İçeriğe geç

K5Ders 00-22

Anatomik Bilgide Belirsizlik ve Kanıt Düzeyi

00.3 — Bilimsel ve Etik Çerçeve · K5 Ustalık: Cerrahi anatomi, varyasyon, gelişimsel açıklama, ileri sentez ve araştırma düzeyi.

1.333 kelime · yaklaşık 9 dakika · 1 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Anatomide dört tür iddia vardır — varlık, sıklık, ilişki, işlev — ve her biri farklı kanıt ister.
  • Varlık ve ilişki iddiaları en sağlam zemindir; zayıflıkları sınır tanımında ve çok küçük yapılarda çıkar.
  • Varlık ile yokluk iddiaları arasında asimetri vardır: varlık tek gözlemle kanıtlanır, yokluk hiçbir sayıda gözlemle kesinleşmez.
  • "Görülmedi" ile "yok" aynı şey değildir; yokluk iddiaları koşulla söylenir ve tek karşı gözlemle çürütülür.
  • Sıklık iddiaları üç soru sorulmadan anlamsızdır: kaç kişide, kimlerde, nasıl tanımlanarak.
  • İşlev iddiaları en kırılgan olanıdır; en güçlü kanıt bozulma gözleminden gelir.
  • Belirsizlik bir dil ölçeğiyle yazılır: "vardır" ile "bildirilmiştir" aynı şey değildir.
  • "Yeni yapı" haberlerinde üç soru: gerçekten yeni mi, kaç grup doğruladı, terminolojiye girdi mi.
  • Bir kaynağın güvenilirliği, bilmediği yerde bilmediğini söylemesiyle ölçülür.

Bu, Bölüm 00.3'ün son dersiydi. Son bölümde nereden başlayacağını belirleyeceğiz: başlangıç değerlendirmesi.

Açılış

Anatomi, tıbbın kesin bilgi üreten dalı sayılır. Bir kemik ya oradadır ya değildir; tartışılacak bir şey yok gibi görünür.

Bu görüntü yanıltıcıdır. Anatomik bilginin bir kısmı gerçekten neredeyse tartışmasızdır. Ama önemli bir kısmı — özellikle sıklıklar, sınırlar, işlev atıfları ve yeni tarif edilen yapılar — belirsizlik taşır ve bu belirsizlik çoğu ders kitabında görünmez.

Bir bilginin ne kadar sağlam olduğunu bilmek, bilginin kendisi kadar önemlidir. Kesinlik iddiası, yanlış olduğunda düzeltilmesi en zor şeydir.

Bu derste ne olacak

Önce anatomik iddiaların türlerini ayıracağız: hepsi aynı türde kanıt istemez. Sonra her tür için kanıtın nasıl değerlendirildiğini göreceğiz. Ardından belirsizliğin nasıl yazılacağını — dilin kendisini — ele alacağız. Son olarak, güncel bir tartışma üzerinden "yeni yapı keşfi" iddialarının nasıl okunacağını konuşacağız.

Sıfır noktası

Anatomide dört farklı türde iddia vardır ve her biri farklı bir kanıt sorar.

1. Varlık iddiası. "Böyle bir yapı vardır."

2. Sıklık iddiası. "Bu düzenleme insanların şu kadarında görülür."

3. İlişki iddiası. "Bu yapı şununla komşudur, şuradan beslenir."

4. İşlev iddiası. "Bu yapı şu işi yapar."

Birinci ve üçüncü tür, iyi yapılmış gözlemle sağlamlaşır. İkinci tür istatistik ister. Dördüncü tür ise en zorudur — çünkü işlev, gözlemle değil, bozulmayla ya da deneyle gösterilir.

Yaygın yanlışDört tür iddiayı aynı kesinlikte sunmak.
Doğrusu

"Bu kas dirseği büker" ile "bu kas insanların %40'ında iki başlıdır" aynı türden cümleler değildir ve aynı güven düzeyine sahip değildirler. Ders kitapları çoğu zaman ikisini de aynı düz cümleyle yazar.

Mekanizma

Varlık ve ilişki iddiaları

Bunlar anatominin en sağlam zeminidir.

Bir yapının varlığı ve komşulukları, yeterli sayıda bağımsız gözlemle doğrulanır. Diseksiyon, görüntüleme ve cerrahi gözlem aynı şeyi söylüyorsa iddia güçlüdür.

Zayıflık nerede çıkar:

  • Sınır tanımında. İki yapının nerede bittiği bir gözlem değil, bir karardır. Bir fasyanın nerede sona erip diğerinin başladığı, kesme çizgisinin nereye konduğuna bağlıdır. Kaynaklar arasındaki bazı "çelişkiler" gerçekte tanım farkıdır.
  • Çok küçük yapılarda. Görünürlük sınırındaki yapılar için gözlemci farkı büyür.

Yokluk iddiaları

Buraya kadar hep "vardır" biçimindeki iddiaları konuştuk. Ama bir de tersi var ve kanıt açısından taban tabana farklı bir durumda.

"Bu yapı vardır" demek için tek bir güvenilir gözlem yeter. "Bu yapı yoktur" demek için, bakılabilecek her yere bakılmış olması gerekir.

Yani iki iddia arasında bir asimetri vardır: varlık iddiası bir gözlemle kanıtlanır, yokluk iddiası hiçbir sayıda gözlemle kesinleşmez.

Bunun pratik karşılığı üç maddede toplanabilir:

1. "Görülmedi" ile "yok" aynı şey değildir. Bir yapının bir seride bulunmamış olması, o yapının bulunmadığını değil, o seride görülmediğini söyler. Görüntüleme çözünürlüğü, hazırlama yöntemi ya da örneklem, yapıyı gizlemiş olabilir.

2. Yokluk iddiaları koşulla söylenir. "Bu eklemde rotasyon yoktur" yerine "bu eklemde belirgin bir rotasyon gösterilmemiştir" demek, iddiayı kanıt düzeyine oturtur.

3. Yokluk iddiası kolayca çürütülür. Tek bir karşı gözlem yeterlidir. Bu yüzden yokluk iddiaları, varlık iddialarından daha kırılgandır ve daha temkinli yazılmalıdır.

Ve buradan bir okuma alışkanlığı çıkıyor: bir kaynakta kesin bir yokluk iddiası gördüğünde, iddianın hangi gözlem kümesine dayandığını sor. Çoğu zaman cevap, iddianın kapsamını belirgin biçimde daraltır.

Bu asimetri yalnız anatomiye özgü değil; bilgi üretiminin genel bir özelliği. Ama anatomide özellikle önemli, çünkü varyasyon geniştir (Ders 00-18) ve "hiç kimsede yok" demek, "çoğu kişide yok" demekten çok daha ağır bir iddiadır.

Sıklık iddiaları

En çok yanlış aktarılan tür budur.

Bir varyasyonun "%25'te görüldüğü" bilgisi şu üç şeyi bilmeden anlamsızdır:

  1. Kaç kişide ölçüldü? Otuz kadavradan çıkan bir oranla üç bin görüntülemeden çıkan oran aynı ağırlıkta değildir.
  2. Kimlerde ölçüldü? Örneklem hangi yaş, hangi coğrafya, hangi klinik durum? Kadavra serileri yaşlı popülasyona kayar; görüntüleme serileri hasta popülasyonuna kayar.
  3. Nasıl tanımlandı? Bir varyasyonun sayılma ölçütü değişirse oran değişir. "Fazladan bir dal" tanımı ne kadar geniş tutulursa oran o kadar yükselir.

Bu üç soru sorulmadan alınan bir yüzde, tek bir çalışmanın tek bir örnekleminden gelen bir sayıdır ve genelleştirilemez.

En sağlam sıklık bilgisi, birden fazla bağımsız seriyi birleştiren derlemelerden gelir. Böyle bir derleme varsa tek çalışmaya tercih edilir.

İşlev iddiaları

Anatominin en kırılgan tarafı burasıdır.

Bir yapının ne yaptığını üç yoldan biliriz:

  • Çıkarım. Yapının biçimi ve bağlantıları neyi mümkün kılıyor? Güçlü bir başlangıçtır ama tek başına kanıt değildir — bir kasın bir hareketi yapabiliyor olması, o hareketi gerçekte yaptığı anlamına gelmez.
  • Bozulma gözlemi. Yapı zarar gördüğünde ne kayboluyor? En güçlü kanıt türü budur ve klinik gözlemden gelir.
  • Doğrudan ölçüm. Kas aktivitesi ölçümü, hareket analizi, biyomekanik modelleme.

Klasik bir sorun: ders kitaplarındaki bazı kas işlevi tarifleri, çıkarıma dayanır ve ölçümle tam doğrulanmamıştır. Bir kasın "esas görevi" ile "yardımcı görevi" ayrımı çoğu zaman bu belirsizliği taşır.

Bu, bilgiyi değersiz kılmaz. Ama "bu kas şunu yapar" cümlesinin arkasında hangi kanıtın olduğunu bilmek, ileri düzeyde çalışan biri için gereklidir.

Belirsizliği yazmanın dili

Belirsizlik gizlenmemeli ama abartılmamalı da. Pratik bir dil ölçeği:

İfadeNe demek
"Vardır", "izler", "yapışır"Neredeyse tartışmasız; çok sayıda bağımsız kaynakta aynı
"Genellikle", "çoğunlukla"Baskın örüntü, ama istisnası bilinen
"Yaklaşık dörtte birinde"Ölçülmüş bir sıklık; kaynağı belirtilmeli
"Bildirilmiştir", "tarif edilmiştir"Sınırlı sayıda gözlem; yerleşmemiş
"Tartışmalıdır"Kaynaklar birbiriyle çelişiyor ve çelişki tanım farkıyla açıklanamıyor

Bu ölçek bir titizlik gösterisi değil. Bir cerrah için "genellikle" ile "her zaman" arasındaki fark, ameliyat planının kendisidir.

"Yeni yapı keşfedildi" haberlerini okumak

Zaman zaman "insan bedeninde yeni bir organ bulundu" türü haberler çıkar ve genellikle abartılı sunulur.

Bunları okurken üç soru yeterlidir:

1. Yapı gerçekten yeni mi, yoksa yeniden mi tanımlandı?

Çoğu durumda yapı zaten biliniyordu; yeni olan, onun ayrı bir birim olarak adlandırılması önerisidir. Bu bir keşiften çok bir sınıflandırma önerisidir ve tartışmaya açıktır.

2. Kaç bağımsız grup doğruladı?

Tek bir grubun tek bir yöntemle bildirdiği bir yapı, henüz yerleşmiş değildir. Yerleşmesi için farklı yöntemlerle, farklı gruplarca doğrulanması gerekir.

3. Resmî terminolojiye girdi mi?

Bir yapının Terminologia Anatomica'ya girmesi uzun sürer ve bu bilinçlidir: standart, güncel tartışmaların değil, yerleşmiş bilginin listesidir. Girmemiş olması yapının olmadığı anlamına gelmez; henüz uzlaşı olmadığı anlamına gelir.

Belirsizliğin öğretimdeki maliyeti

Belirsizliği yazmanın bir bedeli var ve görmezden gelmek yanlış olur: belirsiz anlatım öğrenmeyi zorlaştırır.

Bir öğrenci için "bu kas dirseği büker" cümlesi, "bu kasın dirsek fleksiyonuna katkısı olduğu kabul edilir, ancak katkı oranı yük ve açıya göre değişir" cümlesinden çok daha kolay tutulur. İkincisi daha doğru, birincisi daha öğretilebilir.

Bu gerçek bir gerilimdir ve çözümü katman sistemidir:

  • K1 ve K2'de sadeleştirme meşrudur. Öğrenci önce çalışan bir modele ihtiyaç duyar; her cümleye şerh düşmek o modeli kurmayı engeller.
  • K3'ten itibaren şerhler açılır. Aynı yapı yeniden ele alınır ve bu kez istisnalarıyla birlikte.
  • K5'te belirsizliğin kendisi konudur. Bu ders o katmandadır.

Kritik olan şey şudur: sadeleştirme bilinçli olmalı ve sonradan açılmalıdır. Sadeleştirilmiş bir bilgiyi kesin bilgi olarak bırakmak, öğretmek değil yanlış öğretmektir.

Bilmediğini söylemek

Son bir nokta ve bu akademinin çalışma kuralıyla doğrudan bağlantılı olan bir nokta.

Bir kaynağın en güvenilir işareti, bilmediği yerde bilmediğini söylemesidir. Her soruya kesin cevap veren bir metin, kesinliği olmayan yerlerde de kesin konuşuyor demektir.

Bu akademide bir bilginin kaynağı yoksa ya da tartışmalıysa, o hâliyle yazılır: kaynağı olmayan bilgi kesin gibi değil, yaklaşık olarak gösterilir.

Bir eğitim kaynağının değeri, verdiği bilginin miktarıyla değil, o bilginin ne kadar güvenilir olduğunu doğru söylemesiyle ölçülür.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Anatomide dört tür iddia vardır — varlık, sıklık, ilişki, işlev — ve her biri farklı kanıt ister.
  • Varlık ve ilişki iddiaları en sağlam zemindir; zayıflıkları sınır tanımında ve çok küçük yapılarda çıkar.
  • Varlık ile yokluk iddiaları arasında asimetri vardır: varlık tek gözlemle kanıtlanır, yokluk hiçbir sayıda gözlemle kesinleşmez.
  • "Görülmedi" ile "yok" aynı şey değildir; yokluk iddiaları koşulla söylenir ve tek karşı gözlemle çürütülür.
  • Sıklık iddiaları üç soru sorulmadan anlamsızdır: kaç kişide, kimlerde, nasıl tanımlanarak.
  • İşlev iddiaları en kırılgan olanıdır; en güçlü kanıt bozulma gözleminden gelir.
  • Belirsizlik bir dil ölçeğiyle yazılır: "vardır" ile "bildirilmiştir" aynı şey değildir.
  • "Yeni yapı" haberlerinde üç soru: gerçekten yeni mi, kaç grup doğruladı, terminolojiye girdi mi.
  • Bir kaynağın güvenilirliği, bilmediği yerde bilmediğini söylemesiyle ölçülür.

Bu, Bölüm 00.3'ün son dersiydi. Son bölümde nereden başlayacağını belirleyeceğiz: başlangıç değerlendirmesi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.