İçeriğe geç

M13-D09

Tanık olan çocuklar

Ebeveynler arası şiddete tanık olmanın çocuklar üzerindeki etkisini ve çocuğun korunmasının önceliğini açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M13, İlişkide şiddet ve kontrol · 3.199 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 15 dk okuma · 21 dk dinleme

Terapi Akademisi’nde: S03-P02-D05

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Yorganın altında sessizce bekleyen çocuk da tanıktır; tanıklık için odada bulunmak gerekmiyor.

Araştırmalarda tanık olan çocuklar ile doğrudan fiziksel istismara uğrayan çocuklar arasında anlamlı bir fark çıkmadı; "ona el kalkmadı" bir güvence değil.

Etkiler her çocukta aynı görünmüyor; bazı çocuklar ağır, bazıları hafif etkileniyor, bazıları belirgin bir sorun göstermiyor ve hiçbiri bir etikete indirgenmemeli.

Çocuğu en çok taşıyan şey, ona sevgiyle eğilen bir yetişkinle bağ; şiddete uğrayan ebeveyni desteklemek çocuğu da destekliyor.

Yetişkinlerin ilişkisine dair kararlar, çocuğun güvenliği sorulduktan sonra sıraya girer.

Açılış sahnesi

Gece on bire doğru Mesut'un sesi salondan yükseliyor. Aysel'in akşam annesini aradığı için geç kalan yemekle başlayan konuşma birkaç dakikada bağırışa dönüyor; ardından duvara çarpan bir beden sesi geliyor, sonra uzun bir sessizlik. Yedi yaşındaki oğulları koridorun sonundaki odasında, yorganın altında. Işığı açmıyor, kalkmıyor. Penceresinin altından geçen arabaları sayıyor; on yediye gelince sayıyı kaybedip yeniden başlıyor.

Sabah kahvaltıda Mesut erkenden çıkmış. Aysel her sabahki gibi beslenme çantasını hazırlıyor, ama dudağının kenarındaki kesiği saklamak için başını hep öteki yana çeviriyor. Oğlan sessizce yumurtasını yiyor, bir ara annesinin yüzüne bakıyor ve hemen gözünü kaçırıyor. Okul servisi gelince annesine her zamankinden uzun sarılıyor.

Öğlen Aysel kız kardeşiyle telefonda konuşurken "Neyse ki o uyuyordu, hiçbir şey duymadı" diyor. Aynı saatlerde sınıf öğretmeni, normalde sınıfın en konuşkanı olan çocuğun bütün sabah tek kelime etmediğini, bir arkadaşı sıranın kapağını sertçe kapatınca yerinden sıçradığını not ediyor.

Bu derste ne olacak

M07-D13 çocuğun gözünden sıradan kavgaya bakmıştı. Burada konu, bir ebeveynin ötekine fiziksel ya da psikolojik zarar verdiği bir evde büyüyen çocuk.

Sırasıyla tanıklığın sınırlarına, etkilerin çocuklar arasındaki dağılımına, ebeveynler arası şiddetin çocuğa yönelik zararla örtüşmesine ve çocuğun korunmasının neden yetişkin kararlarının önüne geçtiğine bakacağız.

Bu ders kimseyi suçlamak için yazılmadı. Şiddete uğrayan ebeveynin sorumlu tutulmadığı, çocuğun da "hasarlı" diye etiketlenmediği bir dille ilerleyeceğiz.

Sıfır noktası

M07-D13'ün tanıttığı duygusal güvenlik fikri burada da işe yarıyor: Çocuk evdeki gerilimi, dayandığı zeminin yerinde durup durmadığına dair bir işaret olarak izliyor. Ama şiddetin olduğu bir evde zeminin kendisi sarsılıyor. Çocuğun sorusu artık "Annemle babam barışacak mı?" değil, "Biri yaralanacak mı?" olabiliyor. Harold ve Sellers'ın M07-D13'teki yelpazesinin en uç noktasındayız.

Ayrılığın kendisinin çocuğa etkisi M12-D05'in konusuydu ve burada tekrarlanmayacak. Ebeveynlik Akademisi de 1.4 ve 10.2 derslerinde evde şiddete tanık olmayı çocukluğun ağır stres kaynakları arasında saymıştı. Bu ders çift ilişkisinin içinden bakıyor: İki yetişkin arasındaki zarar, evdeki üçüncü kişiye nasıl ulaşıyor?

Mekanizma

Duymak da tanıklıktır

Gündelik dilde "tanık olmak" görmek demek. Oysa çocuk şiddeti görmese de duvarın arkasından bağırışı, çarpan kapıyı duyabiliyor; ertesi sabah bir izi, kırık bir sandalyeyi görüyor; yetişkinlerin suskunluğundan ne olduğunu çıkarıyor. Alandaki çalışmalar bu yüzden giderek "maruz kalma" sözünü tercih ediyor.

Aysel'in "o uyuyordu" cümlesi çok anlaşılır; çocuğunun zarar görmüş olabileceği düşüncesine dayanmak güç. Ama yorganın altında araba sayan bir çocuk uyumuyor; dinliyor.

Peki bu tür bir maruz kalmanın çocuklar üzerindeki etkisi ne kadar büyük? Bu soruyu yüzü aşkın çalışmayı bir arada değerlendiren bir meta-analiz ele aldı.

Kartın en ağır karşılaştırması sonuncusu. "Ona el kalkmadı ki" diye kurulan rahatlama, bu veriler karşısında zayıf kalıyor: Şiddet bir yetişkine yönelse de çocuk onu kendi güven duygusunda taşıyabiliyor.

Yaygın yanlış"Küçük çocuk olanı anlamaz, büyüyünce de hatırlamaz."
Doğrusu

Kitzmann ve arkadaşlarının meta-analizinde okul öncesi çocukların biraz daha yüksek risk taşıdığına dair zayıf bir işaret vardı. Bir çocuğun olanı sözle anlatamaması ya da sonradan hatırlamaması, o dönemde uykusunun, beslenmesinin ve yetişkine tutunmasının etkilenmediği anlamına gelmiyor. Küçüklük bir kalkan değil; kimi zaman daha az savunma demek.

Etkiler herkeste aynı görünmüyor

Meta-analizlerin verdiği ortalama, tek tek çocukları gizleyebiliyor. Şiddete maruz kalan çocukların bir kısmında sorunlar belirgin, ama hepsinde değil; bazıları hafif bir sıkıntıda kalıyor, bazıları ölçüldüğü dönemde belirgin bir sorun göstermiyor.

Tek bir "tanık çocuk" tablosu yok; aynı sığınma evinde biri öfkeyle dışarı vururken öbürü içe kapanıyor. Grupları ayıran şeyler de rastgele değil: maruz kalmanın sıklığı, çocuğun kendisinin hedef olup olmadığı ve olanı nasıl yorumladığı.

Daha geniş bir meta-analiz, ortalama etkinin büyüklüğü konusunda temkinli bir tablo çiziyor.

Küçük bir ortalama, kimsenin ağır etkilenmediği anlamına gelmiyor; çok etkilenenlerle az etkilenenlerin bir arada olduğu bir dağılımın ortalaması da küçük çıkar. Grych ve arkadaşlarının beş grubu böyle bir dağılımı gösteriyordu.

Yaygın yanlış"Şiddete tanık olan her çocuk ileride ya şiddet uygular ya da şiddete uğrar."
Doğrusu

Grych ve arkadaşlarının çalışmasında sığınma evindeki çocukların bir grubunda sorun bildirilmedi; Wolfe ve arkadaşlarının meta-analizinde ortalama etki küçüktü ve çocuklar arasında büyük farklılık vardı. Risk artıyor, ama yazgıya dönüşmüyor. Bu tür bir kehanet, hem çocuğa hem de onu koruyan ebeveyne ağır bir yük bindiriyor.

Şiddetin aynı evde örtüşmesi

Ebeveynler arası şiddetin olduğu bir evde, çocuğun kendisine yönelen bir zararın bulunma olasılığı da artıyor. İki deneyim üst üste bindiğinde yük de büyüyor.

Wolfe ve arkadaşları, yalnızca dört çalışmaya dayanarak, tanıklığa istismar eklendiğinde sorunların yalnız tanıklığın getirdiğinin üzerine çıktığını bildirdi. Kitzmann ve arkadaşlarında ise bu iki grup arasındaki fark anlamlı değildi. Sonuçlar tam uyuşmuyor; ama ikisi de tanıklığı hafife almaya izin vermiyor.

Bir literatür derlemesi bu örtüşmeyi daha geniş bir resmin içine yerleştiriyor.

Derlemenin "ebeveynlik kapasitesine etki" alanı dikkatle okunmalı. Şiddete uğrayan ebeveynin korkusu, uykusuzluğu ve yarası çocuğuna ayırabildiği dikkati daraltabilir; bu onun eksikliği değil, şiddetin ulaştığı bir başka yer.

Yaygın yanlış"Çocuğa dokunmadığı sürece iyi bir baba olabilir."
Doğrusu

Kitzmann ve arkadaşlarının meta-analizi tanık olan çocukların fiziksel istismara uğrayan çocuklardan anlamlı biçimde farklı olmadığını gösterdi; Holt ve arkadaşlarının derlemesi ise ev içi şiddetin olduğu evlerde çocuğa yönelik istismar riskinin arttığını bildiriyor. Çocuğun annesine ya da öbür ebeveynine zarar vermek, çocuğun güvende olduğu ve sevildiği evin kendisine zarar veriyor.

Çocuğu ne taşır ve neden önce o gelir

Holt ve arkadaşlarının derlemesindeki en umut verici bulgu, koruyucu etkenler üzerine. Bir çocuğu şiddetin etkilerine karşı taşıyan en güçlü dayanak, onunla ilgilenen bir yetişkinle kurduğu güçlü bağ; bu yetişkin çoğu zaman annesi. Bu bulgu, şiddete uğrayan ebeveyni suçlamak için değil, onu desteklemenin aynı zamanda çocuğu desteklemek olduğunu göstermek için önemli.

M07-D13'te çocuğun bir kavgaya verdiği anlamın önemini görmüştük. Şiddetin olduğu evlerde bu anlam daha da belirleyici olabiliyor.

Yorganın altında araba sayan çocuğun aklında büyük olasılıkla iki soru var: "Annem güvende mi?" ve "Bu benim yüzümden mi oldu?" Olanın onun suçu olmadığını açıkça duymak, ona verilebilecek en basit desteklerden biri.

Çocuğun güvenliği için: Evde bir yetişkin tehlikedeyse çocuğun da tehlikede olabileceğini varsaymak, tersini varsaymaktan daha sağlam bir başlangıç. Ona sesler yükseldiğinde gidebileceği bir oda, kapısını çalabileceği bir komşu ya da arayabileceği bir yakın göstermek ve araya girmenin onun işi olmadığını söylemek yükünü hafifletiyor. Terapi S03-P02-D05, kendini korumak için sesini yeterince yükseltemeyen biri söz konusu olduğunda harekete geçmek için kesinliği beklemenin neden bir gecikme olduğunu tartışıyordu; çocuk bu tarifin tam ortasında duruyor.

Öncelik neden çocukta? Bir yetişkin ilişkisi beklenebilir, yeniden denenebilir; bir çocuğun gelişimi beklemiyor ve Holt ve arkadaşlarına göre etkiler güvenlik sağlandıktan sonra da sürebiliyor. "Çocuk için kalmak" da "çocuk için gitmek" de önce tek bir soruya cevap vermeli: Çocuk bu evde güvende mi?

Yaygın yanlış"Çocuğa hiçbir şey anlatmamak onu korur."
Doğrusu

Grych, Fincham ve arkadaşlarının sığınma evi örnekleminde kendini suçlama hem kızlarda hem oğlanlarda sorunlara giden bir yol olarak çıktı. Açıklama yapılmayan bir evde çocuk boşluğu çoğu zaman kendi payıyla dolduruyor. Ayrıntı vermek gerekmiyor; yaşına uygun kısa bir açıklama ve "senin suçun değil" cümlesi, sessizlikten daha koruyucu olabilir.

Usta katmanı

Ebeveynlerden biriyle ya da ikisiyle görüşen uygulayıcı, çocuğu odada olmayan ama yükü taşıyan biri olarak görür. Bir şiddet öyküsü ortaya çıktığında "Çocuklar o sırada neredeydi?" sorusu ebeveyne çocuğun deneyimini düşünmek için bir kapı açıyor. Soru, şiddete uğrayan ebeveynin yanında durarak sorulmalı; suçlama gibi duyulursa utanca yeni bir yük ekler ve anlatım kesilir.

Çocuk bir terazi kefesine de konmaz. Biri kalmak, öbürü gitmek için onu gerekçe gösterebilir; uygulayıcı taraf seçmez, çocuğun güvenliğini ilişkiye dair kararlardan önce ve ayrı ele alır. Kontrol amaçlı şiddet sürerken iki eşle birlikte görüşmek, şiddete uğrayanın o odada açıkça konuşabileceğini varsayıyor; bu varsayım çoğu zaman tutmuyor ve ayrıntısı M13-D10'a kalıyor. Çocuğun ayrı bir desteğe ihtiyacı olup olmadığı da kendi başına bir değerlendirme konusu.

Güvenlik notu

Çocuğun güvenliği çoğu zaman onu koruyan ebeveynin güvenliğine bağlı; biri tehlikedeyken öbürünü korumak zorlaşıyor. Bu yüzden kendini tehdit altında hisseden bir ebeveynin yardım istemesi, çocuğu için de atılmış bir adım sayılır. Başvurulabilecek yerler arasında bir aile büyüğü ya da sırrını tutacağına inanılan bir arkadaş, çocuğun okulundaki rehber öğretmen, çocuk doktoru ya da semtteki sağlık merkezi, karakol ya da jandarma, aile içi şiddetle uğraşan devlet birimleri ve avukat tutamayanlara baroların sunduğu adli yardım var. Koruma kararları gibi hukuki yolları M13-D08 anlatıyor. Çocuk kendisi tehlikedeyse ya da zarar gördüyse, onun güvenliğini sağlamak için kimsenin izin vermesini beklemek gerekmiyor. Olanları bir yetişkine anlatmaya çalışan bir çocuğu dinlemek, ona inanmak ve onu yalnız bırakmamak da korumanın parçası.

Kanıtın sınırı

Kartların çoğu çocukları tek bir anda ölçen araştırmalardan ya da onların birleştirilmesinden geliyor. Maruz kalma ile sorunlar arasındaki bağ tekrar tekrar bulunuyor; ama yoksulluk, ebeveynin ruh sağlığı ve çocuğa yönelen zarar gibi aynı evlerde sık görülen güçlükler bu bağın bir kısmını açıklıyor olabilir ve Wolfe ve arkadaşları karıştırıcı etkenleri iyi kontrol eden çalışmaların az olduğunu vurguluyordu. Grych ve arkadaşlarının beş grubu tek bir sığınma evi örnekleminden çıktı; toplumdaki çocuklara nasıl genellenebileceği bilinmiyor. Kartların özetleri örneklemlerin hangi ülkelerden geldiğini belirtmiyor; geniş ailenin aynı çatı altında yaşadığı ya da büyükanne ve büyükbabaların çocuk bakımına sıkça katıldığı ev düzenlerinde aynı dağılımın görülüp görülmeyeceği açık bir soru. "Tanıklık" ve "maruz kalma" tanımlarının çalışmadan çalışmaya değişmesi de sonuçları karşılaştırmayı zorlaştırıyor ve alanda tartışılmaya devam ediyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Yorganın altında sessizce bekleyen çocuk da tanıktır; tanıklık için odada bulunmak gerekmiyor.

Araştırmalarda tanık olan çocuklar ile doğrudan fiziksel istismara uğrayan çocuklar arasında anlamlı bir fark çıkmadı; "ona el kalkmadı" bir güvence değil.

Etkiler her çocukta aynı görünmüyor; bazı çocuklar ağır, bazıları hafif etkileniyor, bazıları belirgin bir sorun göstermiyor ve hiçbiri bir etikete indirgenmemeli.

Çocuğu en çok taşıyan şey, ona sevgiyle eğilen bir yetişkinle bağ; şiddete uğrayan ebeveyni desteklemek çocuğu da destekliyor.

Yetişkinlerin ilişkisine dair kararlar, çocuğun güvenliği sorulduktan sonra sıraya girer.

Sonraki derse köprü

Önceliği çocuğa verdik; ama ilişkinin kendisi de bir yerde duruyor. Şiddetin sürdüğü bir evde eşlerden biri, belki de şiddeti uygulayan, bir gün "Gel, birlikte bir uzmana gidelim, düzeltelim" diyebilir. Bu teklif kulağa sorumlu bir adım gibi geliyor. Oysa Aysel o odada gerçekte ne anlatabilir, anlattıklarının bedelini eve dönünce kim öder, ve terapi odasındaki bir saatlik konuşma, kontrolün evdeki işleyişine dokunur mu yoksa ona yeni bir alan mı açar? Sıradaki ders bu soruları, ortak görüşmenin neden riskli sayıldığını ve hangi şartlar altında yeniden masaya gelebildiğini konuşarak açıyor. Şiddet varken çift terapisi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.