İçeriğe geç

M15-D06

Bireysel terapi mi, çift terapisi mi

Bir ilişki sorununda bireysel ve çift terapisinin hangi durumlarda tercih edildiğini ve birlikte nasıl yürüdüğünü ayırt eder.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M15, Çift terapisine giriş · 2.996 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Klinik uzlaşı çift terapisini ilişki sorunlarında öncelikli seçenek sayıyor, ama pek çok kişi bu sorunları bireysel odaya taşıyor; nedenler partnerin reddinden kişisel tercihe ve terapistin alışkanlığına uzanıyor. Partnerin katılmadığı bir çalışmada terapist ilişkiyi tek bir anlatıcıdan dinliyor; taraf tutma, yanlış değerlendirme ve etik sorular buradan doğuyor. İki biçimi karşılaştıran veri az ve eski: Ne bireysel çalışmanın ilişkiye zarar verdiği ne de ortak çalışma kadar işe yaradığı sağlam biçimde gösterildi. İki terapi aynı dönemde yürüyebilir; bunun için onay, uyumlu hedefler ve konuşulmuş bir bilgi akışı gerekiyor. Korku varsa format sorusundan önce güvenlik sorusu geliyor.

Açılış sahnesi

Hilal sekiz aydır her perşembe akşamı bir terapiste gidiyor. Başlangıçta konu işyerindeki kaygısı ve uykusuz geceleriydi. Son aylarda ise seanslardan eve dönerken aklında hep aynı kişi oluyor: Haydar. Mutfakta çay demlerken cümleler ağzından kendiliğinden dökülüyor: "Terapistim, senin sustuğunda aslında kızgın olduğunu düşünüyor."

Haydar bardağı tezgâha bırakıyor. "Beni hiç görmedi ki," diyor. "Senin anlattığın adamı tanıyor." Hilal bu cevabı savunmacı buluyor, Haydar ise kendini hiç girmediği bir odada yargılanmış hissediyor. O gece ikisi de aynı şeyi düşünüyor ama söylemiyor: Perşembe akşamları, evdeki tartışmanın üçüncü bir tarafı var.

Ertesi hafta Hilal terapistine bunu anlatıyor. Terapist bir süre susuyor, sonra bir soru soruyor: "Bu ilişkiyi burada, Haydar olmadan çalışmaya devam etmek mi istersiniz, yoksa ikinizin birlikte gidebileceği başka bir oda mı?" Hilal'in aklına hiç gelmemiş bir soru bu.

Bu derste ne olacak

İlişki sorunu yaşayan biri bireysel terapiye mi gitmeli, partneriyle birlikte çift terapisine mi? Bu ders, iki biçimin hangi koşullarda öne çıktığını, ilişki sorunu bireysel odada çalışıldığında neler olabildiğini ve iki terapinin aynı dönemde nasıl birlikte yürüyebildiğini tartışıyor. Önce alanın neden çift terapisini ilişki sorunlarında ilk seçenek saydığını göreceğiz. Ardından partneri odada olmayan bir terapinin tuzaklarına, bu konudaki kanıtın ne kadar ince olduğuna ve iki terapistin danışan onayıyla nasıl haberleştiğine geçeceğiz. Usta katmanı klinisyenin format kararını hangi sorularla verdiğini gösteriyor.

Sıfır noktası

M15-D05, iki eşin sorunu farklı zamanlarda tanıyıp kapıya farklı takvimlerle geldiğini anlatmıştı. Bu farkın pratik bir sonucu var: Çoğu zaman kapıyı ilk çalan tek kişi oluyor ve o kişi çalacağı kapıyı da kendisi seçiyor. Kendi kaygısı, uykusu ya da öfkesi için bireysel bir terapiste başvuran biri, birkaç seans sonra asıl yükün ilişkide olduğunu fark edebiliyor. Bu noktada terapinin biçimi kendiliğinden bir soru hâline geliyor.

M15-D04 terapinin danışanının ilişkinin kendisi olabileceğini tartışmıştı. Bireysel odada ise danışan yalnızca gelen kişidir; ilişki konuşulur ama ilişkinin öbür ucu odada değildir. İki biçim arasındaki fark, kimin konuştuğu kadar kimin dinlenmediğiyle de ilgili.

Mekanizma

İlişki sorunu neden çoğu zaman bireysel odaya düşer

Çift terapisi alanının kendi tarihindeki dönüm noktalarından biri, ilişki sorunları için hangi biçimin öncelikli sayılacağı konusunda oluşan uzlaşıydı.

Uzlaşı böyle olsa da gerçek hayatta ilişki sıkıntısı yaşayanların önemli bir kısmı bireysel terapiye gidiyor. Gurman ve Burton bu çelişkiyi açıkça adlandırdı: Ortak terapinin etkililiği gösterilmiş olmasına rağmen ilişki sorunu için yardım arayan pek çok kişi sonunda bireysel terapide buluyor kendini.

Gurman ve Burton bu durumun üç kaynağını sayıyor. Birincisi partnerin reddi: Bir eş gelmek istemiyor. İkincisi danışanın tercihi: Kişi ilişkisini önce kendi başına anlamak, kimseyle yarışmadan konuşabileceği bir oda istiyor. Üçüncüsü terapistin kendisi: Eğitimi ve alışkanlığı bireysel çalışmaya dayanan bir terapist, ilişki konusunu kendi bildiği çerçevede tutmayı seçebiliyor.

Odada olmayan eş

Bireysel odada ilişki sorunu çalışıldığında terapist ilişkinin yalnızca bir tarafını duyar. Gurman ve Burton'un özetinde sıraladığı beş kaygı alanı bu tek taraflılığın sonuçlarını gösteriyor.

Bu kavram açılış sahnesindeki rahatsızlığın adı. Haydar, terapistin onu hiç görmeden bir yargıya vardığını hissediyor. Klinik açıdan sorun, terapistin kötü niyetli olması değil; bir ilişkiyi tek bir anlatıcıdan dinlemenin kaçınılmaz eğiliminde. M15-D04'teki eşler arası yandaşlık burada ters yönde işleyebiliyor: Terapistle kurulan yakınlık, danışanın partnerine karşı yeni bir cephe gibi kullanılabiliyor.

Whisman, Dixon ve Johnson'un çift terapistleriyle yaptığı anket, bu kör noktayı başka bir yerden aydınlatıyor.

Terapistlerin kötü sonuçla ilişkilendirdiği iki özellik, değişme isteği ve bağlılık, bireysel odada en zor görülen şeyler. Odada olmayan eşin değişmeye ne kadar istekli olduğunu, ilişkiye ne kadar bağlı kaldığını terapist doğrudan gözlemleyemiyor; yalnızca danışanın tahminini duyuyor.

Kanıt ne kadar ince

Bireysel odada ilişki çalışmanın ilişkiye etkisi sorusu, alanın en az araştırılmış sorularından biri. Elimizdeki az sayıdaki karşılaştırmalı çalışmadan biri, davranışçı evlilik terapisini üç farklı biçimde uygulayan Bennun'un çalışması.

Bu sonuç dikkatli okunmayı istiyor. Tek eşle yürütülen koşul, ilişki sorununa odaklanan yapılandırılmış bir davranışçı protokoldü; sıradan bir bireysel terapi değildi. Ayrıca fark bulunmaması, istatistiksel güç yetersizliğinden de kaynaklanabilir. M15-D02'de anlatılan etki büyüklüğü ve klinik anlamlılık ayrımı burada önemli: Hızlı çözülen hedef sorunlar, ortak biçimin günlük hayatta hissedilen bir üstünlüğüne işaret ediyor olabilir.

Alanın uzun süre kesin bir hükme vardığını sandığı da bir gerçek. Wells ve Giannetti bu inancın dayanaklarını yeniden inceledi.

Sonuç olarak iki yönlü bir sessizlik var: Bireysel odanın ilişkiye zarar verdiği de, ortak terapi kadar yararlı olduğu da sağlam biçimde gösterilmiş değil. Klinisyenin kararı bu yüzden kanıttan çok, formülasyondan ve her iki eşin isteğinden besleniyor.

İki terapi yan yana

Seçim her zaman ya biri ya öbürü biçiminde olmuyor. Bazı durumlarda iki biçim aynı dönemde sürüyor: Eşlerden biri ya da ikisi bireysel terapiye devam ederken çift olarak da başka bir terapiste gidiyor.

M15-D01'deki "ayrı odalar, ayrı terapistler" örneği bu düzenin tehlikesini göstermişti: İki terapist hiç konuşmadığında ilişki iki ayrı anlatıya bölünebiliyor. Eş zamanlı çalışmanın işlemesi için genellikle üç şey konuşuluyor. Birincisi onay: Terapistlerin birbiriyle haberleşmesi ancak danışanların yazılı ya da açık izniyle mümkün ve bu izin neyin paylaşılacağını da tanımlıyor. İkincisi hedeflerin uyumu: Bireysel terapist danışanın kaygısına, çift terapisti ise etkileşim döngüsüne odaklanıyorsa, iki hedef birbirini desteklemeli. Üçüncüsü bilgi akışının yönü: Bir eşin bireysel odada anlattığı bir şeyin çift odasına nasıl taşınacağı; bu ayrıntılı soru M16-D03'ün konusu.

Usta katmanı

Format kararı klinisyenin ilk görüşmelerdeki en önemli kararlarından biri ve tek bir kurala indirgenemiyor. Çiftlerle çalışan bir klinisyen bu kararı verirken birkaç soruyu yan yana tutuyor. Sorunun yükü nerede taşınıyor: bir kişinin uzun süredir taşıdığı belirtilerde mi, yoksa iki kişinin arasında tekrarlanan bir döngüde mi? İki eş de gelmeye istekli mi, yoksa biri açıkça reddediyor mu? Eşlerden birinin bireysel belirtileri ortak görüşmeye katılmasını zorlaştıracak ağırlıkta mı? Bu son soru, örneğin depresyon belirtileri öne çıktığında, M21-D02'de ayrıca ele alınacak.

Bir soru ise öbürlerinden önce geliyor: Eşlerden biri öbüründen korkuyorsa, ortak oda çalışmanın ilk adımı olmaz; bu ayrım M13-D10'da çizildi, klinik taraması M16-D04'te anlatılacak. Bireysel terapi zaten sürerken ilişki sorunu öne çıkıyorsa, terapist danışanla format seçeneklerini açıkça konuşuyor, gerekiyorsa ortak çalışma için başka bir terapiste yönlendiriyor, eş zamanlı bir düzen kuruluyorsa da onay ve bilgi akışını baştan netleştiriyor. Bu sorular bir karar ağacı sunmuyor; hangi vakada hangisinin ağır basacağını tartmak, ancak gözetim altında birikmiş klinik deneyimle öğrenilebilir.

Yaygın yanlış"Bireysel terapinin ilişki sorunları için işe yaramadığı kanıtlanmıştır."
Doğrusu

Wells ve Giannetti, bu yaygın inancın dayandığı çalışmaların neredeyse hepsinin ağır yöntem kusurları taşıdığını, var olan kanıtla bireysel evlilik terapisinin etkililiği hakkında hiçbir sonuca varılamayacağını savundu. Bennun'un çalışmasında tek eşle yürütülen davranışçı koşul, memnuniyet açısından ortak terapiden anlamlı biçimde ayrışmadı.

Yaygın yanlış"Partnerin gelmiyorsa ilişki sorununu çalışmanın yolu yoktur."
Doğrusu

Gurman ve Burton, ilişki sorunu için yardım arayanların önemli bir kısmının partnerin reddi nedeniyle bireysel terapide çalıştığını belirtiyor. Bu mümkün, ama tuzakları var: tek anlatıya dayanan değerlendirme, taraf tutma ve odada olmayan kişiyle ilgili etik sorular.

Yaygın yanlış"Bireysel terapistim eşimi benim kadar iyi tanır."
Doğrusu

Terapist partneri yalnızca danışanın anlatısından tanır. Gurman ve Burton bireysel danışan bildirimlerine dayanan değerlendirmelerin yanlış olabileceğini başlıca tuzaklar arasında sayıyor. Whisman ve arkadaşlarının anketindeki terapistlerin kötü sonuçla ilişkilendirdiği değişme isteği ve bağlılık da odada olmayan kişide doğrudan görülemiyor.

Yaygın yanlış"Çift terapisine başlayınca bireysel terapiyi bırakmak gerekir."
Doğrusu

İki biçim aynı dönemde yürüyebiliyor. Bunun koşulu, terapistlerin danışan onayıyla haberleşmesi, hedeflerin birbirini desteklemesi ve bilginin hangi yönde akacağının baştan konuşulması.

Kanıtın sınırı

Bu dersin dayandığı kanıtın büyük kısmı uzman görüşü ve klinik değerlendirmeden oluşuyor. Johnson ve Lebow'un "öncelikli tedavi" saptaması bir uzlaşıyı yansıtıyor; çift terapisini aynı sorun için bireysel terapiyle doğrudan karşılaştıran güncel deneylere dayanmıyor. Gurman ve Burton tuzakları tarif ediyor ama ne sıklıkla yaşandığını ölçmüyor ve konunun araştırmada ihmal edildiğini kendileri vurguluyor. Bu derste okuduğumuz tek karşılaştırmalı veri olan Bennun'un çalışması küçük, eski ve tek bir yaklaşımla sınırlı; sonuçlarının bugünkü bireysel terapi biçimlerine genellenip genellenemeyeceği bilinmiyor. Whisman ve arkadaşlarının anketi terapistlerin algısını aktarıyor, danışanların sonuçlarını değil. Eş zamanlı terapinin, terapistler arası haberleşmenin ve odada olmayan eşin terapiden nasıl etkilendiğinin sistematik olarak ölçüldüğü bir çalışmayı bu ders için bulamadık. Okuduğumuz kaynakların tamamı İngilizce yazından geliyor; aile mahremiyetinin güçlü olduğu toplumlarda bireysel odanın tercih edilme nedenleri ve etkileri ayrıca araştırılmayı ve tekrarlanmayı bekliyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Klinik uzlaşı çift terapisini ilişki sorunlarında öncelikli seçenek sayıyor, ama pek çok kişi bu sorunları bireysel odaya taşıyor; nedenler partnerin reddinden kişisel tercihe ve terapistin alışkanlığına uzanıyor. Partnerin katılmadığı bir çalışmada terapist ilişkiyi tek bir anlatıcıdan dinliyor; taraf tutma, yanlış değerlendirme ve etik sorular buradan doğuyor. İki biçimi karşılaştıran veri az ve eski: Ne bireysel çalışmanın ilişkiye zarar verdiği ne de ortak çalışma kadar işe yaradığı sağlam biçimde gösterildi. İki terapi aynı dönemde yürüyebilir; bunun için onay, uyumlu hedefler ve konuşulmuş bir bilgi akışı gerekiyor. Korku varsa format sorusundan önce güvenlik sorusu geliyor.

Sonraki derse köprü

Hilal'in terapistinin sorusu, bir sorunun ortaya çıkmasından sonra sorulan bir soru. Hilal ile Haydar bu noktaya sekiz aylık bir bireysel terapinin ve aylarca biriken mutfak tartışmalarının ardından geldi. Peki bir çift, sıkıntı henüz ağırlaşmadan, ilişkisinin iyi gittiği bir dönemde destek alsaydı ne olurdu? Bazı yaklaşımlar terapinin değil, sorun başlamadan önce verilen bir ilişki eğitiminin peşinde. Bu programların neyi öğrettiği, ne kadar etkili olduğu ve en çok kimlere yaradığı tartışması bizi önleme alanına götürüyor: Önleyici ilişki programları.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.