İçeriğe geç

S1-M05-D04·Hayal gücü ve zihinsel canlandırma

Bir nesneye yeni işlevler bulma

sıfırdan ileri1.994 kelime14 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İşlev nesnenin içinde değildir; nesneyle ihtiyacın karşılaştığı yerde oluşur ve bu yüzden bir nesnenin işlevleri sayılamaz, karşılaşmaları sayılır.

Yeni işlevin önündeki engel bilgisizlik değil bilgidir; ad bir kullanımı öyle güçlü çağırır ki diğerleri hiç akla gelmez.

Laboratuvarda yön nesneden kullanıma doğruydu; gerçek işlerde yön terstir ve ihtiyaçtan başlanır. Bunun tek şartı, ihtiyacın hiçbir nesne adı geçmeden yazılmasıdır.

Bir işlev genellikle nesnenin tek bir özelliğine dayanır; o özelliği bilmek çözümü tek seferlik olmaktan çıkarır ve aynı işi yapacak yedekleri aratabilir hâle getirir.

Bedelsiz yeni işlev azdır; aynı çözüm, nesnenin asıl işinin ne sıklıkla gerektiğine göre iyi ya da kötü olur ve bedel sorulmadığında bu fark görünmez.

Açılış sahnesi

Bir odada kapı sürekli çarpıyor ve iki kişi bunu çözmeye çalışıyor.

Birincisi şunu söylüyor: kapı stoperi lazım. Doğru bir cümle ve o an ortada kapı stoperi yok. Konu kapanıyor.

İkincisi başka bir şey yapıyor. İhtiyacı bir cümleyle yazıyor: kapının altına, kaymayan ve yeterince ağır bir şey gerekiyor.

Sonra odaya bakıyor.

Üç aday buluyor. Kalın bir kitap, içi dolu bir bez torba ve lastik tabanlı bir ayakkabı.

Kitap kayıyor. Torba iş görüyor. Ayakkabı en iyisi çıkıyor, çünkü hem ağır hem lastik tabanı yere tutunuyor.

İki kişi de aynı odaya baktı.

Birincisi bir nesne adı aradı ve bulamadı. İkincisi bir özellik aradı ve üç tane buldu.

Bu ders o farkı anlatıyor.

Bu derste ne olacak

Önce işlevin ne olduğunu tanımlayacağız ve tanım nesnenin içinde olmayacak.

Sonra bir nesnenin neden tek işlevliymiş gibi göründüğünü söyleyeceğiz; sebep nesnede değil adında.

Ardından bu dersin asıl hamlesine geleceğiz: aramanın yönünü çevirmek.

Sonra bir işlevin nesnenin hangi tek özelliğine dayandığını bulacağız, çünkü o özelliği bilmek aynı işi başka nesnelerde de aratabiliyor.

Son olarak bedelini konuşacağız, çünkü bedelsiz yeni işlev azdır.

Bir sınır: Seviye 0'ın laboratuvarında bir nesneye on yeni kullanım üretmiştin ve orada yön nesneden kullanıma doğruydu; duvarı aşmak için özelliklere bakmayı da orada öğrendin. Bu ders o egzersizi tekrar etmiyor. Buradaki yön ters: elinde bir ihtiyaç var ve onu karşılayacak nesneyi arıyorsun. Gerçek işlerde çoğunlukla bu yön kullanılıyor. Aşağıdaki örnekler kurgudur.

Sıfır noktası — işlev nesnenin içinde değildir

Bunun pratik sonucu şu: bir nesnenin işlevlerini saymak mümkün değil, çünkü sayı nesneye değil karşılaşabileceği ihtiyaçlara bağlı. Aynı ayakkabı bir ihtiyaçla karşılaştığında giyilecek bir şey, başkasıyla karşılaştığında kapı tutan bir ağırlık. Nesne iki durumda da aynı ve iki ayrı şey yapıyor.

Buradaki engel bilgisizlik değil, tam tersine bilgi. Üçüncü modülde bir şeye bakarken adın bulunduğu anda bakmanın durduğunu görmüştün; burada aynı şey işlev tarafında oluyor. Ad bir kullanımı öyle güçlü çağırıyor ki diğerleri hiç akla gelmiyor ve nesne bir tek şeye yarayan bir şey gibi duruyor.

Mekanizma — aramanın yönü ve dayandığı özellik

Bu yönün tek şartı var: ihtiyacın nesne adı olmadan yazılması. "Kapı stoperi lazım" bir ihtiyaç değil, bir çözüm; "kaymayan ve ağır bir şey lazım" bir ihtiyaç. Birincisi tek bir nesneye kilitliyor, ikincisi odadaki her şeyi aday hâline getiriyor. Dördüncü modülde bir problem cümlesinde eylem aramayı öğrenmiştin; burada aranan şey nesne adı.

Bunun kazancı doğrudan. Bir şey işe yaradığında neden yaradığını bilmiyorsan o çözüm tek seferlik kalıyor; sorumlu özelliği bildiğinde ise nesne kaybolduğunda yerine ne koyacağını da biliyorsun. İkinci modülde bir başarı anlatısından tek tek hamleleri ayırmayı öğrenmiştin ve buradaki ayırma da aynı işi görüyor.

Sorumlu özelliği bulmanın en hızlı yolu da bir denemedir. O özelliği taşımayan ama diğer her şeyi benzeyen bir aday bulup denersen, çözüm bozuluyorsa doğru özelliği bulmuşsun demektir. Bu deneme çoğu zaman bir dakika sürüyor ve tahmin etmekten çok daha güvenilir; çünkü hangi özelliğin taşıdığı konusunda ilk tahmin sıkça yanlış çıkıyor.

Usta katmanı — yeni işlevin bedeli

Yeni işlev bulmak çoğu zaman bir kazanç gibi anlatılıyor. Genellikle bir bedeli de var.

Bedeli hesaba katmak kararı değiştiriyor. Kapıyı tutan ayakkabı artık giyilemiyor ve o ayakkabıya günde iki kez ihtiyaç varsa çözüm iyi değil; hiç giyilmeyen bir ayakkabıysa bedel sıfıra yakın. Aynı çözüm, bedeline göre iyi ya da kötü oluyor ve bedel sorulmadığında bu görünmüyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBir nesnenin işlevinin nesnede yazılı olduğu sanılır.
Doğrusu

İşlev nesnenin içinde durmaz; nesneyle ihtiyacın karşılaştığı yerde oluşur ve karşılaşma değişince işlev de değişir. Nesnenin sabit olan yanı özellikleridir, işlevi değil.

Yaygın yanlışBir nesnenin işlevlerinin sayılabileceği düşünülür.
Doğrusu

Sayı nesneye değil karşılaşabileceği ihtiyaçlara bağlıdır; nesneden başlayan liste altı maddede tıkanır, ihtiyaçlardan başlayan liste uzar. Soruyu nesneye değil karşılaşmaya sormak gerekir.

Yaygın yanlışYeni işlev bulmanın önündeki engelin bilgisizlik olduğu sanılır.
Doğrusu

Engel bilgidir; ad bir kullanımı öyle güçlü çağırır ki diğerleri hiç akla gelmez ve nesne tek bir şeye yarayan bir şey gibi durur. Nesneyi adıyla değil özellikleriyle düşünmek bu çağrıyı keser.

Yaygın yanlışİhtiyacın nesne adıyla yazılabileceği düşünülür.
Doğrusu

"Şu araç lazım" bir ihtiyaç değil bir çözümdür ve çözüm kümesini bire indirir; ihtiyaç nesne adı olmadan yazıldığında odadaki her şey aday hâline gelir. Aranan şey nesne adı değil özelliktir.

Yaygın yanlışBir çözümün neden işe yaradığını bilmenin gereksiz olduğu sanılır.
Doğrusu

Sorumlu özellik bilinmediğinde çözüm tek seferlik kalır ve nesne kaybolduğunda arama baştan başlar; bilindiğinde ise aynı özelliğe sahip yedekler bulunur. Yanlış özelliği sorumlu saymak çözümü tekrarlanamaz kılar.

Yaygın yanlışYeni işlevin bedelsiz olduğu düşünülür.
Doğrusu

Çoğu durumda bir şey kazanılır ve bir şey kaybedilir; aynı çözüm, nesnenin asıl işinin ne sıklıkla gerektiğine göre iyi ya da kötü olur. Bedel sorulmadığında bu fark hiç görünmez.

Aklında kalsın

İşlev nesnenin içinde değildir; nesneyle ihtiyacın karşılaştığı yerde oluşur ve bu yüzden bir nesnenin işlevleri sayılamaz, karşılaşmaları sayılır.

Yeni işlevin önündeki engel bilgisizlik değil bilgidir; ad bir kullanımı öyle güçlü çağırır ki diğerleri hiç akla gelmez.

Laboratuvarda yön nesneden kullanıma doğruydu; gerçek işlerde yön terstir ve ihtiyaçtan başlanır. Bunun tek şartı, ihtiyacın hiçbir nesne adı geçmeden yazılmasıdır.

Bir işlev genellikle nesnenin tek bir özelliğine dayanır; o özelliği bilmek çözümü tek seferlik olmaktan çıkarır ve aynı işi yapacak yedekleri aratabilir hâle getirir.

Bedelsiz yeni işlev azdır; aynı çözüm, nesnenin asıl işinin ne sıklıkla gerektiğine göre iyi ya da kötü olur ve bedel sorulmadığında bu fark görünmez.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir nesneyi başka bir işte kullandık ve nesne kendisi olarak kaldı. Ayakkabı ayakkabıydı ve kapıyı tutuyordu.

Şimdi bir adım öteye geçeceğiz.

Bazen bir şeyi anlatmak ya da anlamak için onu başka bir şeymiş gibi ele alıyorsun. Bir tartışmaya düğüm diyorsun, bir işleyişe akış diyorsun, bir kişiye çapa diyorsun. Hiçbiri gerçekten düğüm, akış ya da çapa değil.

Yine de bu adlandırma bir şey yapıyor: o şeye ait bazı özellikleri de yanında getiriyor ve sen o özelliklerle düşünmeye başlıyorsun.

Sıradaki ders benzetme ve metaforu ele alıyor.

Orada göreceğin şey şu: bir benzetme süs değil bir araçtır ve taşıdığı özellikler seçilebilir. Ama aynı benzetme yanında istemediğin özellikleri de getiriyor ve onları fark etmediğinde düşünceni sessizce yönlendiriyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.