İçeriğe geç

M07-D12

Ev işi ve görünmez emek

Ev işi ve zihinsel yükün paylaşımının adalet algısına ve ilişki memnuniyetine etkisini kanıt düzeyiyle aktarır.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M07, Çatışma · 3.143 kelime · 17 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir evi yürütmenin yalnız yapılan işlerden ibaret olmadığını, işin başındaki görme, araştırma ve takip adımlarının da emek olduğunu unutma; bu adımlar çoğu zaman listelere girmiyor.

İlişkideki memnuniyet açısından paylaşımın saatlerinden çok, eşlerin onu adil bulup bulmaması öne çıkıyor; duygu işi de bu değerlendirmenin bir parçası.

Ev işi paylaşımı ile cinsel yakınlık arasındaki bağ dönemden döneme değişmiş görünüyor; aynı çiftleri izleyen bir çalışma ise bu bağı hiç bulamadı.

Cinsiyetin belirlemediği çiftlerde de ev işi bir kişide birikebilir; o zaman birikmenin nedeni çiftin kendi koşullarında aranmalı.

Açılış sahnesi

Lale ile Bora pazar akşamı haftayı konuşuyor. Bora bir kâğıda ikisinin yaptığı işleri yazmış ve memnun: market alışverişini o yapıyor, çöpü o çıkarıyor, kediyi veterinere o götürüyor. Liste neredeyse eşit. "Gördün mü," diyor, "yarı yarıya."

Lale listeye uzun uzun bakıyor. Kediyi veterinere götüren Bora, doğru. Ama aşı gününün yaklaştığını fark eden, veterinerin hangi gün açık olduğunu araştıran, randevuyu alan, sabah Bora'ya "bugün kedi, unutma" diye mesaj atan Lale. Market alışverişini Bora yapıyor, doğru. Ama buzdolabında neyin bittiğini izleyen, listeyi yazan, Bora'nın annesinin doğum gününün yaklaştığını hatırlayan ve hediyeyi düşünen de Lale. Bu işlerin hiçbiri kâğıtta yok.

"Senin listen işlerin son adımını sayıyor," diyor Lale. "Ben bütün gün başındaki adımları taşıyorum." Bora şaşırıyor; gerçekten görmemiş. Ama bir yandan da içerliyor: Kendisi de yoruluyor, o da bir şeyler yapıyor.

İkisi de dürüst. Bora'nın listesi saydığı şeylerde doğru; Lale'nin itirazı da saymadığı şeylerde doğru. Bu ders, o sayılmayan kısma bakıyor: Ev işinin görünmeyen yüzüne, onun kimde biriktiğine ve paylaşımın adil bulunup bulunmamasının bir ilişkide neyi değiştirdiğine.

Bu derste ne olacak

Önce ev işini fiziksel görevler listesi olarak düşünmenin neyi dışarıda bıraktığına bakacağız. Ardından bir evi yürütmenin düşünsel tarafını dört bileşene ayıran nitel bir çalışmayı inceleyeceğiz. Sonra bir ilişkideki memnuniyeti paylaşımın saat cetvelinden çok, o paylaşımın nasıl algılandığıyla ilişkilendiren bulgulara geçeceğiz. Ev işi ile cinsel yakınlık arasındaki bağın on yıllar içinde nasıl değiştiğine ve bu bağı sınayan daha sıkı bir çalışmanın neden başka bir sonuç bulduğuna bakacağız. Son olarak, cinsiyetin hazır bir iş bölümü sunmadığı aynı cinsiyetten çiftlerin ev işini nasıl paylaştırdığını göreceğiz.

M07-D11 çiftlerin para konusundaki çatışmasını ele aldı. Ev işi de benzer biçimde gündelik, tekrar eden ve kolayca bir hesaplaşmaya dönüşen bir alan; ama burada hesaplanan şeyin bir kısmı hiç görünmüyor.

Sıfır noktası

Ev işi denince çoğumuzun aklına yapılan işler gelir: yemek pişirmek, temizlik, çamaşır, alışveriş. Bunlar ölçülebilir; kim kaç saat harcadı, kim kaç kez yaptı, bir zaman çizelgesine yazılabilir. Ama bir evi yürütmek yalnızca bu işlerden oluşmaz. Hangi işin ne zaman gerektiğini fark etmek, seçenekleri araştırmak, karar vermek ve işin gerçekten yapılıp yapılmadığını takip etmek de iştir; ve bu kısım çoğu zaman ne listeye girer ne de saate.

M04-D08 bir eşin fark ettirmeden verdiği desteği ele almıştı; orada görünmezlik bir incelik olabiliyordu. Bu derste görünmezlik başka bir şey yapıyor: Emeği taşıyan kişinin bile onu tam adlandıramamasına ve eşinin onu hiç fark etmemesine yol açıyor.

Mekanizma

İşin başındaki adımlar

Sosyolog Allison Daminger, ev işinin düşünsel kısmını ayrı bir boyut olarak ele aldı. Ona göre bu kısım dört bileşenden oluşuyor: bir ihtiyacı önceden görmek, o ihtiyacı karşılamak için seçenekleri belirlemek, karar vermek ve işin ilerleyişini izlemek. Açılıştaki örnekte Lale'nin yaptığı tam olarak bu: Aşının yaklaştığını önceden görüyor, veterinerleri araştırıyor, randevuyu seçiyor ve sabah hatırlatarak işin yapılıp yapılmadığını izliyor. Bora'nın listesindeki iş, bu dört adımın sonunda gelen beşinci adım.

Daminger'in bulgusunda dikkat çeken bir ayrıntı var: Karar vermeye katılım kadınlarla erkekler arasında kabaca eşitti. Fark, kararın öncesinde ve sonrasında yoğunlaşıyordu. Yani bir çiftte eşlerden biri "Hangi veteriner olsun?" sorusuna birlikte cevap verildiği için işin paylaşıldığını düşünebilir; oysa o soruyu sormayı akla getiren ve sonucu takip eden hep aynı kişidir.

Saat cetveli değil, adalet duygusu

Ev işiyle ilgili tartışmalar çoğu zaman bir sayıma döner: Kim kaç saat çalıştı, kim kaç kez yaptı. Oysa bir ilişkideki memnuniyet üzerine yapılan araştırmalar, sayının kendisinden çok o sayının nasıl algılandığına işaret ediyor. Bir eş daha çok iş yaptığı hâlde paylaşımı adil bulabilir; başka biri neredeyse eşit bir paylaşımı haksız bulabilir. Belirleyici olan, paylaşımın kişinin beklentileriyle, emeğin görülüp görülmediğiyle ve neyin iş sayıldığıyla nasıl buluştuğu.

Bu değerlendirmeye yalnızca ev işleri girmiyor. Bir eşin duygusal ihtiyaçlarıyla ilgilenmek, ilişkiyi ve aileyi bir arada tutmak için verilen emek de bir iş.

Yatak odasına uzanan bağ

Ev işiyle cinsel yakınlık arasındaki ilişki uzun süre şaşırtıcı bir bulguyla anıldı: Eski verilerde ev işini geleneksel biçimde bölen çiftlerin, eşitlikçi biçimde bölenlerden daha sık cinsel ilişkiye girdiği bildirilmişti. Daha yeni verilere bakan bir çalışma, bu tablonun değiştiğini gösterdi.

Aynı araştırma ekibinin 2006 verilerindeki 487 çifti inceleyen sonraki bir çalışması, iletişimin rolüne baktı (Carlson, Miller ve Rudd, 2020). Kadınların eşleriyle iletişiminin niteliği, çiftin ev işini nasıl böldüğünü yordadı; erkeklerin iletişimi ise daha çok bu düzenin bir sonucu gibi göründü. Ev işi paylaşımı ile kadınların ilişki doyumu arasındaki bağa, erkeklerin iletişim niteliği aracılık ediyordu. Yani paylaşım yalnızca işin kendisi değil; eşlerin birbirleriyle nasıl konuştuğu üzerinden de ilişkiye sızıyor olabilir.

Ama bu tabloyu daha sıkı bir yöntemle sınayan bir çalışma başka bir sonuç buldu.

Bu iki bulgu birlikte okunduğunda bir uyarı çıkıyor: Ev işini adil paylaşan çiftlerin cinsel yaşamı daha iyi olabilir; ama bunun nedeni paylaşımın kendisi olmayabilir. Aynı çifti zaman içinde izlediğimizde, paylaşım değiştiği için cinsel yaşamın değiştiğine dair bir iz görünmüyor.

Cinsiyetin hazır cevabı olmadığında

Kadın ve erkekten oluşan bir çiftte ev işinin kimde olacağına dair toplumun hazır bir cevabı vardır; o cevap kabul edilse de reddedilse de masadadır. Aynı cinsiyetten iki kişinin oluşturduğu bir çiftte böyle bir cevap yoktur. Bu yüzden bu çiftler, iş bölümünün neye göre kurulduğunu görmek için değerli bir pencere açıyor.

Bu bulgu, ev işinin dağılımının doğal bir yatkınlıktan değil, büyük ölçüde iki kişinin aralarında kurduğu düzenden doğduğunu düşündürüyor. Aynı cinsiyetten çiftler de görevleri tek bir kişiye yığabiliyor; ama yığılmanın kime olacağını cinsiyet değil, o çiftin kendi koşulları belirliyor.

Yaygın yanlış"Ev işlerini eşit saatlerde yapıyorsak adalet sağlanmıştır."
Doğrusu

Saatlerin eşit olması, bilişsel emeğin ve duygu işinin de eşit dağıldığı anlamına gelmiyor. Stevens ve arkadaşlarının çalışmasında evlilik doyumuyla en çok bağlanan şey, işin miktarından çok paylaşımdan duyulan memnuniyetti; ve bu memnuniyete duygu işi de giriyordu.

Yaygın yanlış"İşi kim yapıyorsa yük de ondadır."
Doğrusu

Daminger'in çalışması, bir işin yapılmasından önce gelen önceden görme, araştırma ve takip adımlarının çoğu zaman başka birinde olduğunu gösterdi. İşi yapan eş görünürde yükü taşırken, işi akla getiren ve takip eden eşin emeği listede hiç yer almayabilir.

Yaygın yanlış"Ev işini eşit paylaşan çiftlerin cinsel hayatı söner."
Doğrusu

Bu inanç eski verilere dayanıyordu. Carlson ve arkadaşlarının karşılaştırmasında 2006 verilerinde eşitlikçi ve geleneksel çiftler arasında cinsel sıklık farkı bulunmadı; eşitlikçi çiftlerde bildirilen sıklık iki dönem arasında arttı. Hajek'in çalışması ise iki yönde de bir bağ bulmadı.

Yaygın yanlış"Aynı cinsiyetten çiftlerde ev işi kendiliğinden eşit bölünür."
Doğrusu

Kurdek'in çalışmasında lezbiyen çiftler görevleri paylaşma eğilimindeydi; gey çiftlerde ise görevler daha çok eşlerden birinde toplanıyordu. Cinsiyet farkı yokken de iş bölümü dengesizleşebiliyor; yalnızca dengesizliğin nedeni başka yerden geliyor.

Usta katmanı

Bir terapist ev işi üzerine bir çatışmayla karşılaştığında, ilk iş olarak tartışmanın hangi düzeyde yürüdüğüne bakar. Çoğu zaman çift "kim ne yaptı" sorusu üzerinde dönüp duruyor; oysa altta yatan soru "beni görüyor musun" olabilir. Bilişsel emeğin dört bileşeni burada bir harita gibi kullanılabilir: Terapist eşlerden her birine, belirli bir işi ele alıp o işin önceden görülmesini, araştırılmasını, karar verilmesini ve takibini kimin yaptığını sorabilir.

Terapist aynı zamanda ölçülebilir olan ile değerle ilgili olanı ayırır. Bir çiftin hangi paylaşımı adil bulacağı onların değerlerine ve koşullarına bağlıdır; tek bir doğru oran yoktur. Kobayashi ve arkadaşlarının Japonya'daki çiftlerle yaptığı çalışmada, iki eşin de çalıştığı çiftlerde eşlerin, öteki eş hafta içi daha çok ev işi yaptığında ondan daha memnun olduğu bulundu; tek kişinin çalıştığı çiftlerde ise iki eş de, ev işinin büyük kısmını kadın yaptığında birbirinden daha memnundu (Kobayashi, Kobayashi, Okumura ve Usui, 2016). Hakkaniyet, çiftin kurduğu düzen içinde anlam kazanıyor.

Ev işi kimi çiftlerde bir denetim alanına dönüşebilir: Bir eşin, ötekinin her hareketini eleştirmesi, işin yapılmamasını cezayla, tehditle ya da korkutarak karşılaması. Böyle bir tabloda konu artık bir iş bölümü sorunu değildir. Terapist önce o evde kimsenin kendini tehlikede hissetmediğinden emin olmaya çalışır; birlikte yapılan seanslar, bu güvence sağlanmadan başlanacak yer değildir.

Kanıtın sınırı

Bu derste aktardığımız bulguların çoğu kesitsel; ev işi paylaşımı ile doyum arasındaki bağın yönünü kesinleştirmiyor. Adil bulunan bir paylaşım ilişkiyi iyileştiriyor olabilir; ama iyi giden bir ilişkide eşler paylaşımı daha kolay adil buluyor da olabilir. Hajek'in aynı çiftleri zaman içinde izleyen çalışması, cinsel sonuçlar söz konusu olduğunda bağın kaybolabildiğini gösterdi; bu, öteki bulguların da gözlenmemiş farklardan etkilenebileceğine dair bir uyarı.

Daminger'in bilişsel emek kavramı nitel görüşmelere dayanıyor; kavramı tanımlıyor ama bu emeğin ne kadar yaygın olduğunu ya da ilişki doyumunu ne ölçüde yordadığını ölçmüyor. Kurdek'in aynı cinsiyetten çiftlerle ilgili bulguları eski ve çocuksuz çiftlerden geliyor; bugünkü çiftlere genellemek için yeni çalışmalar gerekiyor. Aktardığımız örneklemlerin hiçbirinde Türkiye'den çiftler yer almıyor; ev içi rollerin, geniş ailenin ve bakım beklentilerinin farklı biçimlendiği bir bağlamda bu bağların aynı biçimde kurulup kurulmadığı bilinmiyor. Japonya'daki bulgu da hakkaniyetin kültüre ve çalışma düzenine göre başka anlamlar kazanabileceğini hatırlatıyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bir evi yürütmenin yalnız yapılan işlerden ibaret olmadığını, işin başındaki görme, araştırma ve takip adımlarının da emek olduğunu unutma; bu adımlar çoğu zaman listelere girmiyor.

İlişkideki memnuniyet açısından paylaşımın saatlerinden çok, eşlerin onu adil bulup bulmaması öne çıkıyor; duygu işi de bu değerlendirmenin bir parçası.

Ev işi paylaşımı ile cinsel yakınlık arasındaki bağ dönemden döneme değişmiş görünüyor; aynı çiftleri izleyen bir çalışma ise bu bağı hiç bulamadı.

Cinsiyetin belirlemediği çiftlerde de ev işi bir kişide birikebilir; o zaman birikmenin nedeni çiftin kendi koşullarında aranmalı.

Sonraki derse köprü

Ev işi üzerine bir tartışma çoğu zaman yalnızca iki kişinin arasında kalmıyor. Bir evde çocuklar da varsa, eşlerin birbirine nasıl itiraz ettiği, o evin havasının bir parçası oluyor. Sıradaki ders, ebeveynler arasında bir çatışmanın var olması ile o çatışmanın nasıl çözüldüğünü birbirinden ayırarak, evdeki çocukların bu iki şeyden ne aldığını soruyor: Çatışma ve çocuklar.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.