İçeriğe geç

L2.7-01·Beden Dili ve Liderlik Varlığı

Duruş ve hareket

orta2.252 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Dinleyiciler, sen daha konuşmadan duruşuna bakarak bir izlenim oluşturuyor.

İnsanların beden dili hakkındaki inançları, beden dili ile gerçek güç arasındaki ilişkiden çok daha güçlü.

Duruşun başkalarının seni nasıl okuduğunu etkiliyor; ama başkalarının duruşu, onlar hakkında sandığından az şey söylüyor.

Yere bas, amaçlı hareket et, ellerini serbest bırak.

El hareketleri konuşmacının zihinsel yükünü hafifletiyor.

Bedeni kontrol etmeye değil, engelleri kaldırmaya odaklan; ezberlenmiş jestler bir gösteriye dönüşüyor.

Açılış sahnesi

Bölge müdürünün geri bildiriminden sonra destek lideri bir sonraki ekip sunumunu telefonuyla kaydetti. Kaydı sessize alıp izlediğinde, sözcükleri duymadan yalnızca bedenini gördü.

Konuşmanın büyük bölümünde kürsünün arkasındaydı ve iki eliyle kürsünün kenarını tutuyordu. Önemli bir cümleye geldiğinde ağırlığını bir ayağından öbürüne aktarıyor, hafifçe öne arkaya sallanıyordu. Soru faslında kollarını göğsünde kavuşturmuştu. Sesi kararlıydı; ama sessiz görüntü, konuşmaktan rahatsız, bir an önce bitirmek isteyen birini gösteriyordu.

Bir sonraki sunumda üç şeyi değiştirdi. Kürsünün yanına çıktı ve notlarını bir masaya koydu. Ellerini serbest bıraktı; bir şeyi anlatırken ellerinin kendiliğinden hareket etmesine izin verdi. En önemli cümleyi söylerken durdu, ayaklarını yere bastı ve hareket etmedi; bir konudan öbürüne geçerken ise birkaç adım attı.

Kaydı yeniden sessize alıp izlediğinde başka birini gördü. Bölge müdürü bu kez bir şey söylemedi; yalnızca, kuralın bölgesinde nasıl uygulanacağına dair üç ayrıntılı soru sordu.

Bu derste ne olacak

Seride liderlik varlığı, bir liderin bulunduğu ortamda dikkate değer ve güvenilir algılanmasını sağlayan davranışların bütünü olarak ele alınmıştı; o ders, insanların çok kısa bir gözleme dayanarak kalıcı yargılar oluşturduğunu ve popüler güç duruşu tavsiyesinin tekrar çalışmalarında desteklenmediğini de göstermişti. Bu modül o genel çerçeveyi parçalarına ayırıyor: beden, bakış, yüz, ses, mekân. İlk ders duruşa ve harekete ayrılıyor.

Bu dersin temkinli bir yaklaşımı var. Beden dili üzerine çok sayıda iddia dolaşıyor: kollarını kavuşturan savunmada, ellerini cebine sokan güvensiz, geniş duran güçlüdür. Bu iddiaların bir kısmı insanların nasıl algıladığını doğru anlatıyor; ama duruşun gerçekte neyi gösterdiğini anlatmıyor.

Önce, insanların güçlü ve güçsüz kişilerin beden dili hakkında neye inandığını inceleyen bir çalışmaya bakacağız. Ardından bu inançların, güç ile beden dili arasındaki gerçek ilişkiyle karşılaştırıldığı bir meta analize ve son olarak konuşurken el hareketlerinin konuşmacının kendisine ne kazandırdığını gösteren bir deneye geçeceğiz.

Sessize alınan kayıt kurgudur; aşağıdaki vakaların hiçbiri gerçek bir kişiyi anlatmıyor.

Sıfır noktası — beden sözcüklerden önce konuşuyor

Bir konuşmacı daha ağzını açmadan, dinleyiciler onun nasıl durduğuna, nasıl yürüdüğüne ve ellerini nasıl kullandığına bakarak bir izlenim oluşturmaya başlıyor. Bu izlenim her zaman doğru değil. Ama izlenimin kendisi gerçek ve konuşmanın geri kalanının nasıl dinleneceğini etkiliyor.

Açılıştaki liderin ilk kaydında görünen şey, rahatsızlıktı. Kürsüye sıkıca tutunmak, öne arkaya sallanmak ve kollarını kavuşturmak, konuşmacının kendini korumaya çalıştığı izlenimini veriyordu. Liderin gerçekten rahatsız olup olmadığı ayrı bir soru; dinleyiciler onu öyle okudu.

Mekanizma — inanç ile gerçek arasındaki fark

İnsanların beden dili hakkında ne düşündüğü ile beden dilinin gerçekte ne gösterdiği arasında önemli bir fark var. Bu farkı görmek için önce inançlara bakmak gerekiyor.

Bu inançlar ne kadar doğru? Güç ile sözsüz davranış arasındaki ilişkiyi gerçek gözlemlerle inceleyen çalışmaları bir araya getiren bir meta analiz, inanç ile gözlem arasına bir çizgi çekiyor.

Bu iki bulgu birlikte ele alındığında, bir lider için iki ders çıkıyor. Birincisi, dinleyicilerin duruşa bakarak yargıda bulunduğu gerçek; dolayısıyla duruş, bir liderin mesajının nasıl algılanacağını etkiliyor. İkincisi, bir liderin başkalarının duruşuna bakarak onların güveni ya da yetkinliği hakkında yargıda bulunması, sanıldığından çok daha az güvenilir.

Model — duruş, hareket, el

Bir liderin konuşurken bedenini kullanma biçimi, üç alanda düzenlenebiliyor.

Duruşunu yere bas. İki ayağını yere basarak, ağırlığını iki bacağına eşit dağıtarak dur. Bir nesnenin arkasına saklanmak yerine, dinleyicilerle arana engel koymayan bir yerde dur. Sallanmak, ağırlığı sürekli bir ayaktan öbürüne aktarmak ya da bir yere tutunmak, dinleyicinin dikkatini söylenenden alıyor.

Hareketi amaçlı kullan. Hareket etmek iyi; amaçsızca gidip gelmek değil. Bir konudan öbürüne geçerken birkaç adım atmak, dinleyiciye bir geçiş olduğunu gösteriyor. En önemli cümleyi söylerken durmak ise o cümleye ağırlık veriyor. Önceki modülde sözlü işaretlerin bir konuşmanın başlıkları olduğunu görmüştük; amaçlı hareket, bu başlıkların bedendeki karşılığı.

Ellerini serbest bırak. Ellerini ceplerinde, arkanda ya da sıkıca bir yerde tutmak yerine, konuşurken kendiliğinden hareket etmelerine izin ver. El hareketleri yalnızca dinleyiciye değil, konuşmacının kendisine de yardım ediyor.

Karar noktası — doğal mı, çalışılmış mı

Duruş ve hareket üzerine çalışmak, yapay görünme riskini taşıyor. Bir konuşmacı her el hareketini, her adımı bilinçli olarak planladığında, dinleyiciler bu planı fark edebiliyor ve konuşmacıyı samimiyetsiz bulabiliyor.

Önerilen yol, bedeni kontrol etmeye değil, engelleri kaldırmaya odaklanmak. Bir kürsünün arkasından çıkmak, elleri serbest bırakmak ve sallanmayı fark etmek, konuşmacının doğal hareketlerinin ortaya çıkmasına alan açıyor. Buna karşılık belirli jestleri ezberlemek ya da sahnede önceden belirlenmiş noktalara yürümek, konuşmacıyı içerikten uzaklaştırabiliyor.

Kendine sorman gereken şu: bu değişiklik, bedenimin söylediğim şeye eşlik etmesine mi yardım ediyor, yoksa söylediğim şeyden bağımsız bir gösteri mi kuruyor? Birincisi liderlik varlığını güçlendiriyor; ikincisi, seride ele alınan gösteri varlığına dönüşüyor.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Beden dili üzerine popüler kitaplarda ve eğitimlerde dolaşan iddiaların önemli bir kısmının bilimsel dayanağı zayıf. Belirli bir duruşun belirli bir duyguyu ya da niyeti gösterdiği iddiaları, çoğu zaman araştırmalarla desteklenmiyor. Bu ders, duruşun gerçekte neyi gösterdiğinden çok, dinleyicilerin onu nasıl okuduğuna odaklanıyor.

Duruş ve hareket kültürden kültüre farklı okunuyor. Bir kültürde açık ve rahat duran bir konuşmacı güvenli görünebilirken, başka bir kültürde aynı duruş saygısız bulunabiliyor. Ayrıca kadınların ve erkeklerin aynı duruşu sergilemesi, çoğu zaman farklı değerlendiriliyor.

Bedensel farklılıklar da hesaba katılmalı. Engelli bir konuşmacı, bir hastalığı ya da ağrısı olan biri, ya da sahnede uzun süre ayakta duramayan biri için bu dersteki öneriler doğrudan uygulanamayabilir. Liderlik varlığı, belirli bir bedensel standarda uymakla değil, bedenin söylenen şeye eşlik etmesiyle ilgili.

Son olarak, el hareketlerinin konuşmacıya yardım ettiğini gösteren bulgular güçlü, ama bu bulgular çoğunlukla laboratuvardaki görevlerden geliyor. Bir iş toplantısındaki etkileri daha az araştırıldı.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışBelirli bir duruşun her zaman belirli bir duyguyu gösterdiği sanılıyor.
Doğrusu

Kollarını kavuşturan biri savunmada olabileceği gibi yalnızca üşüyor da olabilir.

Yaygın yanlışBir liderin başkalarının duruşuna bakarak onların yetkinliği hakkında güvenilir yargılara varabileceği düşünülüyor.
Doğrusu

Beden dili ile gerçek güç ya da yetkinlik arasındaki ilişki, sanıldığından çok daha zayıf.

Yaygın yanlışKonuşurken ellerin hareketsiz tutulması gerektiği varsayılıyor.
Doğrusu

El hareketleri konuşmacının zihinsel yükünü hafifletiyor ve dinleyiciye görsel bir destek veriyor.

Yaygın yanlışSahnede sürekli hareket etmenin enerji ve heyecan gösterdiği sanılıyor.
Doğrusu

Amaçsız gidip gelmek dikkati dağıtıyor; hareket, konuşmanın yapısına eşlik ettiğinde işe yarıyor.

Yaygın yanlışGüçlü görünmek için geniş ve baskın bir duruş benimsenmesi gerektiği düşünülüyor.
Doğrusu

Dinleyiciler bu duruşu bir üstünlük gösterisi olarak okuyabiliyor ve bu duruşun kişinin kendisi üzerindeki etkisi tekrar çalışmalarında desteklenmedi.

Aklında kalsın

Dinleyiciler, sen daha konuşmadan duruşuna bakarak bir izlenim oluşturuyor.

İnsanların beden dili hakkındaki inançları, beden dili ile gerçek güç arasındaki ilişkiden çok daha güçlü.

Duruşun başkalarının seni nasıl okuduğunu etkiliyor; ama başkalarının duruşu, onlar hakkında sandığından az şey söylüyor.

Yere bas, amaçlı hareket et, ellerini serbest bırak.

El hareketleri konuşmacının zihinsel yükünü hafifletiyor.

Bedeni kontrol etmeye değil, engelleri kaldırmaya odaklan; ezberlenmiş jestler bir gösteriye dönüşüyor.

Sonraki derse köprü

İkinci kaydı izlerken lider bir şeye daha dikkat etti. Duruşu ve hareketleri değişmişti; ama konuşmanın büyük bölümünde gözleri ya masadaki notlarındaydı ya da salonun arka duvarındaydı. Dinleyicilerden birine gözünü diktiği anlar çok kısaydı.

Aynı hafta bir ekip üyesiyle yaptığı birebir görüşmede de benzer bir şey oldu. Çalışan ona bir sorunu anlatırken lider bir yandan bilgisayar ekranındaki e-postalara bakıyordu. Görüşmenin sonunda çalışan, "Beni dinlediğinizi biliyorum, ama bazen öyle hissettirmiyor" dedi.

Göz teması dersi bu iki ana bakıyor: konuşurken ve dinlerken bakışın ne işe yaradığına, ne kadar göz temasının yeterli ne kadarının fazla olduğuna ve bakışın kültürden ve kişiden kişiye nasıl farklı okunduğuna.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.