İçeriğe geç

M13-D01

Çatışmalı ilişki ile zararlı ilişki

Sağlıklı bir anlaşmazlığı korku, kontrol ve güç dengesizliği içeren bir ilişkiden ayırt eden işaretleri tanır.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M13, İlişkide şiddet ve kontrol · 3.214 kelime · 17 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 15 dk okuma · 21 dk dinleme

Terapi Akademisi’nde: S03-P02-D04

Temel Psikoloji Akademisi’nde: M14-D10

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir ilişkinin ne kadar gürültülü olduğu, ne kadar zararlı olduğunu söylemiyor. Sağlıklı anlaşmazlıkta iki taraf da itiraz edebiliyor ve itiraz eden bunun bedelini ödemiyor. Açık karşı çıkış, partnerlerin karşılık verebildiği bir zeminde iş görüyor; güvenin olmadığı yerde aynı açıklık zarar verebiliyor. Fiziksel saldırganlık, sert bir kavganın biraz ileri gitmiş biçimi değil; olumsuz iletişimden ayrı olarak ilişkinin gidişini yordayan bir işaret. Davranışlar iki tarafta benzer görünse bile, kimin korktuğu ve kimin sonucu belirlediği ilişkinin niteliğini değiştiriyor. Risk etkenleri bir olasılığı anlatır, bir kişiyi mahkûm etmez. Bu modüldeki hiçbir ayrım, durumu bilen bir uzmanın değerlendirmesinin yerine geçmez.

Açılış sahnesi

Cumartesi akşamı, mutfakta. Gülten, Hilmi'nin kardeşine yüklü bir borç verdiğini bankadan gelen bir mesajla öğreniyor. Sesi yükseliyor: "Bana sormadın bile." Hilmi dolabın kapağını sertçe kapatıyor: "Kardeşim zor durumda, ne yapsaydım?" On dakika boyunca ikisi de üst üste konuşuyor. Sonunda Hilmi balkona çıkıyor, Gülten salona geçiyor.

Yarım saat sonra Hilmi salonun kapısında duruyor. "Sormam gerekirdi," diyor, "ama sen de bana kardeşimi hiç sevmediğini her fırsatta hissettiriyorsun." Gülten buna itiraz ediyor, Hilmi de onun itirazına. Gece yarısına doğru bir şeyde anlaşıyorlar: Bundan sonra belli bir tutarın üstündeki her para hareketini önceden konuşacaklar. Kardeş meselesi açık kalıyor.

Pazartesi öğlen Gülten, iş yerinde yemek arasında bu kavgayı gülerek anlatıyor. Masadaki bir iş arkadaşı iç çekiyor: "Siz yine iyisiniz. Biz hiç kavga etmeyiz." Sonra telefonuna bakıyor, bir mesaja hemen cevap yazıyor, yemeğini bitirmeden kalkıyor. "Geç kalırsam sorun olur," diyor. Gülten o akşam eve dönerken, iki evden hangisinin daha huzurlu olduğunu kendine soruyor ve cevabın göründüğü kadar kolay olmadığını hissediyor.

Bu derste ne olacak

Bu modül, ilişkilerde şiddeti ve kontrolü konu ediyor. İlk adım bir ayrım: Bağıran, kapı çarpan, aynı konuya defalarca dönen bir ilişki ile bir tarafın korktuğu, sustuğu ve sözünün hükmü olmadığı bir ilişki aynı şey değil. Gürültü her zaman tehlikeyi, sessizlik her zaman huzuru göstermiyor.

Sırayla şunlara bakacağız: anlaşmazlıkta doğrudan itirazın hangi koşulda işe yaradığını derleyen bir değerlendirme, evliliğin ilk yıllarında fiziksel saldırganlığın sonraki dört yılı nasıl etkilediğini izleyen bir çalışma, aynı davranışların iki tarafta aynı korkuyu uyandırıp uyandırmadığını soran klinik bir karşılaştırma ve risk etkenlerini tarayan geniş bir derleme. Baştan bir sınırı da koyalım: Bu modüldeki hiçbir bilgi, bu alanda çalışan bir uzmanın değerlendirmesinin yerini tutmaz.

Sıfır noktası

Gündelik dilde "kavgalı ev" kötü bir ev, "sesi çıkmayan ev" ise iyi bir ev sayılıyor. M07-D01 bu inancı ilk kez sarstı: Anlaşmazlık neredeyse her ilişkinin olağan bir parçası ve sık tartışmak tek başına ilişkinin niteliğini söylemiyor. Şimdi o tespitin öbür yüzüne dönmek gerekiyor. Bazı ilişkilerde sorun tartışmanın çokluğu değil, tartışmanın mümkün olmaması.

Bu iki durumu ayırmak için sorulacak ilk soru, "Ne kadar sık kavga ediyorlar?" değil. Daha verimli üç soru var: İki taraf da itiraz edebiliyor mu? Bir taraf, karşısındakinin tepkisinden korktuğu için sözünü yutuyor mu? Kararlar konuşularak mı, yoksa hep aynı kişinin istediği yönde mi kapanıyor? Bu soruların hiçbiri tek başına bir hüküm vermiyor; ama gürültünün altına bakmayı sağlıyor.

Mekanizma

İki taraf da sözünü söyleyebiliyor mu?

Sağlıklı bir anlaşmazlığın ilk işareti, iki tarafın da "hayır" diyebilmesi. M06-D10 doğrudan olumsuz iletişimi, yani isteği ve itirazı açıkça söylemeyi tanımlamıştı. Overall ve McNulty, bu tür iletişimin ne zaman yarar, ne zaman zarar getirdiğini toplayan bir değerlendirme yazdı. Vardıkları sonuç, açık itirazın kendi başına ne iyi ne kötü olduğu; etkisinin bağlama göre değiştiği.

Bu değerlendirme ayrım için bir anahtar veriyor. Açık itiraz, iki kişinin de karşı tarafa cevap verebildiği bir zeminde iş görüyor. Bir tarafın güvende olmadığı yerde ise aynı açıklık işe yaramıyor, hatta zarar veriyor. Buradan bir çıkarım yapılabilir: Sağlıklı çatışmanın belirtisi itirazın yumuşaklığı değil, itiraz edenin bunun bedelini ödemeyeceğini bilmesi. M07-D09'un kendini susturma kavramı da bu noktaya dokunuyordu; kişi sözünü geri çektiğinde tartışma biter, ama anlaşmazlık bitmez.

Yaygın yanlış"Hiç kavga etmeyen bir çiftin ilişkisi sağlıklıdır."
Doğrusu

Overall ve McNulty'nin değerlendirmesi, açık itirazın ciddi sorunlar ele alınırken yararlı olabildiğini gösteriyor; tartışmasızlık bu yararın da yokluğu anlamına gelebilir. Bir ilişkide kavga olmaması iki farklı şeyden doğabilir: anlaşmazlıkların gerçekten az olmasından ya da bir tarafın itirazın bedelinden çekinerek susmasından. Dışarıdan bakınca ikisi aynı görünür.

Saldırganlık tartışmanın uç noktası değil

Gündelik dilde fiziksel saldırganlık çoğu zaman "kavganın kontrolden çıkması" olarak anılıyor; sanki aynı çizginin en uç noktasındaymış gibi. Lawrence ve Bradbury bu varsayımı sınamak için yeni evli çiftleri dört yıl izledi.

Bu bulgunun ayrım için önemi, saldırganlığın olumsuz iletişimden ayrı bir bilgi taşıması. İki çift aynı ölçüde bağırıyor, aynı ölçüde suçluyor olabilir; birinde bir itme, bir tokat varsa, o çiftin önündeki yol ötekininkinden farklı görünüyor. Yazarların altını çizdiği bir nokta da var: İlişkiyi güçlendirmeye yönelik programlar saldırgan ve saldırgan olmayan çiftleri çoğu zaman aynı biçimde ele alıyor. Bu ders tam o ayrımı okurun önüne koyuyor.

Yaygın yanlış"Bir itme ya da bir tokat, sert bir kavganın olağan parçasıdır."
Doğrusu

Lawrence ve Bradbury'nin yeni evlileri dört yıl izleyen çalışmasında fiziksel saldırganlık bildiren çiftlerde evlilik işlev bozukluğu yüzde 70, bildirmeyenlerde yüzde 38 oranında görüldü; bu bağ, olumsuz iletişim ve stres sabit tutulduğunda da sürdü. Saldırganlık, çatışmanın biraz daha sert bir hâli değil, ayrıca dikkat isteyen bir işaret.

Korku ve güç: aynı davranış, farklı deneyim

İki partnerin de bağırdığı, ikisinin de birbirine bir şey fırlattığı bir ilişki dışarıdan "karşılıklı" görünebilir. Ama aynı davranışın iki tarafta aynı etkiyi bırakıp bırakmadığı da sorulmalı. Hamberger ve Guse bunu klinik örneklemlerde araştırdı.

Bu bulgunun ayrım için söylediği şey şu: Davranışların sayımı benzer çıktığında bile, o davranışların ilişkide yarattığı iklim farklı olabiliyor. Bir tarafın partnerinin öfkesi karşısında korktuğu, ötekinin ise aynı öfkeyi gülünç bulduğu bir ilişki, iki eşit güç arasındaki bir kavga değil. Bulgunun cinsiyet örüntüsünü de kaynağın söylediği kadarıyla okumak gerekiyor: Bu örneklemlerde korku kadınlarda, baskın ve kontrol edici davranış erkeklerde daha sık görüldü; çalışma bunun her ilişkide böyle olduğunu söylemiyor.

M07-D09, gücü konumsal ve deneyimlenen yanlarıyla ayırmıştı; çatışmanın sağlıklı kalması, iki tarafın da söz sahibi olduğunu hissetmesine bağlıydı. Zararlı ilişkide bu his tek tarafa kayıyor. M03-D07'nin zorlayıcı kontrol kavramı da bu kaymanın bir biçimini anlatıyordu; onun nasıl işlediği bu modülün ilerleyen bir dersinin işi.

Yaygın yanlış"İki taraf da bağırıyor ve bir şeyler fırlatıyorsa, sorun karşılıklıdır."
Doğrusu

Hamberger ve Guse'nin klinik örneklemlerinde davranışların sıklığı benzer çıktığında bile kadınlar partnerin şiddeti karşısında daha çok korku bildirdi, erkekler ise daha sık güldü ve kontrol edici davranış gösterdi. Davranışların listesi, kimin korktuğunu ve kimin sonucu belirlediğini söylemiyor. Bir ilişkinin karşılıklı mı, tek yönlü mü olduğu bu deneyime bakmadan anlaşılamıyor.

İşaretler tek tek değil, birlikte okunur

Zararlı ilişkiyi tanımaya çalışan biri çoğu zaman tek bir ölçüt arıyor: "Kıskançlık var mı?", "Babası da öyle miydi?", "İçki içiyor mu?" Capaldi, Knoble, Shortt ve Kim, partner şiddetine eşlik eden etkenleri sistematik olarak taradı.

Bu derlemenin ayrım için öğrettiği şey, tek bir işaretin hüküm vermediği. Ne kıskançlık, ne bir ailede şiddet görmüş olmak, ne de zor bir ekonomik dönem kendi başına bir ilişkiyi zararlı kılıyor. Öte yandan derleme, ilişkinin kendi etkileşim örüntülerini de risk katmanlarından biri olarak sayıyor. Yani yalnız kişilere değil, iki kişinin arasında kurulan düzene de bakmak gerekiyor. Terapi S03-P02-D04, öfkeyle söylenen bir sözün bir boşalma mı, yoksa bir hedefe yönelmiş bir niyet mi olduğunu ayırmayı tartışıyordu; ilişkide söylenen bir tehdit de aynı dikkatle, sesin yüksekliğine değil içeriğine bakılarak okunur.

Yaygın yanlış"Risk etkenlerinden biri varsa, o ilişki eninde sonunda şiddete döner."
Doğrusu

Capaldi ve arkadaşlarının 228 makaleyi tarayan derlemesi, partner şiddetine eşlik eden etkenlerin bağlamdan kişisel gelişime ve ilişki içi etkileşime uzanan birçok katmanda bulunduğunu gösteriyor. Tek bir etken bir olasılığı yükseltebilir, ama ne bir kişi hakkında hüküm verir ne de geleceği belirler. Tersi de geçerli: Hiçbir risk etkeni görünmemesi, bir ilişkinin güvenli olduğunu kanıtlamaz.

Usta katmanı

Bir ilişki terapisti, çatışma şikâyetiyle gelen iki kişiyi dinlerken iki ayrı soruyu aynı anda taşır. Birincisi bu modülden önceki derslerin sorusu: Bu iki kişi nasıl tartışıyor, hangi örüntüye düşüyor, nasıl onarıyor? İkincisi bu modülün sorusu: Bu odada iki kişi de korkmadan konuşabiliyor mu? İkinci sorunun cevabı belirsizse, birinci soruyla yapılacak her çalışma bekler.

Terapistin baktığı işaretler çoğu zaman küçük: Bir partnerin cevap vermeden önce ötekinin yüzüne bakması, bir anlatımın ötekinin yanında yumuşatılması, "abartıyorum belki" diye başlayan cümleler. Bu işaretler tek başına bir şey kanıtlamaz; ama terapisti dikkatli kılar. Çatışmaya yönelik yöntemler, iki tarafın da sözünün dinlendiği bir zemin varsayar. Partnerlerden biri dürüst konuştuğu için evde bedel ödeyebilecekse, aynı odada yürütülen bir konuşma ona yardım etmez, onu açıkta bırakır. Bu yüzden terapist önce iki kişinin anlattıklarını ayrı ayrı dinler ve korkuya dair bir iz bulduğunda ortak çalışmayı başlatmaz. Şiddet ya da kontrol bulunan bir ilişkide ortak çift terapisinin neden ilk adım olmadığı M13-D10'un konusu.

Güvenlik notu

Bu dersin ayrımı, bir ilişkiyi dışarıdan sınıflandırmak için değil, korkunun görmezden gelinmemesi için var. Bir kişi partnerinin tepkisinden çekindiği için sözünü yutuyor, eve girerken onun ruh hâlini tartıyor ya da kendisine yönelik bir itme, bir fırlatma, bir tehdit yaşıyorsa, bu tablo bir iletişim alıştırmasıyla tek başına çözülecek bir mesele değil. Güvenilen bir yakına anlatmak, bir sağlık kuruluşunda yaşananı söylemek, kolluğa başvurmak, kadına ve aileye yönelik şiddetle mücadele eden resmî birimlerden destek istemek ya da barodan adli yardım talep etmek, birbirinin yerine değil, birbirinin yanında kullanılabilecek yollar. Hangi adımın ne zaman atılacağına durumu bilen biriyle birlikte karar vermek, çoğu zaman yalnız verilen bir karardan daha korunaklı.

Kanıtın sınırı

Kartlardaki dört kaynaktan hiçbiri, bir ilişkinin zararlı olup olmadığını tek tek ilişkiler düzeyinde ayırt eden bir ölçüt sunmuyor; ortalama örüntüleri anlatıyorlar. Lawrence ve Bradbury'nin bulgusu 56 yeni evli çifte dayanıyor ve daha uzun ilişkilere doğrudan genellenemez. Hamberger ve Guse'nin örneklemleri mahkeme kararıyla danışmanlığa gelenlerden ve sığınma evindeki kadınlardan oluşuyor; genel nüfusta korku ile davranış arasındaki bağın aynı görünüp görünmediği bu veriyle bilinmiyor. Capaldi ve arkadaşlarının derlemesi etkenlerin hangi katmanlarda bulunduğunu düzenliyor, ama özet tek tek etkenlerin büyüklüğünü vermiyor. Overall ve McNulty'nin değerlendirmesi ise şiddet içeren ilişkilere özgü değil. Ölçümlerin çoğunda bilgi kişilerin kendi anlatımından geliyor; korkan bir kişinin her şeyi anlatmayabileceği de ayrı bir sınır. Bu çalışmaların hepsi farklı bir hukuk ve aile düzeninde yürütüldü; yardım istemenin önündeki engellerin buradaki biçimi ayrıca araştırılmayı bekliyor ve bu sorunun cevabı tartışmalı kalmaya devam ediyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bir ilişkinin ne kadar gürültülü olduğu, ne kadar zararlı olduğunu söylemiyor. Sağlıklı anlaşmazlıkta iki taraf da itiraz edebiliyor ve itiraz eden bunun bedelini ödemiyor. Açık karşı çıkış, partnerlerin karşılık verebildiği bir zeminde iş görüyor; güvenin olmadığı yerde aynı açıklık zarar verebiliyor. Fiziksel saldırganlık, sert bir kavganın biraz ileri gitmiş biçimi değil; olumsuz iletişimden ayrı olarak ilişkinin gidişini yordayan bir işaret. Davranışlar iki tarafta benzer görünse bile, kimin korktuğu ve kimin sonucu belirlediği ilişkinin niteliğini değiştiriyor. Risk etkenleri bir olasılığı anlatır, bir kişiyi mahkûm etmez. Bu modüldeki hiçbir ayrım, durumu bilen bir uzmanın değerlendirmesinin yerine geçmez.

Sonraki derse köprü

Gülten'in iş arkadaşı kocasından hiç şiddet görmediğini söyleyebilir; evinde ne itme var ne fırlatılan bir eşya. Yine de yemekte telefonuna bakışındaki acele, "geç kalırsam sorun olur" cümlesi, bir zararın bedene dokunmadan da kurulabildiğini düşündürüyor. Küçük düşüren bir söz, arkadaşlardan yavaş yavaş uzaklaştırılmak, yaşanan bir olayın sonradan "öyle bir şey olmadı" diye silinmesi: Bunlar iz bırakmayan ama insanı içeriden aşındıran davranışlar. Sonraki ders bu davranışlara ad veriyor ve neden bu kadar zor fark edildiklerini soruyor. Psikolojik şiddet.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.