İçeriğe geç

S2-M07-D08·Test, geri bildirim ve yineleme

Savunmaya geçmeden dinleme

sıfırdan ileri2.043 kelime15 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Savunma bir duygu değil, eleştiri sürerken yapılan bir hamle dizisidir. En sık görüleni açıklama refleksidir: eleştiri bitmeden işin neden öyle yapıldığını anlatmak. Açıklama doğru olabilir, ama eleştirenin gördüğünün yerine işi yapanın niyeti konuşulmaya başlar. Bunun bedeli yarım eleştiridir; eleştiriler çoğu zaman yüzeydeki gözlemle açılır ve asıl kaygı ikinci, üçüncü cümlede gelir. Geri söyleme, eleştiriyi kendi sözlerinle kısaca tekrar edip doğru anlaşılıp anlaşılmadığını sormaktır; cevap değildir, alındığını gösterir ve eleştirene düzeltme fırsatı verir. Ertelenmiş cevap, verilecek cevabı açıkça sonraya bırakır ve sözü verilen dönüş mutlaka yapılır. İç itiraz neredeyse herkeste oluşur; iş onu bastırmak değil, kendi izini tanıyıp cümleyi o anda dışarı vermemektir. Dinlemek kabul etmek değildir ve kişiyi hedef alan bir dile katlanmak da değildir.

Açılış sahnesi

Bir iç mimar, küçük bir dairenin mutfak tadilatı için hazırladığı planı ev sahibine masada anlatıyordu. Ev sahibi planın ortasındaki adaya parmağını koydu ve «bu ada bence...» diye başladı. İç mimar cümlenin bitmesini beklemedi: adanın neden orada olduğunu, tezgâh uzunluğunu nasıl artırdığını, benzer mutfaklarda ne kadar sevildiğini anlattı. Ev sahibi başını salladı, «haklısınız» dedi ve konu kapandı. Tadilat bittikten iki ay sonra iç mimar evi ziyaret etti ve adanın bir köşesine sürekli bir sandalye dayandığını gördü. Ev sahibinin annesi öğleden sonraları mutfağa gelip orada oturuyordu ve adanın çevresinde sandalye çekecek kadar yer yoktu. O gün masada söylenmek istenen cümle buydu. Ev sahibi söyleyemedi, çünkü cümlesinin ilk üç kelimesinden sonra bir cevap gelmişti. İç mimarın anlattıklarının hepsi doğruydu; yanlış olan, o anlatımın bir eleştirinin ortasına girmesiydi.

Bu derste ne olacak

Geçen dersteki ayıklama, eleştiriler bir listeye geçtikten ve eleştiren artık karşıda durmadığında yapılıyordu. Bu ders eleştirinin yüz yüze ve o anda geldiği zamana bakıyor. Böyle anlarda kişinin en sık yaptığı şey kötü niyetli bir şey değildir; işini açıklamaya, eleştireni düzeltmeye, yanlış anlaşıldığını göstermeye girişir. Bunların her biri makul görünür, ama her biri eleştirenin anlatacaklarını yarıda keser. Burada savunmayı bir duygu olarak değil, bir dizi hamle olarak ele alacağız: hangi hamlelerden oluştuğuna, neye mal olduğuna ve konuşmayı kesmeden onun yerine ne yapılabileceğine bakacağız. Eleştiriden duyulan korku ilk seviyedeki eleştirilme korkusu dersinin konusuydu; burada korkunun kendisi değil, o anda ağızdan çıkan cümle var.

Aşağıdaki örnekler kurgudur.

Sıfır noktası — açıklama refleksi

Açıklama refleksinin zararı, açıklamanın yanlış olmasından gelmez. Eleştiren kişi işi yapanın niyetini zaten bilmiyordu; o niyeti öğrenince çoğu zaman kendi gözlemini önemsiz sanar ve söylemekten vazgeçer. Niyet doğru olabilir, gözlem de doğru olabilir ve ikisi aynı anda geçerli olabilir. Ama ortada yalnız biri konuşulur.

Açıklama, savunmanın tek biçimi değildir. Bazen kişi işini değil, eleştireni düzeltir: «yanlış okumuşsun», «orayı görmemişsin», «aslında öyle demiyor». Bu düzeltme bazen haklıdır ve eleştiren gerçekten bir şeyi atlamıştır. Ama atlanan şeyin kendisi de bir bulgudur, çünkü işi kullanacak başka insanlar da büyük olasılıkla aynı yeri atlayacaktır. Eleştireni düzeltmek o bulguyu bir hata olarak kapatır.

Mekanizma — yarım eleştiri ve geri söyleme

Açıklama refleksi bir kez işlediğinde bedeli hemen görünmez. Konuşma kibar biçimde sürer, eleştiren başını sallar, kimse kırılmaz. Kaybedilen şey ancak sonradan ortaya çıkar.

Usta katmanı — ertelenmiş cevap ve iç itiraz

Geri söylemek konuşmayı açar, ama cevap vermek isteği ortadan kalkmaz. Usta katmanı o isteğin nereye konacağıyla ve kişinin kendi içinde onu ne zaman fark edebileceğiyle ilgilidir.

Yöntemin bir sınırı var. Dinlemek kabul etmek değildir; dinlenen eleştirinin alınıp alınmayacağına sonra, sakin bir masada karar verilir. Bir de dinlemek her cümleye katlanmak demek değildir. Eleştiri işin yerine kişiyi hedef aldığında ya da aşağılayıcı bir dile döndüğünde sınır koymak savunma sayılmaz; o zaman konuşmayı durdurmak, işe döneceği bir zamana ertelemek meşrudur. Bu dersin araçları işe dair bir eleştiri içindir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"İşimin neden öyle olduğunu açıklamazsam eleştiren yanlış anlamaya devam eder."
Doğrusu

Açıklama daha sonra yapılabilir. Eleştiri sürerken yapılan açıklama, eleştirenin asıl söyleyeceğini çoğu zaman hiç duyulmadan bırakır.

Yaygın yanlış"Savunmasız dinlemek, her eleştiriyi kabul etmek demektir."
Doğrusu

Dinlemek ile kabul etmek ayrı adımlardır. Dinlemenin işi eleştiriyi tam olarak almaktır, hangisinin uygulanacağına sonra karar verilir.

Yaygın yanlış"Geri söylemek gereksiz bir tekrardır, zaman kaybettirir."
Doğrusu

Geri söyleme çoğu zaman yanlış anlaşılan bir eleştiriyi o anda düzeltir. Kendi sözlerinle söylenen kısa bir cümle, yanlış yere yapılacak bir düzeltmeden çok daha ucuzdur.

Yaygın yanlış"Savunmaya geçen kişi kırılgan ya da kibirlidir."
Doğrusu

Savunma neredeyse herkeste oluşan bir iç itirazdır. Fark ettiren şey karakter değil, kişinin kendi izini önceden tanımasıdır.

Aklında kalsın

Savunma bir duygu değil, eleştiri sürerken yapılan bir hamle dizisidir. En sık görüleni açıklama refleksidir: eleştiri bitmeden işin neden öyle yapıldığını anlatmak. Açıklama doğru olabilir, ama eleştirenin gördüğünün yerine işi yapanın niyeti konuşulmaya başlar. Bunun bedeli yarım eleştiridir; eleştiriler çoğu zaman yüzeydeki gözlemle açılır ve asıl kaygı ikinci, üçüncü cümlede gelir. Geri söyleme, eleştiriyi kendi sözlerinle kısaca tekrar edip doğru anlaşılıp anlaşılmadığını sormaktır; cevap değildir, alındığını gösterir ve eleştirene düzeltme fırsatı verir. Ertelenmiş cevap, verilecek cevabı açıkça sonraya bırakır ve sözü verilen dönüş mutlaka yapılır. İç itiraz neredeyse herkeste oluşur; iş onu bastırmak değil, kendi izini tanıyıp cümleyi o anda dışarı vermemektir. Dinlemek kabul etmek değildir ve kişiyi hedef alan bir dile katlanmak da değildir.

Sonraki derse köprü

Bir eleştiri sonuna kadar dinlendiğinde ve test oturumları bittiğinde masada bir yığın bulgu birikir: birinin söylediği, üç kişinin yaptığı, gözlemcinin kenara yazdığı, geri söylerken ortaya çıkan. Geçen derste her eleştiri için ayrı bir alım kararı yazılmıştı. Ama alınanların hepsi aynı ağırlıkta değildir. Biri işin tamamen durmasına yol açar, biri yalnız biraz rahatsız eder, biri yalnız bir kişiyi etkiler. Hangisinin önce ele alınacağına neye bakarak karar verilir ve bir bulgunun ağırlığı neyle ölçülür?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.