İçeriğe geç

YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Tiyatro · EDB-E14-L01

Tiyatronun unsurları

AYT· 8 bölüm

1Kanca

Ecesu, okulun yıl sonu gösterisinde oynanacak kısa bir oyunun metnini eline aldığında onu bir roman gibi okumaya başladı. İlk sayfada büyük harfle yazılmış adlar, ardından tireler, arada parantez içinde «pencereye yürür», «sesini alçaltarak» gibi satırlar vardı. Ecesu bir süre sonra kalemi bıraktı ve sınıf arkadaşına sordu: «Burada anlatıcı nerede? Annenin aklından ne geçtiğini bize kim söyleyecek?» Arkadaşı cevap vermek yerine metni elinden aldı, annenin repliğini yüksek sesle okudu, okurken de cümlenin ortasında durup pencereye doğru iki adım attı. Ecesu o an aradığı şeyin sayfada olmadığını, sahnede olacağını anladı: annenin içinden geçeni bir anlatıcı söylemeyecek, oyuncunun sesi, duruşu ve susuşu gösterecekti.

2Hedefler

  • Derse özel kurulmuş bir tiyatro parçasında diyaloğu, monoloğu ve parantez içindeki yönergeyi ayırt edersin.
  • Perde ile sahne arasındaki büyüklük ilişkisini, kişilerin girip çıkmasına bakarak açıklarsın.
  • Tiyatro metnini roman ve hikâyeden anlatıcı, anlatım biçimi ve bölümleme ölçütleriyle ayırırsın.
  • Dekor, kostüm, ışık, rejisör, sufle ve seyirci gibi terimleri tanımlarıyla eşleştirirsin.

3Konu anlatımı

Anlatılan olaydan gösterilen olaya

Roman ve hikâye derslerinde olayı bize hep bir anlatıcı aktardı: kimi zaman kişilerin içini bilen bir ses, kimi zaman yalnız gördüğünü söyleyen bir tanık. Bu modülde aynı olay örgüsü, kişi ve çatışma malzemesi başka bir yoldan, gözümüzün önünde canlandırılarak karşımıza çıkıyor.

Ders kitapları olay çevresinde gelişen edebî metinleri iki kümeye ayırır. Masal, destan, hikâye ve roman anlatmaya bağlı metinlerdir; olay bir anlatıcının ağzından okura ulaşır. Tiyatro ise göstermeye bağlı metindir; olay, oyuncular tarafından seyircinin karşısında yeniden yaşanır. Tiyatro metni okunabilir de, ama yazarı onu her şeyden önce oynanmak için kurar. Ecesu'nun aradığı anlatıcının yokluğu bir eksik değil, türün kendisidir.

Bu yüzden tiyatro metninde iki tür satır bulunur. Birincisi kişilerin söyleyeceği sözlerdir; her söz, onu söyleyecek kişinin adıyla başlar. İkincisi parantez içindeki açıklamalardır; bunlar söylenmez, oyuncuya ve oyunu hazırlayanlara ne yapılacağını bildirir. Bir tiyatro metnini okumak, bu iki katmanı birlikte görmeyi öğrenmektir.

Derse özel bir tiyatro parçası

Aşağıdaki parça bu ders için yazıldı; hiçbir oyuna ve yazara mal edilmemelidir. Unsurları üzerinde tek tek göstereceğiz.

İKİNCİ PERDE
Üçüncü sahne
(Boşaltılmış bir salon. Duvar dibinde bağlanmış koliler. Pencereden akşamüstü ışığı giriyor. Ergül Hanım bir kolinin üstüne oturmuş, elindeki eski bir fotoğrafa bakıyor. Eftal, kucağında bir koliyle kapıdan girer.)
EFTAL — Kamyon kapıda anne. Bunlar da gidiyor mu?
ERGÜL HANIM — (Fotoğrafı arkasına saklayarak) Gidiyor. Hepsi gidiyor.
EFTAL — O hâlde kalk da altındakini alayım.
ERGÜL HANIM — Birazdan. Sen önce mutfaktakileri indir.
(Eftal koliyi bırakıp çıkar. Ergül Hanım ayağa kalkar, ağır ağır pencereye yürür.)
ERGÜL HANIM — Otuz yıl bu pencereden baktım. Sabahları karşıdaki fırının ışığı yanardı, akşamları sokak lambası. Yeni evin penceresi neye bakacak, bilmiyorum. Belki bir duvara. Belki de iyisi budur; duvar insanı bekletmez.
(Kapı çalınır. Ferah, elinde bir tepsiyle girer.)
Dördüncü sahne

Perde, sahne ve tablo: oyunun bölümleri

Romanın bölümleri vardır; tiyatronun bölümleri ise oyunun akışına göre adlandırılır. Perde, oyunun en büyük bölümüdür. Perdeler arasında çoğu zaman bir ara verilir, zaman atlanabilir, mekân değişebilir. Bir oyun tek perdelik olabileceği gibi iki, üç ya da daha çok perdeden de oluşabilir.

Her perde daha küçük birimlere ayrılır; bunlara sahne denir. Sahneyi belirleyen şey çoğunlukla kişi kadrosudur: bir kişi girdiğinde ya da çıktığında yeni bir sahne başlar. Parçamızda Ferah'ın kapıdan girmesiyle üçüncü sahne biter ve dördüncü sahne açılır. Eski metinlerde ve bazı ders kitaplarında bu birim için meclis adı da geçer. Aynı kelimenin bir de öteki anlamı vardır: «sahne» oyunun oynandığı yer, yani seyircinin baktığı alandır. Sınav sorusunda hangisinin kastedildiğini cümlenin bağlamı söyler.

Bazı oyunlarda perde içinde dekorun değişmesiyle ayrılan bölümlere tablo denir. Tablo, sahneye göre daha çok mekân değişikliğine bağlı bir birimdir. Akılda tutulacak ilişki şudur: perde büyük, sahne onun içinde küçük bölümdür; perdeyi sahneler oluşturur, tersi değil.

Söz unsurları: diyalog, monolog, tirad, aparte

Tiyatroda olay büyük ölçüde konuşmayla ilerler. Bu yüzden konuşmanın biçimleri ayrı ayrı adlandırılır.

Diyalog, kişilerin karşılıklı konuşmasıdır. Parçadaki Eftal ile annesi arasındaki ilk dört replik bir diyalogdur. Diyalog bilgiyi verir, ilişkiyi kurar ve çatışmayı ilerletir: Eftal'in «kalk da altındakini alayım» isteğine annenin «birazdan» diye karşılık vermesi, ayrılmak istemeyen bir kadını gösterir. Tek tek konuşmalara replik denir.

Monolog, bir kişinin tek başına yaptığı konuşmadır; kişi kendi kendine ya da seyirciye konuşur. Eftal çıktıktan sonra Ergül Hanım'ın pencere önünde söyledikleri bir monologdur. Romanda bir anlatıcının aktaracağı iç dünyayı tiyatroda çoğu zaman monolog açığa çıkarır.

Tirad, bir kişinin karşısındakilere yönelttiği uzun konuşmadır. Monologdan ayrıldığı nokta muhataptır: tiradı söyleyen sahnede başkaları vardır ve söz onlara yöneliktir. Ergül Hanım aynı uzun konuşmayı Eftal'in yüzüne bakarak söyleseydi, bu bir tirad olurdu.

Aparte, oyuncunun sahnedeki öteki kişiler duymuyormuş gibi seyirciye söylediği kısa sözdür. Diyelim ki Eftal, annesinin «birazdan» cevabından sonra seyirciye dönüp alçak sesle «Bu ‹birazdan› akşamı bulur» deseydi, bu bir aparte olurdu. Sahnedeki anne onu duymamış sayılır; seyirci duyar.

Parantez içindeki satırlar: yönergeler

Parçadaki italik ve parantezli satırlar oyuncular tarafından söylenmez. Ders kitaplarında parantez içi açıklamalar ya da sahne yönergeleri diye anılan bu satırlar dört iş görür: mekânı kurar («boşaltılmış bir salon»), zamanı ve ışığı bildirir («akşamüstü ışığı»), kişinin hareketini gösterir («pencereye yürür»), sesi ve tavrı belirler («fotoğrafı arkasına saklayarak»). Bir yönerge kişinin içini de sezdirebilir: fotoğrafı saklayan anne, bir şeyi oğlundan gizlemektedir. Romanda bunu anlatıcı söylerdi; burada okur ve seyirci hareketten çıkarır.

Pek çok tiyatro metni, ilk sayfada oyunun kişilerini bir liste hâlinde verir. Bu liste de oynanmaz; okura ve oyunu hazırlayanlara kimlerin sahneye çıkacağını önceden bildirir.

Kâğıttan sahneye: oyunu tamamlayan unsurlar

Tiyatro metni, oyun sahnelendiğinde başka unsurlarla tamamlanır. Her birini tanımıyla birlikte öğrenmek, terim sorularında işini kolaylaştırır.

  • Oyuncu (aktör): kişileri sahnede canlandıran kişi.
  • Rejisör: metni yorumlayıp oyunu sahneye koyan, oyunculuğu, dekoru, ışığı tek bir anlayışta birleştiren kişi.
  • Dekor: oyunun geçtiği yeri seyirciye gösteren düzenleme; parçamızdaki koliler ve pencere dekorun parçasıdır.
  • Kostüm: oyuncuların kişiye, döneme ve duruma uygun giysileri.
  • Işık: sahneyi aydınlatmanın yanında zamanı, havayı ve vurguyu da kuran unsur; «akşamüstü ışığı» yönergesi ışıkla gerçekleşir.
  • Sufle: oyuncuya unuttuğu sözü seyirciye duyurmadan hatırlatma; bu işi yapan kişiye suflör denir.
  • Seyirci: oyunu izleyen topluluk. Tiyatronun okurdan farkı burada belirir: roman tek başına okunur, oyun bir toplulukla ve canlı olarak izlenir.

Olay örgüsü, kişiler ve çatışma

Tiyatro da bir olay anlatır, ama onu oynanabilir bir zamana sığdırmak zorundadır. Bu yüzden oyunun merkezinde bir çatışma durur: iki kişinin, bir kişiyle çevresinin ya da kişinin kendi içindeki iki isteğin karşı karşıya gelmesi. Parçamızdaki çatışma basittir ama görünürdür: oğul taşınmayı bitirmek ister, anne evden ayrılmaya hazır değildir.

Ders kitapları olay örgüsünü çoğunlukla üç basamakla anlatır. Serim oyunun insanlarını ve başlangıçtaki durumu seyirciye sunar, düğüm çatışmayı en gergin noktasına taşır, çözüm çatışmayı bir sonuca bağlar. Bu basamaklar perdelere birebir denk düşmek zorunda değildir; yine de üç perdelik bir oyunda serimin ilk perdede, çözümün son perdede yer alması sık görülür.

Roman ve hikâyeden farkı

Bu dersin omurgası aşağıdaki tablodur. Sınavda tiyatro metni, çoğu zaman bir roman ya da hikâye parçasıyla karşılaştırılarak sorulur.

ÖlçütRoman ve hikâyeTiyatro
AnlatıcıVardır; olayı o aktarırYoktur; olay oyuncularla canlandırılır
Anlatım biçimiAnlatmaya bağlı; betimleme ve anlatma ağırlıklıGöstermeye bağlı; diyalog ve eylem ağırlıklı
İç dünyaAnlatıcı kişinin düşüncesini söyleyebilirMonolog, aparte, hareket ve yönergeyle sezdirilir
MekânBetimlemeyle kurulurYönerge ve dekorla kurulur
BölümlemeBölüm, kısımPerde, sahne, kimi oyunda tablo
AlıcıTek başına okuyan okurToplu hâlde izleyen seyirci
ZamanYıllar sayfalar içinde rahatça atlanabilirOyun süresiyle sınırlıdır; büyük atlamalar perde aralarına bırakılır

Tablodaki ölçütleri bir parçaya uygularken tek ipucuyla yetinme. Diyalog romanda da bulunur; bir parçada konuşma olması onu tiyatro yapmaz. Belirleyici olan, sözlerin bir anlatıcının cümleleri arasına yerleşmiş olması mı, yoksa kişi adıyla başlayıp parantez içi açıklamalarla çevrelenmiş olması mı sorusudur.

Adım adım: parçanın unsurlarını çıkarmak

Adım 1 — Bölümü belirle. Başlık «İkinci perde, üçüncü sahne» diyor; demek ki parça oyunun ikinci büyük bölümünün içindeki küçük bir birimdir.

Adım 2 — Söylenmeyen satırları ayır. Parantez içindeki dört satır yönergedir: mekân, ışık, hareket, tavır.

Adım 3 — Konuşmaları sınıflandır. Eftal ile annesinin karşılıklı sözleri diyalog; annenin yalnız kaldığında söyledikleri monologdur.

Adım 4 — Sahne sınırını bul. Ferah'ın girişi kişi kadrosunu değiştirir; üçüncü sahne biter, dördüncüsü başlar.

Adım 5 — Çatışmayı adlandır. Taşınmak isteyen oğul ile ayrılamayan anne karşı karşıyadır; fotoğrafı saklama hareketi bu çatışmanın ilk işaretidir.

Unsurlar yazılı metin olmadan da yaşar mı?

Bu dersteki her unsur yazılı bir oyun metninden okundu: perde başlıkları, kişi adlarıyla açılan replikler, parantez içindeki yönergeler. Oysa geleneksel Türk tiyatrosunda Karagöz perdesinde, orta oyununun açık alanında, meddahın tek başına anlattığı hikâyede ve köy seyirlik oyunlarında yazılı bir metin çoğu zaman yoktur. O gösterilerde diyalog kimlerin arasında kurulur, dekorun yerini ne tutar, seyirci oyunun neresinde durur? Unsurları bu dört gösteri biçiminde yeniden aramak bir sonraki adımın sorusudur.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Konuşmanın türünü adlandırmak

Soru: Derse özel parçada Eftal mutfağa indikten sonra Ergül Hanım'ın pencere önünde söylediği «Otuz yıl bu pencereden baktım…» diye başlayan konuşma hangi söz unsuruna örnektir?

  • A) Diyalog
  • B) Tirad
  • C) Aparte
  • D) Monolog
  • E) Sufle

Çözüm: Ergül Hanım bu sözleri söylerken salonda başka kimse yoktur; konuşma bir muhataba değil, kendine ya da seyirciye yöneliktir. Karşılıklı konuşma olmadığı için diyalog düşer. Tirad uzun bir konuşmadır ama sahnedeki birine yöneltilir. Aparte, öteki kişiler varken seyirciye söylenen kısa sözdür. Sufle bir söz türü değil, unutulan sözün oyuncuya fısıldanmasıdır. Cevap: D.

Örnek 2 — Perde ile sahne ilişkisi

Soru: Bir oyunun birinci perdesinde ikinci sahne sürerken bir yönerge, odaya yeni bir kişinin girdiğini bildiriyor. Bu kişinin girişiyle ilgili hangi yorum ders kitaplarındaki tanıma uygundur?

  • A) Giriş genellikle yeni bir sahnenin başladığını gösterir; perde ise sürer.
  • B) Her kişi girişinde yeni bir perde açılır.
  • C) Girişle birlikte oyunun ikinci perdesine geçilmiş olur.
  • D) Sahne perdeden büyük olduğu için giriş perdeyi böler.
  • E) Kişi girişleri yalnız tablolarda olur, sahnelerde olmaz.

Çözüm: Perde oyunun büyük bölümüdür; içinde kişilerin girip çıkmasıyla değişen sahneler bulunur. Bir kişinin girişi perdeyi değil, sahneyi değiştirir. B ve C bu ilişkiyi perdeye taşır, D büyüklük sırasını tersine çevirir, E ise tabloyu kişi kadrosuna bağlayarak dekor ölçütünü atlar. Cevap: A.

Örnek 3 — Tiyatroyu romandan ayırmak

Soru: Bu derse özel iki parça var. Birincisi: «Ferah tepsiyi masaya bıraktı. İçinden, bu evin son çayını içtiklerini düşündü ama sesli söylemedi.» İkincisi: «FERAH — (Tepsiyi masaya bırakarak) Son çay benden.» İkinci parçayı tiyatro metni yapan özellik hangisidir?

  • A) Kişinin bir adının olması
  • B) Bir eşyadan söz edilmesi
  • C) Düşüncenin anlatıcı tarafından aktarılması
  • D) Geçmiş zaman kipinin kullanılması
  • E) Sözün kişi adıyla başlaması ve hareketin parantez içinde verilmesi

Çözüm: İlk parçada bir anlatıcı vardır ve Ferah'ın aklından geçeni o söyler; bu anlatmaya bağlı metnin işaretidir. İkinci parçada anlatıcı yoktur; söz kişinin adıyla açılır, hareket yönergeyle verilir. Ad ve eşya iki parçada da bulunduğu için ayırt edici değildir. Geçmiş zaman da ilk parçaya aittir. Cevap: E.

Örnek 4 — Terimi tanımla eşleştirmek

Soru: Bir okul gösterisinin provasında Eftal repliğini unutur; perde arkasında metni tutan öğrenci, seyirci duymadan sözün ilk kelimelerini ona fısıldar. Bu davranışın tiyatrodaki adı hangisidir?

  • A) Dekor
  • B) Sufle
  • C) Aparte
  • D) Tablo
  • E) Reji

Çözüm: Unutulan sözün oyuncuya seyirciye duyurmadan hatırlatılmasına sufle, bunu yapan kişiye suflör denir. Aparte de alçak sesle söylenir ama oyuncunun seyirciye yönelttiği sözdür, yardım değildir. Dekor ve tablo mekânla, reji oyunun sahneye konmasıyla ilgilidir. Cevap: B.

5Tuzaklar

  • Konuşma içeren her parçayı tiyatro saymak. Romanda ve hikâyede de diyalog vardır. Tiyatroyu ayıran, sözlerin anlatıcı cümleleri arasında değil, kişi adıyla başlayıp yönergelerle çevrelenmiş olmasıdır.
  • Monolog ile tiradı karıştırmak. İkisi de uzun olabilir; ayrım muhataptadır. Monologda kişi kendine ya da seyirciye konuşur, tiradda sözünü sahnedeki başkalarına yöneltir.
  • Perde ile sahnenin büyüklük sırasını ters çevirmek. Perde büyük bölümdür, sahneler onun içindedir. Bir kişinin girişi yeni perde değil, yeni sahne açar.
  • «Sahne» kelimesinin iki anlamını ayırmamak. Kelime hem oyunun oynandığı yeri hem de perdenin alt bölümünü karşılar; soru kökündeki bağlam hangisinin kastedildiğini gösterir.
  • Parantez içindeki satırları oyuncunun sözü sanmak. Yönergeler söylenmez; hareketi, mekânı, ışığı, ses tonunu bildirir.
  • Aparteyi sufleyle karıştırmak. İkisi de alçak sesle olur; aparte oyuncunun seyirciye sözüdür, sufle oyuncuya yapılan hatırlatmadır.

6Tekrar kartı

  • Tiyatro göstermeye bağlı metindir; anlatıcı yoktur, olay oyuncularla canlandırılır.
  • Perde: oyunun büyük bölümü. Sahne (eski adıyla meclis): perdenin alt bölümü, kişi giriş-çıkışıyla değişir. Tablo: kimi oyunda dekor değişikliğiyle ayrılan bölüm.
  • Diyalog karşılıklı konuşma; replik tek bir kişinin sözü.
  • Monolog: tek kişi, kendine ya da seyirciye. Tirad: başkalarına yöneltilen uzun konuşma. Aparte: öteki kişiler duymuyormuş gibi seyirciye söylenen söz.
  • Parantez içi açıklamalar söylenmez; mekânı, ışığı, hareketi, tavrı bildirir.
  • Oyunu tamamlayanlar: oyuncu, rejisör, dekor, kostüm, ışık, sufle (suflör), seyirci.
  • Olay örgüsü: serim, düğüm, çözüm; merkezde çatışma.
  • Romandan farkı: anlatıcı yerine söz ve eylem, betimleme yerine dekor ve yönerge, bölüm yerine perde ve sahne, okur yerine seyirci.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Ders kitaplarında tiyatro, olay çevresinde gelişen metinlerin hangi kümesinde yer alır?

    1. A)Anlatmaya bağlı metinler
    2. B)Göstermeye bağlı metinler
    3. C)Öğretici metinler
    4. D)Coşku ve heyecanı dile getiren metinler
    5. E)Bilgi veren metinler
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Tiyatroda olay anlatılmaz, oyuncular tarafından seyircinin önünde canlandırılır.

  2. Soru 2 · Kolay

    Bir oyunun en büyük bölümünün adı hangisidir?

    1. A)Sahne
    2. B)Replik
    3. C)Tablo
    4. D)Perde
    5. E)Meclis
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Perde oyunun ana bölümüdür; sahneler ve kimi oyunda tablolar onun içinde yer alır.

  3. Soru 3 · Kolay

    Oyun kişilerinin birbirine karşılık vererek konuşmasına ne ad verilir?

    1. A)Diyalog
    2. B)Monolog
    3. C)Aparte
    4. D)Tirad
    5. E)Sufle
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Karşılıklı konuşma diyalogdur ve tiyatroda olayı ilerleten temel söz biçimidir.

  4. Soru 4 · Kolay

    Oyunun geçtiği yeri seyirciye gösteren eşya ve düzenlemenin bütününe ne denir?

    1. A)Kostüm
    2. B)Reji
    3. C)Sufle
    4. D)Replik
    5. E)Dekor
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Dekor mekânı görünür kılar; derse özel parçadaki koliler ve pencere buna örnektir.

  5. Soru 5 · Orta

    Derse özel parçada Ergül Hanım'ın «fotoğrafı arkasına saklayarak» yönergesi okura ve seyirciye en çok neyi sezdirir?

    1. A)Salonun hangi saatte boşaltıldığını
    2. B)Eftal'in kamyonu kimin çağırdığını
    3. C)Annenin bir şeyi oğlundan gizlediğini ve ayrılmakta zorlandığını
    4. D)Oyunun kaç perdeden oluştuğunu
    5. E)Ferah'ın elinde ne taşıdığını
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Saklama hareketi bir gizlemeyi gösterir ve anlatıcının söyleyeceği iç durumu eylemle verir.

  6. Soru 6 · Orta

    Derse özel parçada üçüncü sahnenin bitip dördüncü sahnenin başladığı yer hangisidir?

    1. A)Ferah'ın tepsiyle içeri girdiği an
    2. B)Eftal'in koliyi bırakıp çıktığı an
    3. C)Annenin pencereye yürüdüğü an
    4. D)Annenin «Hepsi gidiyor» dediği an
    5. E)Akşamüstü ışığından söz edilen ilk yönerge
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Metin Ferah'ın girişinin hemen ardından dördüncü sahne başlığını verir; kişi kadrosu değişmiştir.

  7. Soru 7 · Orta

    Hangisi tiyatro metnini romandan ayıran bir özellik değildir?

    1. A)Anlatıcının bulunmaması
    2. B)Olayın oyuncular aracılığıyla canlandırılması
    3. C)Mekânın yönerge ve dekorla kurulması
    4. D)Bölümlerin perde ve sahne olarak adlandırılması
    5. E)Kişilerin birbiriyle konuşması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Romanda da kişiler konuşur; öteki dört özellik ise tiyatroya özgüdür.

  8. Soru 8 · Orta

    Bir oyunda Fersun, kardeşi odadayken seyirciye dönüp alçak sesle «Bu sırrı ondan saklayacağım» der; kardeşi onu duymamış gibi oynamaya devam eder. Bu söz hangi terimle karşılanır?

    1. A)Diyalog
    2. B)Aparte
    3. C)Monolog
    4. D)Tirad
    5. E)Serim
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Sahnede başkası varken onların duymadığı kabul edilen ve seyirciye yöneltilen söz apartedir.

  9. Soru 9 · Orta

    Bir oyunda Erdinç, toplantı masasındaki ortaklarına dönerek şirketin neden batmak üzere olduğunu sayfa boyu süren tek bir konuşmayla anlatır. Bu konuşma için en uygun terim hangisidir?

    1. A)Monolog
    2. B)Aparte
    3. C)Karşılıklı konuşma olarak diyalog
    4. D)Tirad
    5. E)Yönerge
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Konuşma uzundur ve sahnedeki başka kişilere yöneliktir; bu iki özellik tiradı tanımlar.

  10. Soru 10 · Orta

    Oyuncuya unuttuğu sözü seyirci duymadan hatırlatan kişiye ne ad verilir?

    1. A)Rejisör
    2. B)Oyuncu
    3. C)Suflör
    4. D)Dekoratör
    5. E)Seyirci
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Suflör sufle işini yapar; unutulan sözü fısıldayarak oyunun akışını korur.

  11. Soru 11 · Orta

    Ferihan bir oyunun metninde «(Elâ telefonu kapatır, koltuğa çöker. Uzun bir sessizlik.)» satırını okuyor. Bu satır için hangisi doğrudur?

    1. A)Oyuncu tarafından söylenmez; hareketi ve durumu bildiren bir yönergedir.
    2. B)Elâ'nın seyirciye yönelik monoloğudur.
    3. C)Elâ ile telefondaki kişi arasındaki diyaloğun parçasıdır.
    4. D)Oyunun yeni bir perdesinin başladığını gösterir.
    5. E)Suflörün oyuncuya fısıldadığı sözdür.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Parantez içindeki bu satır konuşma içermez; oyuncunun ne yapacağını ve sahnedeki havayı bildirir.

  12. Soru 12 · Zor

    Ergun bir metin parçasının tiyatro mu roman mı olduğunu anlamak için şu ipuçlarını not etti: kişiler konuşuyor, bir oda betimleniyor, olay akşam geçiyor. Hangi ek bilgi parçanın tiyatro metni olduğunu kesinleştirir?

    1. A)Parçada bir aşk ilişkisinin bulunması
    2. B)Konuşmaların tırnak içinde verilmesi
    3. C)Odanın ayrıntılı biçimde anlatılması
    4. D)Kişilerin adlarının verilmesi
    5. E)Sözlerin konuşanın adıyla başlaması, odanın da parantez içi açıklamada kurulması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Konuşma, betimleme ve ad romanda da bulunur; anlatıcısız biçim ile yönerge ise tiyatroya özgü işaretlerdir.

  13. Soru 13 · Zor

    Derse özel parçada anne yalnız kaldığında pencere önünde konuşur. Yazar aynı sözleri, Eftal salonda dururken ve annesi ona bakarak söyleyecek biçimde yeniden yazsaydı konuşmanın adı nasıl değişirdi?

    1. A)Değişmezdi; uzun konuşmaların hepsi monologdur.
    2. B)Muhatabı olan uzun bir konuşma olacağı için tirad sayılırdı.
    3. C)Seyirciye yöneldiği için aparte sayılırdı.
    4. D)Yönerge sayılırdı, çünkü hareket içerirdi.
    5. E)Yeni bir perde açılmış olurdu.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Monolog ile tiradı ayıran ölçü uzunluk değil muhataptır; Eftal'e yöneltilen uzun söz tirad olur.

  14. Soru 14 · Zor

    Bir öğrenci şu dört terimi büyükten küçüğe sıralamaya çalışıyor: perde, replik, oyun, sahne. Hangi sıra doğrudur?

    1. A)Sahne, perde, oyun, replik
    2. B)Perde, oyun, sahne, replik
    3. C)Oyun, sahne, perde, replik
    4. D)Oyun, perde, sahne, replik
    5. E)Replik, sahne, perde, oyun
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Oyun perdelerden, perde sahnelerden, sahne de kişilerin tek tek repliklerinden oluşur.

  15. Soru 15 · Zor

    Bir öğrenci romanın bir bölümünü okul gösterisi için tiyatro metnine çeviriyor. Romandaki «Eftal annesine kızgındı ama bunu belli etmemeye çalışıyordu» cümlesi için hangi çözüm tiyatronun doğasına en uygundur?

    1. A)Cümleyi bir anlatıcıya sesli okutmak
    2. B)Cümleyi olduğu gibi kişi listesinin altına yazmak
    3. C)Kızgınlığı bastırılmış bir tavır yönergesi ve kısa, soğuk repliklerle göstermek
    4. D)Cümleyi sahne başlığı olarak kullanmak
    5. E)Cümleyi oyundan tamamen çıkarıp hiçbir izini bırakmamak
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Tiyatroda anlatıcı olmadığı için iç durum yönerge, tavır ve sözle sezdirilir; öteki seçenekler bu yolu kullanmaz.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Geleneksel Türk tiyatrosu» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Romanla tiyatro metnini karşılaştıran hangi eşleşme yanlıştır?

    1. A)Roman bölümlerle, tiyatro perde ve sahnelerle ayrılır.
    2. B)Romanda mekân betimlemeyle, tiyatroda yönerge ve dekorla kurulur.
    3. C)Romanın alıcısı okur, tiyatronun alıcısı seyircidir.
    4. D)Romanda olay anlatıcısız, tiyatroda ise bir anlatıcının ağzından aktarılır.
    5. E)Romanda iç dünyayı anlatıcı aktarabilir, tiyatroda monolog ve hareket sezdirir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Bu seçenek ilişkiyi tersine çevirmiştir; anlatıcı romanda vardır, tiyatroda yoktur.

  2. Soru 2 · Orta

    Hangi terim–tanım eşleşmesi doğrudur?

    1. A)Rejisör: metni yorumlayıp oyunu sahneye koyan kişi
    2. B)Tablo: iki kişinin karşılıklı konuşması
    3. C)Kostüm: oyunun geçtiği yerin düzenlemesi
    4. D)Aparte: oyuncuya unuttuğu sözün hatırlatılması
    5. E)Perde: perdenin içindeki küçük bölüm
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Rejisör oyunun bütün unsurlarını tek bir yorumda birleştirir; öteki tanımlar başka terimlere aittir.

  3. Soru 3 · Zor

    Bir oyun metninden şu üç bilgi veriliyor. Birinci bilgi: «Eftal çıkar, Ferah girer» yönergesiyle yeni bir sahne başlıyor. İkinci bilgi: Ferah sahnede tek başına kalıp kendi kendine konuşuyor ve bu konuşma monolog sayılıyor. Üçüncü bilgi: perde arasından sonra dekor değişmeden aynı sahnenin devam ettiği yazıyor. Bu bilgilerden hangileri ders kitaplarındaki tanımlarla uyumludur?

    1. A)Yalnız sonuncusu
    2. B)Yalnız ilki
    3. C)İlk ikisi
    4. D)Son ikisi
    5. E)Üçü birden
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Kişi değişimi yeni sahne açar, tek başına konuşma monologdur; perde arası ise yeni bir perde demek olduğundan sahne aynı kalamaz.

  4. Soru 4 · Zor

    Elâ bir okul gösterisi için romanın bir bölümünü tiyatroya aktarıyor ve kahramanın yalnızlığını seyirciye hissettirmek istiyor; kahraman o bölümde salonda tek başınadır. Hangi tercih hem tiyatronun unsurlarına hem de bu duruma en uygundur?

    1. A)Kahramana sahnedeki öteki kişilere yönelik bir tirad yazmak
    2. B)Boş bir salonu gösteren bir yönergeyle başlamak ve kahramana kısa bir monolog vermek
    3. C)Bölümü bir aparteyle açmak, çünkü sahnede başka kişiler var
    4. D)Bir anlatıcıyı sahnenin kenarına oturtup romandaki cümleleri okutmak
    5. E)Bölümü suflörün fısıldadığı sözlerle kurmak
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Kahraman yalnız olduğu için konuşma monolog olur; yalnızlık hissi de dekoru ve hareketi bildiren yönergeyle kurulur.

  5. Soru 5 · Zor

    Bir kitapçıkta tiyatroya ilişkin beş yargı var. Hangisi ders kitaplarındaki bilgiyle örtüşür?

    1. A)Tiyatro metni yalnız okunmak için yazılır, oynanması ikincildir.
    2. B)Bir parçada diyalog bulunması onu tek başına tiyatro metni yapar.
    3. C)Parantez içi açıklamalar oyuncuların seyirciye söylediği sözlerdir.
    4. D)Perde, sahnenin içindeki küçük bölümdür.
    5. E)Tiyatroda olay örgüsü serim, düğüm ve çözüm basamaklarıyla ilerler ve merkezinde bir çatışma bulunur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Ders kitapları olay örgüsünü bu üç basamakla anlatır; öteki yargıların her biri tanımlardan birini ters çevirir.

E14 — Tiyatro

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.