İçeriğe geç

13.7 · Seviye 3 · Aile

Bir mirası paylaştırmak

Basit bir mirası Hanefî feraiz kurallarıyla adım adım hesaplar

Kur'an'da Hayatı Düzenleyen İlkeler — M13, Miras ve Vasiyet · 2.191 kelime · 5 kaynak · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır ve fetva vermez: hüküm bildiren her cümle bir mezhebe ya da âlime atfedilir. Ayetlerin Arapçası ve mealleri doğrulanmış metinden gelir; yorumların kaynakları ders içinde yazılıdır. Derslerdeki kişiler kurgusaldır.

Bir an

Rize'nin Çayeli ilçesinde, yamaca yaslanmış iki katlı bir evde Nevzat Bey'in kırkı okunmuş, misafirler dağılmış. Nevzat Bey elli sekiz yaşındaydı; çay fabrikasında otuz yıl ustabaşılık yaptı, bir kış sabahı kalp krizinden öldü. Geride bir ev, çarşıda küçük bir dükkân ve bankada bir birikim kaldı. Sofrada seksen dört yaşındaki babası Rasim Bey, annesi Hayriye Hanım, eşi Saniye Hanım, oğlu Oğuz, kızı Elif ve Nevzat Bey'in küçük kardeşi Cemil oturuyor.

Konuyu Rasim Bey açıyor: "Oğlumun malı Kur'an'a göre bölünsün. Kanun ne derse desin, biz aramızda böyle anlaşalım." Kimse itiraz etmiyor, ama herkesin aklında başka bir rakam var. Oğuz mirasın kız kardeşiyle kendisi arasında bölüneceğini sanıyor. Cemil, ağabeyinin dükkânında yıllarca çalıştığını hatırlatıp bir pay beklediğini ima ediyor. Hayriye Hanım ise oğlunun mirasından kendisine bir şey düşebileceğini hiç düşünmemiş.

Trabzon'da muhasebeci olarak çalışan Elif dizüstü bilgisayarını açıyor. Önce malın değerini çıkarıyorlar. Cenaze giderleri ve Nevzat Bey'in bankaya kalan kredi borcu ödendikten sonra paylaştırılacak tutar iki milyon sekiz yüz seksen bin lira. Nevzat Bey vasiyet bırakmamış. Elif "Önce kim mirasçı, onu yazalım; kimin ne alacağı sonra" diyor ve ilk sütunu dolduruyor.

Ayet

Nisâ suresinin on birinci ve on ikinci ayetleri mirasın büyük kısmını belirli paylara bağlar: çocuklar, anne baba ve eşler.

Ayet · Nisâ 4:11

يُوصِيكُمُ ٱللَّهُ فِىٓ أَوْلَٰدِكُمْ ۖ لِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ ٱلْأُنثَيَيْنِ ۚ فَإِن كُنَّ نِسَآءًۭ فَوْقَ ٱثْنَتَيْنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَ ۖ وَإِن كَانَتْ وَٰحِدَةًۭ فَلَهَا ٱلنِّصْفُ ۚ وَلِأَبَوَيْهِ لِكُلِّ وَٰحِدٍۢ مِّنْهُمَا ٱلسُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ إِن كَانَ لَهُۥ وَلَدٌۭ ۚ فَإِن لَّمْ يَكُن لَّهُۥ وَلَدٌۭ وَوَرِثَهُۥٓ أَبَوَاهُ فَلِأُمِّهِ ٱلثُّلُثُ ۚ فَإِن كَانَ لَهُۥٓ إِخْوَةٌۭ فَلِأُمِّهِ ٱلسُّدُسُ ۚ مِنۢ بَعْدِ وَصِيَّةٍۢ يُوصِى بِهَآ أَوْ دَيْنٍ ۗ ءَابَآؤُكُمْ وَأَبْنَآؤُكُمْ لَا تَدْرُونَ أَيُّهُمْ أَقْرَبُ لَكُمْ نَفْعًۭا ۚ فَرِيضَةًۭ مِّنَ ٱللَّهِ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًۭا

Diyanet İşleri mealiAllah çocuklarınız hakkında, erkeğe iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder. Eğer kadınlar ikinin üstünde ise, bırakılanın üçte ikisi onlarındır; şayet bir ise yarısı onundur. Ana babadan her birine, ölenin çocuğu varsa yaptığı vasiyetten veya borcundan arta kalanın altıda biri, çocuğu yoksa, anası babası ona varis olur, anasına üçte bir düşer. Kardeşleri varsa, altıda biri annesinindir; babalarınız ve oğullarınızdan menfaatçe hangisinin size daha yakın olduğunu siz bilmezsiniz. Bunlar Allah tarafından tesbit edilmiştir. Doğrusu Allah bilendir, Hakim olandır.

Elmalılı Hamdi Yazır mealiAllah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: Çocuklarınızda, erkeğe iki kadın payı kadar, eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler, bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır. Eğer ölen, ana ve baba ile birlikte çocuklar da bırakmışsa ana babanın her birine ölenin terekesinden altıda bir; şâyet ölenin çocuğu yok da, mirasçı olarak ana ve babası kalmışsa, ananın payı üçte birdir. Eğer ölenin kardeşleri varsa terekenin altıda biriananındır. Bu paylar, ölenin borçları ödenip, vasiyeti de yerine getirildikten sonra hak sahiplerine verilir. Baba ve çocuklardan, hangisinin size fayda bakımından daha yakın olduğunu, siz bilmezsiniz. Bütün bunlar Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah alîmdir, hakîmdir.

Ayet · Nisâ 4:12

۞ وَلَكُمْ نِصْفُ مَا تَرَكَ أَزْوَٰجُكُمْ إِن لَّمْ يَكُن لَّهُنَّ وَلَدٌۭ ۚ فَإِن كَانَ لَهُنَّ وَلَدٌۭ فَلَكُمُ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْنَ ۚ مِنۢ بَعْدِ وَصِيَّةٍۢ يُوصِينَ بِهَآ أَوْ دَيْنٍۢ ۚ وَلَهُنَّ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْتُمْ إِن لَّمْ يَكُن لَّكُمْ وَلَدٌۭ ۚ فَإِن كَانَ لَكُمْ وَلَدٌۭ فَلَهُنَّ ٱلثُّمُنُ مِمَّا تَرَكْتُم ۚ مِّنۢ بَعْدِ وَصِيَّةٍۢ تُوصُونَ بِهَآ أَوْ دَيْنٍۢ ۗ وَإِن كَانَ رَجُلٌۭ يُورَثُ كَلَٰلَةً أَوِ ٱمْرَأَةٌۭ وَلَهُۥٓ أَخٌ أَوْ أُخْتٌۭ فَلِكُلِّ وَٰحِدٍۢ مِّنْهُمَا ٱلسُّدُسُ ۚ فَإِن كَانُوٓا۟ أَكْثَرَ مِن ذَٰلِكَ فَهُمْ شُرَكَآءُ فِى ٱلثُّلُثِ ۚ مِنۢ بَعْدِ وَصِيَّةٍۢ يُوصَىٰ بِهَآ أَوْ دَيْنٍ غَيْرَ مُضَآرٍّۢ ۚ وَصِيَّةًۭ مِّنَ ٱللَّهِ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَلِيمٌۭ

Diyanet İşleri mealiKadınlarınızın çocukları yoksa bıraktıklarının yarısı sizindir, çocukları varsa, bıraktıklarının ettikleri vasiyetten veya borçtan arta kalanın dörtte biri sizindir. Sizin çocuğunuz yoksa ettiğiniz vasiyet veya borç çıktıktan sonra bıraktıklarınızın dörtte biri karılarınızındır; çocuğunuz varsa, bıraktıklarınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadına kelale yollu (çocuğu ve babası olmadığı halde) varis olunuyor ve bunların ana-bir erkek veya bir kız kardeşi bulunuyorsa, her birine edilen vasiyetten veya borçtan arta kalanın altıda biri düşer; ikiden çoksalar, üçte birine, zarara uğratılmaksızın ortak olurlar. Bunlar Allah tarafından tavsiye edilmiştir. Allah bilendir. Halim'dir.

Elmalılı Hamdi Yazır mealiEğer hanımlarınızın çocukları yoksa, bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Şâyet bir çocukları varsa o zaman mirasın dörtte biri sizindir. Bu paylar, ölenin vasiyeti yerine getirildikten ve varsa, borcu ödendikten sonra verilir. Eğer siz çocuk bırakmadan ölürseniz, geriye bıraktığınız mirasın dörtte biri hanımlarınızındır. Şâyet çocuklarınız varsa o zaman bıraktığınız mirasın sekizde biri hanımlarınızındır. Bu paylar, yaptığınız vasiyetler yerine getirilip ve varsa borcunuz ödendikten sonra verilir. Eğer ölen bir erkek veya kadının çocuğu ve babası bulunmadığı halde kelâle olarak (yan koldan) mirasına konuluyor ve kendisinin bir erkek veya kızkardeşi bulunuyorsa, bunlardan herbirinin miras payı terekenin altıda biridir. Eğer mevcut olan kardeşler bundan daha çok iseler, bu takdirde kardeşler mirasın üçte birini zarara uğratılmaksızın aralarında eşit olarak taksim ederler. Bu paylar ölenin vasiyeti yerine getirilip ve varsa borcu ödendikten sonra verilir. Bunlar, Allah tarafından bir emirdir. Allah her şeyi bilen ve yarattıklarına çok yumuşak davranandır.

İki meal 4:11'in açılışını farklı sözcüklerle aktarır; Diyanet "erkeğe iki dişinin hissesi kadar" der, Elmalılı "erkeğe iki kadın payı kadar". Oranlar iki mealde aynıdır. Elif'in tablosu için bu iki ayetten dört bilgi çıkar. Ölenin çocuğu varsa anne ve babanın her birine altıda bir düşer. Ölen erkeğin çocuğu varsa eşine sekizde bir düşer. Oğul ve kız birlikte kalırsa oğul kızın iki katını alır. Bütün paylar borç ödenip vasiyet yerine getirildikten sonra verilir; ayetler bu sırayı dört kez tekrarlar.

Ayetlerin söylemediği şeyler de tabloda yer alacak. Oğuz ile Elif'in payı bir kesirle verilmez; onlar başkalarının payı çıktıktan sonra kalanı alır. Cemil'in durumu da bu iki ayette geçmez. Bu boşlukları dolduran kurallar hadisten ve fakihlerin içtihadından gelir.

Kural

Ferâiz, mirasçıların paylarını konu alan ilmin adıdır; kelime "belirlenmiş pay" anlamındaki farîzanın çoğuludur. Bu alanda Hanefî gelenekte en çok okunan kitap, Secâvendî'nin es-Sirâciyye'sidir. Koca'nın maddesine göre eser, paylaştırmadan önce terekeden yapılacak harcamaları sayar, sonra pay sahiplerini ve öncelik sırasını, ardından mirastan düşürme hallerini ve hesap problemlerini ele alır. Elif'in tablosu da bu sırayı izler. Aktan'a göre çoğunluk ilk adımda terekeden önce cenaze giderlerini, sonra borçları, sonra da üçte biri aşmamak kaydıyla vasiyeti çıkarır; bu adımı 13.11 ayrıntısıyla hesaplıyor. Kalan mal mirasçılar arasında iki kademede paylaştırılır.

Asabe kelimesi Kur'an'da geçmez. Karaman'a göre 4:11 çocukların kalanı ikili birli alacağına işaret eder, kuralın açık ifadesi ise bir rivayettir:

Elif'in sofrasında hacb iki biçimde işler. Amca Cemil mirasçı olamaz: erkek kardeş asabenin üçüncü sırasındadır, oğul ve baba ondan önce gelir ve ikisi de hayattadır. Çocuklar da eşin payını küçültür; Nevzat Bey'in çocuğu olmasaydı Saniye Hanım dörtte bir alacaktı. Cemil'in dükkândaki emeği için ödenmemiş bir ücret varsa o başka bir kalemdir: ölenin borcu sayılır ve paylaştırmadan önce terekeden ödenir. Mirasçılık ile alacaklılık ayrı sorulardır.

Hesap

Elif önce belirli payları yazar, sonra hepsini aynı paydada toplar. Ferâiz kitaplarında bu ortak paydaya meselenin aslı denir. Baba, ölenin oğluyla birlikte bulunduğu için yalnız altıda bir alır; oğul olmasaydı kalana da ortak olacaktı.

Kalan on üç pay asabe olarak Oğuz ile Elif'e geçer. Oğul iki, kız bir alacağı için kalan üç başa bölünür. On üç üçe tam bölünmez. Bu durumda bütün paylar aynı sayıyla çarpılır ve kesir ortadan kalkar.

MirasçıDayanakPay72 üzerindenTutar
Saniye Hanım, eş4:12sekizde bir9360.000 lira
Hayriye Hanım, anne4:11altıda bir12480.000 lira
Rasim Bey, baba4:11altıda bir12480.000 lira
Oğuz, oğul4:11 ve hadiskalanın üçte ikisi261.040.000 lira
Elif, kız4:11 ve hadiskalanın üçte biri13520.000 lira
Cemil, kardeşhacbyok00

Tablo sofradaki beklentilerin hiçbirini doğrulamaz. Oğuz mirasın yarısını beklerken üçte birden biraz fazlasını alır. Cemil'e pay düşmez. Hiçbir şey beklemeyen Hayriye Hanım ise dört yüz seksen bin lira alır. Aktan'ın maddesindeki tespit tabloda görünür: bu sistemde anne ve baba hiçbir durumda mirastan büsbütün düşmez, çocuklar ne kadar çok olursa olsun.

Mezhepler ayrılınca

Nevzat Bey'in dosyasında Hanefî ile Şâfiî aynı sonuca varır. Eşin, annenin ve babanın payı ayette adıyla geçer, kalanın çocuklara ikili birli gideceği de tartışma konusu olmaz. Ayrılık, ayetin adını koymadığı bir mirasçıda başlar.

Dosyayı tek bir değişkenle yeniden kuralım. Ölen otuz dört yaşında bir adam olsun; babası ondan önce ölmüş, geride eşi, bir kızı, babasının babası olan dedesi ve bir öz erkek kardeşi kalmış olsun. Tereke yine iki milyon sekiz yüz seksen bin lira. Uzunpostalcı'nın maddesine göre baba yoksa dedenin onun yerine geçtiğinde görüş birliği vardır; tartışma, dedenin öz ve baba bir kardeşleri babanın yaptığı gibi mirastan düşürüp düşürmediğindedir. Ansiklopediye göre ihtilafın sebebi, konuyla ilgili bir nassın bulunmaması ve ölenin dedeye mi kardeşlere mi daha yakın sayılacağında farklı tercihlerin olmasıdır.

Eşin ve kızın payı iki hesapta da aynı kalır: eşe üç yüz altmış bin, kıza bir milyon dört yüz kırk bin lira. Fark yalnız kalan bir milyon seksen bin liranın kime gittiğindedir. Ebû Hanîfe'ye göre tamamı dedenin olur; Şâfiî'ye göre dede ile kardeş yarı yarıya paylaşır, çünkü üç seçenekten kardeşle paylaşmak dedeye en çok payı verir. Ayetin adıyla verdiği paylarda mezhepler birleşir, ayetin sustuğu yerde hangi sahabenin içtihadını izlediklerine göre ayrılır. Şirbînî, sahabenin bu meseleyi ne kadar ağır bulduğunu gösteren rivayetleri de aktarır; Ali'ye nispet edilen bir söze göre cehennemin yokuşlarıyla boğuşmak isteyen, dede ile kardeşin mirası hakkında hüküm versin (Beyhakî).

Bugün

Elif'in tablosu bir aile anlaşmasının taslağıdır; Türkiye'de mirasın yasal paylaşımı ferâize göre değil, Türk Medenî Kanunu'na göre yapılır. Kanuna göre ölenin altsoyu birinci derece mirasçıdır (madde 495), anne ve baba ancak altsoy yoksa mirasçı olur (madde 496), eş ise altsoyla birlikte mirasın dörtte birini alır (madde 499). Kanuna göre Rasim Bey ile Hayriye Hanım bu mirastan pay almaz; ferâize göre ikisi birlikte terekenin üçte birini alır. Kanun aynı zamanda, aksine bir düzenleme yoksa mirasçıların paylaşmanın nasıl yapılacağını serbestçe kararlaştıracağını söyler (madde 646). Rasim Bey'in "aramızda anlaşalım" cümlesi bu kapıdan geçer ve bütün mirasçıların birlikte vardığı bir anlaşmaya dayanır. Saniye Hanım, Oğuz ya da Elif kanuni payını isterse o anlaşma kurulmaz. İki sistemin aynı mirası nasıl farklı böldüğünü 13.12 hesaplıyor.

Tablonun asıl kazancı, herkesin kafasındaki rakamın yerine aynı rakamı koymasıdır. 4:11 payları sayarken nedenini de söyler; Elmalılı mealinde «Baba ve çocuklardan, hangisinin size fayda bakımından daha yakın olduğunu, siz bilmezsiniz.» Paylar, kimin daha çok hak ettiği tartışmasını aile sofrasına bırakmamak için kesirle verilmiştir. Elif'in bilgisayarındaki altı satır o tartışmayı kapatmaz, ama tartışmanın neyin üzerine yapılacağını gösterir: bir ayetin verdiği pay mı, bir hadisin kuralı mı, bir mezhebin tercihi mi, yoksa ailenin kendi rızası mı.

Beş soru

  1. Nevzat Bey'in mirasında anne ve babanın payı neden altıda birdir ve bu bilgi hangi ayettedir?
  2. Amca Cemil neden mirasçı olamaz ve dükkândaki emeği hangi kalemde konuşulur?
  3. Meselenin aslı neden 24'tür ve neden 72'ye çıkarılır?
  4. "Payları sahiplerine verin" rivayeti hesapta hangi adımı karşılar ve hangi katmandandır?
  5. Dede ile kardeş birlikte kaldığında Ebû Hanîfe ile Şâfiî neden farklı sonuca varır?

Yanıtlar

  1. 4:11, ölenin çocuğu varsa anne ve babanın her birine altıda bir verir. Baba ölenin oğluyla birlikte bulunduğu için asabe olarak kalana ortak olmaz, yalnız altıda bir alır.
  2. Erkek kardeş asabenin üçüncü sırasındadır; ölenin oğlu ve babası hayatta olduğu için hacb ile düşer. Ödenmemiş bir ücret varsa bu mirasçılık değil, ölenin borcudur ve paylaştırmadan önce terekeden ödenir.
  3. Eşin sekizde biri ile anne ve babanın altıda birinin en küçük ortak paydası 24'tür. Kalan 13 pay oğul ve kız arasında üç başa bölünmediği için bütün paylar üçle çarpılır; bu tashihtir.
  4. Belirli paylar çıktıktan sonra kalanın asabeye gitmesini karşılar. Hadis katmanındandır; Buhârî ve Müslim'in rivayetidir, Karaman'a göre asabenin mirasçılığı ayrıca icmâ ile sabittir.
  5. Dedenin kardeşleri düşürüp düşürmediği konusunda nas yoktur. Ebû Hanîfe dedeyi baba gibi sayar ve kardeşi düşürür; Şâfiî Zeyd b. Sâbit'i izler, dedeye üç seçenekten en fazlasını verir ve bu örnekte dede kardeşle yarı yarıya paylaşır.

Sonraki derse köprü

Nevzat Bey'in dosyasında belirli paylar yirmi dört payın on birini tuttu ve geriye çocuklara kalan bir pay vardı. Her dosya böyle değildir. Ölen bir kadın geride kocasını, iki öz kız kardeşini ve annesini bıraksa, verilen paylar yarım, üçte iki ve altıda bir eder ve toplamları bir bütünü aşar. 13.8, paylar mirası aşınca hesabın nasıl kurulduğunu, avl denen çözümü ve ona yöneltilen itirazı, tersine bir şey arttığında yapılan reddi ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.