Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Yükseliş: rise, increase, grow; düşüş: fall, decrease, drop; sabitlik: remain stable, level off; uçlar: peak, hit a low.
- Hız ve büyüklük: sharply, significantly, steadily, gradually, slightly; isim olarak "a sharp rise".
- By miktarı, to ulaşılan noktayı, from…to başı ve sonu, at sabit değeri söyler.
- Yüzdeler arasındaki farkı "percentage points" ile ver; Türkçedeki "puan" bunun karşılığıdır.
- Yaklaşık ifadeler ve katlar mesajı öne çıkarır: roughly, just over, nearly doubled.
- Grafik: önce ne gösterdiği, sonra ana eğilim, sonra önemli noktalar, en sonda anlamı; slaytta İngilizce sayı yazımını kullan.
Merak sorusu
Buse, kurul sunumunda bir grafik gösteriyor: uygulamanın test sürümündeki başarısız ödeme oranı. Grafiğe bakıp söylüyor: "The errors increased 5 percent." Kurul üyelerinden biri hemen soruyor: "Increased by five percent, or increased to five percent? And is that five percent of all orders, or five percentage points?" Buse bir an duraksıyor. Kastettiği, hata oranının yüzde ikiden yüzde yediye çıkmasıydı; ama söylediği cümle üç farklı şekilde anlaşılabiliyordu.
Rakamlar bir iş sunumunun en güçlü dayanağıdır, ama yalnızca doğru anlaşıldıklarında. İngilizcede bir değişimi anlatırken seçtiğin fiil, zarf ve özellikle küçük bir edat, dinleyicinin kafasındaki grafiği belirler.
Anlatım
Değişim fiilleri
Bir rakamın yükselişini anlatmak için rise, increase, grow ve go up fiilleri kullanılır. Düşüş için fall, decrease, drop, decline ve go down. Hiç değişmeyen bir değer için remain stable ya da stay the same denir. Bir süre yükseldikten sonra yataylaşan bir eğri için level off kullanılır. En yüksek noktaya ulaşmak için peak, en düşük noktaya inmek için hit a low denir. Düşüşten sonra yeniden yükselmek recover, inişli çıkışlı bir seyir ise fluctuate fiiliyle anlatılır.
Hız ve büyüklük
Değişimin ne kadar büyük ve ne kadar hızlı olduğunu zarflar söyler. Sharply ve dramatically büyük ve hızlı bir değişimi, significantly kayda değer bir değişimi, steadily ve gradually yavaş ve düzenli bir değişimi, slightly ise küçük bir değişimi anlatır. Aynı anlamı isim yapısıyla da kurabilirsin: "a sharp rise", "a gradual decline", "a slight drop". İsim yapısı, sunumda cümleyi çeşitlendirmenin iyi bir yoludur.
By, to, from: küçük ama belirleyici
Buse'nin cümlesindeki belirsizlik bir edattan geliyordu. "Increased by five percent" değişimin miktarını söyler: ne kadar arttığını. "Increased to five percent" ise değerin ulaştığı noktayı söyler: sonunda kaç olduğunu. Bir değişimin başını ve sonunu birlikte vermek için from ve to kullanılır: "The error rate rose from two percent to seven percent." Sabit kalan bir değer için at kullanılır: "It remained stable at two percent."
Yüzde ve yüzde puan
Yüzdelerin değişimini anlatırken bir tuzak daha var. Yüzde ikiden yüzde yediye çıkan bir oran, beş yüzde puanı artmıştır: "an increase of five percentage points." Aynı değişim oransal olarak yüzde iki yüz elli artış demektir, çünkü artış, başlangıçtaki değerin iki buçuk katı kadardır. İş dünyasında bu ikisini karıştırmak ciddi yanlış anlamalara yol açar; bu yüzden yüzdeler arasındaki farkı "percentage points" ile söylemek en güvenli yoldur.
Yaklaşık sayılar
Sunumda her rakamı virgülüne kadar vermek gerekmez. Yaklaşık ifadeler hem dinlemeyi kolaylaştırır hem de mesajı öne çıkarır: "roughly", "around", "just over", "just under", "nearly". Katlar için de kısa yollar vardır: double, triple, halve. "Our costs nearly doubled" cümlesi, "Our costs increased by 97.4 percent" cümlesinden daha akılda kalıcıdır.
Bir grafiği anlatmanın sırası
Bir grafiği anlatırken önce ne gösterdiğini söylersin: "This chart shows the error rate over the last six weeks." Sonra ana eğilimi verirsin, ayrıntıyı değil: "The main trend is a steady rise." Ardından en önemli bir iki noktayı vurgularsın. En sonda bu verinin karar için ne anlama geldiğini söylersin. Dinleyici bir grafiğe ilk baktığında her çizgiyi görür; senin işin, ona neye bakması gerektiğini göstermektir.
Türkçe köprüsü
Türkçede de değişim miktarı ile ulaşılan nokta ayrı ayrı söylenir, ama bunu ekler yapar. "Yüzde beş arttı" miktarı, "yüzde beşe çıktı" ulaşılan noktayı anlatır. Yönelme hâli eki -e, İngilizcedeki to edatının işini görür; miktar ise eksiz, doğrudan söylenir ve İngilizcede by ile karşılanır. Türk konuşucu bu ayrımı Türkçede kusursuz yapar, ama İngilizcede edatı unuttuğunda Buse'nin cümlesindeki belirsizlik doğar.
Yüzde puan kavramı da Türkçede yerleşiktir. Ekonomi haberlerinde "faiz iki puan arttı" ya da "işsizlik oranı bir puan geriledi" denir. Bu "puan", İngilizcedeki "percentage point"in tam karşılığıdır. Sayı yazımındaki fark ise ayrı bir tuzaktır: Türkçede ondalık için virgül, binler için nokta kullanılır; İngilizcede tam tersi. Sunum slaytlarındaki "2,5" yazısı İngilizce okur için iki bin beş yüz gibi görünebilir.
Gerçek hayattan örnekler
Buse grafiği bu kez sırayla ve kesin bir dille anlatıyor.
Buse önce grafiğin neyi gösterdiğini söylüyor, sonra ana eğilimi veriyor: önce sabitlik, sonra keskin bir yükseliş. From ve to ile başı ve sonu netleştiriyor, yüzde puan ile farkı kesinleştiriyor. Son cümlede ise rakamı karara bağlıyor. Bu kez kurul üyesi soru sormuyor; başını sallayıp not alıyor.
Sık yapılan hata
Slaytta Türkçe sayı yazımını kullanmak da yaygın bir tuzaktır. "Revenue: 2,5 million" yazısı İngilizce okuru şaşırtır; doğrusu "2.5 million"dır. Sunumdan önce slaytlardaki her ondalık ve binlik işaretini kontrol et.
Mini alıştırma
- Bir rakamın yükselip sonra yataylaşmasını hangi fiil anlatır?
- "Increased by five percent" ile "increased to five percent" arasındaki fark nedir?
- Yüzde ikiden yüzde yediye çıkan bir oran kaç yüzde puan artmıştır?
- "Sharply" ile "slightly" arasındaki fark nedir?
- Bir grafiği anlatırken önce ne söylenir?
Cevaplar
- Level off.
- Birincisi artışın miktarını, ikincisi ulaşılan değeri söyler.
- Beş yüzde puan.
- Sharply büyük ve hızlı bir değişimi, slightly küçük bir değişimi anlatır.
- Grafiğin ne gösterdiği: "This chart shows…"
Sesli tekrar görevi
Sonra by ve to farkını sesli kur: "Sales increased by ten percent." "Sales increased to two million." "The rate rose from two percent to seven percent." Son olarak Buse'nin grafiği anlattığı üç cümleyi bir kez daha ve bu kez bir grafik gösteriyormuş gibi ellerinle eğriyi çizerek söyle.
Özet kartı
- Yükseliş: rise, increase, grow; düşüş: fall, decrease, drop; sabitlik: remain stable, level off; uçlar: peak, hit a low.
- Hız ve büyüklük: sharply, significantly, steadily, gradually, slightly; isim olarak "a sharp rise".
- By miktarı, to ulaşılan noktayı, from…to başı ve sonu, at sabit değeri söyler.
- Yüzdeler arasındaki farkı "percentage points" ile ver; Türkçedeki "puan" bunun karşılığıdır.
- Yaklaşık ifadeler ve katlar mesajı öne çıkarır: roughly, just over, nearly doubled.
- Grafik: önce ne gösterdiği, sonra ana eğilim, sonra önemli noktalar, en sonda anlamı; slaytta İngilizce sayı yazımını kullan.
Sonraki derse köprü
Grafik anlatıldı ve sunum bitti. Şimdi sunumun belki de en zor kısmı başlıyor: sorular. Bazı sorular kolaydır, bazıları itiraz gibi gelir, bazılarının cevabını bilmezsin, bazıları ise konunun tamamen dışındadır. Soru-cevap bölümünü sakin ve kontrollü yönetmek, sunumun bıraktığı izlenimi güçlendirebilir ya da zayıflatabilir. Sıradaki derste soru-cevap bölümünü yönetmeyi çalışıyoruz.