Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Benzeşme ve kaynaşma, ağzın bir sonraki sese erkenden hazırlanmasından doğar.
- T, d ve n dudak seslerinden önce dudağa, damak seslerinden önce damağa kayar: that man, that cat.
- S ve z, ş ya da y'den önce ş'ye yaklaşır: this shop, this year.
- Ötümsüz bir sesten önce ötümlü ses de ötümsüzleşir: have to "haf tə".
- T ve y ç olur, d ve y c olur: meet you, would you; nature ve education bunun kalıcı izidir.
- Gündelik konuşmada kaynaşmaya izin ver, özenli konuşmada sözcükleri ayrı tutabilirsin; dinlerken kalıpları tanı.
Merak sorusu
Nil yeni işinin ilk gününde. Ekip lideri onu karşılıyor: "Nice to meet you, Nil. We met your manager last year at a conference." Nil gülümsüyor, ama iki sözcükte takılıyor. Meet you "miiçu" gibi, last year "lasçiır" gibi geliyor kulağına; sanki iki sözcük yerine yeni, tek bir sözcük söylenmiş. Öğle arasında bir iş arkadaşı "What's your name again?" diye soruyor ve bu kez "woçır neym" duyuyor.
Nil bu kısalmaların bir kısmını önceden tanıyordu: did you sözcüğünün "dicu" gibi söylendiğini biliyordu. Ama aynı olayın bu kadar çok yerde karşısına çıkacağını beklemiyordu. Bu seslerin arkasında bir düzen var ve o düzeni anlamak, hem dinlemeyi hem kendi konuşmanı kolaylaştırır.
Anlatım
Neden olur: ağzın tasarrufu
Bir sesten sonrakine geçerken dil ve dudaklar zaman kazanmak için bir sonraki sesin konumuna erkenden hazırlanır. Bu hazırlık bazen önceki sesi değiştirir. Benzeşme ve kaynaşmanın temelinde bu tasarruf yatar. Ders EN5.20 bu olayları dinlerken tanımayı gösterdi ve ten boys, did you gibi örnekler verdi. Bu derste olayın düzenine ve kendi konuşmanda ne zaman kullanacağına bakıyoruz.
Yer benzeşmesi: t, d ve n'nin değişmesi
Dilin ucuyla söylenen t, d ve n sesleri kolayca yer değiştirir. Ardından dudakla söylenen bir ses, yani p, b ya da m gelince dudak sesine kayarlar. That man "thap man", good boy "goob boy" gibi duyulur. Ardından damakla söylenen k ya da g gelince damağa kayarlar. That cat "thak cat", good girl "goog girl" gibi söylenir.
Bu değişikliklerin çoğu tam olarak duyulmaz; dil t konumuna gitmeye başlar ama dudaklar çoktan kapanmıştır. Sonuç, kulağa bir p ya da k gibi gelen bir geçiştir.
S ve z'nin ş ve j'ye kayması
S ve z sesleri de komşularından etkilenir. Ardından ş ya da y sesi geldiğinde ş'ye benzer bir sese dönüşürler. This shop "thiş şop", this year "thiş yiır" gibi duyulur. Does she sorusunda z, garajdaki j sesine yaklaşır.
Ses tellerinin değişmesi
Benzeşme yalnızca yerle sınırlı değildir; ses tellerini de etkiler. Have to öbeğinde v, ardından gelen ötümsüz t yüzünden f'ye döner: "haf tə". Used to öbeği de "yuus tə" gibi söylenir. Bu yüzden have to ve has to öbeklerini hızlı konuşmada "haf tə" ve "has tə" diye duyarsın.
Kaynaşma: iki sesten yeni bir ses
Kaynaşmada iki ses birleşir ve ikisinden farklı üçüncü bir ses doğar. T ile y yan yana gelince ç sesi oluşur: meet you "miiçu", last year "lasçiır", what's your "woçır". D ile y yan yana gelince c sesi oluşur: need you "niicu", would you "wucu". S ile y birleşince ş, z ile y birleşince garajdaki j sesi çıkar: as you know "ajuu now".
Kaynaşma sözcüğün içinde kalıcılaşınca
Bu kaynaşma bazı sözcüklerde zamanla kalıcı hâle gelmiştir. Nature, picture ve question sözcüklerinde yazılan t ile ardından gelen y benzeri ses çoktan ç'ye dönüşmüştür. Education sözcüğünde d ile y birleşip c sesini verir: "eciu-key-şın". Sugar ve sure sözcüklerinin başındaki ş sesi de aynı tarihsel kaynaşmanın izidir. Yani dinlerken duyduğun meet you ile sözlükteki nature aynı olayın iki aşamasıdır.
Türkçe köprüsü
Türkçe de benzeşmeyi bilir ve günlük konuşmada bolca kullanır. İstanbul sözcüğü çoğu kişinin ağzında "İstambul" gibi söylenir: n sesi, ardından gelen dudak sesi b yüzünden m'ye döner. Bu, İngilizcedeki good boy ve that man örnekleriyle tam olarak aynı olaydır. Pembe sözcüğünün Farsçadaki kökünde ise n vardır; Türkçede bu n, b'den önce m'ye dönmüş ve yazıya da öyle geçmiştir. Yani Türkçe bazen benzeşmeyi yazıya geçirir.
Fark, İngilizcenin bu değişiklikleri neredeyse hiç yazıya geçirmemesidir. Sözlükte meet you yine iki sözcüktür, ama kulağa "miiçu" gelir. Türk konuşucu yazıya bakarak dinlediğinde bu kaynaşmış sesleri tanıyamaz; çünkü "miiçu" diye bir sözcük aradığında bulamaz. Çözüm, yaygın kaynaşmaları birer ses kalıbı olarak öğrenmek: "miiçu" duyduğunda meet you, "woçır" duyduğunda what's your, "haf tə" duyduğunda have to diye çevirmek.
Gerçek hayattan örnekler
Gün sonunda ekip lideri Nil'e son talimatları veriyor ve kaynaşmalar her cümlede karşısına çıkıyor.
Did you ve sent you öbekleri "dicu" ve "sençu" gibi duyuluyor. Have to "haf tə" diye küçülüyor. Would you "wucu" olarak akıyor, show you ise olduğu gibi kalıyor; çünkü ünlüyle biten show sözcüğünde kaynaşacak bir t ya da d yok. Nil bu kez sözcükleri ayrı ayrı aramıyor, ses kalıplarını tanıyor ve her cümleyi ilk seferde anlıyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ Kaynaşmaları zorla ve her yerde uygulamak, örneğin resmî bir sunumda "Wuçu laik" demek ya da duraklama olan yerde bile sesleri birleştirmek.
✓ Gündelik ve akıcı konuşmada kaynaşmanın kendiliğinden oluşmasına izin ver; özenli ya da yavaş konuşmada sözcükleri ayrı tutmak da doğrudur. Hata, yeni öğrenilen bir kuralı bir zorunluluk sanmaktan gelir; oysa kaynaşma hızın ve rahatlığın yan ürünüdür.
Dinleme tarafında ise tersi geçerlidir: kaynaşmış biçimleri tanımamak. "Miiçu" duyup bilinmeyen bir sözcük sanan biri cümleyi kaçırır. Ses kalıplarını önceden tanımak bu tıkanmayı önler.
Mini alıştırma
- Benzeşme neden olur?
- That cat öbeğinde t sesi neye dönüşür ve neden?
- Have to öbeğinde v neden f gibi duyulur?
- Meet you öbeğinde hangi iki ses kaynaşır ve sonuç nedir?
- Türkçede hangi yaygın söyleyiş, İngilizcedeki that man örneğiyle aynı olaydır?
Cevaplar
- Dil ve dudaklar bir sonraki sese erkenden hazırlanır; ağız hareket tasarrufu yapar.
- K'ye döner, çünkü ardından damakta söylenen k sesi gelir.
- Çünkü ardından gelen t ötümsüzdür ve v'nin ses tellerini de susturur.
- T ile y kaynaşır ve ç sesi oluşur: "miiçu".
- İstanbul sözcüğünün "İstambul" diye söylenmesi; n, b'den önce m'ye döner.
Sesli tekrar görevi
Son olarak ekip liderinin üç cümlesini kaydet. Kaydı dinlerken did you, sent you ve would you öbeklerinin kendiliğinden kaynaştığını, show you öbeğinin ise ayrı kaldığını duyabiliyor musun? Ardından aynı cümleleri resmî ve yavaş bir tonda söyle; bu kez sözcükleri ayrı tutmak doğru.
Özet kartı
- Benzeşme ve kaynaşma, ağzın bir sonraki sese erkenden hazırlanmasından doğar.
- T, d ve n dudak seslerinden önce dudağa, damak seslerinden önce damağa kayar: that man, that cat.
- S ve z, ş ya da y'den önce ş'ye yaklaşır: this shop, this year.
- Ötümsüz bir sesten önce ötümlü ses de ötümsüzleşir: have to "haf tə".
- T ve y ç olur, d ve y c olur: meet you, would you; nature ve education bunun kalıcı izidir.
- Gündelik konuşmada kaynaşmaya izin ver, özenli konuşmada sözcükleri ayrı tutabilirsin; dinlerken kalıpları tanı.
Sonraki derse köprü
Şimdiye kadar seslerin kendisiyle uğraştık: nasıl çıktıklarını, nasıl birleştiklerini, nasıl kaybolduklarını. Konuşmanın bir de müziği var: sesin yükselip alçalması. Aynı "Really" sözcüğü sonda yükselirse merak, alçalırsa onay bildirir. Sıradaki derste tonlamanın temeline, düşen ve yükselen ezginin cümleye kattığı anlama geçiyoruz.