İçeriğe geç

Ünite EDB-231-04 · Seviye 2C — Dünya Edebiyatı

Odysseia

EDB-231 Antik Edebiyat

2.215 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · anlatım 10 dk

  • nostos
  • iç içe anlatı
  • konukluk hediyesi
  • tepegöz anlatısı
  • tanınma sahnesi
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Odysseia yirmi dört kitaptır ve Odysseus'un Truva'dan İthake'ye dönüşünü anlatır. Konusu bir nostostur; destan eve dönüşü bir tanınma meselesi olarak kurar.
  2. Kalypso Odysseus'a ölümsüzlük teklif eder; Odysseus eşinin bir tanrıça kadar güzel olmadığını kabul eder, yine de eve dönmek ister. Gılgamış ölümsüzlüğü arayıp bulamamıştı; Odysseus onu reddeder.
  3. Maceraların çoğunu Odysseus kendisi, Phaiakların sarayında anlatır. Polyphemos'un mağarasında adını «Kimse» koyar, devi kör edip koyunların altında kaçar, sonra gerçek adını haykırır ve Poseidon'un bedduasını üzerine çeker.
  4. Polyphemos ile Dede Korkut'taki Tepegöz arasındaki benzerlik 1815'ten beri tartışılır: von Diez Oğuz kaynağını, Grimm ortak eski kaynağı, van Gennep Odysseia'yı, Mundy Yunan hikâyesinden doğrudan aktarımı, Glenn Odysseia'nın ilk örnek olmadığını savunur. Yıldırım bu karşılaştırmacılığın tarihselliği önemsemediğini eleştirir.
  5. İthake'de Odysseus dilenci kılığında döner ve Argos, Telemakhos, dadısı ve Penelope tarafından adım adım tanınır. Ahmet Cevat Emre 1941 Odüsseia çevirisinde Homeros'u anlamak için Dede Korkut'a başvurmak gerektiğini söyler.

Kazanımlar

  • Odysseia'nın yapısını, Odysseus'un yolculuğunu ve İthake'ye dönüşünü ana duraklarıyla özetleyebilir.
  • Nostos, iç içe anlatı ve tanınma sahnesi kavramlarıyla destanın eve dönüşü nasıl kurduğunu açıklayabilir.
  • Polyphemos bölümü ile Dede Korkut'taki Tepegöz hikâyesinin ilişkisi üzerine iki yüz yıllık tartışmayı ve ona yöneltilen eleştiriyi değerlendirebilir.
  • Odysseus'un Kalypso'ya cevabını, Polyphemos'un «Kimse» çığlığını ve Basat'ın kendini tanıtışını yakından okuyabilir.

Video metni

Soğuk açılış

Bir çiftlik avlusu. Ahırın önündeki gübre yığınının üstünde yaşlı, pire içinde bir av köpeği yatıyor. Adı Argos. Sahibi onu yıllar önce, savaşa gitmeden hemen önce yetiştirmişti ve bir daha dönmemişti.

Kapıdan dilenci kılığında bir yabancı girer. Köpek başını kaldırır, kulaklarını dikip sonra indirir ve kuyruğunu sallar. Yanına gidecek gücü yoktur. Yabancı gözyaşını kimseye göstermeden siler. Köpek, sahibini tanıdığı anda ölür.

Büyük soru

Yabancı Odysseus'tur ve yirmi yıl sonra evine dönmüştür. Onu ilk tanıyan ne karısı ne oğlu, yaşlı bir köpektir. Odysseia bir yolculuk destanıdır, ama bu yolculuğun sonunda asıl sınav bir canavar değil, tanınmaktır. Ölümsüzlük teklif edilen bir adam neden bir adayı ve yaşlanacak bir hayatı seçer? Ve yıllar sonra eve dönen kişi, kim olarak döner?

Bağlam

İlyada bir savaşın elli bir gününü anlatıyordu. Yaşar Soydan ve Acıduman'ın özetinde Odysseia da yirmi dört kitaptan oluşur ve Odysseus'un Truva Savaşı'ndan sonra yurdu İthake'ye dönüş yolunda başından geçenleri anlatır. Destanın ilk dizesi bunu kendisi söyler. Samuel Butler'ın çevirisinde ozan, esin perisinden çok yer gezmiş, çok halk tanımış, denizde çok acı çekmiş ve adamlarını kurtarmaya çalışıp kurtaramamış «kıvrak zekâlı» bir kahramanı anlatmasını ister.

Ana anlatı — Kalypso'nun teklifi

Destan Odysseus'la değil, onun yokluğuyla açılır. İthake'de evi, Penelope'ye talip olan ve Odysseus'un malını yiyen kalabalık bir grupla doludur; oğlu Telemakhos babasının haberini aramaya çıkar. Odysseus'un kendisi ise beşinci kitapta, peri Kalypso'nun adasında, yıllardır esir gibi yaşarken görünür.

Kalypso ona bir teklif yapar: kalırsa onu ölümsüz kılacaktır. Üstelik bir karşılaştırma da ekler: bir ölümlü kadının güzellikte bir tanrıçayla yarışması beklenemez. Odysseus'un cevabı destanın kalbidir. Karısının Kalypso'dan daha güzel olmadığını kabul eder; o bir kadındır, Kalypso ölümsüzdür. Yine de eve gitmek ister ve başka bir şey düşünemez.

Gılgamış'ı hatırlayalım: ölümsüzlüğü aramak için dünyanın ucuna gitmiş ve bulamamıştı. Odysseus'a ölümsüzlük ayağına gelir ve o reddeder. İki destan aynı soruya karşıt yerlerden bakar. Odysseia'da insan olmanın değeri, ölümlü bir hayatın, bir evin ve yaşlanacak bir eşin içindedir.

Ana anlatı — Kimse'nin mağarası

Maceraların çoğunu destanın anlatıcısı değil, Odysseus'un kendisi anlatır. Dokuzuncu kitaptan on ikinci kitaba kadar, Phaiakların kralının sarayında bir konuk olarak başından geçenleri sıralar: Lotos yiyenler, tepegözler, Kirke, ölüler ülkesi.

Tepegözlerin adasında Odysseus ve adamları dev Polyphemos'un mağarasına girer. Dev adamlardan bazılarını yer. Odysseus ona şarap verir ve adının «Kimse» olduğunu söyler. Dev, konukseverliğin tersine çevrilmiş bir armağan olarak onu en son yiyeceğini söyler. Odysseus devin tek gözünü kör eder ve adamlarıyla koyunların altına saklanarak mağaradan kaçar.

Kaçarken Odysseus bir hata yapar. Gemisinden seslenip gerçek adını, İthakeli Laertes oğlu Odysseus olduğunu haykırır. Polyphemos babası Poseidon'a yalvarır: Odysseus evine hiç ulaşamasın; ulaşırsa da geç, perişan, bütün adamlarını yitirmiş olarak ve evinde bela bularak ulaşsın. Dönüş yolunun uzunluğu bu bedduadan doğar.

Bu bölüm Türk okura tanıdık gelir. Dede Korkut Kitabı'nın sekizinci hikâyesinde Basat da insan yiyen tek gözlü bir devi, Tepegöz'ü öldürür. Yıldırım'a göre benzerlik on dokuzuncu yüzyılın başında fark edilir ve yüzlerce hikâyeyi içine alan bir tartışma başlatır.

Tartışmanın durakları birbirine ters düşer. Yıldırım'ın aktardığına göre Heinrich Friedrich von Diez 1815'te Türkçe hikâyenin mitin asıl biçimi olduğunu ve Homeros'un onu eski bir Oğuz kaynağından aldığını ileri sürer. Wilhelm Grimm 1857'de, Homeros'unki de dahil bütün hikâyelerin daha eski bir hikâyeden türediğini savunur. Arnold van Gennep ise 1908'de modern değişkelerin kaynağının Odysseia olduğunu söyler. Cyril Mundy 1956'da Yunan hikâyesinin Türkçe hikâyeye doğrudan kaynaklık ettiğini düşünür; Justin Glenn 1971'de 125 halk hikâyesine bakarak Odysseia'nın ilk örnek olamayacağını istatistikle göstermeye çalışır.

Yaygın yanlış«Tepegöz hikâyesi *Odysseia*'dan alınmış bir kopyadır» ya da tersine «Homeros hikâyeyi Oğuzlardan almıştır.»
Doğrusu

İkisi de kanıtlanmış değildir. Tartışma iki yüz yıldır sürer ve ciddi araştırmacılar birbirinin tersini savunmuştur. Yıldırım'a göre asıl sorun, bu karşılaştırmaların çoğunun hikâyelerin kendi tarihini önemsemeden, kayıp bir «ilk hikâye» peşinde koşmasıdır. İki metni birbirinin kopyası saymak yerine, aynı hikâye tipini farklı dünyaların nasıl kullandığına bakmak daha verimlidir.

Ana anlatı — Dilenci kılığında dönüş

Odysseus sonunda İthake'ye tek başına, bir başkasının gemisiyle varır. Polyphemos'un bedduası gerçekleşmiştir. Evine kendi adıyla değil, bir dilenci kılığında girer. Ardından bir dizi tanınma gelir: köpeği Argos, oğlu Telemakhos, sadık hizmetkârlar, ayağını yıkarken bacağındaki yara izini gören yaşlı dadısı ve en son Penelope.

Türk okurun Odysseia'yla tanışmasında da Dede Korkut ortaya çıkar. Aslan'a göre Ahmet Cevat Emre, 1941'de yayımladığı Odüsseia çevirisinde, Homeros'u anlamak için Göktürk ve Uygur yazıtlarından, Oğuz Türklerinin eserlerinden, Dede Korkut destanlarından yararlanmak gerektiğini belirtir. Destanın Türkçedeki yolu da böylece Tepegöz'ün yanından geçer.

Metin anı

Önce beşinci kitaptan, Kalypso'nun ölümsüzlük teklifine Odysseus'un cevabı:

Tanrıça, bu yüzden bana kızma. Karım Penelope'nin boyca da güzellikçe de senin yanına yaklaşamayacağını çok iyi biliyorum. O yalnızca bir kadın, sense ölümsüzsün. Yine de eve gitmek istiyorum ve başka hiçbir şey düşünemiyorum.

Sonra dokuzuncu kitaptan. Öbür tepegözler mağaranın önüne gelip Polyphemos'a kimin ona zarar verdiğini sorar; dev içeriden bağırır:

Kimse beni hileyle öldürüyor; kimse beni zorla öldürmüyor.

Son olarak Dede Korkut Kitabı'ndan, Tepegöz adını sorduğunda Basat'ın cevabının son dizeleri, Yıldırım'ın aktarımıyla:

Atam adın sorar olsan, kaba ağaç.
Anam adın dersen, kağan aslan.
Menüm adum sorsan, Aruz oğlı Basat-dur.

Odysseus'un cevabı bir karşılaştırmayı reddetmez, onu anlamsızlaştırır. Kalypso güzellikte yarışı kazanır; Odysseus bunu ilk cümlede kabul eder. Ama «yine de» sözcüğü bütün terazinin başka bir şeyi tarttığını gösterir. Ev, bir güzellik ya da ölümsüzlük ölçüsüyle seçilmez. Odysseus'un istediği şey en iyisi değil, kendisininkidir.

Polyphemos'un çığlığı bir kelime oyununa dayanır. Yurtseven'in aktardığı gibi Yunancada Odysseus'un kendine verdiği ad, «hiç kimse» anlamına gelen Οὖτις'tir. Dev gerçeği söyler, ama gerçek dilin içinde kaybolur: dışarıdakiler «kimse sana zarar vermiyorsa hastasın» deyip gider. Kurnazlık burada kılıçtan çok dille iş görür. Ama aynı adam, kaçtıktan sonra gerçek adını haykırarak bu kurnazlığı bozacaktır.

Basat'ın dizeleri Odysseus'unkinin tam tersidir. Odysseus adını saklar, sonra böbürlenerek açıklar. Basat ise sorulunca adını olduğu gibi söyler ve soyunu da sayar. Yıldırım'ın dikkat çektiği tuhaflık, bu soy çizgisine doğanın karışmasıdır: babası «kaba ağaç», anası «kağan aslan». Yurtseven'e göre de Basat, Odysseus gibi nam salarak gösteriş yapmaz. İki kahraman aynı devi yener, ama adla kurdukları ilişki iki farklı dünyayı gösterir.

Cevap ve bağlantı

Ölümsüzlük teklif edilen bir adam neden bir ev seçer? Odysseia'nın cevabı, insan olmanın ölümlü bir hayatın içinde, tanıdığı ve onu tanıyanların arasında yaşamak olduğudur. Kalypso'nun adası her şeyi sunar, ama orada Odysseus kimse değildir. Polyphemos'un mağarasında «Kimse» olmak onu kurtarır; İthake'de ise yeniden biri olmak zorundadır.

Eve dönen kişi kim olarak döner? Önce bir yabancı olarak. Sonra bir köpek, bir yara izi, bir sır aracılığıyla, adım adım yeniden tanınan biri olarak. Dönüş, kapıdan girmekle değil, tanınmakla tamamlanır. Tepegöz ile Polyphemos'un tartışması ise başka bir şey gösterir: bazı hikâyeler de yüzyıllarca yol alır ve her dönüşünde başka bir dilde, başka bir kahramanla tanınır.

Kapanış kancası

Homeros kahramanları anlatır, tanrıları da hikâyelerin içinde gösterir. Ama tanrıların nereden geldiğini, dünyanın nasıl kurulduğunu sırayla anlatmaya girişen başka bir şair de vardır. Ve aynı dünyada, Midilli adasında, kahramanları değil kendi arzusunu söyleyen bir kadın şair. Şiir, tanrıların soyunu saymaktan bir insanın iç sesine nasıl geçti?

Özet kartı

  1. Odysseia yirmi dört kitaptır ve Odysseus'un Truva'dan İthake'ye dönüşünü anlatır. Konusu bir nostostur; destan eve dönüşü bir tanınma meselesi olarak kurar.
  2. Kalypso Odysseus'a ölümsüzlük teklif eder; Odysseus eşinin bir tanrıça kadar güzel olmadığını kabul eder, yine de eve dönmek ister. Gılgamış ölümsüzlüğü arayıp bulamamıştı; Odysseus onu reddeder.
  3. Maceraların çoğunu Odysseus kendisi, Phaiakların sarayında anlatır. Polyphemos'un mağarasında adını «Kimse» koyar, devi kör edip koyunların altında kaçar, sonra gerçek adını haykırır ve Poseidon'un bedduasını üzerine çeker.
  4. Polyphemos ile Dede Korkut'taki Tepegöz arasındaki benzerlik 1815'ten beri tartışılır: von Diez Oğuz kaynağını, Grimm ortak eski kaynağı, van Gennep Odysseia'yı, Mundy Yunan hikâyesinden doğrudan aktarımı, Glenn Odysseia'nın ilk örnek olmadığını savunur. Yıldırım bu karşılaştırmacılığın tarihselliği önemsemediğini eleştirir.
  5. İthake'de Odysseus dilenci kılığında döner ve Argos, Telemakhos, dadısı ve Penelope tarafından adım adım tanınır. Ahmet Cevat Emre 1941 Odüsseia çevirisinde Homeros'u anlamak için Dede Korkut'a başvurmak gerektiğini söyler.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
NostosHomecomingSavaştan ya da uzun yolculuktan eve dönüş; Odysseia'nın konusu
İç içe anlatıEmbedded narrativeBir anlatının içinde bir karakterin başka bir hikâye anlatması
Konukluk hediyesiGuest giftEv sahibinin konuğuna verdiği ve aralarında bağ kuran armağan
Tepegöz anlatısıCyclops taleTek gözlü devin kahramanı mağarada tuttuğu, kahramanın devi kör edip kaçtığı hikâye tipi
Tanınma sahnesiRecognition sceneBir karakterin gerçek kimliğinin bir işaret ya da sır aracılığıyla ortaya çıktığı sahne

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Odysseia nasıl açılır, Odysseus ilk kez nerede görünür ve destan hangi duraklardan geçerek İthake'ye varır?
  2. (Kazanım 2) Nostos ve tanınma sahnesi kavramlarıyla Odysseia'nın eve dönüşü nasıl kurduğunu açıklayın. Maceraları Odysseus'un kendisinin anlatması neyi değiştirir?
  3. (Kazanım 3) Polyphemos ile Tepegöz arasındaki ilişki üzerine hangi görüşler ileri sürülmüştür? Yıldırım bu tartışmayı neden eleştirir?
  4. (Kazanım 3) «Tepegöz hikâyesi Odysseia'nın bir kopyasıdır» yargısını kaynaklarla tartışın.
  5. (Kazanım 4) Odysseus'un Kalypso'ya cevabını, Polyphemos'un çığlığını ve Basat'ın kendini tanıtışını ad, kimlik ve ev bakımından karşılaştırarak yakından okuyun.

Cevaplar

  1. Destan Odysseus'un yokluğuyla açılır: İthake'de evi Penelope'nin talipleriyle doludur ve Telemakhos babasının haberini aramaya çıkar. Odysseus ilk kez beşinci kitapta Kalypso'nun adasında görünür ve ölümsüzlük teklifini reddeder. Ardından Phaiakların sarayında dokuzuncu kitaptan on ikinci kitaba kadar maceralarını anlatır; tepegözler bu anlatının içindedir. Sonunda İthake'ye bir başkasının gemisiyle tek başına varır, dilenci kılığında evine girer.
  2. Nostos eve dönüştür; destan onu yalnızca bir yolculuk olarak değil, kimliğin geri kazanılması olarak kurar. İkinci yarı bir tanınmalar zinciridir: Argos, Telemakhos, hizmetkârlar, yara izini gören dadı ve Penelope. Dönüş kapıdan girmekle değil, tanınmakla tamamlanır. Maceraları Odysseus'un kendisinin anlatması bunların bir iç içe anlatı olduğunu, yani kurnazlığıyla ünlü bir adamın kendi hikâyesini bir sarayda konuklara anlattığını hatırlatır.
  3. Yıldırım'ın aktardığına göre von Diez 1815'te Türkçe hikâyenin asıl biçim olduğunu ve Homeros'un onu Oğuz kaynağından aldığını, Grimm 1857'de bütün hikâyelerin daha eski bir hikâyeden türediğini, van Gennep 1908'de modern değişkelerin kaynağının Odysseia olduğunu, Mundy 1956'da Yunan hikâyesinin Türkçeye doğrudan kaynaklık ettiğini, Glenn 1971'de 125 hikâyeye dayanarak Odysseia'nın ilk örnek olmadığını savunur. Yıldırım'a göre bu karşılaştırmacılık hikâyelerin tarihselliğini önemsemez ve kayıp bir ilk hikâye peşinde koşar.
  4. Yargı kanıtlanmış değildir. Mundy doğrudan aktarımı savunsa da Grimm, Page ve Glenn gibi araştırmacılar ortak ve daha eski bir kaynak düşünür; von Diez ise tersine Homeros'un Oğuz kaynağından aldığını ileri sürer. Tipin İzlanda'dan Kore'ye yüzlerce değişkesi vardır. İki metni birbirinin kopyası saymak yerine aynı hikâye tipinin farklı dünyalarda nasıl kullanıldığına bakmak daha verimlidir; örneğin Yurtseven'e göre Basat Odysseus gibi nam salarak gösteriş yapmaz.
  5. Odysseus Kalypso'nun üstünlüğünü kabul eder ama «yine de» diyerek evini seçer; ev bir güzellik ya da ölümsüzlük ölçüsüyle değil, kendisine ait olduğu için seçilir. Polyphemos'un çığlığında Odysseus'un «Kimse» adı gerçeği dilin içinde kaybettirir; Odysseus adını saklayarak kurtulur, sonra gerçek adını haykırarak bedel öder. Basat ise adını sorulunca doğrudan söyler, soyunu sayar ve bu soya «kaba ağaç», «kağan aslan» ile doğayı katar; gösteriş yapmaz. Üç metin de kimliği adla ilişkilendirir, ama Odysseus'ta ad saklanan ve kazanılan bir şeydir, Basat'ta ise açıkça taşınan.

Okuma

  • Homeros, Odysseia: 5., 9., 17. ve 19. bölümler. Türkçesi için A. Kadir ile Azra Erhat'ın birlikte yaptığı çeviri önerilir.
  • Dede Korkut Kitabı, «Basat'ın Depegözi Öldürdüğü Boy».
  • Fatma Berna Yıldırım, «Polyphemos ve Depegöz Hikâyelerinde Canlıların Tasnifi» (2012).
  • Ece Yurtseven, «Basat'ın Tepegöz'ü Öldürdüğü Boy Adlı Dede Korkut Hikâyesinde Bir Kiklop Olarak Tepegöz» (2025).
  • Polyphemos bölümünü ve Basat'ın hikâyesini arka arkaya okuyun. İki kahramanın deve karşı kullandığı yolları bir tabloda karşılaştırın. Size göre benzerlik mi, fark mı daha çok şey anlatıyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:00 Soğuk açılış: bir çiftlik avlusu, gübre yığınında yaşlı bir köpek; bir dilencinin gölgesi kapıdan girer; köpeğin kuyruğu kıpırdar ve durur.
  • 1:00–1:40 Büyük soru: bir kapı aralığından içeri düşen ışık; eşikte bekleyen bir silüet.
  • 1:40–2:40 Bağlam: bir harita üzerinde Truva'dan İthake'ye düz bir çizgi çizilir, sonra çizgi dolanıp düğümlenir.
  • 2:40–4:40 Ana anlatı — Kalypso'nun teklifi: bir adada kıyıda oturmuş bir adam denize bakar; bir tanrıçanın elinde parlayan bir kadeh; adam başını çevirir ve ufka bakar.
  • 4:40–8:20 Ana anlatı — Kimse'nin mağarası: bir sarayda konuklara anlatan bir adam; anlatısı bir mağaraya açılır; tek bir göz, bir kazık, koyunların altına tutunmuş gölgeler; bir gemiden haykırılan bir ad dalgalara çarpar; bir haritada Anadolu'dan İzlanda'ya, Kore'ye yayılan küçük tek gözlü işaretler.
  • 8:20–10:00 Ana anlatı — Dilenci kılığında dönüş: bir dilencinin yırtık pelerini; bir leğen, bir bacaktaki yara izi; bir kitap sayfasında Türkçe başlık belirir.
  • 10:00–12:20 Metin anı: bir tanrıçanın sarayının kapısı kapanır; mağaranın önünde toplanan devler ve içeriden gelen bir çığlık; bir ağacın ve bir aslanın gölgesi bir gencin yanında belirir.
  • 12:20–13:10 Cevap ve bağlantı: bir evin penceresinde yanan tek bir lamba.
  • 13:10–13:40 Kapanış kancası: bir ozanın elinde lir; gökyüzünde tanrıların soy ağacı dallanır, bir adada tek bir kadın sesi yükselir.

Telaffuz

  • Odysseus: «o-DİS-se-us»; Penelope: «pe-NE-lo-pe»; Telemakhos: «te-LE-ma-hos»; Kalypso: «ka-LİP-so»; Polyphemos: «po-li-FE-mos»; Phaiaklar: «fe-AK-lar»; Kirke: «KİR-ke»; Argos: «AR-gos».
  • Heinrich Friedrich von Diez: «HAYN-rih FRİD-rih fon DİTS»; Arnold van Gennep: «AR-nold van ge-NEP»; Cyril Mundy: «Sİ-ril MAN-di»; Justin Glenn: «CAS-tin GLEN»; Fatma Berna Yıldırım: «fat-MA ber-NA yıl-dı-RIM»; Ece Yurtseven: «e-CE yurt-se-VEN».