gereken Okan mı, yoksa ajans mı?
- Figen Kastamonu'da bir şehir dergisinin editörü. Bir okurun gönderdiği eski aile fotoğrafını dergide yayımladı; şimdi fotoğrafı çeken kişinin torunu, fotoğrafın izinsiz kullanıldığını söylüyor. Figen'in elinde yalnız okurun «fotoğraf bizim, yayımlayabilirsiniz» yazdığı bir e-posta var. Bu e-posta Figen için ne işe yarar?
Yanıtlar
Birinci soruda e-postalar daha çok yardım eder. Çizimler kanunun gözünde belgedir ve önemlidir, ama tarihsiz oldukları için ne zaman yapıldıklarını kendileri söylemez. Otel müdürüyle yazışma ise panonun o tarihte var olduğunu ve Tülay'ın teslim ettiğini, Tülay'ın elinden bağımsız bir sunucuda duran bir kayıtla gösterir. Çizimlerin çekici yanı, işin kendisi olmalarıdır; ama burada tartışılan, işin hangi gün var olduğudur ve onu çizimler göstermiyor.
İkinci soruda kaydın geniş bir kullanım için verildiğini göstermek, kural olarak, o olgudan kendi lehine sonuç çıkaran ajansa düşer: «istediğimiz yerde kullanırız» diyen, geniş bir izin aldığını ileri süren taraftır. Okan'ın da elindeki teklif, yazışma ve makbuzu çıkarması gerekir, çünkü kaydın hangi reklam için yapıldığını gösteren satır onun da en güçlü belgesidir. Yükün tümüyle Okan'da olduğunu sanmak çekicidir, çünkü şikâyet eden odur; oysa yükü belirleyen, hangi olgunun kimin işine yaradığıdır.
Üçüncü soruda e-posta, Figen'in izni kimden ve neye dayanarak aldığını gösterir; ama izni veren okurun fotoğraf üzerinde hak sahibi olduğunu göstermez. «Bizim» kelimesi, fotoğrafın aileye ait bir nüshası olduğunu söylüyor olabilir, fotoğrafı çekenin haklarının okura geçtiğini değil. E-postanın çekici yanı yazılı olmasıdır; ama yazılı bir izin, ancak izni verenin vermeye yetkisi varsa işe yarar.
Sonraki derse köprü
Çantayı topladın; bir gün onu masaya koyacağın kişi de bir o kadar önemli. Ders 0.4, kime başvurulur sorusunu bir harita olarak açıyor: bir noterin yaptığı tespit ile bir arabulucunun yürüttüğü görüşmenin hangi işe yaradığı, baro adli yardımı, meslek birliği ve Türk Patent ve Marka Kurumu gibi kurumların her birine hangi soruyla gidildiği.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.