sıfırdan ileri·2.056 kelime·15 yaratıcı örnek·2 karşı örnek·≈ 14 dk
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Eleştirilerin çoğu yer gösteren, ölçütünü söyleyen biçimde gelmez; işi yapan kişi onları kendisi çevirmek zorundadır. Parça daraltma genel bir eleştiriyi kısa sorularla işin tek bir parçasına indirir ve eleştiriyi tartışmadan yalnız adresini sorar. Sorunu geri isteme, çözüm olarak gelen bir cümleden onu doğuran sorunu çıkarır; önerilen çözüm yanlış olabilir ama altındaki sorun çoğu zaman gerçektir. Alım kararı her eleştirinin yanına al, beklet ya da bırak diye yazılır ve böylece seçimi eleştirilerin sayısı değil işi yapan kişi yapar. Bağımsız tekrar, aynı eleştirinin birbirini duymamış kaç kişiden geldiğini sayar; aynı masada yankılanan cümleler tek bir ses sayılır. Açık bırakma, uygulanmayan bir eleştiriyi alındığını ve neden şimdilik uygulanmadığını söyleyerek bırakır, kapıyı kapatmaz. Bunların hepsi işin hedefi bilindiğinde ve eleştiriler sakin bir masada kâğıda yazıldığında çalışır.
Açılış
Açılış sahnesi
El yapımı sabun üreten bir kadın, yeni ambalajını satışa çıkarmadan önce altı tanıdığına gösterdi ve altı ayrı eleştiri topladı. Biri «olmamış» dedi. Biri «daha modern olsun» istedi. Biri yazıyı küçük, biri rengi soluk buldu. Kalan ikisi farklı kelimelerle aynı şeyi söyledi: kutuyu açmadan sabunun kokusunu anlamanın bir yolu yoktu. Üretici aynı hafta hepsini uygulamaya girişti. Yazıyı büyüttü, rengi koyulaştırdı, «modern» olsun diye köşeleri keskin bir yazı karakteri seçti ve kutunun üstüne bir de süs çizgisi ekledi. Yeni ambalaj altı kişinin hiçbirinin aklındakine benzemedi ve pazar tezgâhında müşteriler yine kutuyu açıp sabunu burunlarına götürmeye başladı. İki kişinin birbirinden habersiz söylediği tek somut sorun, bütün o değişikliklerin arasında hiç dokunulmadan kalmıştı. Üreticinin eksiği eleştiri toplamak değildi; topladığı eleştirileri ayırmadan, çevirmeden ve hangisini alacağına karar vermeden işe koymuştu.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Geçen ders eleştiriyi veren tarafa bakıyordu: yer göstermek, ölçütü söylemek, çalışan yeri korumak. Ama eleştirilerin çoğu böyle kurulmuş gelmez. «Olmamış», «modern olsun», «bence yazı küçük» gibi gelir ve işi yapan kişi bu cümlelerle ne yapacağını kendisi bulmak zorunda kalır. İlk seviyedeki eleştirilme korkusu dersi eleştiriden önce duyulan korkuyu ve gelen tepkinin iki türünü işlemişti. Bu ders korkuyla değil, eleştiri geldikten sonraki işle ilgileniyor: genel bir cümleyi işin bir parçasına indirmek, çözüm olarak gelen cümleden sorunu çıkarmak, her eleştiri için bir karar vermek ve uygulanmayanı nasıl bırakacağını bilmek. Eleştiri duyulduğu anda yükselen savunma isteği ise başka bir işin konusu; burada masa sakin, eleştiriler kâğıtta.
Aşağıdaki örnekler kurgudur.
Sıfır noktası — parça daraltma
Parça daraltmanın değeri, aynı cümlenin arkasında çok farklı şeyler durabilmesinden gelir. «Karışık» diyen biri bir başlıktan, bir renkten ya da bir sıradan söz ediyor olabilir. Soru sorulmazsa işi yapan kişi bunların hepsini birden değiştirir, ya da en kolay olanı değiştirip sorunun çözüldüğünü sanır.
Mekanizma — sorunu geri isteme ve alım kararı
Bazı eleştiriler yeri gösterir ama bir sorun değil, bir çözüm getirir. Bazıları ise sorun da yer de taşır ama sayıları o kadar çoktur ki hangisinin uygulanacağı belirsiz kalır.
İleri katman
Usta katmanı — bağımsız tekrar ve açık bırakma
Alım kararı her eleştiriyi tek tek tartar. Ama bazı eleştirilerin ağırlığı ancak yan yana sayılınca ortaya çıkar, bazıları da bırakıldıktan sonra eleştirenle nasıl konuşulduğuna göre bir sonraki eleştiriyi ya getirir ya da susturur.
Yöntemin bir sınırı var. Alım kararı, işin neyi yapmaya çalıştığı bilindiğinde verilebilir; hedef belirsizse hangi eleştirinin alınacağı ile hangisinin bırakılacağı ayrılamaz ve karar ister istemez en yüksek sese ya da en yakın kişiye gider. Bir de bu dersin araçları sakin bir masada, eleştiriler kâğıda yazıldıktan sonra çalışır. Eleştiri yüz yüze, o anda geldiğinde onu duymak bambaşka bir iştir.
Yanılgılar
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"İyi bir yaratıcı, gelen her eleştiriyi uygular."
Doğrusu
Her eleştiriyi uygulamak, işi eleştirilerin toplamına çevirir. Eleştiriler birbirini bozabilir; hangisinin alınacağına işi yapan karar verir.
Yaygın yanlış"Genel bir eleştiri işe yaramaz, görmezden gelinmelidir."
Doğrusu
Genel bir eleştirinin arkasında çoğu zaman somut bir yer vardır. Parça daraltma onu bulur; bulunamazsa not silinmez, kenarda bekletilir.
Yaygın yanlış"Eleştirene soru sormak savunmaya geçmektir."
Doğrusu
Soru, eleştirinin adresini istiyorsa savunma değildir. Savunmaya dönen şey sorunun kendisi değil, eleştirenin haksızlığını kanıtlamaya çalışmasıdır.
Yaygın yanlış"Bir eleştiriyi çok kişi söylüyorsa doğrudur."
Doğrusu
Sayılması gereken kişi sayısı değil, birbirinden habersiz söyleyenlerin sayısıdır. Aynı masada söylenmiş beş cümle tek bir ses olabilir.
Özet
Aklında kalsın
Eleştirilerin çoğu yer gösteren, ölçütünü söyleyen biçimde gelmez; işi yapan kişi onları kendisi çevirmek zorundadır. Parça daraltma genel bir eleştiriyi kısa sorularla işin tek bir parçasına indirir ve eleştiriyi tartışmadan yalnız adresini sorar. Sorunu geri isteme, çözüm olarak gelen bir cümleden onu doğuran sorunu çıkarır; önerilen çözüm yanlış olabilir ama altındaki sorun çoğu zaman gerçektir. Alım kararı her eleştirinin yanına al, beklet ya da bırak diye yazılır ve böylece seçimi eleştirilerin sayısı değil işi yapan kişi yapar. Bağımsız tekrar, aynı eleştirinin birbirini duymamış kaç kişiden geldiğini sayar; aynı masada yankılanan cümleler tek bir ses sayılır. Açık bırakma, uygulanmayan bir eleştiriyi alındığını ve neden şimdilik uygulanmadığını söyleyerek bırakır, kapıyı kapatmaz. Bunların hepsi işin hedefi bilindiğinde ve eleştiriler sakin bir masada kâğıda yazıldığında çalışır.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Bu dersteki araçların hepsi eleştiri geldikten sonra, eleştiren karşıda değilken işler. Oysa çoğu eleştiri yüz yüze ve o anda gelir. Cümle daha bitmeden zihinde bir cevap kurulmaya başlar, bir açıklama dile gelir, en iyi niyetli soru bile bir anda kendini haklı çıkarma çabasına döner. Eleştiriyi duyduğun anda içinde yükselen o «ama» nereden geliyor ve karşındakinin sözünü kesmeden, onu fark ettiğini nasıl anlayabilirsin?
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.