İçeriğe geç

YKS Coğrafya · Nüfus · COĞ-C10-L05

Türkiye'nin nüfusu

TYTAYT-1her yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm

1Kanca

Selin'in ailesi yazın Erzurum'dan Kocaeli'ye taşındı. Kolilerin yarısı açılmamışken annesi bir sabah kimlik kartını alıp nüfus müdürlüğüne gitti; dönüşte «yeni adresimizi bildirdim, artık Kocaeli'nin nüfusundayız» dedi. Akşam yemeğinde dedesi gülümsedi: kendi çocukluğunda sayım günü kimse evden çıkamazmış, kapıya defterli bir görevli gelir, evdekileri tek tek yazarmış. Selin'in aklına bir soru takıldı: Bugün kapıya kimse gelmiyorsa devlet milyonlarca insanı nasıl sayıyor, ve o sayımlar ülkemizin nüfusu hakkında neler anlatıyor?

2Hedefler

  • Geleneksel genel sayımı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'nden yöntemi ve sıklığıyla ayırırsın.
  • Türkiye'de artış hızının hangi dönemde neden yükselip neden düştüğünü açıklarsın.
  • Türkiye haritasında nüfusun yoğun ve seyrek olduğu alanları nedenleriyle yerleştirirsin.
  • Örnek veriyle verilen iki dönem tablosundan Türkiye'nin yaş yapısındaki değişimi yorumlarsın.

3Konu anlatımı

Sayım defterinden adres kaydına

Bir ülkenin okul, hastane, yol ve konut planı, önce kaç kişinin nerede yaşadığını bilmeyi gerektirir. Türkiye bu bilgiyi uzun süre genel nüfus sayımı ile topladı. Cumhuriyet döneminin ilk genel sayımı 1927'de yapıldı; sonraki yıllarda sayımlar uzun bir süre boyunca beş yılda bir tekrarlandı.

Geleneksel sayımın kendine özgü bir düzeni vardı. Sayım günü sokağa çıkma yasağı ilan edilir, görevliler ev ev dolaşıp o gün evde bulunanları forma işlerdi. Kişi, kayıtlı olduğu yerde değil sayım günü bulunduğu yerde sayılırdı. Bu yöntem pahalıydı, bütün ülkeyi bir gün durduruyordu ve iki sayım arasındaki yıllarda nüfus hakkında yalnız tahmin yapılabiliyordu.

2007'den beri Türkiye'de nüfus Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) ile her yıl belirleniyor. Bu sistemde her kişinin T.C. kimlik numarası, yerleşim yeri adresiyle eşleştirilir; taşınan kişi yeni adresini bildirir, kayıt güncellenir. Kapıya görevli gelmez, sokağa çıkma yasağı yoktur; il, ilçe ve mahalle nüfusları kayıtlardan yıllık olarak üretilir. Selin'in annesinin nüfus müdürlüğünde yaptığı işlem, bu sistemin en küçük yapı taşıdır. Adres değişikliklerinin kayda geçmesi bir yan ürün de verir: hangi ilden hangi ile kaç kişinin taşındığı izlenebilir.

İki yöntemin farkını tek bir soruya bağlayabilirsin: kişi nerede sayılıyor? Geleneksel sayım «o gün neredeydin?» diye sorar, ADNKS ise «kayıtlı adresin neresi?» diye bakar.

Artış hızının iniş çıkışları

Sayımlar art arda dizildiğinde Türkiye nüfusunun Cumhuriyet boyunca kesintisiz arttığı görülür; değişen, artışın temposudur. Burada kesin oranlara değil, ders kitaplarının anlattığı yönlere odaklanacağız.

İlk yıllar. Uzun savaş dönemi ve salgınlar nüfusu azaltmıştı. Önceki derste gördüğün artırıcı politika, salgın hastalıklarla mücadele ve sağlık hizmetlerinin yayılmasıyla birleşince nüfus hızla büyüdü.

İkinci Dünya Savaşı yılları. Türkiye çatışmalara katılmasa da seferberlik koşullarına geçildi; erkeklerin önemli bir kısmı askere alındı, evlilikler ve doğumlar ertelendi, yokluk ölümleri artırdı. Ders kitapları artış hızının bu yıllarda belirgin biçimde düştüğünü anlatır.

1950'ler. Savaş sonrasında ölüm oranı hızla geriledi, doğumlar ise yüksek kaldı. İki eğri arasındaki açıklık büyüdü; ders kitaplarında artış hızının en yüksek değerlerine bu dönemde ulaştığı belirtilir.

1960'lardan günümüze. Aile planlamasına dönen politika, kentleşme, kadınların okullaşması ve iş hayatına girmesi doğurganlığı adım adım düşürdü. Artış hızı on yıllar içinde geriledi; kaynaklarda doğurganlığın son yıllarda yenilenme düzeyinin altına indiği bildirilir. Nüfus yine de artmayı sürdürüyor, çünkü hız düşük de olsa sıfırın üstünde kalıyor. Son yıllarda ülkeye yönelen dış göç de toplam sayıyı etkileyen bir unsur olmuştur.

Sözel harita: kalabalık kuşaklar, tenha yükseltiler

Bir sayfaya ülkemizin sınırını yaklaşık hatlarla geçir: kuzeyde Karadeniz, batıda Ege, güneyde Akdeniz, kuzeybatıda Marmara.

En koyu leke Marmara'nın doğusuna düşsün: İstanbul'dan İzmit Körfezi boyunca Kocaeli'ye uzanan sanayi kuşağı. Türkiye'nin en kalabalık ili İstanbul'dur; bu lekeyi Bursa'ya doğru güneye de taşı. Ege kıyısında İzmir'i koyu boya, oradan doğuya doğru Gediz ve Büyük Menderes ovalarını açık koyu şeritlerle iç kesime uzat. Güneyde Adana ile Mersin arasına, Çukurova'ya ikinci bir koyu leke koy; batısında Antalya kıyısını da işaretle. Karadeniz'de kıyı boyunca ince ama kesintisiz bir şerit çiz: dağlar kıyıya paralel uzandığı için yerleşme dar kıyı ovalarına ve vadi ağızlarına sıkışmıştır. İç kesimde Ankara, Konya, Kayseri gibi büyük kentleri, güneydoğuda Gaziantep, Şanlıurfa ve Diyarbakır'ı ayrı koyu noktalar olarak bırak.

Açık bırakılacak alanlar da en az koyular kadar bilgi taşır. Doğu Anadolu'nun yüksek platolarını ve engebeli dağlık kesimlerini açık renkte bırak: kış uzun ve sert, tarım dönemi kısa, ulaşım zordur. Bu açık alanın içinde Erzurum, Muş, Malatya, Elazığ ovaları ve Van Gölü çevresi küçük koyu adacıklar gibi durur. Tuz Gölü'nün çevresini de açık boya: Türkiye'nin en az yağış alan kesimlerinden biridir ve göl çevresindeki toprakların önemli bir bölümü tuzludur. Son olarak Toroslar'ın yüksek kesimlerini, Akdeniz kıyısını iç kesimden ayıran duvar gibi açık bir şeritle çiz.

Harita bitince kural görünür: Türkiye'de nüfus kıyılara, ovalara ve sanayi kentlerine toplanır; yükselti, engebe, sert iklim ve su kıtlığı seyrekliği açıklar.

Kır ile kent arasındaki terazi

Cumhuriyet'in ilk on yıllarında nüfusun büyük çoğunluğu köylerde yaşıyor, tarımla geçiniyordu. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında terazi kentlere doğru eğildi. Tarımda makineleşme kırda iş gücü fazlası yarattı; miras yoluyla küçülen topraklar bir aileyi geçindiremez oldu; kentlerdeki fabrikalar, okullar ve hastaneler ise insanları kendine çekti. Bugün nüfusun büyük çoğunluğu kentlerde yaşıyor.

Kent payını okurken bir istatistik inceliğini de unutma. Büyükşehir belediyelerinin sınırları il sınırına genişletilince bu illerdeki köylerin önemli bir kısmı mahalleye dönüştü. Kâğıt üzerindeki kent nüfusu bu düzenlemeyle de büyüdü; oysa o köylerde yaşayanlar yerinden kıpırdamamıştı.

Gövdesi kalınlaşan piramit

Doğurganlık düşüp yaşam süresi uzayınca Türkiye'nin yaş yapısı da değişti. Önceki derste tanıdığın biçimlerle anlatırsak, Türkiye'nin piramidi geniş tabanlı üçgenden tabanı daralmış, gövdesi kalınlaşmış bir biçime doğru ilerliyor. Üç işaret bu yönü gösterir: ortanca yaş yükseliyor, yani nüfusun yarısının üstünde kaldığı yaş sınırı yukarı kayıyor; 65 ve üstü yaşlıların payı artıyor; 0–14 grubunun payı küçülüyor.

Yaş grubuDönem I (%)Dönem II (%)
0–144023
15–645667
65 ve üstü410

Örnek veri: değerler öğreticidir, belirli bir sayım yılına ait değildir; yön, Türkiye için ders kitaplarında anlatılan değişime uyar.

Tablodan bağımlılık oranlarını hesaplayınca tablo canlanır. Dönem I'de genç bağımlılık oranı 40 ÷ 56 × 100 ≈ 71,4; dönem II'de 23 ÷ 67 × 100 ≈ 34,3. Yaşlı bağımlılık oranı ise 7,1'den 14,9'a çıkıyor. Toplam bağımlılık düşerken içindeki ağırlık çocuklardan yaşlılara kayıyor. Çalışma çağındaki kuşağın en kalın olduğu bu ara dönem kaynaklarda demografik fırsat penceresi diye anılır: üretebilecek insan çok, bakılması gereken insan görece azdır. Pencere kalıcı değildir; bugünkü kalın gövde yıllar içinde tepeye tırmanacaktır.

Yaş yapısı ülke içinde de tek tip değildir. Ders kitaplarında Güneydoğu Anadolu'nun bazı illerinde doğurganlığın ülke ortalamasının üstünde kaldığı, piramit tabanının geniş olduğu anlatılır. Gençlerini uzun yıllar büyük kentlere göndermiş Karadeniz ve İç Anadolu kırsalında ise yaşlı payı yüksektir.

Dönüşüm modelinde Türkiye

Bu bulguları modülün ikinci dersindeki evre şemasına taşı. Ölüm oranı uzun zamandır düşük, doğum oranı düşmeye devam ediyor, artış yavaşlıyor ama sürüyor. Ders kitapları Türkiye'yi bu yüzden çoğunlukla 3. evrenin sonu ile 4. evreye geçiş arasında gösterir. Kaynaklar arasında küçük farklar olabilir; sınavda önemli olan, Türkiye'yi ne 2. evrenin hızlı artışına ne de nüfusu azalan bir ülke konumuna koymamaktır.

Modül özeti: nüfus konusunun beş durağı

İlk derste nüfusun yeryüzüne neden eşitsiz yayıldığını ve yoğunluğun üç ayrı paydayla nasıl hesaplandığını gördün. İkinci ders doğum, ölüm ve göçün nüfusu nasıl değiştirdiğini, toplumların evreler hâlinde nasıl dönüştüğünü anlattı. Üçüncüsü bu dönüşümün yaş basamaklarına yansıyan izini, piramidi okumayı öğretti. Dördüncüsü devletlerin bu biçime artırarak, azaltarak ya da niteliği yükselterek nasıl müdahale ettiğini gösterdi. Bu derste dört aracın hepsini tek bir ülkeye uyguladın: Türkiye'yi saydın, haritaya yerleştirdin, piramidini iki dönemde karşılaştırdın ve evre şemasında yerini buldun.

Kır ile kent arasındaki terazinin nasıl eğildiğini anlatırken bir hareketi hep arka planda bıraktık: insanların yer değiştirmesi. Bir aileyi doğduğu yerden koparan ne, onu yeni bir kente çeken ne? Sınır aşan bir yolculukla ülke içindeki taşınmayı, kendi isteğiyle yola çıkmakla yerinden edilmeyi, bir mevsim çalışıp geri dönmekle bir daha dönmemeyi birbirinden nasıl ayırırız? Bir sonraki modül göçü, itici ve çekici etkenleriyle ve türleriyle bu sorulardan başlayarak ele alıyor.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Kişi nerede sayılır?

Soru: Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi için hangisi doğrudur?

  • A) Sayım günü sokağa çıkma yasağı ilan edilir.
  • B) Kişi, sayım günü bulunduğu yerin nüfusuna yazılır.
  • C) Beş yılda bir uygulanır.
  • D) Kişi, T.C. kimlik numarasıyla eşleşen yerleşim yeri adresine göre sayılır ve sonuçlar her yıl üretilir.
  • E) Görevliler ev ev dolaşarak bilgi toplar.

Çözüm: Sokağa çıkma yasağı, bulunulan yerde sayılma ve ev ev dolaşan görevli (A, B, E) geleneksel genel sayımın özellikleridir. C de eski sayımların sıklığını anlatır. ADNKS'de kimlik numarası adresle eşleştirilir, nüfus kayıtlardan yıllık olarak belirlenir. Cevap: D.

Örnek 2 — İki tenha alan

Soru: Seyrek nüfuslu iki alanı birlikte veren seçenek hangisidir?

  • A) Çukurova ve İzmit Körfezi çevresi
  • B) Tuz Gölü çevresi ve Doğu Anadolu'nun yüksek platoları
  • C) Gediz ovası ve Antalya kıyısı
  • D) Bursa ovası ve Karadeniz kıyı şeridi
  • E) Ankara çevresi ve Büyük Menderes ovası

Çözüm: Tuz Gölü çevresinde kuraklık ve tuzlu topraklar, Doğu Anadolu'nun yüksek kesimlerinde sert iklim ve engebe yerleşmeyi sınırlar. Öteki seçeneklerdeki alanların tümü ova, kıyı ya da büyük kent çevresidir. Cevap: B.

Örnek 3 — Tablodan değişim

Soru: Konu anlatımındaki örnek veri tablosuna göre dönem I'den dönem II'ye genç bağımlılık oranında ne olmuştur?

  • A) Değişmemiştir.
  • B) Yaklaşık iki katına çıkmıştır.
  • C) Yaşlı bağımlılık oranının altına inmiştir.
  • D) Az da olsa artmıştır.
  • E) Yaklaşık yarıya inmiştir.

Çözüm: Dönem I'de 40 ÷ 56 × 100 ≈ 71,4; dönem II'de 23 ÷ 67 × 100 ≈ 34,3. İkinci değer birincinin yaklaşık yarısıdır. Yaşlı bağımlılık oranı 14,9 olduğundan C de yanlıştır. Cevap: E.

Örnek 4 — Dönemi nedenine bağlamak

Soru: Türkiye'de ölüm oranının hızla düştüğü, doğumların yüksek kaldığı ve artış hızının en yüksek değerlerine ulaştığı dönem için hangi açıklama uygundur?

  • A) İkinci Dünya Savaşı yılları; seferberlik doğumları artırmıştır.
  • B) Günümüz; doğurganlık yenilenme düzeyinin üstüne çıkmıştır.
  • C) 1950'ler; sağlık koşulları iyileşirken aile büyüklüğü henüz değişmemiştir.
  • D) 1960'lardan sonrası; aile planlaması doğumları hızlandırmıştır.
  • E) Cumhuriyet'in ilk yılları; ölüm oranı bugünkünden düşüktür.

Çözüm: Ölümlerin düşüp doğumların yüksek kaldığı açıklık, demografik dönüşümün 2. evresindeki duruma benzer. Ders kitapları Türkiye'de bunu 1950'lere bağlar. A'da seferberlik doğumları azaltmıştır, D'de aile planlaması doğumları yavaşlatmıştır. Cevap: C.

5Tuzaklar

  • Geleneksel sayımla ADNKS'yi karıştırmak. Sokağa çıkma yasağı, ev ev dolaşan görevli ve «bulunduğu yerde sayılma» eski sayımlara aittir; yıllık sonuç ve adrese göre sayılma ADNKS'nin özelliğidir.
  • Düşen artış hızını azalan nüfus sanmak. Hız sıfırın üstünde kaldıkça nüfus büyümeye devam eder; düşen hız yalnız büyümenin yavaşladığını gösterir.
  • Karadeniz'i bütünüyle yoğun ya da bütünüyle seyrek saymak. Kıyı şeridi kalabalıktır, kıyıya paralel dağların arkasındaki yüksek kesimler tenhadır.
  • Kent payındaki her artışı göçe bağlamak. Büyükşehir sınırlarının genişlemesiyle köylerin mahalleye dönüşmesi, kimse taşınmadan da kent nüfusunu büyütür.
  • Türkiye'yi 5. evreye yerleştirmek. Doğurganlık düşse de nüfus artmaya devam ediyor; ders kitapları Türkiye'yi 3. evrenin sonu ile 4. evreye geçiş arasında gösterir.

6Tekrar kartı

  • İlk genel sayım 1927; uzun süre beş yılda bir genel sayım; 2007'den beri ADNKS ile her yıl.
  • Geleneksel sayım: sayım günü bulunulan yer. ADNKS: kimlik numarasıyla eşleşen yerleşim yeri adresi.
  • Artış hızı: ilk yıllarda hızlı, İkinci Dünya Savaşı yıllarında düşük, 1950'lerde en yüksek, 1960'lardan sonra giderek düşen.
  • Yoğun: Marmara'nın doğusu, Ege ovaları, Çukurova, Antalya, Karadeniz kıyı şeridi, büyük kentler; en kalabalık il İstanbul.
  • Seyrek: Doğu Anadolu'nun yüksek ve engebeli kesimleri, Tuz Gölü çevresi, Toroslar'ın yüksek kesimleri.
  • Kır–kent: nüfusun çoğunluğu artık kentte; bir kısmı büyükşehir düzenlemesinden gelen istatistik etkisi.
  • Yaş yapısı: ortanca yaş yükseliyor, yaşlı payı artıyor, taban daralıyor; demografik fırsat penceresi geçicidir.
  • Dönüşüm modeli: 3. evrenin sonu ile 4. evreye geçiş arası (kaynaklara göre küçük farklarla).

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Cumhuriyet döneminde Türkiye'nin ilk genel nüfus sayımı hangi yıl gerçekleştirildi?

    1. A)1923
    2. B)1935
    3. C)1927
    4. D)1950
    5. E)2007
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. İlk genel sayım Cumhuriyet'in kuruluşundan dört yıl sonra, 1927 yılında yapılmıştır.

  2. Soru 2 · Kolay

    Türkiye'nin en kalabalık ili hangisidir?

    1. A)İstanbul
    2. B)Ankara
    3. C)İzmir
    4. D)Bursa
    5. E)Konya
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Sanayi, ticaret ve hizmetin toplandığı İstanbul ülkenin en çok nüfusa sahip ilidir.

  3. Soru 3 · Kolay

    Seyrek nüfuslu olarak bilinen alan hangisidir?

    1. A)Çukurova
    2. B)Kocaeli kıyıları
    3. C)Gediz ovası
    4. D)İzmir Körfezi çevresi
    5. E)Tuz Gölü çevresi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Kuraklık ve tuzlu topraklar Tuz Gölü çevresinde yerleşmeyi ve tarımı sınırlar.

  4. Soru 4 · Kolay

    Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'nin getirdiği temel yenilik nedir?

    1. A)Sayımların beş yılda bire seyrekleşmesi
    2. B)Nüfus bilgisinin kayıtlardan her yıl üretilmesi
    3. C)Sayım günü sokağa çıkma yasağı konması
    4. D)Yalnız kır nüfusunun sayılması
    5. E)Görevlilerin kapı kapı dolaşması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Sistem kimlik numarasını adresle eşleştirir, böylece sonuçlar sayım günü beklenmeden yıllık olarak çıkar.

  5. Soru 5 · Orta

    Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye nüfusunun hızla artmasını en iyi açıklayan ikili hangisidir?

    1. A)Aile planlaması ve kentleşme
    2. B)Dış göç ve tarımda makineleşme
    3. C)Kadınların okullaşması ve geç evlilik
    4. D)Savaş kayıplarını telafi etmeye dönük artırıcı politika ve salgınlarla mücadele
    5. E)Ailelerin ortalama çocuk sayısının çok azalması ve yaşlanma
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Savaşlardan çıkan devlet doğumu desteklemiş, sağlık hizmetleri de ölümleri azaltmıştır.

  6. Soru 6 · Orta

    İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye'de artış hızının düşmesinin nedeni hangisidir?

    1. A)Türkiye'nin cephelerde ağır kayıp vermesi
    2. B)Seferberlikle erkeklerin askere alınması, evlilik ve doğumların ertelenmesi
    3. C)Aile planlaması kampanyalarının başlaması
    4. D)Kentlere yönelen yoğun göç
    5. E)Adrese dayalı kayıt sistemine geçilmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Türkiye çatışmaya girmese de seferberlik ve yokluk doğumları azaltıp ölümleri artırmıştır.

  7. Soru 7 · Orta

    Kentlerde yaşayanların payını Türkiye'de büyüten etkenlerden biri sayılamayacak olan hangisidir?

    1. A)Tarımda makineleşmenin kırda iş gücü fazlası yaratması
    2. B)Kentlerde sanayi ve hizmet işlerinin çoğalması
    3. C)Okul ve hastanelerin kentlerde toplanması
    4. D)Miras yoluyla toprakların küçülmesi
    5. E)Kentlerde yaşlı nüfus payının kırdan yüksek olması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Yaşlı payı daha çok göç vermiş kırsal alanlarda yüksektir ve kentleşmenin nedeni sayılamaz.

  8. Soru 8 · Orta

    Karadeniz kıyısında nüfusun ince ve uzun bir şerit hâlinde toplanmasının başlıca nedeni hangisidir?

    1. A)Dağların kıyıya paralel uzanması ve yerleşmenin dar kıyı ovalarına sıkışması
    2. B)Kıyının bütünüyle geniş ovalardan oluşması
    3. C)Bölgenin yağış açısından Türkiye'nin en kurak yeri olması
    4. D)İç kesimlerin sanayi kentleriyle dolu olması
    5. E)Kıyıda kışların iç kesimden daha sert geçmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Kıyıya paralel dağlar iç kesime geçişi zorlaştırdığından yerleşme kıyı şeridinde yoğunlaşmıştır.

  9. Soru 9 · Orta

    «Türkiye'de ortanca yaş yükseliyor» ifadesi neyi anlatır?

    1. A)Doğum oranının arttığını
    2. B)Bebek ölümlerinin yükseldiğini
    3. C)Nüfusu tam ikiye bölen yaş sınırının yukarı kaydığını
    4. D)Çocukların payının büyüdüğünü
    5. E)Ortalama yaşam süresinin kısaldığını
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Ortanca yaş, nüfusun yarısının altında yarısının üstünde kaldığı yaştır; yükselmesi yaşlanmayı gösterir.

  10. Soru 10 · Orta

    Ders kitapları Türkiye'yi demografik dönüşüm modelinde çoğunlukla nereye yerleştirir?

    1. A)Birinci evreye
    2. B)İkinci evrenin başına
    3. C)Beşinci evreye
    4. D)Üçüncü evrenin sonu ile dördüncü evreye geçiş arasına
    5. E)Modelin dışına
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Ölüm düşük, doğum azalıyor ve artış yavaşlasa da sürüyor; bu tablo geçiş konumuna uyar.

  11. Soru 11 · Orta

    Doğu Anadolu içinde nüfusun görece kalabalık olduğu yerler hangi seçenekte doğru verilmiştir?

    1. A)Yüksek dağ dorukları
    2. B)Yaz otlakları dışında kalan sarp yamaçlar
    3. C)Kışın ulaşımı kapanan yüksek platolar
    4. D)Tuz Gölü kıyıları
    5. E)Erzurum, Muş, Malatya ve Elazığ ovaları ile Van Gölü çevresi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Sert iklimli bölgede düz ve verimli ovalar tarım ile ulaşıma elverdiğinden nüfus oralarda toplanır.

  12. Soru 12 · Zor

    Bir ilde göç ya da doğumlarda belirgin bir değişim olmadığı hâlde kent nüfusu payı bir yıl içinde hızla yükselmiş, kır nüfusu payı ise sert biçimde düşmüştür. Bu durumu en iyi açıklayan hangisidir?

    1. A)Büyükşehir sınırlarının il sınırına genişlemesiyle köylerin mahalleye dönüşmesi
    2. B)Kırsal doğurganlığın bir yılda sıfıra inmesi
    3. C)Sayım günü köylülerin kentlerde bulunması
    4. D)Tarımda makineleşmenin bir yılda tamamlanması
    5. E)Kentlerde ölüm oranının hızla yükselmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Kimse yer değiştirmeden köylerin idari statüsü değişince istatistikteki kent payı birden büyür.

  13. Soru 13 · Zor

    Örnek veriye göre X ilinde 0–14 yaş payı %35, 65 ve üstü payı %5; Y ilinde 0–14 yaş payı %15, 65 ve üstü payı %20'dir. Bu iki ilin konumu için en tutarlı eşleştirme hangisidir?

    1. A)X: gençlerini uzun süre büyük kentlere göndermiş kırsal Karadeniz ili; Y: Güneydoğu Anadolu ili
    2. B)X: Güneydoğu Anadolu'da doğurganlığı yüksek bir il; Y: gençlerini uzun süre dışarıya göndermiş kırsal Karadeniz ili
    3. C)İkisi de ülke ortalamasıyla aynı yaş yapısındadır
    4. D)X: emeklilerin yerleştiği sahil ilçesi; Y: üniversite kenti
    5. E)İkisi de yaşlanan, doğumların düştüğü iller
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Geniş çocuk payı yüksek doğurganlığa, kalın yaşlı payı ise gençlerin göç ettiği kırsal ile uyumludur.

  14. Soru 14 · Zor

    Adıyaman'da kayıtlı bir mevsimlik tarım işçisi, geleneksel bir sayım gününde Adana'da pamuk tarlasında çalışıyor olsaydı nerede sayılırdı; ADNKS'de nerede sayılır?

    1. A)İki yöntemde de Adana'da
    2. B)İki yöntemde de Adıyaman'da
    3. C)Geleneksel sayımda Adıyaman'da, ADNKS'de Adana'da
    4. D)Geleneksel sayımda Adana'da, ADNKS'de yerleşim yeri adresinin bulunduğu Adıyaman'da
    5. E)Hiçbir yöntemde sayılmaz
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Eski sayım kişiyi o gün bulunduğu yerde, ADNKS ise kayıtlı yerleşim adresinde sayar.

  15. Soru 15 · Zor

    Bir öğrenci «Türkiye'de artış hızı on yıllardır düşüyor, öyleyse toplam nüfus da on yıllardır azalıyor olmalı» diyor. Öğrencinin akıl yürütmesini çürüten gerçek hangisidir?

    1. A)Artış hızının hiçbir dönemde düşmemiş olması
    2. B)Türkiye'de nüfus sayımı yapılmaması
    3. C)Hız sıfırın üstünde kaldıkça nüfusun büyümeyi sürdürmesi, düşen hızın yalnız yavaşlamayı göstermesi
    4. D)Artış hızının yalnız göçle belirlenmesi
    5. E)Ölüm oranının doğum oranından hep yüksek olması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Pozitif ama küçülen bir hız, nüfusun her yıl daha az kişiyle de olsa arttığı anlamına gelir.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Nüfus soru kampı» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Yolculuklardan hangisinde yolcu, nüfusu yoğun bir alandan seyrek bir alana geçmiş olur?

    1. A)Erzurum-Kars yaylalarından Bursa ovasına
    2. B)Toroslar'ın yüksek kesimlerinden Antalya kıyısına
    3. C)Tuz Gölü çevresinden Ankara'ya
    4. D)İzmir Körfezi çevresinden Toroslar'ın yüksek yaylalarına
    5. E)Hakkâri dağlarından Gaziantep'e
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. İzmir kıyısı kalabalık, Toroslar'ın yüksek kesimleri ise engebe ve yükselti nedeniyle tenhadır.

  2. Soru 2 · Orta

    Altmışlı yıllardan bu yana Türkiye'de artış hızının giderek düşmesine katkı yapan etkenleri birlikte veren seçenek hangisidir?

    1. A)Aile planlaması, kentleşme ve kadınların eğitim düzeyinin yükselmesi
    2. B)Seferberlik, yokluk ve salgın
    3. C)Bebek ölümlerinin artması ve yaşam süresinin kısalması
    4. D)Çok çocuklu aileye verilen ödüller
    5. E)Sokağa çıkma yasaklı sayımlar
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Politika aile planlamasına dönmüş, kentte yaşayan ve okuyan kadınlarda doğurganlık azalmıştır.

  3. Soru 3 · Zor

    Örnek veriye göre bir ülkede dönem I'de 0–14 payı %36, 15–64 payı %60, 65 ve üstü payı %4; dönem II'de sırasıyla %20, %68 ve %12'dir. İki dönemi karşılaştıran hangi yargı doğrudur?

    1. A)Genç bağımlılık oranı yükselmiştir
    2. B)Toplam bağımlılık oranı artmıştır
    3. C)Yaşlı bağımlılık oranı değişmemiştir
    4. D)Çalışma çağındaki nüfusun payı küçülmüştür
    5. E)Toplam bağımlılık oranı düşmüş, yaşlı bağımlılık oranı yükselmiştir
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Toplam oran yaklaşık 66,7'den 47,1'e inmiş, yaşlı oranı ise 6,7'den 17,6'ya çıkmıştır.

  4. Soru 4 · Zor

    Türkiye'nin yaş yapısında anlatılan değişim sürerse önümüzdeki on yıllarda hangi ihtiyaç bileşiminin öne çıkması beklenir?

    1. A)Yeni ilkokul derslikleri ve kreşlerde hızla artan talep
    2. B)İlkokul öğrencilerinin azalırken yaşlı bakımı, sağlık ve emeklilik hizmetlerine talebin artması
    3. C)Bebek aşısına talebin kat kat artması
    4. D)Çalışma çağındaki nüfusun bir anda yok olması
    5. E)Yaşlı bakım evlerine olan ihtiyacın ortadan kalkması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Taban daralıp kalın gövde tepeye tırmandıkça çocuk hizmetleri azalır, yaşlı hizmetleri büyür.

  5. Soru 5 · Zor

    Bir öğrenci «Türkiye demografik dönüşümü tamamlayıp beşinci evreye geçti; doğumlar ölümlerin altına indiği için nüfusu azalıyor» diye yazıyor. Bu yargıyı düzelten açıklama hangisidir?

    1. A)Türkiye hâlâ birinci evrededir, doğum ve ölüm oranları yüksektir
    2. B)Türkiye ikinci evrededir, artış hızı en yüksek düzeydedir
    3. C)Türkiye'de nüfus hâlâ artmaktadır; ders kitapları onu üçüncü evrenin sonu ile dördüncü evreye geçiş arasında gösterir
    4. D)Türkiye'de doğum oranı son yıllarda hızla yükselmiştir
    5. E)Türkiye'nin piramidi giderek geniş tabanlı üçgene dönüşmektedir
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Doğum oranı gerilemiş olsa da ölüm oranını hâlâ aştığı için nüfus yavaşça büyümeye devam etmektedir.

C10 — Nüfus

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.