İçeriğe geç

Ders 4.3 · Seviye 2 · Erken Çocukluk (1–3 Yaş): Özerklik, İrade ve Fırtınalar

Fırtına: Öfke Nöbetlerinin Öncesi, Anı ve Sonrası

2.326 kelime · yaklaşık 11 dakika okuma · 16 dakika seslendirme

Giriş

Geçen hafta son üç öfke nöbetini ABC şemasıyla yazdın. Kayıtlarına bir daha bak: saatler birbirine benziyor mu? Yerler? Öncesinde olanlar? Üç satırı yan yana koyunca belki bir örüntü gördün: öğle yemeğinden hemen önce, alışverişin sonunda, ekranın kapandığı an. Nöbetlerin göründüğü kadar rastgele olmadığını görmek, bu dersin ilk kazancıdır.

Bu dersin sonunda öfke nöbetlerinin önemli bir kısmını önceden görüp önleyebilecek, önleyemediklerini kimseye zarar vermeden geçirebilecek ve nöbet sonrasını bir öğrenme anına çevirebileceksin. Kalabalık bir mağazanın ortasında, herkesin gözü önünde patlayan fırtınaya da ayrıca bakacağız; çünkü o sahnede çoğu zaman asıl zor olan çocuk değil, bakan gözlerdir. Bu ders 1.4'teki beyin modeline ve 3.2'deki ko-regülasyona dayanıyor; onları bir yaşa ve bir sahneye uyguluyoruz.

Ana anlatım

Nöbet nedir, ne değildir? Öfke nöbeti, çocuğun duygusal yükünün o anki düzenleme kapasitesini aşmasıdır. 1.4'teki dille: alt kat alarm verir, üst katla bağlantı bir süreliğine kopar. Bir ile dört yaş arasında nöbetler yaygındır; en sık iki-üç yaşlarında görülür ve dil ile düzenleme becerileri geliştikçe, dört yaşından sonra belirgin biçimde azalır. Amerika'da okul öncesi çocukların ebeveynleriyle yapılan geniş bir toplum çalışmasında, çocukların yaklaşık yüzde 84'ü son bir ayda en az bir nöbet geçirmişti; ama her gün nöbet geçirenler yüzde 9'u bulmuyordu. Ara sıra nöbet olağandır; her gün nöbet bu yaşta bile olağan değildir. Süre de çoğu zaman kısadır: nöbetleri ayrıntılı olarak kaydeden bir çalışmada çocukların dörtte üçünde nöbet bir ile beş dakika sürdü.

Nöbet bir manipülasyon değildir. Ancak bir çocuk nöbetin belirli bir sonuca, örneğin şekerin gelmesine, tekrar tekrar yol açtığını yaşarsa, nöbeti bir strateji olarak da öğrenebilir. Siegel ile Bryson'un kitaplarında da yer alan bir ayrım burada işe yarar; bu, araştırmayla ölçülmüş bir sınıflama değil, pratik bir haritadır. Duygusal taşma nöbetinde çocuk kontrolü gerçekten kaybetmiştir: yorgundur, açtır, fazla uyarılmıştır ya da büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır; seni görmez, sözlerini duymaz, teselli edilemez. Talep nöbetinde ise çocuk bir şey istiyordur ve olmayınca başlar; arada sana bakıp tepkini kontrol eder, seyirci değişince şiddeti değişir. İlkinde öncelik ko-regülasyondur; ikincisinde sakin tutarlılık. İkisinde de değişmeyen bir gerçek var: çocuk kötü değil, küçük. Ve çoğu nöbet ikisinin karışımıdır; ayrımı bilmek, tepkini ayarlamana yardım eder ama her nöbeti kesin bir kutuya koyman gerekmez.

Öncesi: nöbetlerin çoğu burada önlenir. Dört büyük tetikleyici var ve baş harfleriyle akılda tutulabilir: AYAG, yani açlık, yorgunluk, aşırı uyarılma ve geçiş. Kayıtlarında nöbetlerin öğle yemeğinden hemen önce, akşamüstü beş-altı arası ve yatmadan önce toplandığını görebilirsin; bunlar açlık ve yorgunluk saatleridir. Alışveriş merkezi, düğün, kalabalık bir misafirlik aşırı uyarılmanın sahneleridir. Parktan çıkmak, ekranı kapatmak, banyoya girmek ise geçişlerdir; iki-üç yaşındaki bir çocuk için bir etkinliği bırakıp başkasına geçmek, düşündüğümüzden çok daha büyük bir iştir.

Önleme araçları bu dört harfe karşılık gelir. Çantada her zaman bir atıştırmalık. Uyku saatlerinin, özellikle öğle uykusunun, korunması; "Bugün bir kere uyumasa ne olur" günleri çoğu zaman akşam fırtınayla biter. Kalabalık ortamlarda bir sessiz mola köşesi ve bir süre sınırı: düğüne gidilecekse iki saat sonra ayrılmak. Her geçiş için bir ön uyarı, "İki tur daha kaydıraktan kayıyorsun, sonra eve gidiyoruz", ve her seferinde aynı geçiş ritüeli, örneğin aynı şarkı ya da çıkışta kapıya "Hoşça kal" demek. Bir de 3.4'teki duygusal banka hesabı: gün boyu bağlantı alamamış bir çocuğun hesabı boştur ve boş bir hesap daha kolay taşar. Önleme kusursuz değildir; bazı nöbetler yine gelir. Ama bu dört harfi yönetmek, nöbetlerin sayısını ve şiddetini çoğu zaman azaltır.

Anı: üç kural. Birinci kural güvenliktir. Çocuk kendine ya da başkasına zarar verecekse onu nazikçe fiziksel olarak engelle: kollarını tut, kucağına alıp uzaklaştır, tehlikeli eşyaları kaldır. Güvenlik sorunu yoksa dokunmak zorunlu değildir; bazı çocuklar nöbet sırasında dokunulmak ister, bazıları itip kaçar.

İkinci kural az ve sakindir. Konuşmayı en aza indir; üst kat kapalıyken sözler dalgaya yakıt olur. Bir cümle yeter: "Buradayım. Çok kızdın." Sonra sus. Sesini alçalt, bedenini çocuğun hizasına indir, nefesini uzat; 3.2'deki ko-regülasyonun üç adımı burada uygulanır. Nöbetin kendisi çoğu zaman birkaç dakika sürer; dakikalar sana saat gibi gelebilir, ama saati değil nefesini say.

Üçüncü kural kararın değişmemesidir. Nöbet bir talep üzerine başladıysa, şeker, oyuncak, "beş dakika daha", ve sen "hayır" dediysen, nöbet sırasında "evet"e dönmek nöbeti ödüllendirir. Davranış bilimi burada acımasızca nettir: bazen işe yarayan, bazen yaramayan bir davranış, yani aralıklı ödüllendirilen bir davranış, en inatçı öğrenilen davranıştır. Kararın yanlış olduğunu düşünüyorsan bile bu seferlik sürdür; bir dahaki sefere baştan farklı karar ver. Bir de kaçınılacaklar listesi var: mantıklı açıklamalar, tehditler, özellikle "Seni burada bırakıp giderim", alay, "Ayıp!", bağırmak, çocuğu odaya kilitlemek ya da uzun süreli bir "düşünme sandalyesi". Bunların hepsi alt kata "tehlike var" mesajı verir ve nöbeti uzatır.

Çocuk sakinleşmeyi reddederse. "Git!" diyorsa, 3.2'deki gibi mesafe ver ama odada kal. Sana vuruyorsa, sakin ve net bir cümle kur: "Bana vurmana izin vermeyeceğim." Sonra ellerini nazikçe tut ya da bir adım geri çekil. Kendine vuruyorsa, örneğin başını yere vuruyorsa, ki bu yaşta görülebilir, zemini yumuşat, başının altına bir yastık koy, sakin kal; ilgini davranışa değil, çocuğa ver. Nöbet sırasında nefesini tutup morarma ya da kısa süre bayılma şeklinde görülen nefes tutma nöbetleri çok korkutucudur ama çoğunlukla zararsızdır; yine de ilk kez görüldüğünde bir çocuk doktoruna danışılmalıdır, çünkü demir eksikliğiyle ilişkili olabilir. Plasebo kontrollü bir çalışmada demir tedavisi bu nöbetleri belirgin biçimde azalttı ve en çok demir eksikliği olan çocuklar yararlandı; tedaviye kan tahliliyle doktor karar verir. Şu durumlarda da beklemeden uzmana başvur: nöbetler sık sık yirmi-yirmi beş dakikayı aşıyorsa, günde birçok kez tekrarlıyorsa, çocuk düzenli olarak kendine ya da başkalarına zarar veriyorsa ya da nöbet bittiğinde bir türlü kendini toparlayamıyorsa. Bu işaretler bir tanı değil, bir değerlendirme gerekçesidir.

Sonrası: öğrenme buradadır. Dalga indiğinde çocuk sana döner; çoğu zaman kucak ister, yüzünü göğsüne gömer. Bu anı karşılıksız bırakma ve "Önce özür dile, sonra sarılırım" pazarlığı yapma. Önce bağlantı gelir: kucak, sessizlik, bir bardak su. Sonra, çocuk tamamen sakinse ve üç yaşından büyükse, kısa bir geri bakış: "Çok kızmıştın. Ne olmuştu?" Ardından "Bir dahaki sefere çok kızdığında ne yapabilirsin?" ve bir-iki somut seçenek: "Bana söyleyebilirsin", "Yastığa vurabilirsin", "Koşup gelebilirsin." Bu konuşma iki dakikayı geçmesin ve ders verme tonu taşımasın. Üç yaşından küçük çocuklarda sonrası yalnızca bağlantıdır; bu yaşta analiz gereksizdir. Nöbet sırasında kırılan ya da dağılan bir şey varsa sakin bir anda birlikte toparlanır; ceza olarak değil, doğal sonuç olarak: "Bloklar dağıldı, hadi birlikte toplayalım."

Sonrasının bir de senin için olan kısmı var. Nöbet bittikten sonra kendi bedenini tara: omuzların hâlâ kulaklarında mı, çenen kilitli mi? Bir nefes ver, bir bardak su iç. Nöbet sırasında sesini yükselttiysen 3.2'deki onarımı yap; bu hem senin hem çocuğunun sinir sistemini aynı yere, sakinliğe geri getirir.

Yanlış giderse. Protokol kâğıt üstünde kolaydır; gerçek bir nöbette şaşırırsın. Nöbetin ortasında dayanamayıp çikolatayı verdiysen kendini cezalandırma; bir kez olan şey bir alışkanlık kurmaz. Ama bunun neden olduğuna dürüstçe bak: çoğu zaman taşıyamayacağın bir "hayır"ı fazla erken söylemişsindir. Bir dahaki sefere "hayır"ı söylemeden önce kendine sor: "Bunu nöbetin sonuna kadar taşıyabilir miyim?" Taşıyamayacaksan baştan "evet" de; baştan verilen "evet" bir ödül değil, bir karardır. Nöbetin ortasında bağırdıysan, tehdit ettiysen ya da "Seni burada bırakırım" dediysen, çocuğun sakinleştikten sonra 3.2'deki onarımı yap; tek bir kötü an ilişkiyi bozmaz, onarılmamış kötü anların birikmesi bozar.

Protokolü uygulamaya başladığın ilk hafta nöbetler artabilir; bu sönme patlamasıdır ve geçicidir. Ama iki-üç hafta tutarlı biçimde uyguladığın hâlde nöbetler azalmıyorsa, protokolü değil tabloyu yeniden düşün. Önce uykuya bak: gece uyanmaları, horlama ya da çok geç yatma nöbetleri besler. Sonra dile bak: on iki ile otuz sekiz ay arası iki bin çocukla yapılan bir çalışmada, az kelime söyleyen ve geç konuşan çocukların nöbetleri daha sık ve daha şiddetliydi; derdini anlatamayan bir çocuk onu bedeniyle anlatır. Bu durumda 4.1'deki değerlendirme yolu, nöbetler için de doğru yoldur. Son olarak evin kendisine bak: yeni bir kardeş, bir taşınma, ebeveynler arasında gerginlik ya da senin tükenmişliğin çocuğun düzenleme kapasitesini daraltır. Bu durumların hiçbiri senin başarısızlığın değil; ama hepsi, nöbeti çocuğun içinde aramak yerine çevresine bakmayı gerektirir.

Kamuya açık yer. Alışveriş merkezi, market kasası, otobüs, misafirlik. Burada nöbete senin utancın eklenir ve utanç en kötü danışmandır: ya seni sertleştirir ya da teslim olmaya iter. Üç hamle yardımcı olur. Birincisi seyirciyi zihninden çıkarmaktır; çocuğuna bak, onlara değil. Bakanların çoğu ya kendi çocuğunu hatırlıyordur ya da yarın unutacaktır. İkincisi, mümkünse sahneyi değiştirmektir: çocuğu kucağına alıp daha sakin bir yere, çıkışa, arabaya, boş bir koridora taşı. Bu bir kaçış değil, uyarıyı azaltmaktır. Üçüncüsü, evde ne yapıyorsan dışarıda da onu yapmaktır: güvenlik, az ve sakin, karar değişmez. Çocuk evle dışarı arasındaki farkı çok çabuk öğrenir. Biri "Ver şu çocuğa istediğini" ya da "Bir tokat yeter" diye yorum yaparsa cevabın kısa olsun: "Teşekkürler, hallediyorum." Sonra yeniden çocuğuna dön. Bu cümleyi evde birkaç kez sesli söylemek, o an geldiğinde ağzından kendiliğinden çıkmasını sağlar.

Örnekler

  • Basit: Saat 17.40, market kasası. İki yaşındaki Doruk kasanın yanındaki çikolataları istiyor; annesi "hayır" diyor ve Doruk kendini yere atıyor. AYAG'a bakınca üçü birden var: açlık, yorgunluk ve marketin ışıklarıyla sesleri. Anı: anne yanına çömeliyor, "Çikolatayı çok istedin. Bugün yok. Buradayım" diyor ve susuyor; kasiyere "Bir dakika" diye el işareti yapıyor. İki dakika sonra Doruk kucağında; alışveriş poşeti arabaya, Doruk'un eline bir muz. Bu nöbetten çıkan ders çocuğa değil, anneye: bir dahaki alışveriş sabah yapılacak, çantada atıştırmalık olacak ve kasaya girmeden bir ön uyarı verilecek: "Kasada çikolata almayacağız, ama poşeti sen taşıyabilirsin."
  • Orta: Üç buçuk yaşındaki Lale her akşam tablet kapandığında yirmi dakika süren bir nöbet geçiriyor. ABC kaydı şunu gösteriyor: tablet her akşam ön uyarı olmadan, birden alınıyor; ardından nöbet geliyor; bazı akşamlar ise "Beş dakika daha, yeter ki sus" diyerek tablet geri veriliyor. Analiz: bir geçiş tetikleyicisi ve aralıklı bir ödül. Plan: süre önceden belli ve görünür, bir kum saatiyle; iki ön uyarı; tableti Lale'nin kendisinin kapatması, yani güç ondan yana; hemen ardından cazip bir geçiş, "Şimdi banyoda köpük zamanı"; nöbet olursa üç kural ve tablet o akşam asla geri gelmiyor. İlk üç gün nöbetler şiddetlenebilir; buna sönme patlaması denir ve genellikle bir işe yaradığının işaretidir. Sonra nöbetler hızla azalır. Bir haftada azalmazsa ekran süresinin kendisi gözden geçirilecek; Modül 5'te buna döneceğiz.
  • Gerçek hayat: Kurban bayramının ikinci günü, kalabalık bir salon, iki buçuk yaşındaki Deren üç saattir ses, koku ve kucak bombardımanı altında. Teyzesi yanağını öpmesini istiyor, Deren istemiyor ve bir anda patlıyor: çığlık, tekme, yere yatma. Büyükanne "Ayıp!" diyor, teyze kırgın, annesi yerin dibinde. Çıkış: anne Deren'i kucağına alıp boş bir odaya geçiyor; on dakika sessiz bir kucak, bir bardak su. Sonra salona dönüyorlar ve anne kısa, sıcak bir cümle kuruyor: "Çok yoruldu, bu yaşta olur. Teyzesini çok seviyor ama bazen öpmek istemeyebiliyor; o da onun hakkı." Bu son cümle, aynı zamanda bir beden sınırı dersidir ve Modül 5'te derinleşecek. Anne için o günün asıl işi, salondaki bakışları kendi bedeninde taşımamaktı.

Ebeveyn için beden pratiği (3 dk)

Bu bir utanç pratiği. Çocuğunun kalabalık bir yerde nöbet geçirdiği bir anı hatırla ya da hayal et. Bedeninde utancın nerede olduğunu bul; çoğu insanda yüzde bir sıcaklık, göğüste bir çökme, bakışlarda bir kaçış olarak gelir. Şimdi o duyguyla birlikte duruşunu değiştir: omurganı yavaşça uzat, başını kaldır, ayaklarını yere bas ve uzun bir nefes ver. Göğsünü bir santim aç. Bu duruşta içinden şu cümleyi söyle: "Çocuğum kötü değil, küçük. Ben burada onun için varım, onlar için değil." Birkaç nefes bu duruşta kal. Bu duruşu bir sonraki kamuya açık nöbette hatırla; beden önce duruşu alır, zihin arkasından gelir.

Bu hafta evde

Şimdi sıra sende: Son üç nöbetin ABC kaydını AYAG'ın dört harfiyle eşleştir; her nöbetin yanına hangi harflerin sahnede olduğunu yaz ve her biri için bir önleme adımı belirleyip bu hafta uygula. Ardından bir sayfalık bir aile nöbet protokolü yaz: öncesi, yani AYAG önlemleri; anı, yani üç kural, kimin ne yapacağı ve diğer yetişkinin ne yapmayacağı; sonrası, yani bağlantı ve geri bakış cümleleri; ve kamuya açık yer planı. Protokolü evdeki bütün yetişkinlerle, büyükanne ve bakıcı dahil, paylaş. Hedef: Nöbeti tek tek yetişkinlerin refleksinden çıkarıp ailenin ortak ve öngörülebilir bir protokolüne dönüştürmek. Gözlem günlüğü: Protokolü uyguladıktan sonraki ilk nöbette senin bedenin ve sesin bir öncekinden nasıl farklıydı?

Mini test

  1. İki buçuk yaşındaki oğlun, oyun grubundan sonra saat altıda arabaya binerken kendini yere atıyor; gözleri seni görmüyor, ne dersen de daha çok ağlıyor. Bir başka gün ise markette "Şeker!" diye bağırırken arada göz ucuyla sana bakıyor ve sen uzaklaşınca sesi kısılıyor. Bu iki nöbeti nasıl okursun ve her birinde neyi öne alırsın?
  2. AYAG neyin kısaltmasıdır?
  3. Nöbet anının üç kuralı nedir?
  4. Nöbet sırasında kararı değiştirmek neden sonraki nöbetleri zorlaştırır?
  5. Otobüste üç yaşındaki kızın emziğini istiyor, sen evde unuttun ve o bağırarak ağlamaya başlıyor. Yanındaki yolcu "Bir tokat atsan susar" diyor; yüzünün kızardığını hissediyorsun. Ne yaparsın?
Cevapları göster
  1. Arabadaki nöbet büyük olasılıkla bir taşmadır: saat altı, yorgunluk ve oyun grubunun uyarısı birikmiş, çocuk seni görmüyor ve sözler dalgayı büyütüyor. Burada önce ko-regülasyon gelir: güvenliği sağlar, yanına çöker, tek bir cümle kurar ve susarsın. Marketteki nöbet daha çok bir taleptir: çocuk tepkini kontrol ediyor ve seyirciye göre sesini ayarlıyor. Burada sakin tutarlılık öne çıkar: "Bugün şeker yok, buradayım" der ve kararı değiştirmezsin. İki durumda da çocuk kötü değil, küçük; ve çoğu nöbet ikisinin karışımıdır.
  2. Açlık, yorgunluk, aşırı uyarılma ve geçiş; nöbetlerin en sık dört tetikleyicisi.
  3. Güvenlik; az ve sakin konuşma, yani tek cümle ve sessizlik; ve kararın değişmemesi.
  4. Çünkü nöbeti ödüllendirir. Bazen işe yarayan, bazen yaramayan bir davranış, aralıklı ödüllendirildiği için en inatçı öğrenilen davranıştır.
  5. Önce kendi utancını fark eder, bir nefes verir ve gözünü yolcudan çocuğuna çevirirsin. Yolcuya kısa bir cümle yeter: "Teşekkürler, hallediyorum." Kızını kucağına alır, alçak bir sesle "Emziğini çok istedin, evde kaldı. Buradayım" der ve susarsın. Mümkünse otobüsün daha tenha bir köşesine geçer ya da bir sonraki durakta inip birkaç dakika sakinleşmesini beklersin. Evde de dışarıda da aynı üç kural geçerlidir: güvenlik, az ve sakin, karar değişmez.

Özet

  • Öfke nöbeti yükün düzenleme kapasitesini aşmasıdır; bir-dört yaş arası yaygındır ve manipülasyon değildir.
  • Öncesi: açlık, yorgunluk, aşırı uyarılma ve geçişi yöneterek nöbetlerin çoğunu önle.
  • Anı: güvenlik, az ve sakin, karar değişmez; açıklama, tehdit ve utandırma yok.
  • Sonrası: önce bağlantı, üç yaşından sonra iki dakikalık bir geri bakış; kendini de onar.
  • Kamuya açık yerde en zor şey utançtır; çocuğa bak, seyirciye değil. Çok uzun, çok sık ya da zarar veren nöbetlerde uzmana başvur.

Sonraki derse hazırlık

Ders 4.4'te, "Büyük Geçişler: Tuvalet, Yatak, Emzik ve Kreş" başlığıyla, bu yaşın dört büyük geçişine bakacağız ve her birini takvime göre değil, çocuğun hazır olma işaretlerine göre planlamayı konuşacağız. Hazırlık: çocuğunun önümüzdeki altı ay içinde yaşaması muhtemel geçişleri listele, bez, emzik, kendi yatağı, kreş, bir taşınma, ve her birinin yanına şu soruyu yaz: "Hazır olduğunu nereden anlayacağım?"

Kaynaklar

  • Wakschlag, L. S. ve ark. (2012). Defining the developmental parameters of temper loss in early childhood: Implications for developmental psychopathology. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 53(11), 1099–1108.
  • Potegal, M., Kosorok, M. R. ve Davidson, R. J. (2003). Temper tantrums in young children: 2. Tantrum duration and temporal organization. Journal of Developmental and Behavioral Pediatrics, 24(3), 148–154.
  • Belden, A. C., Thomson, N. R. ve Luby, J. L. (2008). Temper tantrums in healthy versus depressed and disruptive preschoolers: Defining tantrum behaviors associated with clinical problems. Journal of Pediatrics, 152(1), 117–122.
  • Manning, B. L. ve ark. (2019). Relations between toddler expressive language and temper tantrums in a community sample. Journal of Applied Developmental Psychology, 65, 101070.
  • Daoud, A. S. ve ark. (1997). Effectiveness of iron therapy on breath-holding spells. Journal of Pediatrics, 130(4), 547–550.
  • Siegel, D. J. ve Bryson, T. P. (2011). The Whole-Brain Child. New York: Delacorte Press.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.