M21-D09
Kayıp ve yas yaşayan çift
Çocuk kaybı gibi ortak bir yasın eşlerde farklı seyrini ve çift çalışmasını açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M21, Özel klinik durumlar · 3.106 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Terapi Akademisi’nde: S04-P01-D14
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Aynı çocuğu kaybetmek, aynı biçimde yas tutmayı getirmez.
Duyguyla yas tutan da eylemle yas tutan da kaybı taşır; yalnız ifade biçimleri ayrışır.
Eşini korumak için susmak, iki kişinin yasını birden ağırlaştırabilir.
Kayıptan sonra boşanma riski artar, ama dolaşan yüksek yüzdeler doğrulanmış değildir.
Uzamış yas ve ölüm düşüncesi, çift çalışmasının yanında bireysel bir değerlendirme ister.
Açılış sahnesi
Dördüncü görüşme, ekim sonunda bir perşembe akşamı. Emine kucağında katlanmış bir hırkayla oturuyor; hırka oğulları Barış'ın. On altı yaşındaydı, geçen yıl bu mevsimde okul çıkışı bisikletiyle bir kavşaktan geçerken bir kamyonetin altında kaldı. Emine her sabah, kızları Zeynep'i okula bıraktıktan sonra mezarlığa gidiyor. Orada su döküyor, toprağı düzeltiyor, Barış'a o günü anlatıyor.
Hakkı hırdavat dükkânını bir yıldır her gün açıyor, pazar dahil. Akşam dokuzdan önce eve girmiyor. Mezarlığa cenazeden beri iki kez gitmiş. Terapist ona bu bir yılın nasıl geçtiğini soruyor; Hakkı tezgâhtaki yeni rafları, emekli olan kalfanın yerine aldığı çırağı anlatıyor. Barış'ın adı geçmiyor.
Emine sözünü kesiyor: "Görüyor musunuz? Sanki hiç olmamış gibi. Sanki çocuğumuzu unutmuş." Hakkı'nın sesi alçalıyor: "Unutmadım. Ama her gün oraya gidersen sen de bitersin. Zeynep'e kim bakacak?" Sonra ekliyor, neredeyse fısıltıyla: "Ben konuşursam dağılırım. Dağılırsam dükkân kapanır."
Yıl dönümü yaklaşıyor. Emine'nin annesi bir mevlit okutmak istiyor; Emine istiyor, Hakkı kalabalığa dayanamayacağını söylüyor. İki insan aynı çocuğu kaybetmiş ve ikisi de ötekinin yasını yanlış buluyor.
Bu derste ne olacak
Önce yas tarzındaki farkları ve bu farkların eşlerce nasıl okunduğunu göreceğiz. Sonra eşlerin birbirini korumak için yasını içine atmasının, ikisini de nasıl yalnızlaştırabildiğine bakacağız. Ardından kayıptan sonra yakınlık ve cinsellik, yaşayan çocuklar, suçluluk ve suçlama geliyor. Son mekanizma bölümü, çocuk kaybından sonra boşanma üzerine dolaşan iddiaları ve anma ritüellerini ele alıyor. Usta katmanında terapistin karar noktaları var: çift çalışması nerede durur, uzamış yas ya da intihar düşüncesi belirdiğinde bireysel değerlendirmeye nasıl geçilir.
Sıfır noktası
Terapi S04-P01-D14, bir kaybın tek bir haberle bilinip bitmediğini, evin içinde her gün başka bir eşyada yeniden fark edildiğini anlatıyordu. O ders yasın bireydeki seyrine bakıyordu. M12-D10 eşini kaybeden kişinin yas yörüngelerini, M10-D12 de yas özlemini anlattı. Çocuk kaybında bu tabloya ikinci bir kişi giriyor: aynı kaybı aynı evde yaşayan ve aynı anda yas tutan bir eş. Kaybı paylaşmak, yası paylaşmak anlamına gelmiyor.
İki durumda da sorun yasın varlığı ya da yokluğu değil. Sorun, aynı kaybın başka başka dillerle yaşanması ve her birinin ötekinin dilini duymazdan gelmek sanması.
Mekanizma
Aynı kayıp, iki ayrı yas
Wijngaards-de Meij ve arkadaşları 2005'te çocuğunu kaybetmiş 219 çifti kayıptan 6, 13 ve 20 ay sonra izledi. Yas düzeyini daha çok iki ebeveynin ortak olarak taşıdığı etkenler öngördü: çocuğun yaşı, ölümün nedeni ve beklenmedikliği, yaşayan çocukların sayısı. Çökkünlüğü ise bireysel etkenler öngördü: cinsiyet, dinî bağlılık ve profesyonel yardım arama. Yani iki eş aynı kaybın ağırlığını paylaşırken, o ağırlığın kendilerinde nasıl bir biçim alacağı kişiden kişiye değişiyordu.
Yas literatüründe bu farkı anlatan bir ayrım var.
Gamino ve arkadaşları 2020'de bu iki örüntüyü ölçen bir envanteri 209 kişide sınadı. İki alt ölçek birbirinden bağımsız çıktı; ikisi de yas sıkıntısıyla ilişkiliydi, bağ sezgisel örüntüde daha güçlüydü. Bu, araçsal yas tutanın "az üzüldüğü" anlamına gelmiyor. Gündelik dilde bu ayrım çoğu zaman cinsiyete bağlanıyor; oysa ölçülen şey kişinin yası işleme biçimi. Bir anne araçsal, bir baba sezgisel yas tutabilir.
Bu kartın klinik dersi açık. Terapistin işi iki eşin yasını eşitlemek değil; her birinin ötekinin yasını görebileceği bir dil kurmak. Hakkı'nın rafları ve Emine'nin mezarlığı aynı kaybın iki izi.
Birbirini korurken yalnızlaşmak
Açılışta Hakkı "Ben konuşursam dağılırım" diyordu. Birçok ebeveyn bunu eşini korumak için yapıyor: onun yanında ağlamıyor, kaybı açmıyor, güçlü görünüyor. M03-D10'da öz düzenlemeyi kişinin kendi duygusunu yönetmesi olarak görmüştük; burada yönetimin hedefi kişinin kendisi değil, eşi.
Yazarlar bu sonucu paradoks olarak niteliyor: koruma çabası, korunmak istenen kişiye zarar veriyor. Klinikte bu bulgu bir suçlama değil, bir kapı açar. Hakkı'nın sessizliği Emine'yi yalnız bırakıyorsa, Emine'nin her gün mezarlığa gitmesini Hakkı'dan saklaması da onu yalnız bırakıyor olabilir.
Bu Türkiye örneklemi, yasın eşler arasında günden güne de taşınabildiğini düşündürüyor: bir eşin uykusuz gecesi ötekinin sabahına sinebiliyor.
Yakınlık, yaşayan çocuklar, suçluluk
Kayıptan sonra çiftlerin bir kısmında cinsellik uzun süre askıya alınıyor. Bir eş için yakınlık teselli, öteki için bir ihanet gibi gelebiliyor: çocuğun ölümünden sonra zevk almak suçluluk uyandırıyor. Bazı çiftlerde de tam tersine yakınlık, kaybın tek dile gelebildiği yer oluyor.
Bu bulgu cinsel birleşmeyi değil, gündelik şefkatli dokunuşu ölçüyor; klinik çıkarım da buna göre ölçülü kalmalı. Terapist yakınlığı cinsellikten ayırarak açabilir: M21-D04'te anlatılan duyumsal odaklanma adımları, cinselliğin hedef olmaktan çıktığı bir zemin sunar; ama yas tutan bir çiftte bu adımlar ancak iki eş de istediğinde ve eşlerden birinin suçluluğu konuşulduktan sonra anlam kazanır.
Suçluluk ve suçlama çocuk kaybında sık rastlanan bir yük. "Arabayı ben verdim", "doktora erken götürmedik", "o gün sen evdeydin": bu cümleler çoğu zaman bir eşin kendine yönelttiği bir sorunun ötekine dönmüş hâli. Ölüm anında ya da cenaze günlerinde bir eşin kendini yalnız bırakılmış hissetmesi, M17-D09'un anlattığı türden bir bağlanma yarasına dönüşebilir.
Boşanma iddiası ve anma
Çocuk kaybından sonra "evliliklerin çoğu dağılır" cümlesi yas tutan çiftlere sıkça söyleniyor; bu cümle çiftin kendi geleceğine bakışını da etkileyebiliyor. Kanıt bu iddianın yalnız bir kısmını destekliyor.
Rogers ve arkadaşlarının 2008'deki çalışması da Wisconsin'deki uzun süreli bir izlemde, çocuğunu kaybeden 428 ebeveyni benzer geçmişten 428 ebeveynle karşılaştırdı. Kayıptan ortalama 18 yıl sonra yas tutan ebeveynler daha çok çökkünlük belirtisi bildirdi ve evlilik kopuşu yaşamış olmaları daha olasıydı. Aynı çalışmada yasın atlatılması, yaşamda bir amaç duygusuyla ve başka çocukları olmasıyla ilişkiliydi. Risk gerçek; ama bu iki kaynak "çoğu çift ayrılır" gibi bir yüzde vermiyor. Dolaşan yüksek yüzdeler, kaynağı doğrulanmadan aktarılmamalı. Terapistin çiftle paylaşabileceği çerçeve şu: kayıp ilişkiyi zorlar ve risk artar, ama ayrılık kaçınılmaz bir sonuç değildir.
M05-D11 ritüeli, tekrarlanan bir davranışa yüklenen ortak anlam olarak tanımlamıştı. Yasta ritüel, birbirine benzemeyen iki yası aynı zamana ve mekâna toplayabilen nadir araçlardan biri. Kırkıncı gün, yıl dönümü, mevlit, ağıt, cemevinde bir lokma, bir ağaç dikmek ya da çocuğun en sevdiği yemeği o gün pişirmek: hangisinin seçileceği çiftin inancına ve ailesine bağlı. Terapistin işi hangisinin doğru olduğuna karar vermek değil, ritüelin iki eşe de yer açıp açmadığına bakmak.
Usta katmanı
Çocuk kaybı yaşayan bir çiftle formülasyonun ilk sorusu, terapiye ne için gelindiği. Bazı çiftler yası birlikte taşımanın yolunu arıyor; bazıları kayıptan önce de süren bir çatışmanın kayıpla ağırlaştığını görüyor; bazıları da bir eşin bireysel yasının çiftin bütün alanını kapladığı bir noktada başvuruyor. Wijngaards-de Meij ve arkadaşlarının ortak ve bireysel etken ayrımı burada da işe yarıyor. Bir eşteki ağır çökkünlük belirtileri, çift çalışmasının yanında bireysel bir değerlendirmeyi de gerektirebilir; M21-D02 bu sıralamayı depresyon için tartışmıştı.
İkinci karar noktası uzamış yas. M12-D10'un kronik yas dediği seyir, aylar geçtikçe sıkıntının düşmediği bir tabloyu anlatıyordu. Bir eşte yas özleminin yıllar sonra da gündelik hayatı durdurduğu, işlevselliğin belirgin biçimde düştüğü durumlarda terapist çift çalışmasını sürdürürken bireysel yas değerlendirmesine yönlendirir; bu bir etiket koymak değil, o eşin kendi yasına ayrıca alan açmaktır. Çocuk kaybında ölüm düşüncesi ya da çocuğa kavuşma isteği dile geldiğinde ise intihar riski, M16-D04 ve Terapi S03-P02-D06'daki ilkelerle ayrı ve bireysel olarak değerlendirilir. Suçlamanın öfkeye, öfkenin korkuya dönüştüğü evlerde de M13 ve M16-D04'teki tarama, ortak yas çalışmasından önce gelir.
Bu adımları yas tutan bir aileyle zamanlamak, okuyarak değil, yasla çalışmış birinin gözetiminde vakalar üzerinden edinilir.
Kanıtın sınırı
Bu dersteki çocuk kaybı bulgularının önemli bir kısmı birbirine çok yakın örneklemlerden geliyor: Wijngaards-de Meij, Stroebe, Buyukcan-Tetik ve Albuquerque'nin çalışmaları kayıptan 6, 13 ve 20 ay sonra ölçülen 219 ile 229 arasında çiftle yürütüldü ve en az birinde örneklem Hollandalı karşı cins çiftlerdi. Bu yüzden aynı bulgunun bağımsız ekiplerce tekrarlanması sınırlı. Türkiye'den Topal ve arkadaşlarının günlük çalışması değerli, ama yalnız bir haftalık bir pencereye ve gebelik kaybını da içeren bir örnekleme dayanıyor. Lyngstad'ın kayıt verisi güçlü, yine de Norveç'e ait ve boşanmanın neden arttığını söylemiyor. En önemli sınır şu: okunan kaynakların hiçbiri çocuk kaybı yaşamış çiftlerle yapılmış bir çift terapisi denemesi değil. Bu derste terapistin yaptıkları, gözlemsel bulgulardan çıkarılmış ve henüz sınanmamış uygulamalar. Bulguların eşcinsel ebeveynlere, geniş aile içinde yas tutanlara ve farklı inanç bağlamlarına ne kadar genellenebileceği bilinmiyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Aynı çocuğu kaybetmek, aynı biçimde yas tutmayı getirmez.
Duyguyla yas tutan da eylemle yas tutan da kaybı taşır; yalnız ifade biçimleri ayrışır.
Eşini korumak için susmak, iki kişinin yasını birden ağırlaştırabilir.
Kayıptan sonra boşanma riski artar, ama dolaşan yüksek yüzdeler doğrulanmış değildir.
Uzamış yas ve ölüm düşüncesi, çift çalışmasının yanında bireysel bir değerlendirme ister.
Yaygın yanlış"Eşini gerçekten seven, çocuk kaybının ardından onun gibi yas tutar."
Wijngaards-de Meij ve arkadaşları yasın ortak etkenlerden, çökkünlüğün bireysel etkenlerden beslendiğini buldu; Gamino ve arkadaşlarının ölçümünde de sezgisel ve araçsal örüntüler birbirinden bağımsız çıktı. Farklı yas, az sevgi demek değil.
Yaygın yanlış"Eşinin yanında güçlü durmak, onun yükünü hafifletir."
Stroebe ve arkadaşlarının 2013 izleminde eşi korumak için yası içe atmak, öteki eşin yasının da artmasıyla ilişkiliydi.
Yaygın yanlış"Çocuğunu kaybeden çiftlerin çoğu boşanır."
Lyngstad'ın Norveç kayıtları ve Rogers ve arkadaşlarının izlemi boşanma ya da evlilik kopuşu riskinin arttığını gösteriyor; ama bu kaynaklar çiftlerin çoğunun ayrıldığını söylemiyor.
Yaygın yanlış"Yeni bir çocuk, kaybın evliliğe verdiği zararı onarır."
Lyngstad'ın verisinde kayıptan sonra doğan çocuk boşanma riskindeki artışı değiştirmedi. Rogers ve arkadaşları başka çocuklara sahip olmayı yasın atlatılmasıyla ilişkili buldu; ama bu, yeni bir çocuğun ilişkiyi koruduğu anlamına gelmiyor.
Sonraki derse köprü
Hakkı'nın dükkâna gömülmesi ile Emine'nin her sabahki ziyareti, kaybın açtığı bir dönemin ürünüydü; ikisinin de bu kayıptan önce böyle olmadığını biliyoruz. Ama bazı çiftlerde terapistin karşılaştığı ayrışma, bir olaya değil eşlerden birinin yıllardır süren duygu, düşünce ve ilişki kurma biçimine dayanır. Terk edilme korkusu, kuşkuculuk ya da her şeyi denetleme ihtiyacı gibi kalıcı kişilik özellikleri belirginleştiğinde, çift terapisi bunlara nasıl uyarlanır ve neyi kendi alanı içinde tutar? Kişilik örüntüleri ve çift.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.