İçeriğe geç

Ünite EDB-231-08 · Seviye 2C — Dünya Edebiyatı

Ovidius ve Horatius

EDB-231 Antik Edebiyat

2.147 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · anlatım 10 dk

  • metamorfoz
  • ars poetica
  • olayların ortasından
  • yararlı ile hoş
  • sürgün şiiri
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Ovidius MÖ 43'te Sulmo'da doğar; Metamorphoses, on beş kitaplık ve destan veznindeki bir şiirdir ve dünyanın başlangıcından Ovidius'un zamanına kadar biçim değiştiren bedenleri anlatır.
  2. Hikâyelerin bir kısmı Anadolu'da geçer: Lydialı dokumacı Arachne örümceğe dönüşür; Niobe taşa dönüşür ve Riley'nin notuna göre Lydia'daki Sipylos'a, bugünkü Spil Dağı'na taşınır.
  3. Horatius'un Ars Poetica'sı Pisolara yazılmış bir mektuptur. Karışık bedenli bir resimle alay ederek biçimin birliğini savunur; Homeros'un olayların ortasından başlamasını över; yazılanı dokuzuncu yıla kadar saklamayı öğütler; yararlı ile hoşu birleştireni en başarılı şair sayar.
  4. Horatius eserini tunçtan kalıcı bir anıt, Ovidius da ne Iupiter'in öfkesinin ne zamanın yok edebileceği bir yapıt olarak görür. MS 8'de Augustus Ovidius'u Tomis'e sürer; Ovidius el yazmasını yakar, ama kopyalar kurtulur.
  5. Sürgünün gerekçesi olarak Aşk Sanatı gösterilir; Roma yurttaşlığı ise elinden alınmaz. Ovidius sürgünde Tristia'yı yazar ve MS 18'de Tomis'te ölür.

Kazanımlar

  • Ovidius'un Metamorphoses'inin konusunu, yapısını ve Anadolu'da geçen dönüşüm hikâyelerini metamorfoz kavramıyla açıklayabilir.
  • Horatius'un Ars Poetica'sındaki temel ilkeleri, olayların ortasından başlama ve yararlı ile hoşu birleştirme ölçütleriyle anlatabilir.
  • Ovidius'un sürgününü ve sürgün şiirini, sürgünün gerekçesi ile şiirin kaderini ayırt ederek değerlendirebilir.
  • Niobe'nin taşa dönüşmesini, Horatius'un şiirin amacı üzerine sözlerini ve Ovidius'un eserinin kapanışını yakından okuyabilir.

Video metni

Soğuk açılış

MS 8 yılı. Roma'nın en ünlü şairlerinden biri, imparatorun onu ömür boyu sürgüne gönderdiğini öğrenir. Gideceği yer, Karadeniz kıyısında küçük bir kasabadır: Tomis, bugünkü Köstence.

Şair evinde, yeni bitirdiği uzun şiirin el yazmasını ateşe atar. Şiir on beş kitaptır; kaostan Roma'ya uzanan uzun bir zaman boyunca biçim değiştiren bedenleri anlatır. Neyse ki kopyaları dostlarının elindedir. Yakılan eser kurtulur, yakan şair Roma'ya bir daha dönemez.

Büyük soru

Şairin adı Ovidius'tur ve yaktığı şiir Metamorphoses'tir, yani Dönüşümler. Aynı şiirin son dizelerinde Ovidius, eserinin ne tanrının öfkesiyle ne ateşle yok olacağını yazmıştı. Bir şair, eserinin kendisinden uzun yaşayacağını nereden bilebilir? Ve aynı çağın öbür büyük şairi Horatius'un sorduğu soru: şiir neye yarar, öğretmeye mi, eğlendirmeye mi?

Bağlam

Asuman Coşkun Abuagla'nın 2019'da Latince aslından yaptığı çevirinin girişine göre Ovidius MÖ 43'te Apenin Dağları eteğindeki Sulmo'da, atlı sınıfından bir ailede doğar. Babası onu hukuka yönlendirir, ama o şiiri seçer ve kısa sürede Roma'nın en çok ilgi çeken şairlerinden biri olur. Hakkında bildiklerimizin çoğu, sürgünde yazdığı Tristia, yani Hüzünler gibi kendi eserlerinden gelir.

Horatius ise Vergilius'la aynı kuşaktandır ve Augustus çağının öbür büyük şairidir. Şiirlerinin yanı sıra Piso ailesine yazdığı bir mektupla tanınır. Bu mektup sonradan Ars Poetica, yani Şiir Sanatı adıyla anılır. Bu ünitede iki şair birbirine ters iki soruyu temsil eder: biri bedenlerin ve biçimlerin sürekli değiştiği bir dünyayı anlatır; öbürü şiirin uyması gereken ölçüyü arar.

Ana anlatı — Biçim değiştiren bedenler

Metamorphoses şöyle başlar, Riley'nin çevirisiyle: tasarım beni yeni bedenlere dönüşen biçimleri anlatmaya götürüyor. Ovidius tanrılardan yardım ister, çünkü o değişiklikleri yapanlar onlardır, ve anlatısını evrenin ilk gününden şairin yaşadığı güne dek kesintisiz sürdüreceğini söyler.

Abuagla'ya göre destan veznindeki on beş kitaplık şiir Homeros'tan, Hesiodos'tan, tragedya yazarlarından ve İskenderiyeli şairlerden beslenir; yüzlerce hikâye yer ve zaman üzerinden birbirine bağlanarak kesintisiz akar. Ovidius'un yeniliği, bu mitleri tek bir sorunun etrafında toplamasıdır: bir beden, içinde yaşadığı duyguya dayanamayınca ne olur?

Bu hikâyelerin bir kısmı bizim coğrafyamızda geçer. Arachne Lydialı bir dokumacıdır; tanrıçayla dokuma yarışına girer ve örümceğe dönüşür. Niobe'nin hikâyesi de aynı bölgeye bağlanır. Çocuklarıyla övünüp bir tanrıçayı küçümseyen Niobe bütün çocuklarını kaybeder ve taşa dönüşür. Ovidius'a göre bir kasırga onu doğduğu toprağa, bir dağın tepesine taşır. Riley'nin notuna göre bu dağ Lydia'daki Sipylos'tur ve Pausanias orada, uzaktan yas tutan bir kadına benzeyen bir kaya gördüğünü yazar. Sipylos bugün Manisa'daki Spil Dağı'dır.

Ana anlatı — Pisolara bir mektup

Horatius'un Ars Poetica'sı bir kuram kitabı gibi değil, bir şaka ile başlar. Smart'ın çevirisinde Horatius, bir ressamın insan başına at boynu ekleyip farklı hayvanların uzuvlarını tüylerle kapladığını, üstü güzel bir kadın olan bir figürü aşağıda çirkin bir balık kuyruğuyla bitirdiğini düşünmemizi ister. Dostlarım, böyle bir resmi görünce gülmeden durabilir misiniz, diye sorar. Ona göre fikirleri birbirine uymayan bir kitap da tıpkı böyle bir resimdir.

Bu açılışta keskin bir ironi vardır. Horatius'un alay ettiği şey, yarısı bir şey yarısı başka bir şey olan bir bedendir. Ovidius'un bütün şiiri ise tam da böyle bedenlerle doludur: yarısı kadın yarısı ağaç, yarısı insan yarısı kuş. Aynı çağın iki şairi, biçimin birliğine iki ayrı yerden bakar.

Horatius'un öğütleri pratiktir. Homeros'u örnek gösterir: Homeros Truva Savaşı'nı Leda'nın yumurtasından başlatmaz, hep olaya doğru koşar ve okurunu, olaylar zaten biliniyormuş gibi, olayların ortasına götürür.

Bir başka öğüt bugün de yazı atölyelerinde tekrarlanır: bir şey yazarsan onu bir yargıcın kulağına sun ve dokuzuncu yıla kadar sakla. Yayımlamadığını silebilirsin, ama bir kez dışarı çıkan söz geri dönmez.

Ana anlatı — Tunçtan kalıcı, sürgünde yazılan

Horatius bir şiirinde, Smart'ın çevirisiyle, tunçtan daha kalıcı ve piramitlerin krallara yakışan yüksekliğinden daha yüce bir anıtı tamamladığını söyler: ne yağmur ne rüzgâr ne de yılların sayısız ardışıklığı onu yıkabilir; bütünüyle ölmeyecektir. Ovidius Metamorphoses'i neredeyse aynı sözle kapatır. İki şair de eserlerini bedenlerinden daha dayanıklı bir yapı olarak görür.

Ovidius için bu iddia kısa sürede sınanır. Abuagla'ya göre sürgünün resmî gerekçesi, sürgünden kısa süre önce yazdığı Ars Amatoria'nın, yani Aşk Sanatı'nın üçüncü kitabıdır; imparatora göre bu kitap Romalı kadınları yasak aşka yüreklendirmektedir. Ovidius yolculuğunu kışın, önce gemiyle sonra karayoluyla yapar. Sürgünde sürekli af dilekçeleri yazar, ama Augustus da ondan sonra gelen Tiberius da affetmez. Abuagla'ya göre Ovidius MS 18'de, sürgünün dokuzuncu yılında Tomis'te ölür ve orada gömülür.

Yaygın yanlış«Ovidius'u sürgüne gönderen şey *Metamorphoses*'ti; Roma'yla bütün bağı koparıldı.»
Doğrusu

Abuagla'ya göre sürgünün gerekçesi olarak gösterilen eser Metamorphoses değil, Aşk Sanatı'dır. Ovidius Metamorphoses'i sürgün haberinin yarattığı yıkımla yakar; ceza onun değil, başka bir kitabın hesabına yazılmıştır. Üstelik Roma yurttaşlık hakkı hiçbir zaman elinden alınmaz: sürgün, bir yurttaşı Roma'dan uzak tutan bir cezadır. Bir imparatorun bir şairi yazdıkları yüzünden ömür boyu uzaklaştırabilmesi ise bu ayrıntılardan bağımsız olarak olayın özüdür.

Metin anı

Önce Metamorphoses'in altıncı kitabından, Niobe'nin taşa dönüşmesi:

Rüzgâr saçlarından tek teli oynatmaz; yüzünde kansız bir renk vardır; gözleri hüzünlü yanaklarında kıpırdamadan durur; bedeninde hayattan eser kalmaz. İçi de taştır. Yine de ağlamayı sürdürür. Güçlü bir kasırga onu doğduğu toprağa taşır; orada bir dağın tepesine yerleşmiş olarak erir ve mermer hâlâ gözyaşı damıtır.

Sonra Ars Poetica'dan, şiirin amacı üzerine:

Şairler ya yarar sağlamak ya da zevk vermek ister, ya da hayatın hem hazlarını hem gereklerini birlikte sunmak. Öğretici olanı hoş olanla birleştiren, okuru hem sevindirip hem uyararak bütün oyları toplar.

Son olarak Metamorphoses'in kapanışı:

Ve şimdi ne Iupiter'in öfkesinin, ne ateşin, ne demirin, ne de her şeyi kemiren zamanın yok edebileceği bir eseri tamamladım. Yalnızca bu bedenim üzerinde gücü olan o gün, belirsiz hayatıma ne zaman dilerse son versin. Ama daha iyi yanımla yüce yıldızların üstüne ölümsüz olarak yükseleceğim ve adım silinmez olacak.

Niobe parçası Ovidius'un yöntemini tek bir bedende gösterir. Dönüşüm dışarıdan içeriye doğru ilerler: saç, yüz, göz, dil, damarlar, en sonunda iç organlar. Ama tam taşlaşma tamamlandığında şiir bir istisna koyar: «yine de ağlamayı sürdürür». Biçim değişir, duygu değişmez. Spil Dağı'ndaki kaya da bu yüzden bir heykel değil, hâlâ akan bir yastır.

Horatius'un cümlesi ise şiire bir ölçü önerir. İki amaç sayar, yarar ve zevk, ve en iyisinin ikisini birleştirmek olduğunu söyler. Bu bir ahlak öğüdü kadar bir pazar gözlemidir: yaşlılar öğüt vermeyen şiire kızar, gençler kuru şiiri sevmez; ikisini birleştiren kitap, Horatius'un deyişiyle, denizleri aşar ve yazarına kalıcı bir ün getirir.

Ovidius'un kapanışı, Horatius'un tunçtan anıt dizelerine yakından benzer, ama bir fark vardır. Ovidius yok edemeyecek güçler arasında «Iupiter'in öfkesi»ni de sayar. Birkaç yıl sonra ona ömür boyu sürgün cezası veren imparator, Roma'da tanrılaştırılan bir hükümdardır. Şiirin kapanışı geriye dönüp okunduğunda bir kehanete dönüşür: iktidar şairin bedenini sürgüne gönderebilir, eserini değil.

Cevap ve bağlantı

Bir şair eserinin kendisinden uzun yaşayacağını nereden bilebilir? Bilemez; yalnızca iddia edebilir. Ovidius'un iddiası, yaktığı el yazmasının dostlarının elindeki kopyalar sayesinde kurtulmasıyla ve iki bin yıl sonra Türkçe dahil pek çok dilde yeniden çevrilmesiyle doğrulanmış görünür. Horatius'un tunçtan anıtı da hâlâ okunuyor.

Şiir neye yarar? Horatius'a göre en iyisi hem yarar hem zevktir. Ovidius'un şiiri bu ölçüyü hem karşılar hem aşar: hikâyeleri eğlendirir, ama altında bedenin, tutkunun ve iktidarın ne kadar kırılgan olduğunu öğreten bir ders vardır. Biri biçimin birliğini ararken öbürü biçimin sürekli değiştiğini anlatır; ikisi birlikte, Avrupa edebiyatının sonraki yüzyıllar boyunca yeniden yeniden başvurduğu iki kaynağı oluşturur.

Kapanış kancası

Homeros'tan Horatius'a kadar okuduğumuz bütün metinlere Türk okur çoğunlukla bir çevirmenin eliyle ulaştı. Bu çevirmenlerin bir kısmı Latinceyi ve Eski Yunancayı Türkiye'de kurulan klasik filoloji bölümlerinde öğrendi. Bir ülke, kendi dilinde hiç yazılmamış eski bir edebiyatı neden ve nasıl kendi okuruna taşımaya karar verir?

Özet kartı

  1. Ovidius MÖ 43'te Sulmo'da doğar; Metamorphoses, on beş kitaplık ve destan veznindeki bir şiirdir ve dünyanın başlangıcından Ovidius'un zamanına kadar biçim değiştiren bedenleri anlatır.
  2. Hikâyelerin bir kısmı Anadolu'da geçer: Lydialı dokumacı Arachne örümceğe dönüşür; Niobe taşa dönüşür ve Riley'nin notuna göre Lydia'daki Sipylos'a, bugünkü Spil Dağı'na taşınır.
  3. Horatius'un Ars Poetica'sı Pisolara yazılmış bir mektuptur. Karışık bedenli bir resimle alay ederek biçimin birliğini savunur; Homeros'un olayların ortasından başlamasını över; yazılanı dokuzuncu yıla kadar saklamayı öğütler; yararlı ile hoşu birleştireni en başarılı şair sayar.
  4. Horatius eserini tunçtan kalıcı bir anıt, Ovidius da ne Iupiter'in öfkesinin ne zamanın yok edebileceği bir yapıt olarak görür. MS 8'de Augustus Ovidius'u Tomis'e sürer; Ovidius el yazmasını yakar, ama kopyalar kurtulur.
  5. Sürgünün gerekçesi olarak Aşk Sanatı gösterilir; Roma yurttaşlığı ise elinden alınmaz. Ovidius sürgünde Tristia'yı yazar ve MS 18'de Tomis'te ölür.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
MetamorfozMetamorphosisBir varlığın biçiminin başka bir biçime dönüşmesi
Ars poeticaArt of poetryŞiirin nasıl yazılması gerektiğine dair ilke ve öğütleri içeren metin
Olayların ortasındanIn medias resAnlatıya başlangıçtan değil, olayların ortasından başlama tekniği
Yararlı ile hoşUtile dulciŞiirin hem öğretmesi hem zevk vermesi gerektiği ilkesi
Sürgün şiiriExile poetryYurdundan zorla uzaklaştırılmış bir şairin özlem ve yakınma şiiri

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Metamorphoses neyi anlatır ve nasıl kurulmuştur? Anadolu'da geçen iki dönüşüm hikâyesini anlatın.
  2. (Kazanım 2) Horatius Ars Poetica'ya nasıl başlar ve bu açılış Ovidius'un şiiriyle nasıl bir ironi oluşturur?
  3. (Kazanım 2) Olayların ortasından başlama, yazılanı dokuzuncu yıla kadar saklama ve yararlı ile hoşu birleştirme öğütlerini açıklayın.
  4. (Kazanım 3) Ovidius'un sürgününü anlatın. «Ovidius'u sürgüne gönderen şey Metamorphoses'ti» yargısını kaynakla tartışın.
  5. (Kazanım 4) Niobe'nin taşa dönüşmesini, Horatius'un şiirin amacı üzerine sözünü ve Ovidius'un kapanışını yakından okuyun.

Cevaplar

  1. Metamorphoses dünyanın başlangıcından Ovidius'un zamanına kadar biçim değiştiren bedenleri anlatır. Abuagla'ya göre destan veznindeki on beş kitaplık şiir Homeros'tan, Hesiodos'tan, tragedya yazarlarından ve İskenderiyeli şairlerden beslenir ve yüzlerce hikâyeyi yer ve zaman üzerinden kesintisiz bağlar. Lydialı dokumacı Arachne tanrıçayla dokuma yarışına girer ve örümceğe dönüşür. Niobe çocuklarıyla övünüp bir tanrıçayı küçümser, bütün çocuklarını kaybeder, taşa dönüşür ve Riley'nin notuna göre Lydia'daki Sipylos'a, bugünkü Manisa Spil Dağı'na taşınır.
  2. Horatius, insan başına at boynu ekleyip üstü güzel bir kadın, altı balık kuyruğu olan bir figür çizen bir ressamı düşünmemizi ister ve böyle bir resme gülmeden durulamayacağını söyler; birliği olmayan kitabı buna benzetir. İroni şudur: Ovidius'un şiiri tam da yarısı bir şey yarısı başka bir şey olan dönüşmüş bedenlerle doludur. Biri biçimin birliğini savunur, öbürü biçimin sürekli değişimini anlatır.
  3. Horatius'a göre Homeros hikâyeyi en baştan başlatmaz, okuru olayların ortasına götürür. Yazılan şeyin bir yargıcın kulağına sunulup dokuzuncu yıla kadar saklanmasını öğütler; yayımlanmayan silinebilir, ama dışarı çıkan söz geri dönmez. Şairlerin yarar ya da zevk ya da ikisini birden istediğini söyler; öğretici olanı hoşla birleştiren, okuru hem sevindirip hem uyararak bütün beğenileri kazanır.
  4. Abuagla'ya göre MS 8'de Augustus Ovidius'u ömür boyu Karadeniz kıyısındaki Tomis'e, bugünkü Köstence'ye sürer. Ovidius el yazmasını yakar ama kopyalar dostlarında kalır. Sürgünde af dilekçeleri yazar, ne Augustus ne Tiberius affeder; MS 18'de Tomis'te ölür. Yargı yanlıştır: gerekçe olarak gösterilen eser Aşk Sanatı'dır; Ovidius Metamorphoses'i sürgün haberinin yıkımıyla yakar. Roma yurttaşlığı da elinden alınmaz.
  5. Niobe'nin dönüşümü dışarıdan içeriye ilerler, saçtan iç organlara kadar her şey taşlaşır; ama «yine de ağlamayı sürdürür» ve mermer hâlâ gözyaşı damıtır: biçim değişir, duygu kalır. Horatius yarar ve zevki şiirin iki amacı sayar, ikisini birleştireni en başarılı bulur; bu hem bir estetik hem bir okur gözlemidir. Ovidius'un kapanışı Horatius'un tunçtan anıtına benzer, ama yok edemeyecek güçler arasında «Iupiter'in öfkesi»ni sayar; sürgünden sonra geriye doğru okunduğunda, iktidarın şairin bedenini sürgüne gönderebileceği ama eserini yok edemeyeceği iddiasına dönüşür.

Okuma

  • Ovidius, Dönüşümler I-XV, Latinceden çev. Asuman Coşkun Abuagla (Yapı Kredi Yayınları): 1. kitabın başı, 6. kitapta Arachne ve Niobe, 15. kitabın sonu.
  • Horatius, Ars Poetica: Şiir Sanatı, çev. C. Cengiz Çevik (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları).
  • Horatius'un «öğretici olanı hoşla birleştir» ölçütünü seçtiğiniz güncel bir roman, öykü ya da şarkı sözüyle sınayın. Bu eser hangi yönüyle öğretiyor, hangi yönüyle zevk veriyor? Biri öbürünü bastırıyor mu?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:00 Soğuk açılış: bir Roma evinde bir ocak; bir el yazması alevlere düşer; sonra bir haritada Roma'dan Karadeniz kıyısına uzanan uzun bir yol.
  • 1:00–1:40 Büyük soru: yanan kâğıdın külünden bir kitap sayfası yeniden belirir.
  • 1:40–3:00 Bağlam: dağ eteğinde küçük bir kasaba; bir hukuk kitabı kapanır, bir şiir defteri açılır; iki büstün arasına bir mektup bırakılır.
  • 3:00–5:40 Ana anlatı — Biçim değiştiren bedenler: bir kadın ağaç kabuğuna, bir adam kuşa dönüşür; bir dokuma tezgâhından ağ ören bir örümcek iner; Manisa üzerinde yükselen bir dağ ve uzaktan kadına benzeyen bir kaya.
  • 5:40–8:20 Ana anlatı — Pisolara bir mektup: bir ressamın tuvalinde at boyunlu, balık kuyruklu tuhaf bir figür; izleyiciler güler; bir yazı defteri çekmeceye kilitlenir ve dokuz takvim yaprağı kopar.
  • 8:20–10:20 Ana anlatı — Tunçtan kalıcı, sürgünde yazılan: tunçtan bir anıt ve bir piramit; kış denizinde küçük bir gemi; Karadeniz kıyısında yazı yazan yaşlı bir adam.
  • 10:20–12:30 Metin anı: saçları kıpırdamayan, yüzü solan, taşlaşan bir kadın figürü, gözünden akan tek bir damla; bir terazinin iki kefesinde bir kitap ve bir kupa; yıldızların arasına yükselen bir ad.
  • 12:30–13:20 Cevap ve bağlantı: raflarda farklı dillerde yan yana duran aynı kitabın kapakları.
  • 13:20–13:50 Kapanış kancası: bir üniversite amfisinde Latince bir metnin tahtaya yazılması ve altına Türkçe karşılığının eklenmesi.

Telaffuz

  • Ovidius: «o-Vİ-di-us»; Horatius: «ho-RA-ti-us»; Metamorphoses: «me-ta-MOR-fo-ses»; Ars Poetica: «ARS po-E-ti-ka»; Ars Amatoria: «ARS a-ma-TO-ri-a»; Tristia: «TRİS-ti-a»; Tomis: «TO-mis»; Sulmo: «SUL-mo».
  • Niobe: «Nİ-o-be»; Arachne: «a-RAH-ne»; Sipylos: «Sİ-pi-los»; Pausanias: «pau-SA-ni-as»; Tiberius: «ti-BE-ri-us»; Asuman Coşkun Abuagla: «a-su-MAN coş-KUN a-bu-ag-LA»; C. Cengiz Çevik: «cen-GİZ çe-VİK».