M01-D03
Kesmeyi neden fark etmeyiz
Kesmenin izleyici tarafından neden kesintisiz bir akış olarak algılandığına dair açıklamaları kanıt düzeyiyle birlikte karşılaştırır.
Kurgu Akademisi — M01, Kurgu nedir, kurgucu ne yapar · 2.785 kelime · 8 kurgu odası durumu · 2 film örneği · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Gündelik görme de kesintilerle doludur: göz saniyede birkaç kez sıçrar, dakikada birçok kez kırpar ve beyin bu kesik bilgiden sürekli bir dünya kurar. Kurgu bu çalışmaya yaslanır.
Kesmenin fark edilmemesine dair açıklamaların kanıt düzeyleri farklıdır. Değişim körlüğü sağlam ve çok kez tekrarlanmış bir olgudur. Kesme körlüğü ve göz kırpma eşzamanlılığı erken bulgulardır. Murch'ün göz kırpma görüşü bir usta görüşü, Smith'in dikkat kuramı ise sınanabilir bir kuramsal öneridir. Bunları birbirine karıştırmamak, mesleğin dürüstlüğünün bir parçasıdır.
Kurgu odasında bu açıklamalar kesme noktası seçimine dönüşür: hareketin içinde kesmek, göz izini tutarlı tutmak, bir soruyu cevaplayan anda kesmek, parlaklığı ve yüz tonlarını planlar arasında tutarlı kılmak. Hepsi bir eğilimdir ve kare kare denenerek bulunur. Görünmezlik ise bir değer değil bir araçtır; ustalık onu ne zaman bırakacağını da bilmektir.
Açılış sahnesi
Gizem kurgu atölyesinin ilk gününde öğrencilerine iki dakikalık bir sahne izletiyor. İki arkadaş bir kafede oturuyor, biri ötekine bir sır anlatıyor. Sahne bitince tek bir soru soruyor: kaç kesme vardı?
Cevaplar dört ile on iki arasında değişiyor. Bir öğrenci emin bir sesle "Hiç yoktu, tek plandı" diyor.
Gizem sahneyi zaman çizelgesinde açıyor. Yirmi üç kesme var. İki dakikada yirmi üç kez görüntü bir açıdan ötekine sıçramış, kamera bir masanın bir yanından öbür yanına geçmiş, bir yüzden bir ele, bir elden bir fincana atlamış. Bunların çoğunu odadaki kimse görmemiş.
Sonra aynı sahnenin bir başka kurgusunu oynatıyor. Bu kez yalnız on bir kesme var, ama öğrencilerin neredeyse hepsi en az sekizini sayıyor. Bir öğrenci "Bu sürüm daha kesik kesik" diyor. Oysa bunda kesme sayısı yarı yarıya az.
Gizem tahtaya bir soru yazıyor: Bizi kesmeyi görmekten alıkoyan ne, ve bazen neden alıkoyamıyor?
Bu derste ne olacak
Zerrin'in mutfak sahnesi de, Defne'nin sekiz dakikalık kesinti listesi de sessiz bir güvene yaslanıyordu: seyirci Halit'in yüzünden Nazlı'nın eşiğine atlayan görüntüyü tek bir mutfak, tek bir an olarak yaşayacak. Bu ders o güvenin neye dayandığını soruyor.
Önce gündelik görmenin kendisinin ne kadar "kesik" olduğunu göreceğiz: gözümüz zaten saniyede birkaç kez sıçrıyor ve kırpıyor.
Sonra kesmenin neden fark edilmediğine dair açıklamaları tek tek ele alacağız: göz kırpma görüşü, değişim körlüğü, dikkat kuramı, anlatının yönlendirmesi ve öğrenilmiş alışkanlık. Her biri için kanıtın ne kadar sağlam olduğunu açıkça söyleyeceğiz, çünkü bu alanda usta görüşü ile deney bulgusu sık sık karıştırılıyor.
Ardından kurgu odasında bu açıklamaların kesme noktası seçimine nasıl dönüştüğüne, kare düzeyinde bakacağız.
Son olarak açıklamaların nerede bittiğini konuşacağız: kesmeyi gizlemenin her zaman amaç olmadığını ve bazen tam tersinin istendiğini.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve araştırmalar gerçektir.
Sıfır noktası
Odanın bir köşesinden ötekine bakarken dünyanın akarak döndüğünü sanırız. Başımızı çevirdiğimizde aradaki duvarı, pencereyi, yolu gördüğümüzü düşünürüz; bir yüzden bir ele bakarken bakışımızın oraya kayarak vardığını. Film ise bu yolu atlar: bir yüzden bir ele tek bir karede geçer. Bu yüzden kesmenin işe yaraması ilk bakışta bir mucize gibi görünür.
Ama gündelik görme sandığımız kadar akıcı değildir. Gözümüz bir sahneyi yumuşak bir kayışla taramaz; bir noktadan ötekine hızlı sıçramalarla atlar ve sıçramalar arasında kısa süreler boyunca durur. Bu sıçramaları fark etmeyiz.
Buna göz kırpmaları da eklenir. Dakikada birçok kez göz kapağımız kapanır ve dünya kısa bir an için kararır. Bu kararmaları da fark etmeyiz. Görme sistemimiz, kesik kesik gelen bir bilgiden sürekli bir dünya kurmak için çalışır. Kurgu bu çalışmaya yaslanır.
Yaygın yanlış"Kesme doğaya aykırıdır, seyirci onu ancak alışkanlıkla kabul eder."
Alışkanlığın payı var, ama tek açıklama değil. Gündelik görme de sıçramalarla ve kararmalarla doludur; beyin kesintili bilgiden sürekli bir dünya kurmaya zaten alışkındır. Kesmenin bazı biçimleri bu alışkanlığa çok iyi oturur, bazıları oturmaz.
Mekanizma
Kesmenin neden fark edilmediğine dair tek bir açıklama yok. Birbirini tamamlayan, kısmen çatışan birkaç açıklama var ve her birinin arkasındaki kanıt farklı güçte.
Göz kırpma görüşü
Kurgucu Walter Murch, kesmeyi düşüncenin noktalaması olarak ele alan bir görüş önerir. Murch'e göre insanlar bir düşünceyi tamamladıklarında ya da dikkatlerini bir şeyden ötekine taşıdıklarında göz kırpar. İyi bir kesme, seyircinin zaten kırpacağı anda gelir: seyirci bir şeyi anlamış ve yenisine hazırdır.
Bu görüşe dolaylı destek veren bir araştırma var. Japonya'da Tamami Nakano ve ekibi, insanların kısa bir video izlerken göz kırpmalarını kaydetti ve izleyicilerin göz kırpmalarının belirli anlarda birbirine yaklaştığını buldu: örneğin bir eylemin bittiği ya da ana karakterin kadrajdan çıktığı anlarda. Yani seyirciler, anlatıda "nefes alınabilecek" anlarda birlikte kırpıyor gibiydi.
Değişim körlüğü
Psikolojide çok kez tekrarlanmış bir olgu, kesmenin fark edilmemesine güçlü bir açıklama sunar: insanlar görüş alanlarındaki büyük değişiklikleri, değişiklik bir kesinti sırasında olursa çoğu zaman fark etmez.
En çok bilinen gösterimlerden birinde, Daniel Simons ve Daniel Levin'in kurduğu bir deneyde, sokakta yol soran bir kişi konuşmanın ortasında, aralarından taşınan bir kapı geçerken başka biriyle yer değiştirdi. Yol tarif edenlerin önemli bir kısmı karşısındaki kişinin değiştiğini fark etmedi.
Kesme, değişim körlüğünün tam olarak çalıştığı koşulu yaratır: görüntü bir anda değişir ve seyircinin dikkati çoğu zaman bir oyuncunun yüzündedir, bir eylemin sonucundadır. Kadrajın kenarındaki her şeyin değişmesi gözden kaçar.
Tim Smith ve John Henderson, insanlara film parçaları izletip kesmeleri fark ettiklerinde tuşa basmalarını istedikleri bir deneyde, kesmelerin önemli bir kısmının fark edilmediğini ve özellikle bir hareketin ortasında yapılan kesmelerin daha çok gözden kaçtığını buldu.
Dikkat kuramı
Tim Smith, bu bulguları birleştiren bir açıklama önerdi: süreklilik kurgusu, seyircinin dikkatini yönetmek için kurulmuş bir dizi uygulamadır. Kesme, seyircinin dikkati bir yöne çekildiği ve bir sonraki planın nereye bakacağını önceden bildiği anda yapılırsa, görsel sistem kesmeyi bir kesinti olarak değil bir devam olarak işler. Bakış eşleşmesi, harekette kesme, ekran yönünün korunması gibi kuralların hepsi bu açıdan dikkatin önceden yönlendirilmesidir.
Anlatının yönlendirmesi
Bir başka açıklama dikkatin değil, merakın payına bakar. Seyirci her an bir soru taşır: kim konuşuyor, ne olacak, bu bakış kime? Kesme bu soruya cevap verdiğinde bir kesinti olarak değil, bir cevap olarak yaşanır. Bir karakter kapıya doğru bakar ve kesme kapıyı gösterir; seyircinin zihni o kapıyı zaten istemiştir.
Bu açıklama, kesmenin neden bazen fark edildiğini de açıklar: bir kesme hiçbir soruya cevap vermiyorsa, seyircinin taşıdığı soruyla ilgisi olmayan bir şey gösteriyorsa, görünür hâle gelir.
Öğrenilmiş alışkanlık
Son açıklama en basitidir: film izlemeyi öğreniriz. Ama bunun ne kadarının öğrenme, ne kadarının gündelik algı olduğu sorusu sanıldığından daha karışıktır. Stephan Schwan ve Sermin Ildırar, Türkiye'de daha önce hiç film izlememiş yetişkinlerle bir çalışma yaptı. İlk kez film izleyenler bazı kesme türlerini doğru yorumladı, bazılarını yorumlamakta zorlandı.
Yaygın yanlış"Görünmez kesme, her zaman iyi kesmedir."
Görünmezlik süreklilik kurgusunun hedefidir, kurgunun değil. Pek çok film kesmeyi bilerek gösterir, çünkü kesmenin kendisinin bir anlam taşımasını ister. Görünürlük bir hata değil, bir seçimdir; hata, görünürlüğün istenmediği yerde ortaya çıkmasıdır.
Kurgu odasında
Bu açıklamaların kurgu odasındaki karşılığı, kesme noktasının seçimidir. Aynı iki plan arasındaki kesme, birkaç kare oynatılarak görünmez de yapılabilir, görünür de.
Hakan'ın denemesi, kesme körlüğü çalışmasının kurgu odasındaki karşılığıdır: hareketin içinde yapılan kesme, gözün hareketi takip ettiği anda gelir ve gözden kaçar. Ama bu bir tarif değil, bir eğilimdir. Hangi karenin işe yaradığı hareketin hızına, kadrajın büyüklüğüne ve iki plan arasındaki açı farkına göre değişir. Kurgucu bunu her seferinde kare kare oynatarak bulur.
Göz izinin kesme sırasında nerede olduğu, kesmenin görünürlüğünü belirleyen en güçlü etkenlerden biridir. Bu konu dördüncü modülde ayrı bir ders olarak dönecek. Burada yalnız şunu not etmek yeter: dikkat kuramının "dikkatin önceden yönlendirilmesi" dediği şey, kurgu odasında bir sonraki planın ilk karesinde gözün nereye düşeceğini bilmek demektir.
Mert'in karşılaştığı şey dikkatin bir başka yönüdür: ani parlaklık değişiklikleri gözü kendine çeker. İki plan arasında bir yüz aniden kararır ya da parlarsa, seyircinin gözü kesmeyi değil o değişikliği görür ve kesme o değişiklikle birlikte görünür hâle gelir. Farklı ten tonları aynı ışık altında kayıtta farklı davranır. Bir kesmenin görünmezliği, bazen bütünüyle bir yüzün iki planda tutarlı kayıt edilmesine bağlıdır.
Usta katmanı
Bu derste birkaç açıklama gördük ve hiçbiri tek başına yetmiyor. Usta bir kurgucu bunları bir kural listesi olarak değil, birlikte çalışan kuvvetler olarak düşünür. Bir kesme dikkat yönlendirildiği, bir hareket sürdüğü, bir soru cevaplandığı ve parlaklık ile göz izi tutarlı olduğu anda neredeyse kesin olarak görünmez kalır. Bu koşullardan biri bozulduğunda kesme belirmeye başlar. Birkaçı birden bozulduğunda kesme bir sarsıntı gibi yaşanır.
İkinci incelik, kanıt düzeyiyle ilgilidir. Kurgu dünyası usta görüşleriyle doludur ve bunlar değerlidir. Ama bir usta görüşünü bir laboratuvar bulgusu gibi aktarmak, mesleğe zarar verir. Murch'ün göz kırpma görüşü, kesme noktasını düşünmek için harika bir araçtır; bir doğa yasası değildir. Kesme körlüğü çalışması, kurgucuların sezgisini destekler; ama sınırlı bir deney koşulunda yapılmıştır. Bir öğrenciye "seyirci kesmede göz kırpar" demek ile "bir usta kurgucu kesmeyi göz kırpılacak ana koymayı önerir ve bazı araştırmalar bununla uyumlu" demek arasında büyük bir fark vardır.
Üçüncü incelik, görünmezliğin bir araç olduğudur, bir değer değil. Süreklilik kurgusunun bütün aygıtı kesmeyi gizlemek için kurulmuştur ve bu aygıtı bilmek, onu bilerek bırakmayı da mümkün kılar. Bir kesmeyi görünür yapmak, seyirciye "şimdi bir şeyin değiştiğine dikkat et" demektir. Bu cümleyi kurabilmek için önce sessiz kesmeyi kurabilmek gerekir.
Kendin dene
Aklında kalsın
Gündelik görme de kesintilerle doludur: göz saniyede birkaç kez sıçrar, dakikada birçok kez kırpar ve beyin bu kesik bilgiden sürekli bir dünya kurar. Kurgu bu çalışmaya yaslanır.
Kesmenin fark edilmemesine dair açıklamaların kanıt düzeyleri farklıdır. Değişim körlüğü sağlam ve çok kez tekrarlanmış bir olgudur. Kesme körlüğü ve göz kırpma eşzamanlılığı erken bulgulardır. Murch'ün göz kırpma görüşü bir usta görüşü, Smith'in dikkat kuramı ise sınanabilir bir kuramsal öneridir. Bunları birbirine karıştırmamak, mesleğin dürüstlüğünün bir parçasıdır.
Kurgu odasında bu açıklamalar kesme noktası seçimine dönüşür: hareketin içinde kesmek, göz izini tutarlı tutmak, bir soruyu cevaplayan anda kesmek, parlaklığı ve yüz tonlarını planlar arasında tutarlı kılmak. Hepsi bir eğilimdir ve kare kare denenerek bulunur. Görünmezlik ise bir değer değil bir araçtır; ustalık onu ne zaman bırakacağını da bilmektir.
Sonraki derse köprü
Bu derste kesmeye hep iki plan arasındaki bir sıçrama olarak baktık. Ama Gizem'in öğrencileri sahneyi izlerken yalnız kesmeleri değil, daha büyük parçaları da ayırt ediyordu: kafede geçen bir sahne, onun içinde bir sırrın anlatıldığı bir an, belki filmin daha geniş bir bölümüne ait bir sekans. Bir film parçasını bu üç düzeyde bölmek ve her birimin sınırının nerede çizileceğini gerekçelendirmek, M01-D04 "Plan, sahne, sekans: kurgunun birimleri" dersinin işi. Kesmenin nereye konacağına karar verebilmek için önce neyin içinde kestiğimizi bilmemiz gerekiyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.