Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Sembol, somut bir imgenin kendisinin ötesinde açık uçlu anlamlar taşımasıdır; alegori, bütün bir anlatının sistemli biçimde başka bir anlam düzlemine karşılık gelmesidir.
- Kelile ve Dimne gibi fabllarda hayvanlar genel insan tiplerine karşılık gelir ve genel bir ders verilir; Hayvan Çiftliği gibi siyasi alegorilerde hayvanlar belirli tarihsel kişi ve olaylara karşılık gelir.
- Hayvan Çiftliği (1945), alt başlığıyla bir «masal», ama Orwell'e göre Rus Devrimi ve Stalin dönemi üzerinedir: Napoleon Stalin'i, Snowball Troçki'yi hatırlatır.
- Yel değirmeni romanın içinde açık uçlu bir semboldür; T. S. Eliot'un ret mektubu aynı alegoriden farklı bir tezin okunabileceğini gösterir.
- Yedi Emir'in tek bir çelişik cümleye indirgenmesi, dilin eşitlik sözcüğünü koruyarak anlamını tersine çevirdiğini gösterir; romanın sonunda domuz ile insan ayırt edilemez olur.
Kazanımlar
- Sembol ile alegori arasındaki farkı tanımlayıp örneklerle gösterebilir.
- Hayvan Çiftliği'ni hem bir hayvan hikâyesi hem de Rus Devrimi'nin siyasi alegorisi olarak okuyabilir.
- Kelile ve Dimne gibi bir fabl ile Hayvan Çiftliği gibi siyasi bir alegoriyi, anlatılanın neye karşılık geldiği bakımından karşılaştırabilir.
- Bir alegoriye farklı okurların farklı karşılıklar bulabileceğini T. S. Eliot'un itirazı üzerinden tartışabilir.
Video metni
Soğuk açılış
1944, Londra. Bir yazar, birkaç yayınevinden geri çevrilen kısa bir romanın müsveddesini bir şairin de yönetiminde bulunduğu bir yayınevine gönderir. Müsvedde biraz önce bir bombardımanda, yazarın evinin enkazından çıkarılmıştır; kâğıtları buruşuktur.
Şairin cevabı nazik ama kesindir: yazı iyidir, ama yayınevi kitabın bakış açısını paylaşmıyor. Kitap bir çiftlikte geçer; hayvanlar sahiplerini kovup çiftliği ele geçirir, sonra domuzlar yavaş yavaş efendi olur. Hayvanların hikâyesi olan bu kitabı yayımlamaktan neden bu kadar çekiniliyordu? Şair T. S. Eliot'tur, yazar George Orwell, kitap Hayvan Çiftliği.
Büyük soru
Hayvan Çiftliği neyi anlatıyor? Bir anlatı kendinden başka bir şeyi anlatıyorsa, o gizli konuyu nasıl buluruz ve her okur aynı şeyi mi bulur?
Bağlam
Önceki ünitede metinlerin yüzey ve derin anlamlar taşıyabileceğini gördük. Bu ünitede derin anlam kurmanın iki temel aracına bakacağız: sembol ve alegori.
Sembol, somut bir nesnenin, imgenin ya da olayın kendisinin ötesinde bir anlam taşımasıdır. Sembol çoğu zaman tek bir imgedir ve anlamı açık uçludur: birden fazla şeyi aynı anda çağrıştırabilir. Alegori ise bütün bir anlatının, kişileri, olayları ve mekânlarıyla, sistemli biçimde başka bir anlam düzlemine karşılık gelmesidir. Sembolde tek bir kapı açılır; alegoride bütün bir ev, bir başka evin planına göre kurulmuştur.
Hayvanlarla anlatılan hikâyelerin çok eski bir geleneği vardır. İslâm Ansiklopedisi'ne göre Kelile ve Dimne, muhtemelen üçüncü yüzyılda bir Hint hükümdarının oğullarını eğitmek için hazırlanan Pançatantra'dan doğmuş, adını oradaki iki çakal kardeşten almış bir masal kitabıdır. Kahramanları hayvanlardır ve konusu çoğunlukla ailevî ve siyasî terbiyedir. Osmanlı'da en ünlü Türkçe çevirisi, Ali Çelebi'nin Kanunî'ye sunduğu Hümâyûnnâme'dir.
Ana anlatı — alegori: bir çiftlik, bir devrim
Hayvan Çiftliği 17 Ağustos 1945'te Londra'da yayımlandı. Özgün alt başlığı dikkat çekicidir: A Fairy Story, yani «bir masal». Kitap kendini bir masal olarak sunar; ama Orwell'e göre Rus Devrimi'ne giden olayları ve Stalin dönemini yansıtır.
Alegori, karşılıkların sistemli oluşuyla tanınır. İsyan çağrısını yapıp ölen yaşlı domuz Old Major, devrimin kurucu düşüncesini; birbirine rakip iki genç domuzdan Napoleon Stalin'i, çiftlikten sürülen ve sonra her kötülüğün sorumlusu ilan edilen Snowball ise Troçki'yi hatırlatır. Yumurtaları elinden alınınca isyan eden ve açlıkla bastırılan tavuklar, Ukrayna'daki büyük kıtlığın kurbanlarına karşılık düşer. Tek tek karakterler, tek tek tarihsel figürler ve olaylarla eşleşir.
Bu noktada Kelile ve Dimne ile fark belirginleşir. Bir fablda tilki kurnazlığı, aslan gücü temsil eder; hayvanlar genel insan tiplerine karşılık gelir ve ders her çağa uyar. Hayvan Çiftliği'nde ise domuzlar belirli bir tarihin belirli kişileridir. Fabl «insanlar böyledir» der; siyasi alegori «şu olaylar böyle oldu» der.
Alegorinin gücü de sınırı da bu sistemli karşılıktadır. Karşılıkları bilen okur her sahnede bir tarih okur. Bilmeyen okur ise yalnızca bir hikâye okur; ama Orwell'in masalı yine de ona bir şey söyler: iktidarın, dili ve kuralları yavaş yavaş kendi lehine değiştirerek nasıl yozlaştığını.
Ana anlatı — sembol: yel değirmeni ve farklı okurlar
Alegorinin içinde tek tek imgeler de sembole dönüşebilir. Romanda Snowball bir yel değirmeni yapılmasını önerir: değirmen elektrik üretecek, hayvanların iş yükünü hafifletecektir. Napoleon önce bu fikre karşı çıkar, Snowball'u kovar, sonra aynı projeyi kendi fikriymiş gibi sahiplenir. Hayvanlar değirmeni yıllarca inşa eder; değirmen fırtınada ve savaşta yıkılır, yeniden kurulur. Ama hayvanların hayatı hafiflemez.
Değirmen tek bir şeye karşılık gelmez. Sanayileşme vaadine, planlı kalkınma programlarına, liderlerin halkı sürekli çalıştıran projelerine, gelecekte hep ertelenen bir refaha, hatta hayvanların kendi emeklerinin sömürülmesine işaret edebilir. Bu açık uçluluk onu bir alegorik karşılıktan çok bir sembol yapar: okur değirmende birden fazla anlamı aynı anda görebilir.
Alegorinin karşılıkları bile her okur için aynı değildir. T. S. Eliot, Orwell'e yazdığı ret mektubunda kitabın bakış açısını genel olarak Troçkist bulduğunu ve ikna edici olmadığını söyledi. Ona göre kitap, domuzları çiftliği yönetmeye en uygun hayvanlar olarak gösteriyordu; öyleyse biri, gereken şeyin daha az komünizm değil, daha kamu yararı gözeten domuzlar olduğunu da savunabilirdi. Eliot aynı alegoride Orwell'den farklı bir tez okudu.
Yaygın yanlış«Alegori ile sembol aynı şeydir; ikisi de "bir şeyin başka bir şeyi temsil etmesi"dir.»
— İkisi de bir şeyin ötesinde anlam taşır, ama işleyişleri farklıdır. Alegori bütün bir anlatıyı sistemli olarak başka bir düzleme bağlar ve karşılıkları görece belirlidir: Napoleon Stalin'dir. Sembol çoğu zaman tek bir imgedir ve anlamı açık uçludur: yel değirmeni sanayileşmeyi de, ertelenen refahı da, sömürülen emeği de çağrıştırabilir. Bir alegorinin içinde semboller bulunabilir.
Metin anı
Romanın sonuna doğru, yaşlı kısrak Clover, eşek Benjamin'i ahırın duvarına, bir zamanlar Yedi Emir'in yazıldığı yere götürür. Başta duvarda şu emirler vardı: iki ayakla yürüyen düşmandır; dört ayaklı ya da kanatlı olan dosttur; hiçbir hayvan giysi giymeyecek, yatakta uyumayacak, içki içmeyecek, başka bir hayvanı öldürmeyecek; bütün hayvanlar eşittir. Şimdi:
"My sight is failing," she said finally. "Even when I was young I could not have read what was written there. But it appears to me that that wall looks different. Are the Seven Commandments the same as they used to be, Benjamin?"
For once Benjamin consented to break his rule, and he read out to her what was written on the wall. There was nothing there now except a single Commandment. It ran:
ALL ANIMALS ARE EQUAL
BUT SOME ANIMALS ARE MORE EQUAL THAN OTHERS
Bugünkü Türkçeyle: «"Gözlerim zayıflıyor," dedi sonunda. "Gençken bile orada yazılanı okuyamazdım. Ama bana o duvar farklı görünüyor. Yedi Emir eskisi gibi mi, Benjamin?" Benjamin bir kez olsun kuralını bozmaya razı oldu ve duvarda yazılanı ona okudu. Orada artık tek bir Emir'den başka bir şey yoktu. Şöyleydi: BÜTÜN HAYVANLAR EŞİTTİR / AMA BAZI HAYVANLAR ÖTEKİLERDEN DAHA EŞİTTİR.»
Sahne, alegorinin mekanizmasını bir duvarın üzerinde gösterir. Yedi Emir devrimin anayasasıdır. Roman boyunca bu emirler birer birer, çoğu zaman gece, sessizce değiştirilmiştir. Şimdi yedi emirden geriye tek bir cümle kalmıştır ve bu cümle kendi kendini çürütür: eşitlik bir derece almaz; «daha eşit» olmak, eşit olmamaktır. Dil, eşitlik sözcüğünü koruyarak onun anlamını tersine çevirmiştir.
Duvarı kimin okuduğu da önemlidir. Clover okuyamaz, gözleri zayıflamıştır; değişikliği ancak bir duygu olarak sezer. Okuyabilen Benjamin ise roman boyunca susmayı seçmiştir. Hayvanların çoğu kuralları hatırlayamaz, okuyamaz ya da sorgulayamaz. Alegorinin tarihsel düzleminde bu, bir yönetimin yazılı ilkelerini halkın göremediği bir anda değiştirmesidir. Ama sahne tarihten bağımsız da okunabilir: okuyamayanın, hatırlayamayanın ve susanın olduğu her yerde yazının kendisi bir iktidar aracına dönüşebilir.
Romanın son cümlesi alegoriyi kapatır. Dışarıdaki hayvanlar pencereden içeriye, domuzlarla insanların kâğıt oynadığı masaya bakar: «domuzdan insana, insandan domuza, yeniden domuzdan insana baktılar; ama artık hangisinin hangisi olduğunu söylemek imkânsızdı.» Devrim, kovduğu efendiye dönüşerek tamamlanmıştır.
Cevap ve bağlantı
Hayvan Çiftliği neyi anlatıyor? Yüzeyde, bir çiftlikte sahiplerini kovan ve sonra yeni efendilerin eline düşen hayvanları. Alegorik düzlemde, Orwell'e göre Rus Devrimi'ni ve Stalin dönemini. Ama sembolleri ve son sahnesiyle, belirli bir tarihin ötesinde, iktidarın dili ve kuralları nasıl ele geçirdiğini de anlatır.
O gizli konuyu nasıl buluruz? Alegoride karşılıkların sistemli oluşu bize yol gösterir: kişiler, olaylar ve sıralar tek tek eşleşir. Sembolde ise tek bir imgenin çevresinde birden fazla anlam açılır. Ve Eliot'un mektubunun gösterdiği gibi, aynı alegoriye bakan iki okur farklı tezler çıkarabilir. Önceki ünitedeki şerhler gibi, bir alegorik okuma da metnin ayrıntılarına dayandığı ölçüde ikna edicidir.
Kapanış kancası
«Bütün hayvanlar eşittir, ama bazıları ötekilerden daha eşittir.» Bu cümle söylediğinin tam tersini kasteder, ya da söylediğiyle kastettiği arasında bir uçurum açar. Okur bunu anlar, ama duvarın önündeki hayvanların çoğu anlamaz. Bir söz ile kastedilen arasındaki bu mesafenin, ve okurun karakterlerden fazlasını bildiği anların edebiyatta bir adı var.
Özet kartı
- Sembol, somut bir imgenin kendisinin ötesinde açık uçlu anlamlar taşımasıdır; alegori, bütün bir anlatının sistemli biçimde başka bir anlam düzlemine karşılık gelmesidir.
- Kelile ve Dimne gibi fabllarda hayvanlar genel insan tiplerine karşılık gelir ve genel bir ders verilir; Hayvan Çiftliği gibi siyasi alegorilerde hayvanlar belirli tarihsel kişi ve olaylara karşılık gelir.
- Hayvan Çiftliği (1945), alt başlığıyla bir «masal», ama Orwell'e göre Rus Devrimi ve Stalin dönemi üzerinedir: Napoleon Stalin'i, Snowball Troçki'yi hatırlatır.
- Yel değirmeni romanın içinde açık uçlu bir semboldür; T. S. Eliot'un ret mektubu aynı alegoriden farklı bir tezin okunabileceğini gösterir.
- Yedi Emir'in tek bir çelişik cümleye indirgenmesi, dilin eşitlik sözcüğünü koruyarak anlamını tersine çevirdiğini gösterir; romanın sonunda domuz ile insan ayırt edilemez olur.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| sembol | symbol | Somut bir imgenin kendisinin ötesinde açık uçlu anlamlar taşıması |
| alegori | allegory | Bütün bir anlatının sistemli biçimde başka bir anlam düzlemine karşılık gelmesi |
| fabl | fable | Hayvanlar aracılığıyla genel bir ahlak ya da hayat dersi veren kısa anlatı |
| siyasi alegori | political allegory | Kişi ve olayları belirli bir siyasi tarihin kişi ve olaylarına karşılık gelen alegori |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Sembol ile alegori arasındaki temel fark nedir? Bir ev benzetmesiyle açıklayın.
- (Kazanım 2) Hayvan Çiftliği'nde Napoleon, Snowball ve tavuklar hangi tarihsel kişi ya da olaylara karşılık gelir?
- (Kazanım 3) Kelile ve Dimne'deki hayvanlar ile Hayvan Çiftliği'nin hayvanları neye karşılık gelmeleri bakımından nasıl ayrılır?
- (Kazanım 2) Duvarda kalan tek emir neden kendi kendini çürütür? Clover'ın okuyamaması ve Benjamin'in susması sahneye ne katar?
- (Kazanım 4) T. S. Eliot Hayvan Çiftliği'ni nasıl okudu? Bu, alegorik okuma hakkında ne gösterir?
Cevaplar
- Sembol çoğu zaman tek bir imgedir ve anlamı açık uçludur; alegori ise bütün bir anlatının kişileri, olayları ve mekânlarıyla sistemli biçimde başka bir düzleme karşılık gelmesidir. Sembolde tek bir kapı açılır; alegoride bütün bir ev, bir başka evin planına göre kurulmuştur.
- Napoleon Stalin'i, çiftlikten sürülüp her kötülüğün sorumlusu ilan edilen Snowball Troçki'yi hatırlatır; yumurtaları alınınca isyan edip açlıkla bastırılan tavuklar Ukrayna'daki büyük kıtlığın (Holodomor) kurbanlarına karşılık düşer.
- Kelile ve Dimne'de hayvanlar genel insan tiplerine ve davranışlarına karşılık gelir; ders her çağa uyar ve konu ailevî, siyasî terbiyedir. Hayvan Çiftliği'nde ise hayvanlar belirli bir tarihin belirli kişi ve olaylarına karşılık gelir: fabl «insanlar böyledir» der, siyasi alegori «şu olaylar böyle oldu» der.
- Çünkü eşitlik bir derece almaz; «daha eşit» olmak eşit olmamak demektir. Dil eşitlik sözcüğünü koruyarak anlamını tersine çevirir. Clover'ın okuyamaması değişikliğin ancak bir duygu olarak sezilebildiğini, Benjamin'in roman boyunca susması ise bilenin sessizliğinin de bu değişikliğe izin verdiğini gösterir; yazı, okuyamayanın ve susanın olduğu yerde bir iktidar aracına dönüşür.
- Eliot kitabın bakış açısını genel olarak Troçkist ve ikna edici olmayan bir görüş olarak okudu; kitabın domuzları çiftliği yönetmeye en uygun hayvanlar gibi gösterdiğini, öyleyse gerekenin daha kamu yararı gözeten domuzlar olduğunun da savunulabileceğini söyledi. Bu, aynı alegoriye bakan okurların farklı karşılıklar ve tezler çıkarabileceğini gösterir.
Okuma
- George Orwell, Hayvan Çiftliği (1945): Türkçe bir çeviride okuyun ve Yedi Emir'in her birinin hangi bölümde nasıl değiştirildiğini bir tabloya yazın.
- Kelile ve Dimne'den bir masal: hayvanların genel bir tipe mi, belirli bir kişiye mi karşılık geldiğini sorun.