M11-D10
Kalmak ya da gitmek
Güven kırılması sonrası ilişkiyi sürdürme ya da bitirme kararını etkileyen etkenleri ve karar sürecini açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M11, Güven ve ihanet · 3.179 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir güven kırılmasından sonra kalma ya da gitme kararı genellikle bir anda değil, bir tartma süreciyle veriliyor. Bu süreçte insanlar her iki yön için de çok sayıda neden sayıyor ve iki yönün aynı anda güçlü olması sık görülüyor. İhanetin türü kararı etkileyebiliyor, ama varsayımsal senaryolardaki grup farkları kişinin gerçek tepkisini öngörmüyor. Olanı neye bağladığımız, affetme üzerinden kalıp kalmamamızla ilişkili; affetmek yine de kalmayı zorunlu kılmıyor. Kararda yalnızca kendi memnuniyetimiz değil, partnerimizin ne olacağına dair kaygımız da yer tutuyor. Korku ve kontrol devreye girdiğinde soru değişiyor; öncelik kişinin kendi güvenliği oluyor.
Açılış sahnesi
Nilay öğle arasında telefonunda Eskişehir'deki kiralık daire ilanlarına bakıyor. Akşam eve dönünce Cihan'la birlikte, ödemesini ikisinin yaptığı konutun kredisini yeniden yapılandırmak için bankaya ne zaman gideceklerini konuşuyorlar. İki iş aynı gün içinde, aynı kişinin elinden çıkıyor ve Nilay bunda bir tutarsızlık görmüyor; ikisi de onun gerçeği.
Yedi ay önce Nilay, Cihan'ın spor salonundan tanıdığı bir kadınla birkaç ay süren bir ilişki yaşadığını öğrenmişti. Cihan o ilişkiyi bitirdi, sorulara cevap verdi, birlikte birkaç görüşmeye gittiler. Bazı akşamlar evleri eskisi kadar sıcak; bazı sabahlar Nilay uyandığında ilk düşündüğü şey o kadının adı oluyor.
Yakın arkadaşı "Ben olsam bir gün durmazdım" diyor. Annesi "Altı yıllık evlilik bir hatayla çöpe atılmaz" diye karşılık veriyor. Cihan ise geçen hafta mutfakta, sesi titreyerek, "Sen gidersen ben toparlanamam" dedi. Nilay o cümleden sonra ilan sayfasını iki gün açmadı. Şimdi kendine sorduğu şey, kalmak mı gitmek mi sorusundan çok, bu kararı gerçekten kendisinin mi verdiği.
Bu derste ne olacak
Bir güven kırılmasından sonra ilişkiyi sürdürme ya da bitirme kararını ele alacağız. Kalmanın ya da gitmenin hangisinin doğru olduğunu tartışmayacağız; bu, kişinin kendi değerlerine ve koşullarına bağlı bir seçim ve araştırmalar ona cevap vermiyor. Araştırmaların gösterebildiği şey, insanların bu kararı verirken neleri tarttığı ve bu tartının nasıl işlediği. Önce insanların kalmak ve gitmek için saydıkları nedenlere ve bu nedenlerin aynı kişide nasıl yan yana durabildiğine bakacağız. Sonra ihanetin türünün karara etkisini ve bu etkinin kadınlarla erkeklerde farklı görünüp görünmediğini inceleyeceğiz. Ardından olanın kime ve neye bağlandığının, affetme üzerinden ayrılıkla nasıl ilişkilendiğini konuşacağız. Son olarak kararın yalnızca kendi çıkarımızla değil, partnerimizin ne olacağıyla da tartıldığını gösteren bulgulara geçeceğiz.
Sıfır noktası
Gündelik konuşmada bu karar tek bir an gibi anlatılır: "O gün kapıyı çarpıp çıktı" ya da "Bir sabah kalmaya karar verdi." Araştırmaların resmi farklı. Kalma ya da gitme kararı çoğu insan için haftalara, aylara yayılan bir tartma süreci; gün içinde bile yön değiştirebiliyor. Nilay'ın ilan sayfası ile banka randevusu aynı süreçten geliyor.
Bu modülün ve öncekilerin birkaç parçası burada birleşiyor. M05-D02 yatırım modelini kurmuştu: memnuniyet, alternatifler ve yapılmış yatırımlar bağlılığı birlikte belirliyor. M02-D10 bir ilişkide kalmanın "istiyorum" ile "zorundayım" diye iki farklı kaynağı olduğunu adanmışlık ve kısıtlama bağlılığı ayrımıyla göstermişti. M11-D06 ise affetmeyi barışmadan ayırmıştı; affeden biri gidebilir, affetmeyen biri kalabilir. Kalma ya da gitme kararı bu üç ayrımın hepsinin üzerine kurulu.
Mekanizma
Kalmak için nedenler, gitmek için nedenler
Bir kararın içeriğini anlamanın en doğrudan yolu insanlara sormak. Joel, MacDonald ve Page-Gould bunu yaptılar: Önce insanlardan bir ilişkide kalmak ve onu bitirmek için nedenlerini kendi sözcükleriyle yazmalarını istediler, sonra bu nedenleri bir ilişkiyi bitirmeyi ya da boşanmayı düşünen kişilere tek tek puanlattılar.
Bu bulgu iki şeyi görünür kılıyor. Birincisi, "güvenin ihlali" gitme nedenleri arasında kendi başına bir kalem; ama tek kalem değil. Bir güven kırılması yaşamış kişi, aynı listeden çatışmayı, yakınlığın azalmasını ya da gelecek planlarının uyuşmamasını da işaretleyebilir. İkincisi, kalma nedenleri ortadan kalkmıyor. İhanet, ortak geçmişi, birlikte kurulan evi, sevilen huyları silmiyor; terazinin öbür kefesine bir ağırlık koyuyor.
M04-D02'de tanıdığımız bağlanma kaygısının burada iki yöne birden çalışması dikkat çekiyor. Terk edilme korkusu yüksek olan biri, kalmak için de gitmek için de nedenleri daha yoğun yaşıyor. Bu, kaygılı kişinin kararının daha uzun sürebileceğini ve dışarıdan "bir türlü karar veremiyor" diye görülebileceğini düşündürüyor; ama bu bir kişilik kusuru değil, iki kefenin de ağır olması.
Yaygın yanlış"Gerçekten aldatıldıysan kalmak istemezsin; kalmak istiyorsan o kadar da önemsememişsin demektir."
Joel ve arkadaşlarının ayrılmayı düşünen katılımcılarında birçok kişi aynı anda hem kalmaya hem gitmeye güdülenmişti; güvenin ihlali gitme nedenleri arasında yer alırken duygusal yakınlık ve yatırım gibi kalma nedenleri de onaylanmaya devam ediyordu. Kalma isteği, ihanetin acısının küçük olduğunu göstermiyor.
İhanetin türü kararı değiştiriyor mu
M11-D02 sadakatsizliğin cinsel ve duygusal biçimlerini ayırmıştı. Kararla ilgili sorulardan biri, bu ayrımın kalma ya da gitme eğilimini değiştirip değiştirmediği. Evrimsel psikoloji geleneğinden gelen bir öngörü, kadınlarla erkeklerin bu iki türe farklı ağırlık vereceğini söylüyor.
Bu bulguyu okurken iki şey akılda tutulmalı. İlki, bir senaryoya "ayrılırdım" demek ile gerçekten aldatılmış biri olarak yedi ay sonra bir kredi masasında oturmak aynı şey değil. Varsayımsal sorular insanların ne düşündüğünü gösterir; ne yaptıklarını göstermez. İkincisi, bir grup ortalamasındaki fark, o gruptaki herhangi bir kişinin nasıl tepki vereceğini söylemez. Cinsel bir ihaneti duygusal olandan daha kolay bağışlayabileceğini söyleyen erkekler de, tersini söyleyen kadınlar da bu örneklemin içinde vardı.
Yaygın yanlış"Erkekler cinsel ihaneti asla affetmez, kadınlar da duygusal olanı; bu biyolojik bir kural."
Shackelford, Buss ve Bennett'in çalışmasında ortaya çıkan fark, varsayımsal ikilemlere verilen cevaplarda görülen bir grup eğilimiydi; hiçbir grup için "asla" anlamına gelmiyordu. Gerçek bir ihanetten sonra kişinin kararı, senaryonun ötesinde ilişkinin geçmişini, ihanetin süresini ve partnerin ardından ne yaptığını da içeriyor.
Olanı neye bağladığın ve affetme
Bir ihanetten sonra kişi yalnızca ne olduğunu değil, neden olduğunu da anlamaya çalışıyor. "Bir anlık zayıflıktı ve çok pişman" ile "Kim olduğunu bana şimdi gösterdi" aynı olay hakkında iki çok farklı açıklama. Araştırmacılar bu açıklamalara yükleme diyor.
Hall ve Fincham, bu yorumların ayrılıkla nasıl ilişkilendiğini sadakatsizlik yaşamış kişilerde inceledi ve araya M11-D06'nın konusu olan affetmeyi koydu.
Bu bulgu karar sürecine bir iç yol çiziyor: Kişinin olana verdiği anlam, affedip affetmemesiyle bağlantılı; affetme de kalıp kalmamasıyla. Ama M11-D06'da gördüğümüz gibi affetme ile barışma aynı şey değil. Hall ve Fincham'ın bulgusu affetmenin ayrılığı önlediğini söylemiyor; affetme ile ilişkinin sürmesi arasında bir bağ bulunduğunu söylüyor. Ayrılığı başlatanların daha az affettiği bulgusu da iki yönlü okunabilir: Affedemeyen kişi gitmeyi seçmiş olabilir, ya da gitme kararını vermiş biri affetme sorusunu bir kenara bırakmış olabilir.
Yaygın yanlış"Eğer affedersen kalman gerekir; affedip gitmek tutarsızlıktır."
Hall ve Fincham'ın verilerinde affetme ile ilişkinin sürmesi arasında bir bağ vardı, ama bu bir zorunluluk değil, bir eğilimdi. Affetme kişinin incitene yönelik güdülerinin değişmesi; birlikte yaşamayı sürdürmek ise başka etkenlerin de tartıldığı bir karar. İkisi aynı yöne gidebilir, farklı yönlere de gidebilir.
Yalnız kendi için karar vermemek
Yatırım modeli kararı büyük ölçüde kişinin kendi hesabıyla anlatır: Bu ilişkiden memnun muyum, alternatiflerim nasıl, buraya neler yatırdım? Nilay'ın mutfaktaki anı başka bir ağırlığı gösteriyor: Cihan'ın "toparlanamam" demesi.
Bu bulgu insanların kararlarında yalnızca kendi hesaplarını yapmadıklarını, ötekinin acısını da tarttıklarını gösteriyor. Bunun iyi ya da kötü olduğuna dair bir hüküm vermiyor. Partnerini düşünerek kalmak bazen derin bir özen, bazen de kişinin kendi isteğini yıllarca ertelemesi olabilir. M05-D02'nin gönülsüz bağımlılık dediği tabloya benziyor ama aynı değil: orada kişi seçeneksizlikten kalıyor, burada partnerine duyduğu kaygıdan. M02-D10'un kısıtlama bağlılığıyla birleştiğinde, ortak kredi ve "o bensiz ne yapar" düşüncesi aynı kefede toplanabiliyor.
Yaygın yanlış"Kalma kararı, yalnızca insanın kendi mutluluğuna bakarak verilir; başka her şey bahanedir."
Joel, Impett, Spielmann ve MacDonald'ın iki izleme çalışmasında partnerin ilişkiye bağımlılığına dair algı, memnuniyet ve yatırım gibi kendine dönük etkenlerin ötesinde ayrılığı başlatma olasılığıyla ilişkiliydi. İnsanlar bu kararı verirken ötekini de tartıyor; bunun ne zaman özen, ne zaman kendini ertelemek olduğu kişiye göre değişiyor.
Usta katmanı
Bir terapistin bu karar karşısındaki ilk görevi, kararı vermemek. İhanetten sonra gelen çiftlerde eşlerden biri ya da ikisi terapistten bir hüküm bekleyebilir: "Sizce bu ilişki kurtarılır mı?" Terapistin bakışı, iki seçeneği de gerçek tutmak ve kişinin kendi tartısını görünür kılmak üzerine kurulur. Joel ve arkadaşlarının bulgusu burada işe yarıyor: İkircikli bir kişiye "Karar ver artık" demek, onun iki kefesini de duymamak anlamına geliyor.
Terapist, kalma nedenlerinin hangilerinin adanmışlıktan, hangilerinin kısıtlamadan, hangilerinin partner için duyulan kaygıdan geldiğini ayırmaya yardım edebilir. Bu ayrım kararı değiştirmek zorunda değil; ama kişinin sonradan "neden kaldım" ya da "neden gittim" sorusuna kendi cümlesiyle cevap verebilmesini sağlıyor. M11-D07'nin aktardığı izleme verileri de terapiye gelmenin sonucu önceden belirlemediğini gösteriyordu; terapi bir ayrılığı da bir kalmayı da daha bilinçli kılabilir.
Bir sınır burada ayrıca söylenmeli. Karar sürecinde partnerlerden biri ötekinin telefonunu ele geçiriyor, gitmesi hâlinde kendine ya da ona bir şey yapacağını söylüyor, parasını ya da arkadaşlarıyla görüşmesini kısıtlıyorsa, ortada artık iki kişinin birlikte tarttığı bir karar yok. M11-D09 kıskançlığın kontrole dönüştüğü noktayı işledi; o noktada "kalmak mı gitmek mi" sorusunun yerini "nasıl korunurum" sorusu alır. Böyle bir durumda kişinin önce kendi güvenliğini sağlayacak destek kaynaklarına, gerekiyorsa yetkili mercilere ulaşması gelir; birlikte yürütülen bir ilişki çalışması o ilk adımın yerine konmaz.
Kanıtın sınırı
Buraya kadar okuduğumuz bulgular bir kararın doğru olup olmadığını söylemiyor, yalnızca insanların bu kararı verirken neleri tarttığını tarif ediyor. Joel ve arkadaşlarının iki çalışması genel olarak ilişkiyi bitirmeyi düşünen kişilerle yapıldı; güven kırılmasına özgü değil. Shackelford, Buss ve Bennett'in bulgusu varsayımsal senaryolara dayanıyor ve gerçek bir ihanetten sonraki kararlara ne kadar genellenebileceği bilinmiyor. Hall ve Fincham'ın örneklemi küçük ve yalnız karşı cinsten ilişkilerden oluşuyor; aracılık modeli nedenselliği kanıtlamıyor. Kalan ya da giden kişilerin yıllar sonra kararlarından nasıl etkilendiğine dair izleme verisi bu derste yok. Katılımcıların ülkesi özetlerde yazmıyor; ailenin, çevrenin ve ekonomik bağımlılığın karara daha doğrudan karıştığı toplumlarda kalma ve gitme nedenlerinin ağırlığı farklı dağılabilir. Bu bulguların bu bağlamlarda tekrarlanıp tekrarlanmadığı açık bir soru.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bir güven kırılmasından sonra kalma ya da gitme kararı genellikle bir anda değil, bir tartma süreciyle veriliyor. Bu süreçte insanlar her iki yön için de çok sayıda neden sayıyor ve iki yönün aynı anda güçlü olması sık görülüyor. İhanetin türü kararı etkileyebiliyor, ama varsayımsal senaryolardaki grup farkları kişinin gerçek tepkisini öngörmüyor. Olanı neye bağladığımız, affetme üzerinden kalıp kalmamamızla ilişkili; affetmek yine de kalmayı zorunlu kılmıyor. Kararda yalnızca kendi memnuniyetimiz değil, partnerimizin ne olacağına dair kaygımız da yer tutuyor. Korku ve kontrol devreye girdiğinde soru değişiyor; öncelik kişinin kendi güvenliği oluyor.
Sonraki derse köprü
Nilay'ın tartısı bir güven kırılmasıyla başladı; ama Joel ve arkadaşlarının listesi, insanların gitme nedenleri arasında ihanetin yalnızca bir kalem olduğunu gösteriyordu. Çatışma, yakınlığın sönmesi, dışarıdan gelen baskılar da aynı listede. Hiçbir ihanet yaşanmadan da birçok ilişki sona eriyor ve bu ayrılıkların ardından çoğu zaman tek bir cümle söyleniyor: "Sevgi bitti." Bu cümlenin ardında hangi ilişkisel süreçlerin ve hangi dış koşulların durduğunu, araştırmaların ayrılığı önceden işaret eden etkenler hakkında ne bulduğunu bundan sonra inceleyeceğiz. İlişkiler neden biter.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.