İçeriğe geç

L2.2-03·İletişimin Temelleri

İletişim engelleri

orta2.313 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İletişim engelleri çoğu zaman kimsenin suçu değil; zamanlama, mekân ve kanal mesajı takılı bırakabiliyor.

Mekân, dil, kaygı ve kurum düzeni ayrı başlıklar gibi görünse de gerçek engeller birbirine karışıyor.

Mekân iletişimi artırmak için tasarlandığında bile, mahremiyet ihtiyacı onu tersine çevirebiliyor.

Uzmanlık dili, tanım verilse bile okumayı zorlaştırıyor.

Çalışanlar çoğu zaman ilişkiyi korumak için susuyor; kötü haberin gelmemesi her şeyin yolunda olduğunu göstermiyor.

Tekrar eden bir takılma noktası varsa, önce düzeni değiştir; sonra kişiyle konuş.

Açılış sahnesi

Yük dağılımı tablosunu bitirdikleri akşam destek lideri, çalışanın anlattığı üç denemeyi bir kâğıda yazıyor.

İlk deneme: çalışan bir öğleden sonra liderin masasına gelmiş. Lider bir müşteri görüşmesinden yeni çıkmış, ceketini alıp başka bir toplantıya yetişmeye çalışıyormuş. "Sonra konuşalım" demiş. O "sonra" hiç gelmemiş.

İkinci deneme: çalışan konuyu haftalık toplantıda açmayı düşünmüş. Ama toplantı açık ofisin ortasındaki masada yapılıyormuş ve yanındaki masada iki ekip arkadaşı oturuyormuş. Yükü en çok kendisinin taşıdığını onların önünde söylemek, ötekileri tembellikle suçlamak gibi görünecekmiş.

Üçüncü deneme: çalışan bir e-posta yazmış. Konu satırına "Raporlama haftası hakkında" yazmış. Lider o hafta yüz seksen e-posta almış; bu e-posta, raporlama haftası hakkındaki diğer otomatik bildirimlerle aynı klasöre düşmüş.

Lider kâğıda bakıp şunu fark ediyor: üç denemenin hiçbirinde çalışan yanlış bir şey yapmamıştı, lider de kötü bir niyet taşımamıştı. Mesaj üç kez yola çıkmış, üç kez farklı bir yerde takılmıştı.

Bu derste ne olacak

İlk derste mesajın yolculuğunu, ikinci derste o yolculuğun sonunda niyet ile etki arasında açılan mesafeyi gördük. Bu ders, mesajın hiç ulaşmadığı ya da bozularak ulaştığı yerlere bakıyor: iletişim engellerine.

Mesaj modelini tanıtırken gürültüyü fiziksel, anlamsal ve psikolojik olarak ayırmıştık. Burada o ayrımın üzerine bir kat daha ekliyoruz: yapısal engeller, yani kurumun düzeninden, hiyerarşisinden ve kanallarından doğan engeller. Ardından her birinin bir ekipte nasıl göründüğüne ve takılma noktalarının ekip düzeyinde nasıl haritalanabileceğine bakacağız.

Açık ofise geçişin yüz yüze iletişimi nasıl etkilediğini ölçen bir alan çalışmasını, çalışanların üstlerine neden bazı konuları söylemediğini inceleyen bir görüşme araştırmasını ve uzmanlık dilinin anlamayı nasıl zorlaştırdığını gösteren bir deneyi okuyacağız.

Seride örgütsel sessizlik daha önce, çalışanların bir sorunu bildikleri hâlde söylememeyi seçmesi olarak tanımlandı. Bu ders o sessizliğin nedenlerini, iletişimin önüne konan engellerin içinde ele alıyor.

Üç deneme, yük dağılımı tablosu ve bu dersteki diğer olaylar kurgusal anlatımlardır.

Sıfır noktası — engel çoğu zaman kimsenin suçu değil

İletişim bozulduğunda ilk sorulan soru genellikle "kim dinlemedi" ya da "kim söylemedi" oluyor. Bu soru, sorunu kişilerde arıyor. Oysa açılıştaki üç denemenin hiçbirinde tek bir kişi hatalı değildi. Mesajı takılı bırakan şeyler, zamanlama, mekân ve kanalın yoğunluğuydu.

Engel, bir mesajın gönderenden alıcıya ulaşmasını ya da doğru anlaşılmasını zorlaştıran herhangi bir koşul. Bazı engeller açıkça görünüyor: gürültülü bir oda, kesik bir bağlantı. Bazıları ise görünmez: bir çalışanın üstüne kötü bir haberi götürmekten çekinmesi, bir terimin iki birimde farklı anlama gelmesi, önemli bir e-postanın otomatik bildirimler arasında kaybolması.

Mekanizma — dört tür engel

Engelleri dört başlık altında toplamak, onları fark etmeyi kolaylaştırıyor: mekândan, dilden, kaygıdan ve kurum düzeninden doğanlar. Bu başlıklar birbirinden kesin çizgilerle ayrılmıyor; bir engel çoğu zaman birkaçına birden dokunuyor.

Fiziksel engeller, mekânın ve araçların iletişimi nasıl biçimlendirdiğiyle ilgili. Açık ofislerin iletişimi artıracağı yaygın bir beklenti; araştırmalar tersini gösterebiliyor.

Açılıştaki ikinci deneme bunun küçük bir örneğiydi. Çalışan, herkesin duyabildiği bir masada hassas bir konuyu açmak yerine susmayı seçmişti.

Anlamsal engeller, sözcüklerin ve terimlerin farklı kişilerde farklı anlama gelmesinden doğuyor. Uzmanlık dili bu engellerin en yaygın kaynağı.

Psikolojik engeller, insanların bir şeyi söylememeyi ya da duymamayı seçmesine yol açan kaygılar, korkular ve önyargılarla ilgili. İş yerinde bunların en güçlüsü, yukarıya doğru iletişimde ortaya çıkıyor.

Yapısal engeller ise diğer üçünü sabitleyen koşullar. Liderin takvimi, toplantıların yapıldığı yer, bilginin hangi kanaldan akması gerektiğine dair yazılı ya da yazısız kurallar, bir mesajın ulaşıp ulaşmayacağını çoğu zaman kişilerden daha fazla belirliyor.

Model — engel haritası

Bir liderin engelleri tek tek fark etmesi zor; çoğu engel, alıştıkça görünmez hâle geliyor. Bu yüzden düzenli olarak bir engel haritası çıkarmak işe yarıyor.

Harita dört soruyla çıkarılabiliyor.

Bana ulaşmak ne kadar kolay? Takvimim, bulunduğum yer ve cevap verme hızım, bir çalışanın bana bir şeyi ne zaman ve nasıl söyleyebileceğini nasıl etkiliyor?

Hangi konuşmalar hangi mekânda yapılıyor? Hassas konular herkesin duyabildiği yerlerde mi konuşulmak zorunda kalıyor?

Hangi terimler ekipte herkes için aynı anlamı taşıyor? Hangi raporlar, hangi e-postalar, başka birimlerden gelenler için anlaşılmaz?

Bana hangi haberler geç ulaşıyor? Son aylarda bir sorunu ancak büyüdükten sonra öğrendiğim bir durum oldu mu? Olduysa, o sorun kimde ne kadar süre bekledi?

Karar noktası — kişiyle mi, düzenle mi uğraşmalı

Bir mesaj takıldığında, lider iki yoldan birini seçebiliyor. Kişiye odaklanmak: çalışana daha açık konuşmasını, daha ısrarcı olmasını, doğru kanalı kullanmasını söylemek. Ya da düzene odaklanmak: engeli yaratan koşulu değiştirmek.

Kişiye odaklanmak bazen gerekli. Ama aynı tür takılma tekrar ediyorsa, farklı kişilerde benzer biçimde ortaya çıkıyorsa ya da mesajı taşıyan kişi hiyerarşide daha aşağıdaysa, sorun büyük olasılıkla düzendedir.

Önerilen yol, önce düzene bakmak. Tekrar eden bir takılma noktası varsa, onu kaldıracak bir yapısal değişiklik yap. Düzen düzeltildikten sonra hâlâ tek bir kişide süren bir sorun varsa, o kişiyle konuş. Güç farkını da hesaba kat: bir engeli aşma sorumluluğunu, onu aşmakta en zorlanan kişiye yüklemek, sessizliği kalıcı hâle getirebiliyor.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Engelleri dört başlıkta toplamak bir düzenleme aracı; gerçekte engeller birbirine karışıyor. Açık ofis hem fiziksel hem psikolojik bir engel yaratabiliyor; bir terim hem anlamsal hem yapısal bir ayrımı yansıtabiliyor.

Açık ofis çalışması iki şirkette yapıldı ve sonuçları her mekân değişikliğine genellemek doğru değil. Bazı iş türlerinde ve bazı ekiplerde açık düzen gerçekten iletişimi artırabiliyor. Asıl ders, mekân değişikliğinin sonuçlarını varsaymak yerine ölçmek gerektiği.

Sessizlik üzerine yapılan görüşme çalışması keşif amaçlıydı. Sessizliğin nedenleri kültüre, sektöre ve kişinin konumuna göre değişebiliyor. Bazı kültürlerde üstlere doğrudan kötü haber götürmek, kişisel bir risk olmanın ötesinde, saygısızlık olarak da görülebiliyor.

Son olarak, her engeli kaldırmak mümkün ya da istenir değil. Bir liderin her an ulaşılabilir olması, kendi odaklanma zamanını ortadan kaldırabiliyor. Engel haritasının amacı bütün engelleri yok etmek değil, önemli mesajların takıldığı yerleri görmek ve bilinçli bir seçim yapmak.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışİletişim bozulduğunda sorun doğrudan kişilerde aranıyor.
Doğrusu

Mesajlar çoğu zaman zamanlama, mekân ve kanal gibi koşullarda takılıyor.

Yaygın yanlışAçık ofislerin iletişimi kendiliğinden artıracağı varsayılıyor.
Doğrusu

İnsanlar herkesin duyabildiği ortamlarda hassas konuları konuşmaktan kaçınabiliyor.

Yaygın yanlışBir terimin tanımını vermenin anlaşılmayı sağlayacağı düşünülüyor.
Doğrusu

Uzmanlık dili, tanım verilse bile okumayı zorlaştırabiliyor.

Yaygın yanlışÇalışanlardan kötü haber gelmemesi her şeyin yolunda olduğu biçiminde okunuyor.
Doğrusu

Yukarı doğru sessizlik çoğu zaman ilişkiyi koruma isteğinden doğuyor.

Yaygın yanlış"Kapım açık" demenin ulaşılabilir olmaya yettiği sanılıyor.
Doğrusu

Takvim, mekân ve cevap hızı, sözden daha güçlü bir mesaj veriyor.

Aklında kalsın

İletişim engelleri çoğu zaman kimsenin suçu değil; zamanlama, mekân ve kanal mesajı takılı bırakabiliyor.

Mekân, dil, kaygı ve kurum düzeni ayrı başlıklar gibi görünse de gerçek engeller birbirine karışıyor.

Mekân iletişimi artırmak için tasarlandığında bile, mahremiyet ihtiyacı onu tersine çevirebiliyor.

Uzmanlık dili, tanım verilse bile okumayı zorlaştırıyor.

Çalışanlar çoğu zaman ilişkiyi korumak için susuyor; kötü haberin gelmemesi her şeyin yolunda olduğunu göstermiyor.

Tekrar eden bir takılma noktası varsa, önce düzeni değiştir; sonra kişiyle konuş.

Sonraki derse köprü

Engel haritası üzerinde çalışırken lider kendi yazdığı mesajlara da baktı. Satış ekibine gönderdiği son haftalık özet, ekibin kendi içinde kullandığı kısaltmalarla doluydu: ilk temasta çözüm oranı, ortalama bekleme süresi, geri dönüş kuyruğu. Satış müdürü bir toplantıda özeti hiç okumadığını, çünkü neyin iyi neyin kötü gittiğini anlayamadığını söyledi.

Lider özeti yeniden yazmaya oturdu. Her cümleyi sadeleştirmeye çalıştıkça iki şey arasında sıkıştığını hissetti. Kısalttıkça önemli ayrıntılar kayboluyordu; ayrıntıları koruyunca metin yine ağırlaşıyordu.

Engelleri görmek bir adımdı. Ama engelin bir kısmı, mesajın kendisinin nasıl kurulduğundaydı.

Açıklık ve sadelik dersi bu kuruluşa bakıyor. Bir mesajın ana fikrini öne çıkarmanın, gereksiz karmaşıklığı ayıklamanın ve sadeleştirirken doğruluğu korumanın yolları orada ele alınıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.