İçeriğe geç

L1.13-05·Öğrenme Çevikliği

Öğrenmeyi unutma ve yeniden öğrenme

temel2.465 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Unutmak bir silme değil, bir üstüne yazma. Eski bilgi ve alışkanlık yerinde kalıyor; yeni yol, aynı durumda ondan güçlü bir seçenek hâline geldiği ölçüde kazanıyor.

Eski yol yorgunluk, baskı ya da eski ortama benzeyen durumlarda geri sızabiliyor. Bu beklenen bir şey ve fark edildiğinde bir başarısızlık değil, bir bilgi.

Bir ortam değişikliği, eski alışkanlığın tetiklerini dağıtan bir pencere açıyor. Bu pencere kısa ve kullanılmazsa eski alışkanlık yeni ortamda yeni tetikler buluyor.

Bir inanç, dayanağı çürütüldükten sonra da sürebiliyor. Bırakılacak şey yalnızca ilk dayanak değil, sonradan kurulan dayanaklarla birlikte inancın kendisi.

Bırakmanın üç adımı var: adlandırmak, yerine koymak ve geri sızmayı beklemek. Ekip düzeyinde buna eski yolu kolaylaştıran araçların kaldırılması ekleniyor; eski ile yeni yan yana tutulacaksa, bu dönemin bir bitiş tarihi olmalı.

Açılış sahnesi

Bir bölge gazetesinin yazı işleri müdürü, yirmi yıl boyunca aynı ritimle çalışmış. Haberler gün boyunca toplanıyor, akşam dokuzda sayfa kapanıyor ve gazete ertesi sabah okurun eline geçiyordu. Önemli bir haberi akşama kadar beklettiğinde, rakip gazeteler de aynı saatte basıldığı için hiçbir şey kaybetmiyordu.

Gazete internete ağırlık vermeye karar veriyor. Yeni kural açık: bir haber doğrulandığı anda yayımlanacak. Müdür bu karara katılıyor, hatta toplantıda onu savunan kişi oluyor.

İlk ay her şey yolunda gidiyor. İkinci ay, bir belediye meclis toplantısında önemli bir karar çıkıyor. Muhabir haberi öğleden sonra üçte gönderiyor.

Müdür haberi okuyor ve bir cümle kuruyor: "Bunu akşama güçlendirelim, daha çok bilgi gelsin." Haber akşam altıda yayımlanıyor. O saate kadar iki rakip site haberi çoktan vermiş.

Ertesi gün müdür kendi kararına şaşırıyor. Yeni kuralı biliyordu ve ona inanıyordu. Ama o gün öğleden sonra iki toplantı arasında, yorgun ve acele içindeyken, yirmi yıllık alışkanlığı kendi kararını vermişti.

Bu derste ne olacak

Gazete, depo, yazılım ekibi ve bu dersteki bütün kurumlar kurgu. Burada eski bilgiyi kafadan silmenin bir tekniği anlatılmıyor, çünkü öyle bir teknik bilinmiyor. Konu, eski bir bilginin ya da alışkanlığın yerine yenisini koymanın neden zor olduğu ve bunun nasıl kolaylaştırılabileceği.

Bir önceki derste eski bilgiyi sepetlere ayırmış ve bazılarını bekletmiştik. Bu ders bekletilen değil, bırakılması gereken bilgilere bakıyor: artık hiçbir yerde doğru olmayanlara ya da yeni bir düzenle açıkça çatışanlara.

Önce unutma kelimesinin neden yanıltıcı olduğunu göreceğiz. Sonra eski yolun neden geri geldiğine ve bir inancın, dayanağı çürütülse bile neden sürebildiğine bakacağız.

Model bölümünde bırakmanın üç adımını ayıracağız. Karar noktasında ise bir ekip için bir soruya geçeceğiz: eski yolu kapatmak mı, bir süre yenisiyle yan yana tutmak mı?

Sıfır noktası — unutmak değil, üstüne yazmak

Öğrenmeyi unutmak denince, eski bir bilginin kafadan silinmesi akla geliyor. Bu görüntü yanıltıcı. Öğrenme ve bellek araştırmalarının genel görüşü, köklü bir bilginin ya da alışkanlığın silinmediği; yeni bir öğrenmenin onun üzerine kurulduğu ve bir süre onunla yarıştığı yönünde.

Bu ayrımın pratik bir sonucu var. Açılıştaki müdür yeni kuralı öğrenmişti ve ona inanıyordu. Ama eski ritim bir yere gitmemişti. Yeni kural bir aydır kullanılıyordu, eski ritim yirmi yıldır. Yorgun bir öğleden sonra, yirmi yıllık yol daha kolay bulunan yoldu.

Bu yüzden bırakmayı bir bilgi sorunu olarak ele almak eksik kalıyor. Müdüre yeni kuralı yeniden anlatmak bir şey değiştirmezdi; kuralı zaten biliyordu. Sorun, bilginin davranışa dönüştüğü anda eski yolun hâlâ daha hızlı olmasıydı.

Mekanizma — eski yol neden geri geliyor

Eski bir alışkanlık bırakılmış gibi görünse bile, belirli koşullarda geri gelebiliyor. Bu geri gelişin bir düzeni var.

Eski yolun geri gelmesinin bir de öbür yüzü var: bazı durumlarda eski yol daha kolay kırılıyor. Bir alışkanlık çoğu zaman belirli bir ortama bağlı; o ortam değiştiğinde, alışkanlığın tetikleri de bir süreliğine ortadan kalkıyor.

Bilgi de alışkanlık gibi sürebiliyor. Bir yöneticinin bir işin nasıl yürüdüğüne dair inancı, o inancın dayandığı bilgi yanlış çıktıktan sonra bile varlığını koruyabiliyor.

Model — bırakmanın üç adımı

Eski bir bilgiyi ya da alışkanlığı bırakmak tek bir karar değil, üç adımlık bir süreç.

Birinci adım adlandırmak. Bırakılacak şey açıkça söyleniyor: hangi bilgi, hangi alışkanlık? Hangi durumda kendiliğinden devreye giriyor? Neden artık geçerli değil? Açılıştaki müdürün yeni kuralı biliyor olması, eski ritmi adlandırdığı anlamına gelmiyordu; eski ritim hiç konuşulmamıştı, yalnızca yeni kural konuşulmuştu.

İkinci adım yerine koymak. Eski yol boşlukta bırakılmıyor, çünkü boşluk eski yolu geri çağırıyor. Aynı durumda, aynı tetikte, eski davranışın yerine geçecek yeni davranış belirleniyor ve bu yeni davranış, o anın hemen yakınına yerleştirilen bir hatırlatmayla destekleniyor.

Üçüncü adım geri sızmayı beklemek. Eski yol geri gelecek; özellikle yorgunluk, baskı ya da eski ortama benzeyen bir anda. Bu geri geliş, bırakmanın başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Önemli olan, geri geldiğinde fark edilmesi ve bir sonraki sefere karşı işaretin güçlendirilmesi.

Bir ekip düzeyinde bu üç adım bir de kurumsal biçim alıyor. Eski yöntemin adı konuyor, yerine konan yöntemin nasıl uygulanacağı yazılıyor ve eski yöntemi kolaylaştıran araçlar, formlar ya da raporlar ortadan kaldırılıyor ya da değiştiriliyor.

Karar noktası — eski yolu kapatmak mı, yan yana tutmak mı?

Bir ekip yeni bir yönteme, sisteme ya da kurala geçtiğinde, bir soru mutlaka gündeme geliyor: eski yol hemen kapatılmalı mı, yoksa bir süre yenisiyle birlikte açık tutulmalı mı?

Yan yana tutmanın güçlü bir gerekçesi var: yeni yol bir sorun çıkarırsa, eski yol bir güvenlik ağı oluyor. Ama iki yol birlikte açık kaldığında, her baskı anında eski yol seçiliyor ve yeni yol hiç yerleşmiyor.

Kapatmanın gerekçesi de güçlü: bir yol ortadan kalkınca, geri sızma mümkün olmuyor. Ama yeni yol henüz hazır değilse, kapatmak işi durdurabiliyor.

Bu seçimde birkaç soruya bakılabilir. Yeni yol bir sorun çıkarırsa bedeli ne kadar ağır? Yan yana dönem için bir son gün konmuş mu ve o gün herkes tarafından biliniyor mu? Eski yolun kullanımı izleniyor mu, yoksa sessizce sürüyor mu?

İki vaka farklı yönlere işaret ediyor ve ortak bir şeyi gösteriyor. Yan yana tutmak, bir bitiş tarihi olmadan, eski yolu kalıcı hâle getiriyor. Kapatmak ise yeni yolun arıza durumu önceden düşünüldüğünde işe yarıyor.

Sınırlılıklar ve eleştiri

Bu dersin mekanizmaya dair dayanaklarının önemli kısmı koşullanma ve bellek deneylerinden geliyor. Bir yöneticinin yıllarca biriktirdiği karmaşık iş bilgisinin aynı kurallarla işlediği bir varsayım; makul, ama doğrudan sınanmış değil.

Bağlam penceresi fikri, değişikliği zamanlamak için bir fırsat sunuyor. Ama her yönetici bir taşınma ya da yeniden yapılanma zamanını seçemiyor ve pencere beklenirken bırakılması gereken bir alışkanlık zarar vermeye devam edebiliyor.

Bırakma süreci duygusal bir kayıp da içerebiliyor. Yirmi yıl boyunca işini belli bir biçimde yapmış biri için o biçim, mesleki kimliğinin bir parçası. Bu kayıp burada yalnızca teknik bir süreç olarak ele alındı.

Ekip düzeyinde bırakma, güç ilişkileriyle de iç içe. Eski yöntemi bilen ve onun sayesinde değer gören kişiler, yeni yöntemle konumlarını kaybedebiliyor ve bu direnç bir alışkanlık sorunu değil, bir çıkar sorunu olabiliyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışEski bir bilginin, yenisi öğrenildiğinde kendiliğinden silindiği sanılıyor.
Doğrusu

Eski yol yerinde kalıyor ve yeni yolun zayıfladığı anlarda geri gelebiliyor.

Yaygın yanlışYeni kural anlatılıyor ama bırakılacak olan adlandırılmıyor.
Doğrusu

Bırakılacak şeyin adı konmadığında, yeni yol eskisinin yanına eklenebiliyor ve ikisi birlikte sürüyor.

Yaygın yanlışGeri sızma bir başarısızlık olarak okunuyor ve değişiklik çabası bırakılıyor.
Doğrusu

Eski yolun baskı altında geri gelmesi beklenen bir şey; önemli olan onu fark etmek ve karşı işareti güçlendirmek.

Yaygın yanlışBir inancın dayanağı çürütüldüğünde inancın da ortadan kalktığı varsayılıyor.
Doğrusu

İnanç kendine yeni dayanaklar kurmuş olabiliyor ve bunların ayrıca sorgulanması gerekiyor.

Yaygın yanlışEski yol güvenlik için süresiz açık bırakılıyor.
Doğrusu

Bitiş tarihi olmayan bir yan yana dönem, eski yolu kalıcı hâle getiriyor ve iki yolun bedelini birden ödetiyor.

Aklında kalsın

Unutmak bir silme değil, bir üstüne yazma. Eski bilgi ve alışkanlık yerinde kalıyor; yeni yol, aynı durumda ondan güçlü bir seçenek hâline geldiği ölçüde kazanıyor.

Eski yol yorgunluk, baskı ya da eski ortama benzeyen durumlarda geri sızabiliyor. Bu beklenen bir şey ve fark edildiğinde bir başarısızlık değil, bir bilgi.

Bir ortam değişikliği, eski alışkanlığın tetiklerini dağıtan bir pencere açıyor. Bu pencere kısa ve kullanılmazsa eski alışkanlık yeni ortamda yeni tetikler buluyor.

Bir inanç, dayanağı çürütüldükten sonra da sürebiliyor. Bırakılacak şey yalnızca ilk dayanak değil, sonradan kurulan dayanaklarla birlikte inancın kendisi.

Bırakmanın üç adımı var: adlandırmak, yerine koymak ve geri sızmayı beklemek. Ekip düzeyinde buna eski yolu kolaylaştıran araçların kaldırılması ekleniyor; eski ile yeni yan yana tutulacaksa, bu dönemin bir bitiş tarihi olmalı.

Sonraki derse köprü

Bu modülün derslerinin hepsi bir zorluğun ardından geldi: yeni bir iş, bir hata, bir yer değişikliği, çatışan bir alışkanlık. Öğrenme her seferinde bir soruna verilen bir karşılıktı.

Ama öğrenmeyi yalnızca sorunlar geldiğinde yapan biri, hep bir adım geride kalıyor. Bazı yöneticiler ise hiçbir sorun yokken de soru soruyor, alışık olmadıkları alanlara bakıyor ve ekiplerinden öğrenmeye devam ediyor.

Modülün son dersi merakı ve sürekli gelişimi ele alıyor: öğrenmeyi bir tepki olmaktan çıkarıp bir çalışma biçimine dönüştüren şeyin ne olduğu ve bir yöneticinin bunu kendinde ve ekibinde nasıl canlı tutabileceği.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.