Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Herodotos'a göre İonialılar kentlerini en elverişli iklime kurmuştur: Miletos, Myus, Priene, Ephesos, Kolophon, Lebedos, Teos, Klazomenai, Phokaia, Samos, Khios ve Erythrai, Panionion'da toplanan on iki kent ve dört konuşma biçimi.
- Homeros'un İzmir'le, Hesiodos'un Kyme'yle, Sappho'nun Midilli'yle, Hekataios'un Miletos'la, Herodotos'un Halikarnassos'la bağı, Yunan edebiyatının önemli bir kısmının Anadolu kıyısında doğduğunu gösterir.
- Sina'ya göre Miletoslu Hekataios mitoloji ve coğrafya konusunda düzyazıyla yazan ilk yazardır; Genealogia'dan 35, Periegesis'ten 335 parça kalmıştır. Eserine kendi adıyla ve Yunanların sözlerini gülünç bulduğunu söyleyerek başlar.
- Herodotos'un Historiai'si, «araştırma»nın gösterilmesiyle açılır; Yunanların da barbarların da işlerinin unutulmamasını amaçlar. İkinci kitapta Helene'nin Truva'da değil Mısır'da olduğunu anlatır ve Homeros'un bu hikâyeyi bilip destanına uygun olanı seçtiğini söyler.
- Antik Yunan edebiyatını Anadolu'dan kopuk saymak da, bugünkü bir ulusal edebiyatın malı saymak da temkin ister. Aslan Mavi Anadoluculuğu bu ikinci eğilimin romantik bir biçimi olarak anlatır.
Kazanımlar
- Antik İonia'nın kentlerini ve Anadolu kıyısının Yunan edebiyatındaki yerini Homeros, Hesiodos, Sappho, Hekataios ve Herodotos örnekleriyle açıklayabilir.
- Destan ve lirik şiirden düzyazıya geçişi, Miletoslu Hekataios'un genealogia ve dünya tasviri çalışmalarıyla anlatabilir.
- Herodotos'un historia anlayışını, Troya Savaşı'nı Homeros'tan farklı anlatmasını ve Anadolu'nun antik mirasına sahip çıkma tartışmasını değerlendirebilir.
- Herodotos'un eserinin açılışını, Hekataios'un kendi eserine giriş cümlesini ve Herodotos'un Helene üzerine akıl yürütmesini yakından okuyabilir.
Video metni
Soğuk açılış
Mısır, Memphis. Halikarnassoslu bir gezgin, rahiplere Truva Savaşı'nı soruyor. Rahiplerin anlattığı hikâye, bildiği destana hiç benzemiyor: Helene hiçbir zaman Truva'ya varmamıştır. Onu kaçıran Paris'in gemisi fırtınayla Mısır'a savrulmuş, Mısır kralı da kadını elinden almıştır.
Gezgin bu anlatıyı dinler ve kendi akıl yürütmesini ekler. Helene gerçekten Truva'da olsaydı, der, Priamos onu çoktan geri verirdi; hiçbir kral oğullarını birer birer kaybederken bunu sürdürecek kadar çılgın olamaz. Gezginin adı Herodotos'tur.
Büyük soru
Herodotos, Homeros'un anlattığı savaşa bir soruyla yaklaşır: bu gerçekten böyle mi oldu? Destandan araştırmaya, şiirden düzyazıya geçen bu soruyu soranlar, çoğu zaman Anadolu kıyısındaki kentlerde doğmuş yazarlardı. Bir edebiyatı bir toprağa bağlayan şey nedir: yazıldığı yer mi, dili mi, bugün o toprakta yaşayanlar mı? Ve bu mirasa sahip çıkmak ile onu sahiplenmek arasındaki çizgi nerededir?
Bağlam
Son dört ünitede aynı haritaya dönüp durduk. İlyada'nın kenti Çanakkale kıyısındaydı ve Hitit kayıtlarında da bir adı vardı. Antik rivayetler Homeros'u İzmir'e de bağlıyordu. Hesiodos'un ailesi Aliağa yakınlarından göçmüştü; Sappho ise Ayvalık kıyısının karşısındaki adada yazıyordu.
Herodotos, Tarih'inin birinci kitabında bu kıyının bir kısmını tanıtır. G. C. Macaulay çevirisine göre Panionion'u, yani ortak kutsal alanı paylaşan İonialılar kentlerini, bildiği bütün insanlar arasında iklim ve mevsimler bakımından en elverişli yere kurmuştur. Güneyde Miletos, Myus ve Priene; Lydia'da Ephesos, Kolophon, Lebedos, Teos, Klazomenai, Phokaia; adalarda Samos ve Khios; karada Erythrai. Toplam on iki kent ve Herodotos'a göre dört ayrı konuşma biçimi.
Ana anlatı — Destandan düzyazıya
Homeros, Hesiodos ve Sappho şiir yazdı. Anadolu kıyısında bir sonraki adım, şiirden çıkmaktı. Sina'ya göre Miletoslu Hekataios, mitoloji ve coğrafya konularında düzyazı biçiminde yazan ilk yazardır; kendinden önce aynı işi yapmış olabilecek biri hakkındaki bilgiler ise kuşkuludur.
Hekataios'un iki eseri vardır. Biri, büyük ailelerin geçmişini söylencelere dayanarak anlatan Genealogia, yani Soyağaçları'dır; Sina'ya göre ondan günümüze yalnızca 35 parça kalmıştır. Öbürü, çeşitli ülkeleri tasvir eden Periegesis, yani Yeryüzünün Tasviri'dir ve ondan 335 parça kalmıştır.
Hekataios'u ayıran şey yalnızca biçim değil, tavırdır. Sina'ya göre eserine şu mağrur sözlerle başlar ve kendi adını ilk cümleye koyar. Hesiodos'un şiirinde «ben» Musalardan ses alan bir çobandı. Hekataios'ta «ben», Yunanların anlattıklarını tartan ve bir kısmını gülünç bulan bir araştırmacıdır.
Ana anlatı — Halikarnassoslu Herodotos
Herodotos bugünkü Bodrum'da, antik Halikarnassos'ta doğar. Eserinin adı Yunanca Historiai'dir ve daha ilk cümlesinde kendini tanıtır. Macaulay çevirisinde bu cümle, Halikarnassoslu Herodotos'un araştırmasının «gösterilmesi» diye başlar.
Herodotos'un konusu Yunanlarla Persler arasındaki büyük savaştır, ama o savaşın nedenlerini çok geriden başlatır. Pers bilgelerine göre düşmanlık bir dizi kadın kaçırmayla başlamıştır: Fenikeliler Io'yu, Yunanlar Europe'yi ve Medeia'yı kaçırır, bir kuşak sonra da Priamos'un oğlu Paris Helene'yi. Herodotos bu hikâyeleri aktarır, ama onlara bağlı kalmaz; kendi bildiği üzerinden konuşmayı yeğler.
Herodotos'un eserini bir tarih kitabı olduğu kadar bir edebiyat eseri yapan şey, anlatma biçimidir. Rahiplerin, gezginlerin, yerli halkın anlattıklarını bir araya getirir, farklı rivayetleri yan yana koyar ve çoğu zaman hangisine inandığını söyler. Sina'ya göre Herodotos da bazen ad vererek bazen vermeyerek öncüllerini tartışır; en büyük polemiklerinden biri Troya Savaşı'yla ilgilidir.
Ana anlatı — Helene Mısır'da
İkinci kitapta Herodotos, soğuk açılıştaki hikâyeyi anlatır. Mısırlı rahiplere göre Helene Truva'ya hiç varmamış, Mısır'da kalmıştır. Herodotos'a göre Homeros da bu hikâyeyi duymuş, ama destanının kuruluşuna daha uygun olan öbür hikâyeyi seçmiştir. Yani Herodotos'un gözünde Homeros yalan söylememiş, bir şair olarak seçim yapmıştır.
Bu, edebiyat tarihinde çok erken bir ayrımdır: şiire uygun olan ile gerçekten olmuş olan aynı şey değildir. Herodotos şairi suçlamaz, ama onu da bir kaynak olarak sorguya çeker. Truva'yı anlatan en büyük destana, Truva'nın bir komşu kıyısında doğmuş bir yazar soru sorar.
Yaygın yanlış«Antik Yunan edebiyatı Atina'da ve bugünkü Yunanistan'da doğmuş, Anadolu'yla ilgisi olmayan bir edebiyattır.»
Bu ünitede ve öncekilerde izlediğimiz yazarlar bu yargıyı zorlar: Homeros'u sahiplenen kentlerden biri İzmir'dir; Hesiodos'un ailesi Aiolis kıyısından gelir; Sappho Lesbos'ta yazar; Hekataios Miletoslu, Herodotos Halikarnassosludur. Ama ters yöndeki yargı da temkin ister: bu eserlerin Anadolu'da yazılmış olması onları kendiliğinden bugünkü herhangi bir ulusal edebiyatın parçası yapmaz. Aslan'ın mesafeli bir dille anlattığı Mavi Anadoluculuk, bu mirası Anadolu'da yaşayanlara ait sayarken tam da bu çizgide durur.
Metin anı
Önce Herodotos'un Tarih'inin açılış cümlesi:
Bu, Halikarnassoslu Herodotos'un araştırmasının gösterilmesidir; öyle ki insanların yaptıkları zamanla unutulmasın, bir kısmını Yunanların, bir kısmını barbarların ortaya koyduğu büyük ve şaşırtıcı işler ünlerini yitirmesin, özellikle de birbirleriyle hangi nedenlerle savaştıkları hatırlansın.
Sonra Hekataios'un Genealogia'sının giriş cümlesi, Sina'nın çevirisiyle:
Aşağıda yazılanları ben, Miletoslu Hekataios anlattım; ben bunu, doğru bulduğum gibi yazıyorum. Yunanlıların sözleri, bana göre fazla uzun ve gülünçtür.
Son olarak Herodotos'un ikinci kitabından, Helene üzerine akıl yürütmesi:
Helene İlion'da olsaydı, Paris razı olsun olmasın, Yunanlara geri verilirdi. Çünkü Priamos da, evinin öbür üyeleri de, Paris Helene'yle evli kalsın diye kendilerini, çocuklarını ve kentlerini tehlikeye atacak kadar deli değildi.
Herodotos'un açılışı bir destanın açılışına hem benzer hem de ondan ayrılır. İlyada bir tanrıçadan öfkeyi anlatmasını ister; Herodotos ise kimseye seslenmez, kendi adını ve kentini söyler. Amaç yine unutulmaya karşı durmaktır; kleos burada ün değil, «ünlerini yitirmesin» denilen işlerin kaydıdır. Ama işlerin sahipleri yalnız Yunanlar değildir; barbarların işleri de aynı cümlede korunur.
Hekataios'un cümlesi daha da keskindir. «Ben» sözcüğü iki kez gelir ve ölçü artık Musalar değil, yazarın kendi yargısıdır: «doğru bulduğum gibi». Yunanların anlattıkları «fazla uzun ve gülünç» bulunur. Sina bu sözlerde hem aristokratik bir gurur hem de bir polemik görür. Şiirdeki Musaların «doğruya benzeyen yalanlar» itirafı burada bir yöntem hâline gelmiştir: anlatılanlardan şüphelen.
Helene üzerine akıl yürütme ise edebiyata tarihçinin sorusunu sorar. Herodotos burada bir tanık değil, bir mantık kullanır: insanlar nasıl davranır? Priamos'un oğullarını birer birer kaybederken Helene'yi tutması, ona göre akla aykırıdır. Destanın ihtiyacı başka, olasılığın ihtiyacı başkadır. Ama Herodotos'un kendisi de rahiplerin anlattığı bir hikâyeye dayanır; şüphenin de bir kaynağı vardır.
Cevap ve bağlantı
Bir edebiyatı bir toprağa bağlayan şey nedir? Bu ünitenin yazarları üç şey gösterir. Birincisi coğrafya: Miletos, Halikarnassos, Kyme ve Midilli aynı kıyının kentleridir. İkincisi dil: bu yazarlar Yunancanın farklı lehçelerinde yazdılar; Sina'nın aktardığına göre Hekataios saf bir İon lehçesi kullanır. Üçüncüsü soru sorma biçimidir: destanı sorgulayan, soyağaçlarını gülünç bulan, Helene'nin nerede olduğunu soran bir tavır.
Mirasa sahip çıkmak ile onu sahiplenmek arasındaki çizgi, belki de bu tavırdan öğrenilebilir. Herodotos Yunanların da barbarların da işlerini aynı cümlede korudu. Bugün bu kıyıda yaşayan bir okur için Homeros'tan Herodotos'a uzanan metinler, ne yalnızca «yabancı klasikler» ne de yalnızca «bizim» sayılabilir; birçok halkın birbirine anlattığı hikâyelerin ortak kıyısıdır.
Kapanış kancası
Truva düştüğünde yanan kentten kaçanlar da vardı. Roma şairleri, bu kaçaklardan birinin, Aeneas'ın, yaşlı babasını sırtında taşıyarak İtalya'ya vardığını ve Roma'nın kökünü onun soyuna bağladığını anlattı. Bir imparatorluk, neden kendi başlangıcını yenilmiş bir kentin sürgününde arar?
Özet kartı
- Herodotos'a göre İonialılar kentlerini en elverişli iklime kurmuştur: Miletos, Myus, Priene, Ephesos, Kolophon, Lebedos, Teos, Klazomenai, Phokaia, Samos, Khios ve Erythrai, Panionion'da toplanan on iki kent ve dört konuşma biçimi.
- Homeros'un İzmir'le, Hesiodos'un Kyme'yle, Sappho'nun Midilli'yle, Hekataios'un Miletos'la, Herodotos'un Halikarnassos'la bağı, Yunan edebiyatının önemli bir kısmının Anadolu kıyısında doğduğunu gösterir.
- Sina'ya göre Miletoslu Hekataios mitoloji ve coğrafya konusunda düzyazıyla yazan ilk yazardır; Genealogia'dan 35, Periegesis'ten 335 parça kalmıştır. Eserine kendi adıyla ve Yunanların sözlerini gülünç bulduğunu söyleyerek başlar.
- Herodotos'un Historiai'si, «araştırma»nın gösterilmesiyle açılır; Yunanların da barbarların da işlerinin unutulmamasını amaçlar. İkinci kitapta Helene'nin Truva'da değil Mısır'da olduğunu anlatır ve Homeros'un bu hikâyeyi bilip destanına uygun olanı seçtiğini söyler.
- Antik Yunan edebiyatını Anadolu'dan kopuk saymak da, bugünkü bir ulusal edebiyatın malı saymak da temkin ister. Aslan Mavi Anadoluculuğu bu ikinci eğilimin romantik bir biçimi olarak anlatır.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| İonia | Ionia | Miletos, Ephesos, Phokaia gibi kentleri ve Samos, Khios adalarını kapsayan antik Batı Anadolu kıyısı |
| Düzyazı | Prose | Ölçü ve uyağa bağlı olmayan, gündelik konuşmanın sözdizimine yakın yazı |
| Genealogia | Genealogy | Tanrılardan ve kahramanlardan inen soyları sırayla anlatan eser türü |
| Historia | Inquiry, history | Soruşturma, araştırma ve ondan elde edilen bilgi; sonradan «tarih» anlamını kazanır |
| Barbaros | Barbarian | Eski Yunancada Yunanca konuşmayan yabancı |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Herodotos İon kentlerini nasıl tanıtır? Bu ünitede ve önceki ünitelerde adı geçen yazarların Anadolu kıyısıyla bağlarını sıralayın.
- (Kazanım 2) Miletoslu Hekataios'u şiirden düzyazıya geçişte önemli kılan nedir? Genealogia ile Periegesis'in konuları nelerdir?
- (Kazanım 3) Herodotos Helene hikâyesinde Homeros'la nasıl bir ilişki kurar? Şiire uygun olan ile gerçekten olmuş olan arasındaki ayrımı açıklayın.
- (Kazanım 3) «Antik Yunan edebiyatı Anadolu'yla ilgisi olmayan bir edebiyattır» yargısını ve bunun tersini kaynaklarla tartışın.
- (Kazanım 4) Herodotos'un açılış cümlesini, Hekataios'un giriş cümlesini ve Herodotos'un Helene üzerine akıl yürütmesini «ben», kaynak ve şüphe bakımından yakından okuyun.
Cevaplar
- Herodotos, Panionion'u paylaşan İonialıların kentlerini bildiği bütün insanlar arasında iklim ve mevsimler bakımından en elverişli yere kurduğunu söyler ve on iki kenti sayar: Miletos, Myus, Priene, Ephesos, Kolophon, Lebedos, Teos, Klazomenai, Phokaia, Samos, Khios ve Erythrai; bunların dört ayrı konuşma biçimi vardır. Homeros'a memleket gösterilen kentler arasında İzmir vardır; Hesiodos'un ailesi Aiolis Kyme'sinden göçmüştür; Sappho Midilli'de yazar; Hekataios Miletosludur; Herodotos Halikarnassosludur. Truva da Çanakkale'dedir.
- Sina'ya göre Hekataios mitoloji ve coğrafya konularında düzyazıyla yazan ilk yazardır. Genealogia büyük ailelerin geçmişini söylencelere dayanarak anlatır ve ondan 35 parça kalmıştır; Periegesis çeşitli ülkeleri tasvir eder ve ondan 335 parça kalmıştır. Hekataios'u ayıran tavrıdır: eserine kendi adıyla başlar, doğru bulduğu gibi yazdığını ve Yunanların sözlerini gülünç bulduğunu söyler.
- Herodotos, Mısırlı rahiplere dayanarak Helene'nin Truva'ya hiç varmadığını, Mısır'da kaldığını anlatır. Homeros'u yalancılıkla suçlamaz: ona göre Homeros bu hikâyeyi de duymuş, ama destanının kuruluşuna daha uygun olan öbür hikâyeyi seçmiştir. Böylece şiire uygun olan ile gerçekten olmuş olan ayrılır: şair seçim yapar, tarihçi bu seçimi sorgular. Herodotos ayrıca Priamos'un oğullarını kaybederken Helene'yi tutmayacağını söyleyerek olasılığa dayalı bir akıl yürütme kurar.
- Birinci yargı yanlıştır: Homeros'tan Herodotos'a, bu ünitedeki yazarların önemli bir kısmının Anadolu kıyısıyla doğrudan bağı vardır. Ters yargı da temkin ister: eserlerin Anadolu'da yazılmış olması onları bugünkü herhangi bir ulusal edebiyatın malı yapmaz. Aslan, bu mirası Anadolu'da yaşayanlara ait sayan Mavi Anadoluculuğu romantik bir hareket olarak anlatır. Herodotos'un kendisi de Yunanların ve barbarların işlerini aynı cümlede korur.
- Herodotos kimseye seslenmez, kendi adını ve kentini söyler; amacı unutulmaya karşı bir kayıt tutmaktır ve bu kayıtta barbarların işleri de vardır. Hekataios'ta «ben» iki kez gelir ve ölçü Musalar değil yazarın yargısıdır; Yunanların anlattıklarını gülünç bulur ve şüpheyi yönteme dönüştürür. Helene akıl yürütmesinde Herodotos insan davranışının olasılığından hareket eder; ama kendisi de rahiplerin anlattığına dayandığı için şüphenin de bir kaynağı olduğunu gösterir.
Okuma
- Herodotos, Herodot Tarihi, çev. Müntekim Ökmen (Remzi Kitabevi; Yunanca aslıyla karşılaştıran Azra Erhat): 1. kitabın ilk bölümleri ve 2. kitabın 112-120. bölümleri.
- Ayşen Sina, «İlkçağ Tarih Yazımının Batı Anadolulu Öncüleri: III-Miletoslu Hekataios» (2008).
- Yaşadığınız ya da tanıdığınız bir Ege ya da Akdeniz kentinin antik adını ve o kentte doğmuş ya da yazmış bir antik yazarı araştırın. Bu yazarın eserinden hangi izler bugün kentte görülebiliyor? O yazarı «bizim» ya da «yabancı» diye adlandırmak size ne kadar doğru geliyor?