İçeriğe geç

S2-M05-D04·Fikirleri değerlendirme ve seçme

Kullanıcı ve bağlam değeri

sıfırdan ileri2.411 kelime16 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir fikrin değeri kullanıcının genel bir görüşünden değil, onu kullanacağı belirli bir andan ve o anın koşullarından okunur. Vitrin anı fikirleri en elverişli koşullarda gösterir ve orada neredeyse her fikir iyi çalışır; bu yüzden vitrin anı bir seçim değil, yalnızca bir başlangıçtır.

Asıl ayrım sıradan anda ortaya çıkar: kullanıcının eli dolu, vakti kısıtlı, dikkati dağınık olduğu bir anda hangi fikrin gerçekten tuttuğudur. Aynı fikir, kullanıcının hayatındaki ana göre değer kaybedebilir ya da kazanabilir; bu bir kusur değil, değerin zaten anlık olmasının doğal sonucudur. Bir fikri seçen kişiyle onu gerçekten kullanacak kişi de aynı anı paylaşmayabilir; seçenin anında parlayan bir fikir, kullananın anında sessizce elenebilir.

Bazı farklar günlük anlarda hiç görünmez ve yalnız seyrek ama sonuç doğuran bir anda ortaya çıkar; sıradan an ölçütü tek başına bu farkı kaçırır. An sınaması bu yüzden tek bir ana değil en az üç ana bakar: vitrin anı, sıradan an ve en zor an birlikte okunduğunda seçim kendiliğinden ortaya çıkar. Sınama doğru sırayla uygulanıp yanlış bir içerikle de doldurulabilir; sıradan an diye seçilen zaman aslında yine sakin ve elverişliyse sınama adını taşır ama işini yapmaz.

Açılış sahnesi

Bir restoran zincirinin ekibi, şubelerde denenecek yeni bir sipariş alma fikrini tartışıyor. İki öneri var: garsonun masaya gelip siparişi sözlü alması, ya da masaya bırakılan bir kart aracılığıyla müşterinin kendi telefonundan menüye bakıp siparişini kendisinin girmesi. İki fikir de ekibin sakin bir öğleden sonra toplantısında canlandırılıyor; ikisi de hızlı ve sorunsuz işliyor, toplantı sözlü sipariş fikrine doğru kayıyor.

Toplantı bitmeden biri farklı bir soru soruyor: cuma akşamı saat sekizde, yirmi kişilik bir sırada, elinde poşetlerle bekleyen ve yanındaki çocuğu sakinleştirmeye çalışan bir müşteriyi düşünelim; hangi fikir onun için çalışıyor? Soru sorulunca oda susuyor, çünkü iki fikir de hiç böyle bir anda denenmemiş. Ekip iki fikri de aynı cuma akşamı saatine taşıyıp deniyor. Sözlü sipariş fikri orada geç kalıyor, çünkü garson kalabalık sırada her masaya tek tek yetişemiyor. Kart üzerinden kendi kendine sipariş fikri ise müşterinin sırasını beklerken bile menüye bakmasına izin veriyor ve siparişi iki dakikada bitiriyor. Sabahki eğilim tersine dönüyor; değişen fikirler değil, fikirlere bakılan andı.

Bu derste ne olacak

Değer iddiası dersi bir adayın değerinin kimin için ve ne bakımından söylendiğini sormuştu, kullanıcı bakış açısı dersi ise kullanıcıyı gerçekten anlamanın yollarını açmıştı. Bu ders ikisinin de bırakıp gittiği bir soruyu alıyor: kullanıcı bir fikri hangi anda kullanıyor olacak?

Bir fikrin değeri kullanıcıya genel olarak değil, onu kullanacağı belirli bir anda ve o anın koşullarında ölçülür. Önce fikirlerin en elverişli koşullarda değerlendirildiği anı göreceğiz; orada neredeyse her fikir iyi görünür. Sonra aynı fikirlerin kullanıcının sıradan bir gününe taşındığında sıralamanın nasıl değiştiğini göreceğiz. Ardından bir fikrin değerinin zamana göre nasıl yön değiştirdiğine ve seçimi yapan kişiyle o fikri gerçekten kullanacak kişinin anının nasıl ayrıştığına bakacağız. Son olarak günlük anların kaçırdığı seyrek bir anı ve seçimden önce birden çok anı birlikte deneyen bir sınamayı göreceğiz. Yaratıcı güçlü yönler dersindeki bağlam koşulu, bir kişinin gücünün her yerde değil belirli bir koşulda ortaya çıktığını söylüyordu; bu ders aynı gözlemi kişinin kendisine değil, fikri kullanacak kişinin anına uyguluyor.

Aşağıdaki örnekler kurgudur.

Sıfır noktası — vitrin anı ve sıradan an

Masaya getirilen her fikir önce en iyi hâliyle görülür. Bu karşılaşma gerçek ama eksik; fikrin asıl sınandığı yer orası değildir.

Vitrin anında iyi görünen bir fikir, kullanıcının kendi gününe taşındığında aynı kalmayabilir.

Mekanizma — değer kayması ve seçenin anı

Vitrin anı ile sıradan an arasındaki fark bir fikrin iyi mi kötü mü olduğunu gösteriyordu. Şimdi aynı fikrin tek bir günde bile değil, kullanıcının hayatındaki farklı dönemlerde nasıl değiştiğine bakıyoruz. Bazı fikirler bir anda değerliyken başka bir anda aynı kullanıcı için yüke dönüşür; bu, fikrin bozulması değil, kullanıcının o andaki durumunun değişmesidir.

Bazı fikirler ise doğru anda değil, yanlış kişinin anında denenir; seçimi yapan kişiyle o fikri gerçekten kullanacak kişi aynı olmayabilir.

Usta katmanı — seyrek an ve an sınaması

Sıradan an ölçütü çoğu zaman doğru sonucu verir, ama her zaman yeterli değildir. Bazı fikirler günlük anlarda hiç fark yaratmaz; onları ayıran, yılda birkaç kez gelen ve sonucu belirleyen bir andır.

Seyrek anı görmenin yolu sıradan anı bırakmak değil, ikisini birlikte tutmaktır. Bir seçimden önce her fikri birden fazla anda denemek bu yüzden ayrı bir adım gerektiriyor.

An sınaması doğru sırayla uygulanıp yanlış bir içerikle de doldurulabiliyor.

Bazı seçimler ise an sınamasına hiç uğramadan, tek bir anın üzerinden bitiyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Bir fikrin değeri kullanıcıdan kullanıcıya değil, kendi içinde sabittir."
Doğrusu

Değer kullanıcının o anki durumuna bağlıdır; aynı fikir bir anda değerli, başka bir anda yük olabilir ve bu fikrin kendisinde bir değişiklik gerektirmez.

Yaygın yanlış"Vitrin anında iyi çalışan bir fikir, her koşulda aynı iyi çalışır."
Doğrusu

Vitrin anı koşulları elverişli kılar ve neredeyse her fikri iyi gösterir; asıl sınav, kullanıcının elinin dolu, vaktinin kısıtlı olduğu sıradan anda başlar.

Yaygın yanlış"Sıradan an, herkesin bildiği sakin ve rahat bir zaman dilimidir."
Doğrusu

Sıradan an kullanıcının olağan koşuludur, sakinlik değil; sakin bir saati sıradan an sanmak, sınamayı yeniden bir vitrin anına çeviriyor.

Yaygın yanlış"Bir fikri seçen kişinin görüşü, onu kullanacak kişinin görüşüyle aynıdır."
Doğrusu

Seçen kişi kendi anına bakar, kullanan kişi kendi anına; ikisi örtüşmediğinde seçende değerli görünen bir fikir kullananda değersiz çıkabilir.

Yaygın yanlış"Bir kez değerli bulunan fikir, zaman geçtikçe hep değerli kalır."
Doğrusu

Değer kullanıcının anına bağlı olduğu için zamanla yön değiştirebilir; ilk haftasında değerli olan bir fikir üçüncü ayda aynı kullanıcı için bir yüke dönüşebilir.

Aklında kalsın

Bir fikrin değeri kullanıcının genel bir görüşünden değil, onu kullanacağı belirli bir andan ve o anın koşullarından okunur. Vitrin anı fikirleri en elverişli koşullarda gösterir ve orada neredeyse her fikir iyi çalışır; bu yüzden vitrin anı bir seçim değil, yalnızca bir başlangıçtır.

Asıl ayrım sıradan anda ortaya çıkar: kullanıcının eli dolu, vakti kısıtlı, dikkati dağınık olduğu bir anda hangi fikrin gerçekten tuttuğudur. Aynı fikir, kullanıcının hayatındaki ana göre değer kaybedebilir ya da kazanabilir; bu bir kusur değil, değerin zaten anlık olmasının doğal sonucudur. Bir fikri seçen kişiyle onu gerçekten kullanacak kişi de aynı anı paylaşmayabilir; seçenin anında parlayan bir fikir, kullananın anında sessizce elenebilir.

Bazı farklar günlük anlarda hiç görünmez ve yalnız seyrek ama sonuç doğuran bir anda ortaya çıkar; sıradan an ölçütü tek başına bu farkı kaçırır. An sınaması bu yüzden tek bir ana değil en az üç ana bakar: vitrin anı, sıradan an ve en zor an birlikte okunduğunda seçim kendiliğinden ortaya çıkar. Sınama doğru sırayla uygulanıp yanlış bir içerikle de doldurulabilir; sıradan an diye seçilen zaman aslında yine sakin ve elverişliyse sınama adını taşır ama işini yapmaz.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir fikrin kullanıcının hangi anına göre değerlendirildiğine baktık ve o anın koşullarını yazmayı öğrendik. Ama bir fikir kullanıcının sıradan anında da gerçekten değerli çıkabilir ve bu hâlâ onun seçilebileceği anlamına gelmiyor.

Uygulanabilirlik ölçütü burada başlıyor: o fikri gerçekten kurmak, elde olan zaman, beceri, malzeme ve izinle mümkün mü? Ve bir fikre "bu yapılamaz" denildiğinde, bu hüküm ne zaman gerçek bir sınırdan geliyor, ne zaman yalnızca bir alışkanlıktan?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.