Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Parlak güneşte açık diyafram, güneşli 16 kuralının gösterdiği gibi senkron hızının çok üstünde bir enstantane ister; senkron hızında kalmak fazla pozlama, onu aşmak kara şerit demektir. Diyaframı kısmak, ND filtreyle senkron hızında kalmak ya da yaprak perdeli bir sistem kullanmak klasik yollardır; yüksek hızda senkron ise flaşı perdenin geçişi boyunca süren bir ışık dizisine çevirir, bu yüzden enstantane flaşı da etkiler ve etkin flaş gücü belirgin biçimde düşer. Dolgu flaşı güneşin gölgelerini açmak için ortam ışığının bir iki stop altında kullanılır ve ölçüsü, gölge tarafındaki ayrıntının her tende ne kadar kaybolduğuna bakılarak ayarlanır.
Öğrenme hedefi
Parlak güneşte açık diyaframla çekerken flaşın neden senkron hızına takıldığını, güneşli 16 kuralıyla bir sahnenin pozlamasını kabaca hesaplayarak gösterebileceksin. Yüksek hızda senkronun flaşı tek bir patlama yerine perdenin bütün geçişi boyunca süren hızlı bir ışık dizisine çevirdiğini, bu yüzden enstantanenin artık flaşı da etkilediğini ve etkin flaş gücünün belirgin biçimde düştüğünü açıklayacaksın. Aynı sorunu diyaframı kısarak, ND filtreyle senkron hızında kalarak ya da yaprak perdeli bir makineyle çözmenin artılarını ve eksilerini karşılaştıracak, dolgu flaşını güneşin gölgesini açmak için ortam ışığının altında bir güçte kullanacak ve bu dolguyu farklı tenlerde gölge tarafının ne kadar açılması gerektiğine bakarak ayarlayacaksın.
Merak sorusu
Ertesi gün öğle saatinde iskeleye dönüyorsun. Güneş neredeyse tepede ve eniştenin yüzünde keskin gölgeler var: şapkasının siperliği gözlerini karanlığa gömmüş, burnunun gölgesi dudağına kadar inmiş. Arkadaki denizi ve karşı kıyıyı yumuşak bir bulanıklık hâlinde görmek istiyorsun; bunun için diyaframı f/2,8'e açıyorsun. Makine bu parlaklıkta saniyenin binde birinin çok üstünde bir enstantane istiyor. Flaşı açıp gözlerin altını doldurmayı denediğinde, makine enstantaneyi senkron hızına indiriyor ve fotoğraf bembeyaz patlıyor; enstantaneyi elle yükselttiğinde ise karenin alt kısmında kalın, koyu bir şerit beliriyor.
Güneşin altında flaş nasıl kullanılır? Flaş bu kadar parlak bir ışıkta işe yarar mı, yararsa hangi bedeli ödeyerek?
Bağlam
Akşam iskelesinde flaşla ortam ışığını ayırmayı öğrenmiştik (Ders 19.4): enstantane arka planı, flaş gücü konuyu yönetiyordu ve senkron hızının üstüne çıkmamak gerekiyordu. Gece ya da alacakaranlıkta bu sınır neredeyse hiç sorun olmaz, çünkü ortam ışığı zaten azdır ve enstantaneyi yavaşlatmak istersin. Güneşin altında ise tersine, ışık o kadar boldur ki açık diyaframla senkron hızında kalmak imkânsız hâle gelir.
Oysa flaşa en çok ihtiyaç duyulan anlardan biri tam da budur: sert güneşin yüzde bıraktığı derin gölgeleri açmak. Bu ders, parlak ışıkta flaş kullanmanın yollarını ve her birinin ne kazandırıp ne kaybettirdiğini ele alıyor.
Basit açıklama
Güneş neden senkron hızını aşmaya zorlar?
Güneşli 16 kuralı, açık ve güneşli bir günde doğru pozlamanın f/16'da, ISO değerinin tersine yakın bir enstantaneyle elde edildiğini söyleyen pratik bir kuraldır. ISO 100'de bu, f/16 ve saniyenin yüzde biri civarı demektir. Makinenin pozometresi daha kesin sonuç verir, ama bu kural parlak ışıkta hangi ayarlara ihtiyaç duyacağını hızlıca tahmin etmeye yarar.
Şimdi diyaframı f/16'dan f/2,8'e açtığını düşün. Bu yaklaşık beş stoptur; aynı pozlamayı korumak için enstantanenin beş stop hızlanması, yani saniyenin yüzde birinden saniyenin üç binde biri civarına çıkması gerekir. Oysa birçok makinenin senkron sınırı bunun çok altında, saniyenin iki yüzde biri dolayında kalır. Aradaki fark, açık diyaframla güneşte flaşlı çekimi normal yoldan imkânsız kılar. Senkron hızında kalırsan fotoğraf dört stop fazla pozlanır; enstantaneyi yükseltirsen perdenin gölgesi karede kara bir şerit bırakır.
Bu sorunun üç klasik çözümü vardır. Diyaframı kısmak senkron hızında kalmanı sağlar, ama arka planın bulanıklığından vazgeçersin. ND filtre (Ders 13.3), objektife giren bütün ışığı eşit biçimde azaltır; beş stopluk bir ND filtreyle f/2,8'de ve senkron hızında kalıp flaşı normal biçimde kullanabilirsin, ama vizörün ve ekranın kararır ve otomatik odak zorlanabilir. Yaprak perde ise objektifin içinde, ortadan açılıp kapanan bir perdedir ve bütün kareyi aynı anda açtığı için çok daha hızlı enstantanelerde de flaşla eşleşebilir; ama yalnızca bazı makinelerde ve objektiflerde bulunur. Dördüncü yol ise yüksek hızda senkrondur.
Yüksek hızda senkron nasıl çalışır?
Yüksek hızda senkron, İngilizce kısaltmasıyla HSS, flaşın senkron hızının üstündeki enstantanelerde de kullanılabilmesini sağlayan çalışma biçimidir. Normalde flaş, perdenin tamamen açık olduğu kısa anda tek bir patlama yapar. Senkron hızının üstünde perde hiçbir an tamamen açılmadığı için flaş bu kez tek bir patlama yerine çok hızlı bir ışık dizisi üretir. Bu dizi, perdenin dar yarığı sensörün bir kenarından karşı kenarına geçtiği süre boyunca devam eder ve flaş neredeyse sürekli yanan bir lamba gibi davranır. Yarık nereden geçerse geçsin, o anda ışık vardır ve karenin her bölümü flaştan payını alır.
Bunun sonucu, önceki dersteki ayrımın bozulmasıdır. Flaş artık kısa bir patlama değil, perdenin geçişi boyunca süren bir ışıktır; bu yüzden enstantane flaşı da etkiler. Enstantaneyi bir stop hızlandırmak, ortam ışığı gibi flaşın konuya düşen ışığını da yaklaşık bir stop azaltır.
Aynı nedenle etkin flaş gücü de düşer. Etkin flaş gücü, flaşın ürettiği ışıktan sensöre gerçekten ulaşan kısmıdır. HSS'de flaş enerjisini uzun bir süreye yayar ve her an bu ışığın yalnızca dar yarıktan geçen kısmı sensöre ulaşır; geri kalanı perdeye çarpar. HSS'ye geçildiği anda da belirgin bir güç kaybı olur ve bu kayıp flaştan flaşa değişir. Sonuç olarak aynı flaş, HSS'de çok daha kısa bir mesafeyi aydınlatabilir. Güneşte bir yüzü doldurabilmek için flaşı konuya yaklaştırman, gücü yükseltmen ve uzun çekimlerde flaşın ısınıp dinlenmeye geçebileceğini hesaba katman gerekir.
HSS'de hareketi donduran şey de değişir. Normal flaşta kısa patlama hareketi dondurur; HSS'de ise flaş sürekli bir ışık gibi davrandığı için donduran şey artık enstantanenin kendisidir. Saniyenin üç binde biri zaten çoğu hareketi durdurur.
Dolgu flaşı güneşte ne kadar güçlü olmalı?
Dolgu flaşı, ana ışığın, burada güneşin bıraktığı gölgeleri açmak için ortam ışığının altında bir güçte kullanılan flaştır. Amaç güneşi yok etmek değil, gölgelerin içindeki ayrıntıyı geri getirmektir. Bu yüzden dolgu genellikle ortam ışığından bir iki stop zayıf tutulur. Flaş ortam ışığıyla eşit güçte olursa gölgeler tamamen kaybolur ve yüz, 19.1'deki doğrudan flaşın yassı görünümüne yaklaşır; çok zayıf olursa gölgelerde fark edilmez.
Pratikte ortam ışığına göre pozlamayı kurar, sonra flaşı TTL'de flaş pozlama telafisini eksi bir ile eksi iki stop arasına alarak açarsın. Manuel çalışıyorsan bir deneme karesi çekip gücü gölgelerin açılışına bakarak ayarlarsın. Güneşi konunun arkasına alıp saçlara ve omuzlara bir kenar ışığı olarak kullanmak, flaşı da yüzün ana ışığı yapmak, parlak güneşte sık başvurulan bir kurulumdur.
Dolgunun ölçüsü tene göre değişir. Sert güneşte koyu bir tende göz çukurları, şapka gölgesi ve boynun gölge tarafı çok derin kalır ve ayrıntı hızla kaybolur; eksi bir stop civarında bir dolgu gözleri ve gölge tarafındaki dokuyu geri getirir. Açık bir tende ise aynı dolgu fazla gelebilir ve yüz düzleşip beyazlaşabilir; eksi iki stop gibi daha hafif bir dolguyla başlamak çoğu zaman yeterlidir. Her iki durumda da hedef, gölgenin kaybolması değil, içindeki ayrıntının seçilebilmesidir; bunu deneme karesinde gözlerin çevresini büyüterek denetlersin.
Görsel kanıt
İskelede diyaframı f/2,8'de bırakıp flaşı HSS'ye alıyorsun ve enstantaneyi saniyenin üç binde birine çıkarıyorsun. Kara şerit kayboluyor, arkadaki deniz yumuşak mavi bir lekeye dönüşüyor. Ama eniştenin yüzündeki gölgelerde neredeyse hiçbir değişiklik yok: flaş iki metreden yetmiyor. Flaşı bir adım yaklaştırıp gücünü artırdığında, şapkanın gölgesindeki gözler açılıyor; eniştenin koyu teninde gözlerin çevresindeki çizgiler ve kirpikler seçilmeye başlıyor. Flaş pozlama telafisini eksi bir stopta tutuyorsun; yüz hâlâ güneşin sıcaklığını taşıyor ama gölgeler artık kör değil.
Sonra karşılaştırma için flaşı kapatıp aynı kareye beş stopluk bir ND filtre takıyor ve enstantaneyi senkron hızına indiriyorsun. Flaş normal biçimde patladığında daha uzaktan bile yüzü dolduruyor; ama vizör kararmış ve odak bulmak zorlaşmış. İki kareyi yan yana koyduğunda sonuçlar birbirine çok yakın; seçimi hız ile güç arasındaki takas belirliyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışGüneşte HSS'yi açıp flaşın eskisi kadar uzağa erişeceğini sanmak.
Etkin güç düştüğü için gölgeler açılmaz. Düzeltmesi: flaşı konuya yaklaştır, gücü artır ya da ND filtreyle senkron hızına dön.
Yaygın yanlışHSS'de enstantaneyi yalnızca arka planı yönetmek için değiştirmek.
Enstantane artık flaşı da etkiler ve yüz de kararır. Düzeltmesi: enstantaneyi değiştirdiğinde flaş gücünü de yeniden kontrol et.
Yaygın yanlışDolgu flaşını ortam ışığıyla eşit ya da daha güçlü kullanmak.
Güneşin verdiği biçim kaybolur ve yüz yassılaşır. Düzeltmesi: dolguyu ortam ışığının bir iki stop altında tut ve gölgelerin ayrıntısına bakarak ayarla.
Özet
Parlak güneşte açık diyafram, güneşli 16 kuralının gösterdiği gibi senkron hızının çok üstünde bir enstantane ister; senkron hızında kalmak fazla pozlama, onu aşmak kara şerit demektir. Diyaframı kısmak, ND filtreyle senkron hızında kalmak ya da yaprak perdeli bir sistem kullanmak klasik yollardır; yüksek hızda senkron ise flaşı perdenin geçişi boyunca süren bir ışık dizisine çevirir, bu yüzden enstantane flaşı da etkiler ve etkin flaş gücü belirgin biçimde düşer. Dolgu flaşı güneşin gölgelerini açmak için ortam ışığının bir iki stop altında kullanılır ve ölçüsü, gölge tarafındaki ayrıntının her tende ne kadar kaybolduğuna bakılarak ayarlanır.
Mini ödev
Güneşli bir günde aşağıdaki denemeleri yap; flaşın HSS desteklemiyorsa üçüncü adımdaki ND filtre yolu yine işine yarar.
- Güneşli 16 kuralıyla sahnenin pozlamasını tahmin et, sonra makinenin ölçümüyle karşılaştır.
- Bir kişiyi f/2,8'de, HSS açık ve saniyenin binde birinde çek; sonra enstantaneyi iki stop hızlandırıp flaş gücüne dokunmadan yeniden çek ve yüzdeki dolgunun ne kadar azaldığını gör.
- Aynı kareyi ND filtreyle senkron hızında, normal flaşla çek ve iki yöntemi erişim, odak ve kolaylık açısından karşılaştır.
- Dolgu flaşını eksi üç, eksi iki, eksi bir ve sıfır stopta çekip gölge tarafındaki ayrıntıyı ve yüzün biçimini karşılaştır.
Kendini değerlendir
- Güneşte açık diyaframla neden senkron hızına takıldığını stop hesabıyla açıklayabiliyor musun?
- HSS'de enstantanenin flaşı da etkilediğini kendi karelerinde gördün mü?
- Farklı tenlerde gölge tarafını açmak için hangi dolgu gücünün yettiğini denetledin mi?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Yüksek hızda senkron | High-speed sync (HSS) | Flaşın senkron hızının üstünde perdenin geçişi boyunca süren hızlı bir ışık dizisi üretmesi. |
| Etkin flaş gücü | Effective flash output | Flaşın ürettiği ışıktan sensöre gerçekten ulaşan kısım. |
| Dolgu flaşı | Fill flash | Ana ışığın gölgelerini açmak için ortam ışığının altında bir güçte kullanılan flaş. |
| Güneşli 16 kuralı | Sunny 16 rule | Güneşli günde f/16'da, ISO'nun tersine yakın enstantaneyle doğru pozlama bulunacağını söyleyen pratik kural. |
| Yaprak perde | Leaf shutter | Objektifin içinde ortadan açılıp kapanan ve bütün kareyi aynı anda açan perde. |
Mini test
1. Güneşli bir öğlede ISO 100'de diyaframı f/16'dan f/2,8'e açarsan aynı pozlama için enstantane kabaca nereye çıkmalıdır?
- A) Saniyenin iki yüzde birine
- B) Saniyenin üç binde biri civarına
- C) Saniyenin otuzda birine
- D) Değişmemelidir
2. HSS açıkken enstantaneyi bir stop hızlandırmak flaşın konuya düşen ışığını nasıl etkiler?
- A) Hiç etkilemez
- B) İki katına çıkarır
- C) Rengini ısıtır
- D) Yaklaşık bir stop azaltır
3. HSS'de flaşın daha kısa bir mesafeyi aydınlatabilmesinin nedeni nedir?
- A) Enerjisini perdenin geçiş süresine yayması ve her an ışığın yalnızca dar yarıktan geçen kısmının sensöre ulaşması
- B) Flaşın renginin değişmesi
- C) Diyaframın otomatik kısılması
- D) Beyaz dengesinin bozulması
4. Sert güneşte koyu tenli bir kişinin şapka gölgesindeki gözleri kaybolmuş. Dolgu flaşıyla nasıl başlamak en yerindedir?
- A) Flaşı ortam ışığından iki stop güçlü tutmak
- B) Flaşı ortam ışığıyla eşit tutmak
- C) Dolguyu ortam ışığının yaklaşık bir stop altında tutup gözlerin çevresini deneme karesinde büyütmek
- D) Dolgu kullanmayıp kareyi sonradan aydınlatmak
Cevaplar
- B — f/16'dan f/2,8'e yaklaşık beş stoptur; saniyenin yüzde birinden beş stop hızlı enstantane saniyenin üç binde biri civarıdır.
- D — HSS'de flaş sürekli bir ışık gibi davranır ve enstantaneden ortam ışığı gibi etkilenir.
- A — Flaşın ışığının büyük kısmı perdeye çarpar; sensöre ulaşan etkin güç düşer.
- C — Bir stop altındaki dolgu derin gölgelerdeki ayrıntıyı açar, güneşin verdiği biçimi korur.
Özet kartı
- Güneşte açık diyafram, senkron hızının çok üstünde bir enstantane ister.
- Çözümler: diyaframı kıs, ND filtre kullan, yaprak perde ya da HSS.
- HSS'de flaş sürekli ışık gibi davranır: enstantane flaşı da etkiler.
- Etkin flaş gücü düşer: flaşı yaklaştır, gücü artır.
- Dolgu flaşı ortam ışığının bir iki stop altında; gölge ayrıntısını her tende büyüterek denetle.
Sonraki derse köprü
İskelede eniştenin yüzünü doldurmak için flaşı ona yaklaştırman gerektiğinde, makinenin üstünde kalan flaş sana hiç esneklik bırakmadı: ışık yine objektifin yanından, yine önden geliyordu. Flaşı elinde tutup yana ve biraz yukarıya kaldırabilseydin, güneşin karşı tarafından ikinci bir ışık yaratabilirdin. Flaş makineden ayrılınca ne değişir? Sonraki ders, flaşı bir tetikleyiciyle makineden ayırmayı ve ışığı istediğin yere yerleştirmeyi anlatıyor.