İçeriğe geç

L1.3-02·Değerler ve Karakter

Değerler hiyerarşisi

temel3.145 kelime≈ 21 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Hiyerarşi bir önem sırası değil. Bir kararda iki değer çekiştiğinde hangisinin üstün geldiğini gösteriyor ve yalnız o anda görünüyor.

Değerler çoğu zaman çiftler hâlinde karşılaşıyor. Bu yüzden hiyerarşi bir merdivenden çok çiftler arasında kurulmuş ilişkilere benziyor.

Katı sırada üstteki değer, ortada ne kadar az bulunursa bulunsun kazanıyor. Bu biçim gerçek hayatta az sayıda çiftte çalışıyor ve çalıştığı yerde ekibe güvenilir bir zemin veriyor.

Çoğu çiftte bir devrilme noktası var. Sıra, tehlikedeki kısmın büyüklüğüne göre dönüyor ve bu bir tutarsızlık değil, iki değeri de önemsemenin biçimi.

Devrilme noktasını bahaneden ayıran şey zamanlama. Önceden söylenebilen nokta bir sıra, karardan sonra kurulan nokta çoğu zaman bir gerekçe.

Bazı çiftlerde sıra bağlama göre değişiyor. Aynı kişi olağan bir günde ve bir kriz gecesinde aynı iki değeri farklı dizebiliyor.

Korunan değerler tartıya girmeyi reddediyor ve fiyatlandırıldıklarında öfke doğuruyor. Kurumlar bu değerleri yine de dolaylı olarak tartıyor; fark, tartının nasıl konuşulduğunda ortaya çıkıyor.

Trajik takasta iki korunan değer karşılaşıyor. Kararı ver, hangi değeri öne aldığını açıkça söyle, feda edilen değere karşı yapılabilecek olanı yap ve noktayı bir sonraki sefer için kaydet.

Açılış sahnesi

Bir kargo firmasının bölge yöneticisi, bir gelişim programının ilk haftasında kendi değerlerini önem sırasına diziyor.

Listenin başına dürüstlüğü yazıyor, hemen altına ekibine sadakati. Sırayı düşünmeden kuruyor ve kurarken hiç zorlanmıyor.

İki hafta sonra ekibindeki bir planlamacı bir hata yapıyor. Büyük bir müşterinin sevkiyatı yanlış depoya yönlendirilmiş ve teslim bir gün gecikmiş.

Müşteri gecikmenin sebebini soruyor. Yöneticinin önünde iki cevap var: planlama hatasını açıkça söylemek ya da gecikmeyi yoğun trafik ve depo kapasitesi gibi genel bir sebebe bağlamak.

Genel sebebi seçiyor. Planlamacının adı hiçbir yazışmaya girmiyor ve müşteri açıklamayı kabul ediyor.

O akşam yönetici iki hafta önce yazdığı listeyi hatırlıyor. Kâğıtta dürüstlük üstteydi; kararda sadakat öne geçmişti.

İlk düşüncesi listenin yanlış olduğu. Sonra bir soru daha soruyor kendine: gecikme bir gün değil de bir hafta olsaydı, müşteri bir sözleşme cezası ödeseydi, aynı cevabı verir miydi?

Vermezdi ve bundan emin. Belli bir büyüklükten sonra hatayı açıkça söylerdi, planlamacıyı da ancak ondan sonra korumaya çalışırdı.

Demek ki elinde bir sıra var ve bu sıra listeye benzemiyor. Küçük bir dürüstlük payı sadakate yeniliyor, büyük bir dürüstlük payı sadakati geçiyor.

Bu ders, değerlerin nasıl bir düzen içinde durduğunu ve o düzenin neden çoğu zaman bir listeye sığmadığını ele alıyor.

Bu derste ne olacak

Önceki derste bir kazı yaptık ve değerleri bir küme olarak bulduk. Kümenin içindekiler sırasız kalmıştı.

Bu ders o kümeye bir yapı vermeye çalışıyor ve önce en yaygın varsayımı sınıyor: değerlerin bir merdiven gibi, üstteki alttakini her durumda geçecek biçimde dizildiği varsayımını.

Merdiven bazı değerlerde gerçekten çalışıyor. Çoğu değerde ise sıra, ortada ne kadarının bulunduğuna bağlı olarak değişiyor.

Sonra bir değer türünü ayrıca ele alacağız: kişinin hiçbir karşılıkla takas etmeyeceğini söylediği değerler. Bunlar hiyerarşinin en tepesinde duruyormuş gibi görünüyor ve araştırmalar bu görüntünün hem doğru hem yanıltıcı yanlarını gösteriyor.

Modelde hiyerarşiyi bir liste olarak değil, çiftler hâlinde okuyacağız. Kaynağımız önceki dersin dördüncü sütunu olacak.

Karar noktasında en zor durum var: takas etmeyeceğini söylediğin iki değer aynı anda cevap bekliyor.

Bu derste anlatılan yöneticiler ve kurumlar kurgu. Gerçek kişiler üzerinden yazılmamalarının sebebi, bir kişinin değer sırasını anlatmanın onun hakkında ahlaki bir hüküm vermeye çok yakın durması.

Sıfır noktası — sıra neyi söylüyor

Önce kelimeyi yerine oturtmak gerekiyor, çünkü hiyerarşi gündelik dilde önem sırası anlamına geliyor ve önem sırası bu ders için yeterince dar değil.

Bu tanımın ilk sonucu şu: hiyerarşi kâğıtta kurulamıyor, kararlarda bulunuyor.

Açılıştaki yöneticinin listesi bir önem sırasıydı. Dürüstlüğe sadakatten daha yüksek bir not vermişti ve bu not yanlış değildi.

Kararda görünen ise başka bir şeydi. İki değer aynı cevaba bağlandığında, küçük bir dürüstlük payı ile bir ekip üyesinin korunması tartıya girdi ve ekip üyesi ağır bastı.

Sıranın ikinci sonucu daha az fark ediliyor. Değerlerin çoğu çiftler hâlinde karşılaşıyor, bu yüzden hiyerarşi de çoğu zaman bir merdiven değil, çiftler arasında kurulmuş bir dizi ilişki.

Bir kişinin dürüstlüğü sadakatten, sadakati verimlilikten, verimliliği de dürüstlükten önde tutması mümkün. İlk bakışta bir mantık hatası sanılıyor; çoğu durumda ise her çiftin farklı durumlarda karşılaşmasının sonucu.

Seride rol kimliklerinin kendi aralarında bir baskınlık sırası taşıdığı konuşulmuştu. Değerler için de benzer bir soru soruluyor, ama bir farkla: rol kimliğinde soru hangisinin önce devreye girdiği, burada soru hangisinin ötekini feda ettirdiği.

Mekanizma — sıra iki biçimde çalışıyor

Bir karar iki değeri birden sınadığında üstün gelenin nasıl seçildiğine dair iki temel biçim var.

Katı sıra kulağa güçlü geliyor ve gerçek hayatta az sayıda çiftte çalışıyor.

İkinci biçim çok daha yaygın.

Açılıştaki yöneticinin kendine sorduğu soru bir devrilme noktası sorusuydu. Bir günlük gecikme sıranın bir yanında, sözleşme cezalı bir haftalık gecikme öbür yanında kalıyordu.

Devrilme noktası bir tutarsızlık değil. İki değerin ikisini de önemseyen birinin, ikisinin ne kadarını kaybettiğine bakması anlamına geliyor.

Burada bir ayrım yapmak gerekiyor, çünkü devrilme noktası kolayca bahaneye dönüşüyor. Sıranın büyüklüğe göre değişmesi başka, durumun kendi çıkarına göre yorumlanması başka.

İkisini ayırmanın yolu noktayı önceden söyleyip söyleyemediğine bakmak. Karar anından önce "şu büyüklüğe kadar ekibimi korurum, ötesinde müşteriye açık söylerim" diyebilen biri bir devrilme noktası taşıyor; noktayı ancak karardan sonra kuran biri çoğu zaman bir gerekçe kuruyor.

Bu iki biçimin dışında kalan bir durum daha var ve kişiyi en çok şaşırtan da bu: sıranın büyüklüğe değil, bağlama göre değişmesi.

Takas edilmeyen değerler

Buraya kadar anlatılan her şey bir tartı imgesi taşıyor. İki değer karşılaşıyor, ne kadarının tehlikede olduğuna bakılıyor ve bir tarafa karar veriliyor.

Bazı değerler bu tartıya girmeyi reddediyor.

Bu bulgu bir liderlik sorusunu keskinleştiriyor.

Kurumlar korunan değerleri sürekli olarak dolaylı biçimde fiyatlandırıyor. Bir güvenlik önleminin maliyeti hesaplanıyor, bir işe alınacak kişinin maaşı bir bütçeye sığdırılıyor, bir müşterinin sağlığı bir teslim tarihiyle tartılıyor.

Fark, bu tartının nasıl konuşulduğunda ortaya çıkıyor.

Korunan değerlerin bir özelliği daha var ve bu özellik hiyerarşi okumasını yumuşatıyor: sınandıklarında sandıklarından daha esnek çıkabiliyorlar.

Model — hiyerarşiyi çiftlerden okumak

Model önceki dersin dördüncü sütunundan başlıyor. O sütuna, bir bedeli ödeyip bir iyiyi elde tuttuğun anlar yazılmıştı.

Her an aslında bir çift. Korunan değer bir yanda, feda edilen değer öbür yanda duruyor.

Birinci adım bu çiftleri çıkarmak. Her anın yanına iki kelime yaz: neyi elde tuttun, neyi bıraktın.

İkinci adım her çift için bir büyüklük sorusu sormak. Feda ettiğin şey iki kat büyük olsaydı aynı kararı verir miydin, on kat büyük olsaydı ne yapardın?

Cevabın her büyüklükte aynı kalıyorsa elinde bir katı sıra var. Belli bir büyüklükte değişiyorsa bir devrilme noktası var ve o noktayı olabildiğince açık bir cümleyle yaz.

Üçüncü adım bir bağlam sorusu. Bu çift başka bir ortamda, başka insanlarla, başka bir zaman baskısıyla karşılaşsaydı sıra aynı mı kalırdı?

Bu üç adımın ürünü bir liste değil, çiftler hakkında cümleler. "Hasta güvenliği ile teslim hızı arasında katı sıra." "Ekibi korumak ile müşteriye açıklık arasında, bir günü aşan gecikmede devrilen sıra."

Bu cümlelerin bir kısmı birbirine bağlanıyor ve bir merdiven parçası kuruyor. Bir kısmı hiçbir yere bağlanmıyor ve o da bir bilgi: o iki değer hiç karşılaşmamış ya da her karşılaştığında başka bir bağlam kurulmuş.

Modelin son parçası bir okuma kuralı. Çiftlerden çıkan hiyerarşi, kişinin olması gerektiğini düşündüğü sırayı değil, şu ana kadar kararlarında gösterdiği sırayı anlatıyor.

İkisi farklı olabilir ve fark bir karar malzemesi. Açılıştaki yönetici, bir günlük gecikmede sadakatin öne geçtiğini görünce bunu değiştirmek isteyip istemediğini sordu kendine. Değiştirmek istemedi; yalnız bu sırayı bir sonraki sefer kendine söyleyerek uygulamaya karar verdi.

Karar noktası — iki korunan değer karşı karşıya

Buraya kadar çiftlerin bir tarafı her zaman daha tartılabilir bir değerdi. Şimdi iki tarafta da korunan değer duruyor.

Bu anın iki hızlı çıkışı var.

İlki değerlerden birini küçültmek. "Gizlilik aslında o kadar önemli değilmiş" demek karar anını rahatlatıyor ve bir sonraki gizlilik durumunda o değeri gereğinden hafif tutmaya yol açıyor.

Öbürü karardan kaçmak. Bir trajik takas karşısında hiçbir şey yapmamak da bir seçim ve çoğu zaman korunan iki değerin ikisini birden çiğniyor.

Önerilen yol daha yavaş ve üç parçalı.

Önce kararı ver ve hangi değeri öne aldığını kendine açıkça söyle. Trajik takasta sıranın kendisi kötü değil; kötü olan, sıranın gizli kalması.

Sonra feda edilen değere karşı yapılabilecek olanı yap. Rehber öğretmen öğrencisine haber vermeden önce konuştu; gizlilik sözünü çiğnedi, ama çiğnemeyi saygıyla yaptı.

En sonda bu anı bir devrilme noktası olarak kaydet. Gizlilik ile güvenlik arasında nerede sıranın değiştiği artık biliniyor ve bir sonraki sefer karar anından önce söylenebilir.

Bu üç parçanın hiçbiri kararı kolaylaştırmıyor. Kararın sonrasında kişinin iki değerini de taşımaya devam etmesine yardım ediyor.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Bu ders bir kişinin kendi değerleri arasındaki sırayı ele aldı. İki ayrı insanın ya da bir kişiyle kurumun değerleri arasındaki gerilim bu modülün ilerisinde, ayrı bir derste konuşuluyor.

Çiftlerden okunan hiyerarşi geçmişe bakıyor. Kişinin daha önce karşılaşmadığı bir çift için hiçbir şey söylemiyor ve yeni bir rol, yeni bir kurum ya da yeni bir hayat dönemi sırayı değiştirebiliyor.

Büyüklük sorusu, "iki kat büyük olsaydı ne yapardın" sorusu, varsayımsal bir cevap üretiyor. İnsanların varsayımsal kararları ile gerçek kararları arasında bir fark olduğu uzun zamandır biliniyor; büyüklük sorusunun cevabı bir tahmin olarak okunmalı.

Korunan değer araştırmaları büyük ölçüde senaryo ve anket temelli. Tepkilerin gerçek bir karar anında aynı biçimde ortaya çıkıp çıkmadığı sınırlı ölçüde incelendi ve bulgular birkaç kültürün dışına taşındığında korunan değerlerin hangileri olduğu da değişiyor.

Katı sıranın erdemi tartışmalı. Bazı düşünce gelenekleri birkaç değerin hiçbir koşulda tartıya girmemesi gerektiğini savunuyor; bazıları ise her değerin, yeterince büyük bir kayıp karşısında tartıya girmesinin kaçınılmaz olduğunu. Bu ders iki görüşten birini seçmiyor. Yalnız bir kişinin hangi çiftlerde hangi biçimi taşıdığını görünür kılmaya çalışıyor.

Son olarak, çiftleri çıkaran, büyüklüğü tahmin eden ve bağlamı yorumlayan kişi aynı kişi. Bir hiyerarşiyi dışarıdan biriyle, özellikle o kararlara tanık olmuş biriyle konuşmak, kişinin kendine anlattığı sırayı belirgin biçimde değiştirebiliyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışDeğerleri önem sırasına dizmenin bir hiyerarşi ortaya çıkardığı sanılıyor.
Doğrusu

Önem sırası değerleri tek tek puanlıyor; hiyerarşi ise yalnız iki değer bir kararda çekiştiğinde görünüyor ve çoğu zaman puanlardan farklı çıkıyor.

Yaygın yanlışSıranın büyüklüğe göre değişmesinin bir tutarsızlık olduğu düşünülüyor.
Doğrusu

İki değeri de önemseyen biri, ikisinin ne kadarının tehlikede olduğuna bakıyor; tutarsızlık, devrilme noktasının karardan sonra kurulmasında başlıyor.

Yaygın yanlışKatı sıranın her zaman daha ilkeli olduğu varsayılıyor.
Doğrusu

Sınanmamış bir sırayı katı sıra gibi uygulamak, hiç düşünülmemiş bir değeri, mahremiyeti ya da bir sözü, fark edilmeden feda ettirebiliyor.

Yaygın yanlışKorunan değerlerin gerçekten hiçbir koşulda değişmediği sanılıyor.
Doğrusu

Kişiler bu değerler için karşı örnek düşündüğünde ya da ihlalin büyüklüğü küçüldüğünde, "hiçbir koşulda" beyanı çoğu zaman yumuşuyor.

Yaygın yanlışTrajik takasta karar vermemenin tarafsız bir seçenek olduğu düşünülüyor.
Doğrusu

Hareketsizlik de bir karar ve çoğu zaman karşı karşıya gelen iki değerin ikisini birden çiğniyor.

Aklında kalsın

Hiyerarşi bir önem sırası değil. Bir kararda iki değer çekiştiğinde hangisinin üstün geldiğini gösteriyor ve yalnız o anda görünüyor.

Değerler çoğu zaman çiftler hâlinde karşılaşıyor. Bu yüzden hiyerarşi bir merdivenden çok çiftler arasında kurulmuş ilişkilere benziyor.

Katı sırada üstteki değer, ortada ne kadar az bulunursa bulunsun kazanıyor. Bu biçim gerçek hayatta az sayıda çiftte çalışıyor ve çalıştığı yerde ekibe güvenilir bir zemin veriyor.

Çoğu çiftte bir devrilme noktası var. Sıra, tehlikedeki kısmın büyüklüğüne göre dönüyor ve bu bir tutarsızlık değil, iki değeri de önemsemenin biçimi.

Devrilme noktasını bahaneden ayıran şey zamanlama. Önceden söylenebilen nokta bir sıra, karardan sonra kurulan nokta çoğu zaman bir gerekçe.

Bazı çiftlerde sıra bağlama göre değişiyor. Aynı kişi olağan bir günde ve bir kriz gecesinde aynı iki değeri farklı dizebiliyor.

Korunan değerler tartıya girmeyi reddediyor ve fiyatlandırıldıklarında öfke doğuruyor. Kurumlar bu değerleri yine de dolaylı olarak tartıyor; fark, tartının nasıl konuşulduğunda ortaya çıkıyor.

Trajik takasta iki korunan değer karşılaşıyor. Kararı ver, hangi değeri öne aldığını açıkça söyle, feda edilen değere karşı yapılabilecek olanı yap ve noktayı bir sonraki sefer için kaydet.

Sonraki derse köprü

Bu dersin bütün soruları bir karar anına bakıyordu: iki değer karşılaştı, hangisi öne geçti, sıra nerede döndü.

Oysa açılıştaki yöneticinin asıl sorusu bir sonraki kararla ilgiliydi. Sırasını artık biliyordu ve onu bir dahaki sefer kendine söyleyerek uygulamak istiyordu.

Sırayı bilmek ile onu yorgunken, kızgınken ya da kimse izlemiyorken uygulayabilmek aynı şey değil. İkincisi bir karar anında değil, uzun süre boyunca tekrarlanan seçimlerle kurulan bir yatkınlıkta yaşıyor.

Sonraki ders bu yatkınlığı ele alıyor: erdem ve karakter. Orada sorulacak şey, bir kişinin değerlerinin kararlarından ayrı olarak onun kim olduğunun parçasına nasıl dönüştüğü ve bir hiyerarşiyi kâğıttan davranışa taşıyan şeyin bir kural mı yoksa bir alışkanlık mı olduğu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.