İçeriğe geç

S2-M07-D04·Test, geri bildirim ve yineleme

Beğeni ile kanıt arasındaki fark

sıfırdan ileri2.112 kelime16 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir katılımcının bir şeyi beğenmesiyle o şeyin gerçekten işe yaradığını göstermesi aynı cümlede gelebilir, ama ikisi aynı şey değildir. Beğeni cümlesi bir tercihi taşır; davranış kanıtı, önceden yazılmış bir soruya ve bir eşiğe bağlanan davranıştır. İkisi çelişmediğinde ayrım gözden kaçabilir, ama çelişince önemi anlaşılır: çok beğenilen bir düzen ikinci kez hiç kullanılmayabilir, pek sevilmeyen bir araca herkes kendiliğinden dönebilir. Bu ayrışma bir hata değil bir bilgidir ve yalnız iki sütun ayrı tutulduğunda görülür.

Bedel ödenerek verilen bir tepki — geri gelmek, adını yazdırmak, kendi malzemesini getirmek — söylemekten daha güçlüdür, çünkü yapmak bir şeye mal olur. Ama bedelin ekip tarafından yapay olarak şişirildiği anda bu güç kaybolur; geri gelme artık merakın değil ödülün kanıtı olur. Son katman bir istisna taşır: sorulan soru gerçekten bir hoşlanma sorusuysa beğeni doğrudan cevaptır, ama o zaman bile tek kişinin cümlesi değil, sayılan beğeni karar verir. Bir biçimin «doğru» olduğu hiçbir zaman söylenmez; söylenen yalnız, beğeninin hangi soruya cevap verdiğidir.

Açılış sahnesi

Bir doğaçlama tiyatro grubu, yeni bir ısınma oyununu üç haftadır deniyordu ve her provanın sonunda kısa bir değerlendirme turu yapıyordu. Turda herkes sırayla bir cümle söylüyordu ve gözlemci bu cümleleri aynı deftere, aynı sütuna yazıyordu. Üçüncü haftanın sonunda defteri okuyunca bir şey fark etti: sayfanın neredeyse tamamı «çok eğlenceliydi», «bu oyunu sevdim», «bence işe yaradı» gibi cümlelerden oluşuyordu. Bu cümlelerin hiçbiri, oyunun asıl sorduğu soruya cevap vermiyordu — oyun, katılımcıların sahneye çıkarken tereddüt etme süresini kısaltmak için tasarlanmıştı ve defterde bu süreye dair tek bir kayıt yoktu. Gözlemci ikinci bir sütun açtı ve o hafta yalnız davranışı yazdı: kim sahneye kaç saniyede çıktı, kim ilk repliği kimden bekledi, kim hiç beklemeden başladı. Dördüncü hafta iki sütunu yan yana koyduğunda ortaya çıkan tablo şaşırtıcıydı: en çok beğenilen turda tereddüt süresi hiç kısalmamıştı, en az beğenilen turda ise herkes saniyeler içinde sahneye çıkmıştı. Beğeni ile oyunun asıl sorduğu soru, aynı sayfada duruyordu ama farklı yöne bakıyordu.

Bu derste ne olacak

Bir katılımcının söylediği ile yaptığı, çoğu zaman aynı deftere aynı satıra yazılıyor. Bunları ayrı iki sütuna taşımak gerekiyor: biri katılımcının bir şeyi nasıl karşıladığını, öbürü onunla ne yaptığını gösteriyor. İkisi de gerçek bir kayıt, ama ikisi farklı bir soruya cevap veriyor ve aynı ağırlıkta okunduğunda yanıltıcı olabiliyor.

Bu ayrımın nerede bulanıklaştığı, bir katılımcının küçük bir bedel ödeyerek verdiği tepkinin neden söylenen bir cümleden daha güçlü sayıldığı ve beğeninin bazen gerçekten doğrudan cevap olduğu bir durum, sırayla açılıyor.

Aşağıdaki örnekler kurgudur.

Sıfır noktası — beğeni cümlesi

Mekanizma — davranış kanıtı ve bedelli işaret

Beğeni cümlesi bir tercihi taşırken, test planındaki soruya asıl cevap veren şey katılımcının o an yaptığıdır. İki mekanizma bu farkı somutlaştırır: biri katılımcının elindeki işi nasıl bitirdiğine bakar, diğeri katılımcının bir şeye ne kadar bedel ödediğine.

Davranış kanıtı katılımcının fikri kullanırken yaptığına bakar; bedelli işaret ise katılımcının o fikre ne kadar bedel ödediğine.

Usta katmanı — ayrışan işaret ve beğeni sorusu

İki mekanizma bazen aynı yöne, bazen ters yöne işaret eder. Ters yön göründüğünde bu bir hata değil, gözden kaçırılmaması gereken bir bilgidir.

Bazen sorulan sorunun kendisi bir hoşlanma sorusudur ve o zaman beğeni cümlesi doğrudan cevaptır.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Bir katılımcı bir şeyi beğendiyse, o şey gerçekten işe yarıyor demektir."
Doğrusu

Beğeni bir tercihi bildirir, fikrin sonucunu değil; işe yarayıp yaramadığını gösteren şey katılımcının o fikri kullanırken yaptığıdır.

Yaygın yanlış"Davranış kanıtı her zaman değerlidir, beğeni cümlesi kaydedilmeye değmez."
Doğrusu

İki mekanizma farklı soruların cevabıdır; beğeni sorusu sorulduğunda beğeni cümlesinin kendisi doğrudan kanıttır ve kaydı atlanmaz.

Yaygın yanlış"Bedelli işaret, katılımcıdan bir ücret ya da ön ödeme istemektir."
Doğrusu

Bedel zaman, adım ve çabadır; katılımcıdan para ya da depozito istemek bedelli işareti üretmez, yalnız ölçtüğü şeyi bozar.

Yaygın yanlış"Beğeni sorusu değilse bile beğeniyle cevaplanabilir."
Doğrusu

Sorulan soru bir işlevi ölçüyorsa beğeni cevap değildir; hoşlanma dışındaki bir soruya beğeniyle cevap aranınca asıl sorun gözden kaçar.

Yaygın yanlış"Ayrışan işaret görüldüğünde beğeni kaydı silinir."
Doğrusu

Ayrışma bir bilgidir, karar davranıştan yana verilse bile beğeni kaydı tutulur; kullanılan ama sevilmeyen bir şey ileride terk edilebilir.

Aklında kalsın

Bir katılımcının bir şeyi beğenmesiyle o şeyin gerçekten işe yaradığını göstermesi aynı cümlede gelebilir, ama ikisi aynı şey değildir. Beğeni cümlesi bir tercihi taşır; davranış kanıtı, önceden yazılmış bir soruya ve bir eşiğe bağlanan davranıştır. İkisi çelişmediğinde ayrım gözden kaçabilir, ama çelişince önemi anlaşılır: çok beğenilen bir düzen ikinci kez hiç kullanılmayabilir, pek sevilmeyen bir araca herkes kendiliğinden dönebilir. Bu ayrışma bir hata değil bir bilgidir ve yalnız iki sütun ayrı tutulduğunda görülür.

Bedel ödenerek verilen bir tepki — geri gelmek, adını yazdırmak, kendi malzemesini getirmek — söylemekten daha güçlüdür, çünkü yapmak bir şeye mal olur. Ama bedelin ekip tarafından yapay olarak şişirildiği anda bu güç kaybolur; geri gelme artık merakın değil ödülün kanıtı olur. Son katman bir istisna taşır: sorulan soru gerçekten bir hoşlanma sorusuysa beğeni doğrudan cevaptır, ama o zaman bile tek kişinin cümlesi değil, sayılan beğeni karar verir. Bir biçimin «doğru» olduğu hiçbir zaman söylenmez; söylenen yalnız, beğeninin hangi soruya cevap verdiğidir.

Sonraki derse köprü

Oturumlar bitip iki sütun ayrı tutulduğunda katılımcının söylediği ile yaptığı artık aynı satırda karışmıyor. Ama toplanan bilgi burada durmuyor; şimdi onu bir yere taşımak gerekiyor — ekibe, prototipi yapan kişiye, bir sonraki turu tasarlayana. Bu taşıma sırasında aynı sorun başka bir kapıdan geri geliyor: bu kez beğeni cümlesini kuran katılımcı değil, ekibin kendisi oluyor. «Güzel olmuş» ya da «olmamış» gibi bir yargı ekibin kendi ağzından çıktığında da aynı belirsizliği taşır — dinleyen kişi bunun bir gözlem mi, bir tercih mi olduğunu ayırt edemez.

Bir gözlemi doğrudan bir yargıya çevirmeden, yalnız ne görüldüğünü söyleyerek aktarmak mümkün müdür? Ekip üyesi bir prototipi izlediğinde gördüğü şeyi «bence şöyle olmalı» yerine hangi cümleyle taşıyabilir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.