İçeriğe geç

S1-M05-D08·Hayal gücü ve zihinsel canlandırma

Duyular arası hayal kurma

sıfırdan ileri2.162 kelime14 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bu ders bir soruyla başladı: burası çalışırken nasıl bir ses olur. Sorunun kendisi sıradan; sıra dışı olan, o sorunun sekiz kere çizilmiş bir planda hiç sorulmamış olması. Tek kanalda çalışan biri eksik bilgiyle çalışmıyor, eksik soruyla çalışıyor. Ve eksik soru sessiz, çünkü cevabını bulamadığın bir şeyi fark edersin ama hiç sormadığın bir şeyi fark etmezsin.

Elindeki hamle şu: kurduğun şeyi başka bir kanalda yeniden kur. Görsel kurduğunu sesle, sesle kurduğunu hareketle, hareketle kurduğunu dokunmayla. Çevirdiğinde yüzey düşecek ve yapı kalacak; altıncı derste bilerek çıkman gereken basamağı çeviri senin yerine çıkaracak. Çeviri sana yeni bir soru sordurduysa gerçektir. Sordurmadıysa, muhtemelen ilk kanalın tarifini başka kelimelerle tekrar etmişsindir.

Kaybı da hesaba kat. Her çeviri bir şey düşürüyor ve düşenin ne olduğunu bilmek, çeviriyi asıl kurgunun yerine koymanı engelliyor. Sesle bulduğun sorunu çözmek için görüntüye geri dönmen gerekiyor; çeviri bir sınama turu, bir taşınma değil. Ve belirleyici olanın kaç kanalın olduğu değil, kaç kere geçiş yaptığın olduğunu unutma. İki kanal arasında düzenli gidip gelen biri, hiç geçiş yapmayan birinden daha çok şey buluyor.

Açılış sahnesi

Bir kişi küçük bir atölyenin yerleşimini planlıyor. Kâğıda çiziyor, siliyor, yeniden çiziyor. Sonunda plan iyi görünüyor: tezgâhlar duvar boyunca, geçiş yolu ortada, depo köşede. Çizimi gösterdiğinde biri şunu soruyor: burası çalışırken nasıl bir ses olur.

Cevap veremiyor. Çünkü o mekânı sekiz kere kurmuş ama sekizinde de görüntü olarak kurmuş. Soruyu ciddiye alıp mekânı zihninde sesle kurmaya çalışıyor ve on saniye içinde bir şey çıkıyor: kesim tezgâhı ile toplantı köşesi yan yana. Çizimde bu ikisi düzgün duruyordu, aralarında yeterli mesafe vardı, geçişi engellemiyorlardı. Seste ise biri diğerini bastırıyor.

Kâğıtta hiç görünmeyen sorun, kanal değişince ilk on saniyede görünüyor.

Bu derste ne olacak

Üçüncü modülde duyularla gözlem yapmıştın. Orada duyular dışarıdaydı: bir yere gidiyor, duruyor ve kulağını açıyordun. Duyamadığın bir şey varsa yaklaşabiliyor, göremediğin bir şey varsa eğilebiliyordun. Bu modülde ise dışarısı yok. Henüz var olmayan bir yerleşimi, bir düzeni ya da bir işleyişi zihninde kurmak zorundasın ve oraya gidip bakma imkânın yok.

Modülün ilk dersinde zihinsel canlandırmanın bir resim olmak zorunda olmadığını görmüştün. O ders bir kapı açtı: canlandırma görüntüden ibaret değil. Şimdi o kapıdan içeri giriyoruz. Bu derste zihinde ses kurmayı, doku hissetmeyi ve bir hareketi bedende canlandırmayı ele alacağız — ve asıl mesele bunların hangisini yapabildiğin değil, aralarında geçiş yapıp yapmadığın.

Bu ders hâlâ teşhis katmanında. Sana bir yöntem listesi vermeyeceğim. Sana hangi kanalda çalıştığını fark ettirmeye ve bir kanaldan diğerine geçmenin ne ürettiğini göstermeye çalışacağım.

Aşağıdaki örnekler kurgudur.

Sıfır noktası — kanal ve çevirme

Bunun pratik sonucu şu: bir kanalda sorulamayan soru hiç sorulmuyor. Görüntü kanalında "bu iki iş birbirini bastırır mı" diye soramazsın, çünkü görüntüde bastırma diye bir şey yok. Hareket kanalında "bu renk çok mu koyu" diye soramazsın. Tek kanalda kalan biri, dünyayı eksik gördüğü için değil, elindeki kanalın soramadığı soruları hiç aklına getirmediği için tıkanıyor. Tıkanmanın kendisi de sessiz: cevabın yokluğunu değil, sorunun yokluğunu yaşıyorsun.

Bunun pratik sonucu, çevirmenin bir süsleme değil bir sınama olması. Çevirdiğinde elindeki kurgu ya çeviriye dayanıyor ya da dayanmıyor. Dayanmıyorsa iki ihtimal var: ya kurgu eksikti ve şimdi eksiği görüyorsun, ya da o soru gerçekten o kanala ait değil ve bunu öğrenmiş oluyorsun. Her iki durumda da çeviri denemesi bilgi üretiyor, çünkü çeviremediğin nokta rastgele bir yerde değil, kurgunun en zayıf yerinde çıkıyor.

Mekanizma — süzgeç ve sahte çeviri

Bunun pratik sonucu, bu modülün altıncı dersiyle birlikte okununca çıkıyor. Orada soyutlama basamağını bilerek çıkman gerekiyordu: bir şeyi ne kadar yukarıdan tarif edeceğine karar veriyordun ve bu karar zordu. Kanal çevirme aynı işi kendiliğinden yaptırıyor. Kanal değiştiğinde yüzey ayrıntıları taşınamıyor ve elinde zorunlu olarak yapı kalıyor. Basamak çıkmayı bir karar olarak veremediğin durumlarda, çeviri o kararı senin yerine veriyor.

Bunun pratik sonucu, çevirinin işe yarayıp yaramadığını anlamanın basit bir ölçütü olması: çeviri sana yeni bir soru sordurduysa gerçek, sordurmadıysa sahte. Gerçek çeviri seni zorlar, çünkü yeni kanalın kendi soruları vardır ve o soruların cevaplarını daha önce hiç düşünmemişsindir. Sahte çeviri rahattır, çünkü aslında bildiğin şeyi başka kelimelerle tekrar etmişsindir.

Usta katmanı — kaybı hesaba katmak

Bunun pratik sonucu, çevirinin aslın yerine geçmemesi. Kanal çevirme bir sınama aracı, bir taşıma aracı değil. Bir düzeni sesle kurup yapısal bir sorun bulduğunda işin bitmiyor; bulduğun şeyi asıl kanala geri götürüp orada çözmen gerekiyor. Çeviride kalan biri, elindeki kaba karşılığı asıl kurgu sanmaya başlıyor ve düşen ayrıntılar sessizce kayboluyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Herkes zihninde görüntü kurar, bu yüzden görsel kanal esastır."
Doğrusu

Kanal dağılımı kişiden kişiye değişiyor ve tek bir esas kanal yok. Görsel kanalın yaygın görünmesinin bir sebebi, gündelik dilin görsel olması. Esas kanal diye bir şey olmadığı için, kendi alışkın kanalını herkesin kanalı sanmak yanıltıyor.

Yaygın yanlış"Kanal çevirme bir anlatım süsüdür."
Doğrusu

Çeviri anlatmak için değil, sınamak için yapılıyor. Kimseye anlatmayacağın bir kurguyu bile çevirmek işe yarıyor, çünkü çeviri kurgunun taşımadığı yeri gösteriyor. Süs olarak yapılan çeviri zaten sahte çeviri oluyor ve hiçbir şey sınamıyor.

Yaygın yanlış"Çeviri sırasında bir şeyin kaybolması çevirinin başarısızlığıdır."
Doğrusu

Kayıp mekanizmanın kendisi. Yüzey düşmeseydi yapı görünmezdi. Kaybı sorun sayan biri çeviriyi ayrıntıyla doldurmaya çalışıyor ve elinde yine ilk kanalın kopyası kalıyor.

Yaygın yanlış"Zihinde ses ya da hareket kurmak özel bir uğraşı olanlara özgüdür."
Doğrusu

Bu hamle bir uzmanlık değil, bir alışkanlık meselesi. Bir işi kaç kere yapacağını tahmin etmek, bir sıranın işleyip işlemeyeceğini görmek, bir mekânın yaşanabilirliğini kestirmek — hepsi bu hamleye dayanıyor ve hepsi gündelik.

Aklında kalsın

Bu ders bir soruyla başladı: burası çalışırken nasıl bir ses olur. Sorunun kendisi sıradan; sıra dışı olan, o sorunun sekiz kere çizilmiş bir planda hiç sorulmamış olması. Tek kanalda çalışan biri eksik bilgiyle çalışmıyor, eksik soruyla çalışıyor. Ve eksik soru sessiz, çünkü cevabını bulamadığın bir şeyi fark edersin ama hiç sormadığın bir şeyi fark etmezsin.

Elindeki hamle şu: kurduğun şeyi başka bir kanalda yeniden kur. Görsel kurduğunu sesle, sesle kurduğunu hareketle, hareketle kurduğunu dokunmayla. Çevirdiğinde yüzey düşecek ve yapı kalacak; altıncı derste bilerek çıkman gereken basamağı çeviri senin yerine çıkaracak. Çeviri sana yeni bir soru sordurduysa gerçektir. Sordurmadıysa, muhtemelen ilk kanalın tarifini başka kelimelerle tekrar etmişsindir.

Kaybı da hesaba kat. Her çeviri bir şey düşürüyor ve düşenin ne olduğunu bilmek, çeviriyi asıl kurgunun yerine koymanı engelliyor. Sesle bulduğun sorunu çözmek için görüntüye geri dönmen gerekiyor; çeviri bir sınama turu, bir taşınma değil. Ve belirleyici olanın kaç kanalın olduğu değil, kaç kere geçiş yaptığın olduğunu unutma. İki kanal arasında düzenli gidip gelen biri, hiç geçiş yapmayan birinden daha çok şey buluyor.

Sonraki derse köprü

Bu dersle birlikte hayal gücü modülü kapanıyor. Sekiz derste zihinsel canlandırmayı kurduk, olası dünyalar açtık, konum değiştirdik, nesnelere yeni işlevler bulduk, benzetmeyle yapı taşıdık, uzak kavramları bağladık, kısıtlarla çalıştık ve son olarak kanallar arasında çevirdik. Hepsinin ortak yanı şu: her biri bir üretim hamlesiydi ve her biri sana daha fazla malzeme çıkardı.

Sıradaki modül ıraksak düşünmeyi ele alıyor ve ilk dersi yargıyı erteleme. Orada karşılaşacağın şey bu modülün sessiz sorunu: üretim hamlelerini öğrendin ama üretim sırasında zihnin çoğu zaman aynı anda değerlendirme de yapıyor. Bir fikri kurarken bir yandan da onu ayıklıyorsun ve ayıklama üretimden hızlı olduğu için çoğu fikir tamamlanmadan düşüyor. Yedinci derste kısıtı üretim aşamasından seçme aşamasına taşımıştık; sıradaki ders aynı hamleyi kısıt için değil, yargının tamamı için yapıyor. Sorusu şu: değerlendirmeyi geciktirmek gerçekten mümkün mü, yoksa yalnızca sessizleştirilmiş bir hâlde mi devam ediyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.