İçeriğe geç

S2-M11-D08·Kişisel yaratıcı araç kutusu

Dijital ve fiziksel araç dengesi

sıfırdan ileri2.312 kelime16 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Ortam yatkınlığı, ekranın ve kâğıdın bazı kararları kolay, bazılarını zor hâle getirmesidir; ekran kesinliği ve denemeyi, kâğıt ve el bütüne bakmayı ve sırayı kolaylaştırır. Ana nüsha, her parçanın geçerli hâlinin tek bir kopyada tutulmasıdır; parçadan parçaya farklı ortamda olabilir, ama her parça için tek olmalıdır. Aktarma anı, iki ortam arasındaki taşımanın önceden belirlenmiş anlara bağlanmasıdır; taşınan şey yalnız sonuç değil, kararın kısa nedenidir. Ortam inadı, bütün işi tek bir ortamda yapmakta ısrar etmektir; kayıtlarda istisna diye geçen fiziksel ya da dijital anlar çoğu zaman adlandırılmamış bir yöntemdir.

Açılış sahnesi

Kunduracı bölümünün yedinci sayfası üç yerde, üç farklı hâlde duruyordu. Bilgisayardaki sayfa düzeni dosyasında dükkânın vitrini solda, ustanın elleri sağdaydı. Kuklanın içinde, iki gün önce elle kıstırılmış küçük baskılarda yerleri değişmişti; o akşam kuklayı çevirirken elleri sola almak daha doğru gelmişti. Bir yapışkan notun arkasında ise üçüncü bir hâl vardı: kunduracının torununun söylediği eski kalıpların fotoğrafı bu sayfaya girecek, vitrin bir sonraki sayfaya kayacaktı. Genç fotoğrafçı hangisinin son karar olduğunu hatırlamıyordu. Kuklada yaptığı değişikliği ekrana taşımayı unutmuş, ekranda yaptığı düzeltmeyi kuklaya basmayı ertelemişti; not ise bir fikir olarak kalmış, ikisine de girmemişti. Masanın bir yarısında ekran, öbür yarısında kâğıt vardı ve ikisi aynı kitap üzerinde çalışıyordu, ama birbirinden habersizdi.

Bu derste ne olacak

Görüş istemek ve gelen görüşleri tabloya dökmek önceki dersin konusuydu. O dersin sonunda genç fotoğrafçı bütün kararlarını uygulamıştı, ama kararlar iki ayrı ortamda, birbirinden habersiz uygulanıyordu. Bu derste araç kutusunun bir başka ekseni ele alınıyor: aynı işte ekranla ve elle çalışan araçların birlikte nasıl kullanılacağı. Daha önce bu ayrımın parçaları farklı derslerde görülmüştü: dijital prototipin hazır cilası, kâğıdın kör noktası, ekran üzerinden fikir üretiminin daralması, tıkanınca işi başka bir yüzeye taşımak. Bu ders bu parçaları kişinin kendi çalışma düzeninde bir araya getiriyor. Önce her ortamın hangi kararları kolaylaştırdığına ve her parçanın tek bir asıl hâlinin olmasına bakacağız. Ardından iki ortam arasındaki geçişleri belirli anlara bağlamaya geçeceğiz. Son bölüm, kişinin bütün işi tek bir ortamda yapmakta ısrar etmesine ayrılıyor.

Aşağıdaki örnekler kurgudur.

Sıfır noktası — ortam yatkınlığı ve ana nüsha

Ekran ve kâğıt aynı işin iki aracı gibi görünür, ama aynı kararları aynı kolaylıkla vermezler. Ekranda bir sayfayı on kez değiştirmek bir dakika sürer; kâğıtta bir saat. Kâğıtta altmış sayfayı bir masada aynı anda görmek kolaydır; ekranda o altmış sayfa küçük karelere döner ya da kaydırılarak tek tek görülür. Her ortam bazı kararları kendiliğinden kolaylaştırır, bazılarını zorlaştırır.

İki ortam birlikte kullanıldığında bir sorun daha doğar. Aynı parça iki ortamda iki ayrı hâlde yaşamaya başlar ve hangisinin geçerli olduğu belirsizleşir.

Mekanizma — aktarma anı

Ana nüsha belirlendiğinde, öbür ortamda yapılan işin ana nüshaya taşınması gerekir. Bu taşıma her değişiklikte yapılırsa kişi gün boyu ekranla kâğıt arasında gidip gelir; hiç yapılmazsa iki ortam birbirinden kopar. Taşıma belirli anlara bağlandığında iki ortam düzenli olarak buluşur.

Aktarma anları ortamlar arasında kopmayı önler, ama taşıma sırasında bir şey daha kaybolabilir: bir ortamda alınmış ama öbür ortamın diline çevrilemeyen bir karar. Kuklada «bu iki sayfa birbirine bakmalı» diye düşünülen bir şey, ekranda iki ayrı dosyada duran iki sayfaya taşınırken yalnız bir yerleştirme olarak taşınır ve nedeni kaybolur. Ekranda on sürüm arasında verilmiş bir karar ise kâğıda yalnız son sürüm olarak gelir ve öbür dokuzun neden elendiği görünmez. Bu kayıpları azaltmanın yolu, aktarma anında yalnız sonucu değil, kararın kısa gerekçesini de taşımaktır: bir notun arkasına bir satır, ekrandaki dosyaya bir yorum.

Usta katmanı — ortam inadı

Bazı insanlar bütün işini tek bir ortamda yapar ve bunu bir kimlik meselesi gibi taşır: «Ben her şeyi ekranda yaparım», «Ben kâğıtla çalışırım.» Bu tercih çoğu zaman gerçek bir güçten gelir; kişi o ortamı çok iyi kullanıyordur. Ama ortam yatkınlığı yüzünden, her ortam bazı kararları zor hâle getirir ve tek bir ortamda kalan kişi o kararları ya hiç vermez ya da kötü verir.

Yöntemin bir sınırı var. Ortam yatkınlığı bir eğilimdir, bir kural değildir: bazı kişiler ekranda bütüne çok iyi bakar, bazıları kâğıtta çok hızlı değişiklik yapar. Kişinin kendi yatkınlıklarını genel bir tablodan değil, kendi kayıtlarından çıkarması gerekir. Ayrıca iki ortamla çalışmanın bir bedeli vardır: aktarma anları zaman ister, baskı para tutar, iki ortam masada yer kaplar. Küçük ve kısa işlerde bu bedel kazançtan büyük olabilir ve tek bir ortamda kalmak daha doğru bir seçim olur. Bir de bazı alanlar kendi ortamlarını dayatır: bir yazılım yalnız ekranda çalışır, bir heykel yalnız elde biçimlenir. Denge sorusu, ortamın serbest olduğu kararlar için sorulur.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Ekran ile kâğıt aynı işi farklı hızlarda yapar."
Doğrusu

Her ortam bazı kararları kolaylaştırır, bazılarını zorlaştırır. Ekran kesinliği ve denemeyi, kâğıt bütüne bakmayı ve sırayı kolaylaştırır.

Yaygın yanlış"Bir işin bütün parçaları tek bir yerde durmalı."
Doğrusu

Ana nüsha her parça için ayrı ayrı belirlenebilir. Önemli olan, her parçanın geçerli hâlinin tek ve bilinir olmasıdır.

Yaygın yanlış"Her değişikliği hemen öbür ortama da işlemeliyim."
Doğrusu

Sürekli taşıma kişiyi iki ortam arasında bölüp yorar. Belirli aktarma anları, iki ortamın arada rahatça çalışmasını ve düzenli olarak buluşmasını sağlar.

Yaygın yanlış"Ben ekranda çalışan biriyim, kâğıt bana göre değil."
Doğrusu

Ortam inadı kişinin gerçek bir becerisinden gelir, ama ortamın zorlaştırdığı kararları da beraberinde getirir. Kayıtlardaki «istisnalar» çoğu zaman gizli bir yöntemdir.

Aklında kalsın

Ortam yatkınlığı, ekranın ve kâğıdın bazı kararları kolay, bazılarını zor hâle getirmesidir; ekran kesinliği ve denemeyi, kâğıt ve el bütüne bakmayı ve sırayı kolaylaştırır. Ana nüsha, her parçanın geçerli hâlinin tek bir kopyada tutulmasıdır; parçadan parçaya farklı ortamda olabilir, ama her parça için tek olmalıdır. Aktarma anı, iki ortam arasındaki taşımanın önceden belirlenmiş anlara bağlanmasıdır; taşınan şey yalnız sonuç değil, kararın kısa nedenidir. Ortam inadı, bütün işi tek bir ortamda yapmakta ısrar etmektir; kayıtlarda istisna diye geçen fiziksel ya da dijital anlar çoğu zaman adlandırılmamış bir yöntemdir.

Sonraki derse köprü

Kitap matbaaya gitmeden iki hafta önce, genç fotoğrafçıya bir mahalle kahvecisi başka bir iş için ulaştı: kahvehanenin duvarları için mahallenin eski fotoğraflarından bir dizi. Fotoğrafçı yeni işe başlarken kendini kitabın ilk haftasındaki her şeyi yeniden kurarken buldu: envanteri, evre çekmecelerini, açma çekmecesini, prototip kitini, bakış haritasını, aktarma saatini. Hepsini sıfırdan kurmak bir hafta sürecek gibiydi. Ama bir yandan da kitap için kurduğu her şeyin kahvehaneye uymayacağını biliyordu. Tekrar eden bir çalışma düzeni, her işe uyacak ama hiçbir işi kalıba sokmayacak bir kişisel şablona nasıl çevrilir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.