Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Reddedilme korkusunun en sık biçimi reddedilmek değil, hiç istememek. Önden geri çekilme görünmez; kaybedilen fırsatlar hiçbir kayda geçmiyor.
İnsanlar başkalarının "evet" deme ihtimalini küçümseme eğiliminde. "Hayır" demenin karşı taraf için de bir bedeli olduğunu çoğu zaman gözden kaçırıyorlar.
Reddedilmenin acı verdiği gerçek; ama bunun beyinde nasıl işlediği hâlâ tartışmalı.
Gelen olumsuz cevabı doğru adrese yaz: çoğu ret sana değil, zamanlamaya, bütçeye ya da koşullara yönelik.
İstemeden önce tahminini yaz, istedikten sonra gerçek cevabı yanına koy. Kendi verin, tahminlerinin ne kadar karamsar olduğunu gösterebilir.
Ekibine söylediğin "hayır"ı gerekçelendir ve mümkünse bire bir söyle. Bir liderin reddi, ekibin bir sonraki önerisini belirliyor.
Açılış sahnesi
Fırın zincirinin ürün müdürü, perşembe günkü yönetim toplantısı için hazırladığı sunumu dördüncü kez açıyor. Sunumda, zincirin şubelerinde tam buğday ve ekşi mayalı ürünlerden oluşan küçük bir raf denemesi öneriyor.
Öneri hazır. Maliyetler hesaplanmış, iki şubeden müdürler destek vermiş, tedarikçi bulunmuş. Ama müdür sunumu yine de bir hafta daha ertelemeyi düşünüyor. Belki bir tadım paneli daha. Belki bir şube daha.
Aslında korktuğu şey önerinin başarısız olması değil. Yıllar önce başka bir öneriyi sunduğunda, genel müdürün herkesin önünde "bunu kim yer ki" dediğini hatırlıyor. O cümleyi yeniden duymaktan korkuyor.
Perşembe günü sunumu gündemden çektiriyor. Aynı toplantıda, satış müdürü benzer bir raf fikrini, çok daha az hazırlıkla, kısaca öneriyor. Genel müdür "deneyelim" diyor.
Ürün müdürü o akşam, aylardır hazırladığı öneriyi hiç sunmadan kaybettiğini fark ediyor. Kimse onu reddetmemişti. Reddeden, kendisiydi.
Bu derste ne olacak
Önceki derste hata yapma korkusunu gördük. Sonunda, fırın zincirinin ürün müdürünün asıl korktuğu şeyin bir hata değil, başkalarının "hayır" demesi olduğunu fark ettik.
Konumuz, istemenin önüne geçen o çekingenlik: kaynak talep etmemek, yardım aramamak, toplantıda söz almamak, terfiye başvurmamak.
Kanıt tarafında iki durak var. İlki, dışlanmanın beyinde bıraktığı ize dair çok alıntılanan bir görüntüleme çalışması ve ona yöneltilen ciddi itirazlar. İkincisi, insanların karşısındakinin olumlu cevap verme ihtimalini sistematik olarak küçümsediğini gösteren deneyler.
Modelin işi, istemeyi kolaylaştırmak ve gelen olumsuz cevabı doğru adrese yazmak. Karar noktasında, liderin ekibin önerilerine verdiği "hayır"ın ekipteki bir sonraki öneriyi nasıl etkilediğini soracağız.
Fırın zincirinden seramik fabrikasına kadar örneklerdeki kişilerin hepsi kurgu; hiçbir gerçek toplantıdan alıntı yapılmadı.
Sıfır noktası — kimse reddetmeden reddedilmek
Reddedilme korkusunun en sık görülen biçimi, reddedilmenin kendisi değil, ondan kaçınmak için hiç istememek.
Bir fikri önermeyen, bir kaynağı talep etmeyen, bir terfi için başvurmayan, bir meslektaşından yardım istemeyen kişi, hiçbir zaman reddedilmiyor. Ama her seferinde, kendi talebini kendisi geri çekiyor.
Mekanizma — dışlanmanın izi ve yanlış tahmin
İnsanlar grup hâlinde yaşayan canlılar. Bir gruptan dışlanmak, insan tarihi boyunca ciddi bir tehdit oldu. Reddedilmeye karşı duyarlılığın bu geçmişle ilişkili olabileceği sıkça öne sürülüyor.
Beynin nasıl çalıştığı tartışmalı olsa da, reddedilmenin kişide bıraktığı iz gerçek. Açılıştaki ürün müdürü, yıllar önce duyduğu tek bir cümleyi hâlâ taşıyordu.
Reddedilme korkusunun ikinci kaynağı, başkalarının ne cevap vereceğine dair tahminlerimiz.
Kişiye mi, öneriye mi
Reddedilme korkusunu besleyen şeylerden biri, bir "hayır"ın neyi hedef aldığını ayırt edememek.
Bir öneri reddedildiğinde, kişi bunu kendi değerinin reddi olarak yaşayabiliyor. Oysa çoğu "hayır", öneriye, zamanlamaya, bütçeye ya da o anki önceliklere söyleniyor.
Önceki derslerde gördüğümüz koşullu öz değer burada da iş başında. Kendi değerini onaya bağlamış bir kişi, her "hayır"ı değerinin sorgulanması olarak yaşıyor. Değeri daha geniş bir zemine yayılmış biri ise bir "hayır"ı daha kolay bir bilgiye çevirebiliyor.
Model — istemeyi kolaylaştırmak
Reddedilme korkusuyla çalışmak dört adımda ilerliyor.
Önce ertelediğin istekleri listele. Son birkaç ayda istemediğin, önermediğin ya da başvurmadığın şeyleri yaz. Önden geri çekilme görünmez olduğu için, onu görünür kılmanın ilk yolu bir liste.
Ardından tahminini yaz. Bir isteği yapmadan önce, karşı tarafın kabul etme ihtimali hakkındaki tahminini kısaca not et. Sonra iste ve gerçek cevabı tahmininin yanına yaz. Zamanla, tahminlerinin ne kadar karamsar olduğunu kendi verinden görebilirsin.
Sonra "hayır"ı çözümle. Bir istek reddedildiğinde, reddin neye söylendiğini sor: öneriye mi, zamanlamaya mı, bütçeye mi, sunuma mı? Mümkünse karşı taraftan nedenini öğren.
Son olarak "hayır"ı bir bilgiye çevir. Reddin nedenine göre öneriyi geliştir, zamanlamasını değiştir ya da başka bir yere götür. Bir "hayır", çoğu zaman bir sonraki "evet"in yolunu gösteren bir bilgi taşıyor.
Karar noktası — liderin "hayır"ı
Kendi reddedilme korkunu yönetmeye başladın. Ama bir lider, ekibinin önerilerine de "hayır" diyor. Bu "hayır"ın nasıl söylendiği, ekibin bir sonraki önerisini getirip getirmeyeceğini belirliyor.
Açılıştaki ürün müdürünün korkusu, yıllar önce bir liderin herkesin önünde söylediği tek bir cümleden besleniyordu. O cümle, belki genel müdürün hemen unuttuğu bir şeydi. Ama bir ekip üyesinde yıllarca süren bir sessizliğe yol açmıştı.
Önerilen yol, ekibe söylediğin "hayır"ı, öneri ile kişiyi ayıran bir biçimde söylemek. Reddin nedenini açıklamak, mümkünse neyin değişmesi durumunda yeniden bakacağını söylemek ve öneriyi getiren kişinin çabasını ayrıca kabul etmek.
Aynı zamanda, bir "hayır"ı herkesin önünde değil, mümkünse bire bir söylemek. Herkesin önünde söylenen bir ret, yalnızca o öneriyi değil, o ortamdaki herkesin bir sonraki önerisini de etkileyebiliyor.
Sınırlılıklar ve eleştiri
Reddedilmenin beyindeki etkisine dair popüler anlatılar, araştırmaların desteklediğinden daha kesin. Sosyal acının bedensel acıyla aynı mekanizmalarla işlediği iddiası tartışmalı.
İnsanların başkalarının "evet" deme ihtimalini küçümsediğine dair bulgular, çoğunlukla küçük isteklerle ve tanımadık kişilerle yapılan deneylerden geliyor. İş yerinde, büyük kaynak ya da terfi taleplerinde bu küçümsemenin ne kadar geçerli olduğu daha az biliniyor.
Bir retten doğan zarar da herkes için aynı ağırlıkta değil. Kurumdaki konumu zayıf olan, yeni olan ya da azınlık gruplardan gelen kişiler için bir ret, daha ağır sonuçlar doğurabiliyor. "Daha çok iste" tavsiyesi, bu eşitsizliği hesaba katmadan verildiğinde yanıltıcı olabiliyor.
Sosyal ortamlarda aylarca süren, gündelik hayatı daraltan bir reddedilme kaygısı ise sosyal kaygının bir parçası olabiliyor; o durumda başvurulacak yer bir ruh sağlığı uzmanı.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışReddedilme korkusunun yalnızca reddedildiğinde ortaya çıktığı sanılıyor.
En sık görülen biçimi, hiç istememek, önermemek ve başvurmamak; bu da hiçbir kayda geçmiyor.
Yaygın yanlışKarşı tarafın "hayır" diyeceği tahmininin gerçekçi olduğu düşünülüyor.
İnsanlar başkalarının "evet" deme ihtimalini sistematik olarak küçümseme eğiliminde.
Yaygın yanlışHer "hayır"ın kişinin kendisine söylendiği varsayılıyor.
Çoğu ret, önerinin içeriğine, zamanlamasına ya da koşullara yönelik.
Yaygın yanlışReddedilme korkusunu yenmenin yolunun daha çok ve özensizce istemek olduğu sanılıyor.
İsteklerin yine de hazırlıklı olması ve karşı tarafa bir değer taşıması gerekiyor.
Yaygın yanlışLiderin ekibe söylediği kısa bir "hayır"ın önemsiz olduğu düşünülüyor.
Gerekçesiz ve herkesin önünde söylenen bir ret, ekibin bir sonraki önerisini de susturabiliyor.
Aklında kalsın
Reddedilme korkusunun en sık biçimi reddedilmek değil, hiç istememek. Önden geri çekilme görünmez; kaybedilen fırsatlar hiçbir kayda geçmiyor.
İnsanlar başkalarının "evet" deme ihtimalini küçümseme eğiliminde. "Hayır" demenin karşı taraf için de bir bedeli olduğunu çoğu zaman gözden kaçırıyorlar.
Reddedilmenin acı verdiği gerçek; ama bunun beyinde nasıl işlediği hâlâ tartışmalı.
Gelen olumsuz cevabı doğru adrese yaz: çoğu ret sana değil, zamanlamaya, bütçeye ya da koşullara yönelik.
İstemeden önce tahminini yaz, istedikten sonra gerçek cevabı yanına koy. Kendi verin, tahminlerinin ne kadar karamsar olduğunu gösterebilir.
Ekibine söylediğin "hayır"ı gerekçelendir ve mümkünse bire bir söyle. Bir liderin reddi, ekibin bir sonraki önerisini belirliyor.
Sonraki derse köprü
Fırın zincirinin ürün müdürü, raf denemesini bir ay sonra yeniden sundu ve onay aldı. Deneme başarılı oldu ve ürünler on şubeye yayıldı.
Bir sonraki yönetim toplantısında genel müdür, projenin başarısı için onu herkesin önünde kutladı. Ürün müdürü teşekkür etti, ama içinden bir ses başka bir şey söylüyordu: şans eseri tuttu, gerçekten ne yaptığımı bilmiyordum, bir gün bunun farkına varacaklar.
Reddedilmekten korkan kişi, kabul gördüğünde de rahatlamıyordu. Başarısını kendi emeğine değil, şansa ya da başkalarının yanılgısına bağlıyordu.
Bu duygu, sahtekârlık sendromu dersinin ele aldığı şey. Başarılı ve yetkin insanların neden kendilerini bir sahtekâr gibi hissedebildiği, bu duygunun bir liderin kararlarına ve ilişkilerine nasıl yansıdığı ve bunun bir hastalık mı yoksa yaygın bir deneyim mi olduğu, o derste aranacak.