Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Başarı hikâyesi bir yolu gösterir; hata hikâyesi yolun nerede çatallandığını.
Hikâyeyi sonucundan değil, karar anlarından anlat.
Bir işi ne kadar zor öğrendiğini unutma; unuttuysan, yakın zamanda öğrenmiş birine sor.
"Çok basit" deme; kişi basit denen şeyi soramaz.
Her hikâyeyi kişinin ihtiyacına bağla; yoksa bir anıya dönüşür.
Hata hikâyesini, sonrasında ne yapıldığıyla bitir.
Dinleyene neyi kendi işine taşıyacağını sor; deneyim bir harita, arazi onun.
Bir işi yakın zamanda öğrenmiş birini de konuşmaya çağır; zorluğu o daha iyi hatırlar.
Hatalarını anlatmak konumunu zayıflatmaz; dinleyene kendi hatalarından korkmamayı öğretir.
Açılış
Açılış sahnesi
Operasyon sorumlusu, zor pazarlıkları anlatmak için en iyi hikâyesini seçti: üç yıl önce bölgeyle yaptığı ve deponun yıllık bütçesini kurtaran görüşme. Hikâyeyi on dakika anlattı. Nasıl hazırlandığını, hangi rakamı masaya ilk koyduğunu, bölge müdürünün itirazına nasıl karşılık verdiğini. Sonu iyiydi.
Şef dikkatle dinledi, teşekkür etti. Sonra bir soru sordu: "Peki hiç kaybettiğin oldu mu?"
Sorumlu güldü. Olmuştu, hem de birkaç kez. Ama hiçbirini anlatmayı düşünmemişti. Anlattığı hikâye, bir pazarlığın nasıl kazanıldığını gösteriyordu; şefin asıl öğrenmesi gereken şey ise bir pazarlığın nerede kaybedilebileceği olabilirdi.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önceki ders, bir kişinin gelişim ihtiyacının nasıl belirleneceğini anlattı. Bu ders mentorluğun merkezine iniyor: bir anı, dinleyende ne zaman bir beceriye dönüşüyor?
Deneyim paylaşmak, kulağa kolay geliyor: bir hikâye anlatmak. Ama hikâyelerin hepsi aynı derecede öğretmiyor. Hangi hikâyenin seçildiği, hikâyenin nasıl anlatıldığı ve anlatanın kendi deneyiminin onu nasıl yanılttığı, öğrenilenin ne olduğunu belirliyor.
Seride bilgi laneti, bir konuda bilgi sahibi olanın o bilgiye sahip olmayanın bakış açısını kurmakta zorlanması olarak tanımlandı; ödünç hata da başkasının hatasından ders çıkarmak olarak ele alındı. Hikâye iskeleti de daha önce anlatıldı. Bu ders onları mentorluğun içine taşıyor.
Depo ile örneklerdeki kurumlar kurgu. Joung, Hesketh ile Neal'ın ve Hinds'ın çalışmaları gerçek.
Sıfır noktası — başarı hikâyesinin çekimi
Bir mentor deneyimini anlatırken çoğu zaman başarı hikâyelerini seçiyor. Bunun anlaşılır nedenleri var: başarı hikâyeleri anlatması keyifli, anlatanı iyi gösteriyor ve sonu net. Hata hikâyeleri ise utandırıcı, karmaşık ve çoğu zaman bir sonla değil bir soruyla bitiyor.
Ama bir başarı hikâyesi çoğu zaman yolun yalnız bir dalını gösteriyor: işe yarayan yolu. Kişinin asıl öğrenmesi gereken şey, yolun nerede çatallandığı, hangi kararın hangi sonuca götürdüğü ve nerede yanlış dönülebileceği olabilir.
Mekanizma — başkalarının hatalarından öğrenmek
Başkalarının deneyiminden öğrenmede, başarı hikâyeleri ile hata hikâyelerinin etkisi itfaiyecilerle yapılan bir eğitim çalışmasında karşılaştırıldı.
Şefin "hiç kaybettiğin oldu mu?" sorusu, bu bulgunun tam karşılığıydı. Şef, pazarlığın nasıl kazanıldığını değil, nerede kaybedilebileceğini öğrenmek istiyordu; çünkü merkezde, sorumlunun hiç karşılaşmadığı pazarlıklarla karşılaşacaktı.
Bir mentorun deneyimi onun en büyük gücü; ama aynı deneyim, kişinin bir işi ne kadar zor bulacağını görmeyi de zorlaştırabiliyor. Bu, uzmanların acemilerin performansını ne kadar doğru tahmin ettiğini inceleyen bir çalışmada ölçüldü.
Sorumlunun bütçe hikâyesi, on dakikada anlatılan bir hikâyeydi. Ama o görüşmeye hazırlanmak iki hafta sürmüştü ve sorumlu bunu hikâyede söylemedi; artık hatırlamıyordu bile. Şef, aynı görüşmeyi iki saatte hazırlayabileceğini sanabilirdi.
Model — deneyimi paylaşmak
Öğreten bir anlatımın dört ayağı var.
Hata hikâyesini de anlat: başarı hikâyelerinin yanında, kaybettiğin, yanıldığın ya da geç fark ettiğin anları da anlat. Hata hikâyesi, yolun nerede çatallandığını gösteriyor.
Karar anlarıyla anlat: hikâyeyi sonucundan değil, karar anlarından kur. O anda ne biliyordun, neyi bilmiyordun, ne seçtin, neden? Bugün neyi farklı yapardın?
Zorluğu saklama: bir işi ne kadar sürede öğrendiğini, ilk denemelerinde neyin zor geldiğini, nerede takıldığını da anlat. Unuttuysan, o işi yakın zamanda öğrenmiş birine sor ya da onu konuşmaya çağır.
Kişinin uyarlamasını iste: hikâyeyi bitirdikten sonra, kişiye neyi kendi işine alacağını, neyi geride bırakacağını sor. Deneyim bir harita; arazi kişinin.
Karar noktası — deneyim paylaşımı ne zaman bir anıya dönüşür?
Deneyim paylaşımı, kişinin ihtiyacına bağlanmadığında bir anı anlatımına dönüşebiliyor. Mentor, kişinin sorusuna değil, kendi hatırlamak istediği hikâyelere yöneliyor. Kişi dinliyor, ama hikâyenin kendi durumuyla ilgisini kuramıyor.
Burada yardımcı olan, her hikâyeyi kişinin gelişim ihtiyacına bağlamak. Önceki derste belirlenen ihtiyaç, hangi hikâyenin anlatılacağını seçmek için bir süzgeç. "Bu hikâye, onun bütçe ve pazarlık ihtiyacına ne katıyor?" sorusu, anlatılacak hikâyeyi seçiyor.
Bir başka risk, hata hikâyelerinin kişiyi korkutması. Mentorun yaşadığı ağır bir hata, kişiye o işin çok riskli olduğu duygusunu verebilir. Hata hikâyesinin sonunda, hatadan sonra ne yapıldığını ve neyin öğrenildiğini de anlatmak, hikâyeyi bir uyarıdan bir öğrenme malzemesine çeviriyor.
İleri katman
Sınırlılıklar ve eleştiri
Joung'un ekibinin eğitim denemesi tek bir meslekte, olay komutası eğitimi alan itfaiyecilerle ve küçük bir örneklemle yürütüldü; yazarlar bulguyu kısmi bir destek olarak sunuyor. Hinds'ın çalışması bir görevin süresine dair tahminlere bakıyor; mentorluk ilişkisinde bir mentorun bir işin zorluğuna dair genel yargısı ayrıca sınanmalı.
Hata hikâyesi her durumda daha öğretici olmayabilir. Kişi bir işe yeni başlıyorsa ve önce işin nasıl doğru yapıldığını görmesi gerekiyorsa, bir başarı hikâyesi daha uygun olabilir. Hata hikâyeleri, kişinin uyum sağlaması gereken, beklenmedik durumlarla karşılaşacağı işlerde daha değerli görünüyor.
Deneyim paylaşımı, mentorun kendi hatalarını anlatmaya hazır olmasını gerektiriyor. Bazı mentorlar için bu zor; özellikle kurum içinde konumu güçlü olan biri, hatalarını anlatmanın konumunu zayıflatacağından çekinebilir. Ama bir mentorun hatalarını anlatması, çoğu zaman kişiye kendi hatalarından korkmamayı da öğretiyor.
Son olarak, bir mentorun deneyimi kendi zamanına ve kurumuna ait. Kurum, sektör ya da işin kendisi değiştiyse, deneyimin bir kısmı geçerliliğini yitirmiş olabilir. Bu yüzden kişinin uyarlaması, deneyim paylaşımının vazgeçilmez bir parçası.
Yanılgılar
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışMentor yalnız başarı hikâyelerini anlatıyor.
Doğrusu
Başarı hikâyesi yolun yalnız bir dalını gösteriyor; hata hikâyesi yolun nerede çatallandığını gösteriyor.
Yaygın yanlışHikâye sonucundan anlatılıyor.
Doğrusu
Karar anları anlatılmadığında, kişi hikâyeden kendi kararlarına taşıyabileceği bir şey çıkaramıyor.
Yaygın yanlışMentor, bir işin ne kadar zor olduğunu küçümsüyor.
Doğrusu
Uzmanlık, yeni başlayanın zorluğunu görmeyi zorlaştırıyor; "çok basit" denen bir şeyi kişi soramıyor.
Yaygın yanlışHikâyeler kişinin ihtiyacına bağlanmıyor.
Doğrusu
Kişinin sorusuna değil, mentorun hatırlamak istediğine dayanan bir anlatım, bir anıya dönüşüyor.
Yaygın yanlışHata hikâyesi, hatadan sonra ne yapıldığı anlatılmadan bitiriliyor.
Doğrusu
Yalnız hatayla biten bir hikâye, kişiyi korkutabiliyor.
Özet
Aklında kalsın
Başarı hikâyesi bir yolu gösterir; hata hikâyesi yolun nerede çatallandığını.
Hikâyeyi sonucundan değil, karar anlarından anlat.
Bir işi ne kadar zor öğrendiğini unutma; unuttuysan, yakın zamanda öğrenmiş birine sor.
"Çok basit" deme; kişi basit denen şeyi soramaz.
Her hikâyeyi kişinin ihtiyacına bağla; yoksa bir anıya dönüşür.
Hata hikâyesini, sonrasında ne yapıldığıyla bitir.
Dinleyene neyi kendi işine taşıyacağını sor; deneyim bir harita, arazi onun.
Bir işi yakın zamanda öğrenmiş birini de konuşmaya çağır; zorluğu o daha iyi hatırlar.
Hatalarını anlatmak konumunu zayıflatmaz; dinleyene kendi hatalarından korkmamayı öğretir.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
İki hikâyeden sonra şef bir şey daha istedi: "Bir dahaki bölge toplantısına beni de götürebilir misin? Yalnız izlerim." Sorumlu bu isteği düşündü. Hikâyeler bir pazarlığın nasıl yürüdüğünü anlatıyordu; ama bir pazarlığı izlemek, onu anlatılanlardan çok daha farklı gösterebilirdi.
Bir kişi, başka birinin işini yakından izleyerek ne öğrenir? Bir rolü kısa bir süreliğine yürütmek, onu öğrenmenin bir yolu olabilir mi? Gölgeleme ve görev rotasyonu dersi, deneyimi anlatmanın ötesindeki yollara bakıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.