İçeriğe geç

S1-M05-D02·Hayal gücü ve zihinsel canlandırma

Olası dünyalar kurma

sıfırdan ileri1.982 kelime14 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Olası dünya kurmak serbest hayal kurmak değildir; tek bir şey değiştirilir ve geri kalan her şey o değişikliğe göre yeniden kurulur, yani her madde bir öncekine dayanmak zorundadır.

Kök tek olmalıdır; birden fazla şey aynı anda değiştirildiğinde hangisinin neyi doğurduğu izlenemez ve ortaya bir dünya değil birkaç yarım dünya çıkar.

Bir dünyayı inandırıcı yapan şey kök değişiklik değil ardıllarının işlenmesidir; ilk iki ardıl tahmin edilebilir, asıl kazanç üçüncü ve dördüncüdedir.

Dünyaları çökerten şey büyük çelişkiler değil, kökle bağı kurulmamış küçük ayrıntılardır; somut bir yoklama sorusuna gelen cevap eski dünyadan geliyorsa orada kopukluk vardır.

Olası dünya bir eğlence değil bir sınama aracıdır; gerçek bir soruyu ucuza yoklar, denemenin yerine geçmez ve taşınacak şey çözümün kendisi değil hangi özelliği sayesinde işe yaradığıdır.

Açılış sahnesi

İki kişiye aynı soru veriliyor: ya insanlar geceleri çalışıp gündüzleri uyusaydı?

Birincisi hızlı gidiyor. On madde sayıyor. Sokaklar boş olurdu, dükkânlar gece açılırdı, herkes daha yorgun olurdu, aydınlatma masrafı artardı, insanlar daha az sosyalleşirdi.

On madde yazılmış görünüyor ve içlerinden ikisi birbiriyle çelişiyor. Sokaklar boşsa insanlar nerede? Dükkânlar gece açıksa neden az sosyalleşiliyor?

İkincisi daha yavaş gidiyor. Tek bir şeyi değiştiriyor ve sonra soruyor: bu değişirse zorunlu olarak ne daha değişir?

Dört madde çıkarıyor.

Dördüncü madde şu: okullar da geceye kaymak zorunda kalırdı ve çocukların uyku düzeni yetişkinlerinkinden ayrılamayacağı için ailelerin gündüz uyuması gerekirdi; yani gündüz yapılan her iş ailelerin uykusuna denk gelirdi.

Bu maddeyi kimse soruyu ilk duyduğunda düşünmüyor.

Birinci kişi on şey saydı ve dünya kurulmadı. İkincisi dört şey saydı ve bir dünya kuruldu.

Bu ders o farkı anlatıyor.

Bu derste ne olacak

Önce olası dünya kurmanın ne olduğunu tanımlayacağız ve tanım serbest hayal kurmayı dışarıda bırakacak.

Sonra bir dünyanın neyin üzerine kurulduğunu göstereceğiz; tek bir şeyin üzerine ve daha fazlasının üzerine değil.

Ardından bu dersin asıl işine geleceğiz: bir değişikliğin zorunlu kıldığı diğer değişiklikleri izlemek. Bir dünyayı inandırıcı yapan şey burada.

Sonra dünyaların nerede çöktüğüne bakacağız ve çöküş büyük bir çelişkiden gelmiyor.

Son olarak bütün bunların ne işe yaradığını söyleyeceğiz, çünkü olası dünya kurmak bir eğlence değil bir sınama aracı.

Bir sınır: bu ders kurmaca yazımı anlatmıyor. Başkasının yerinden bakmak, kısıtlarla hayal kurmak ve benzetme kurmak bu modülün sonraki derslerinde; hepsi bu dersteki tutarlılık kuralını kullanıyor. Aşağıdaki örnekler kurgudur.

Sıfır noktası — kurmak ile hayal etmek arasındaki fark

Bu tanımın pratik sonucu şu: bir olası dünyada üretilen madde sayısı azalıyor ve maddelerin değeri artıyor. Serbest çağrışımda on madde çıkıyor ve çoğu birbiriyle çelişiyor; bağlı çalışmada dört madde çıkıyor ve dördü birden ayakta duruyor. Ayakta duran dört madde üzerine bir şey inşa edilebiliyor.

Tek olması bir kısıtlama gibi görünüyor ve tam tersi. Kök tek olduğunda her yeni madde ona bağlanmak zorunda kalıyor ve bu zorunluluk seni beklemediğin yerlere götürüyor; birden fazla kökle çalışan kişi her tıkandığında yeni bir kök ekliyor ve hiçbirinin sonuna kadar gitmiyor.

Mekanizma — zorunlu olarak ne değişir

Ardılları bulmanın yolu tek bir soruyu tekrar tekrar sormak: bu değiştiyse, buna bağlı olan ne değişmek zorunda? İlk iki ardıl genellikle tahmin edilebilir çıkıyor; üçüncü ve dördüncü ardıllarda beklenmedik şeyler görünüyor ve dersin asıl kazancı orada.

Kopuk ayrıntıyı bulmanın yolu önceki dersten geliyor: yoklama. Dünyaya somut bir soru soruyorsun ve cevap eski dünyadan geliyorsa orada bir kopukluk var. Kaç kişi, hangi saatte, kim taşıyor gibi sorular kopuklukları hemen ortaya çıkarıyor.

Usta katmanı — bu ne işe yarıyor

Buraya kadar bir dünya kurmanın kuralları var. Şimdi asıl soruya geliyoruz: ne için?

Ucuz olması burada belirleyici. Bir düzeni gerçekten kurup denemek haftalar sürüyor ve bedeli var; aynı düzeni bir olası dünyada kurmak yarım saat sürüyor ve yanlış çıkarsa hiçbir şey kaybedilmiyor. Ama önceki derste söylenen sınır geçerli: sınama dünyası denemenin yerine geçmiyor, denenecek şeyi seçmeye yarıyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışOlası dünya kurmanın serbest hayal kurmak olduğu sanılır.
Doğrusu

Kurmanın şartı bağlılıktır; her yeni madde bir öncekine dayanmak zorundadır ve birbirini tutmayan maddeler bir dünya değil bir yığın oluşturur. Çelişkiler bağ kurulmadığında fark bile edilmez.

Yaygın yanlışÇok madde üretmenin zenginlik olduğu düşünülür.
Doğrusu

Serbest çağrışımda on madde çıkar ve çoğu birbiriyle çelişir; bağlı çalışmada dört madde çıkar ve dördü birden ayakta durur. Ayakta duran dört madde üzerine bir şey inşa edilebilir.

Yaygın yanlışAynı anda birkaç şeyi değiştirmenin dünyayı zenginleştirdiği sanılır.
Doğrusu

Birden fazla kökle çalışıldığında hangisinin neyi doğurduğu izlenemez ve ortaya birkaç yarım dünya çıkar. Kök tek olduğunda her madde ona bağlanmak zorunda kalır ve bu zorunluluk beklenmedik yerlere götürür.

Yaygın yanlışBir dünyayı ilginç yapan şeyin kök değişiklik olduğu düşünülür.
Doğrusu

İlk iki ardıl genellikle tahmin edilebilirdir ve dersin kazancı üçüncü ile dördüncü ardıllardadır; erken bırakan kişinin elinde yalnız sıkıcı maddeler kalır. İnandırıcılık kökten değil, ardılların işlenmesinden gelir.

Yaygın yanlışBir dünyanın büyük çelişkilerle çöktüğü sanılır.
Doğrusu

Çökerten şey genellikle kök değişiklikle bağı hiç kurulmamış küçük bir ayrıntıdır ve bu ancak somut bir yoklama sorusuyla ortaya çıkar. Cevap eski dünyadan geliyorsa orada bir kopukluk vardır.

Yaygın yanlışKurulan dünyada çalışan bir çözümün gerçekte de çalışacağı düşünülür.
Doğrusu

Olası dünya kendi kurallarıyla çalışır ve gerçek malzemenin direncini taşımaz; taşınacak şey çözümün kendisi değil, hangi özelliği sayesinde işe yaradığıdır. Sınama dünyası bir karar aracıdır, yaşanacak bir yer değil.

Aklında kalsın

Olası dünya kurmak serbest hayal kurmak değildir; tek bir şey değiştirilir ve geri kalan her şey o değişikliğe göre yeniden kurulur, yani her madde bir öncekine dayanmak zorundadır.

Kök tek olmalıdır; birden fazla şey aynı anda değiştirildiğinde hangisinin neyi doğurduğu izlenemez ve ortaya bir dünya değil birkaç yarım dünya çıkar.

Bir dünyayı inandırıcı yapan şey kök değişiklik değil ardıllarının işlenmesidir; ilk iki ardıl tahmin edilebilir, asıl kazanç üçüncü ve dördüncüdedir.

Dünyaları çökerten şey büyük çelişkiler değil, kökle bağı kurulmamış küçük ayrıntılardır; somut bir yoklama sorusuna gelen cevap eski dünyadan geliyorsa orada kopukluk vardır.

Olası dünya bir eğlence değil bir sınama aracıdır; gerçek bir soruyu ucuza yoklar, denemenin yerine geçmez ve taşınacak şey çözümün kendisi değil hangi özelliği sayesinde işe yaradığıdır.

Sonraki derse köprü

Bu derste dünyayı hep dışarıdan kurduk. Sen bir şeyi değiştirdin, sonuçlarını izledin ve kurduğun yere kendi dışından baktın.

Şimdi içine gireceğiz.

Bir dünyanın nasıl işlediğini gerçekten anlamanın bir yolu daha var: orada duran birinin yerinden bakmak. Üçüncü modülde konum değiştirmeyi öğrenmiştin ve orada bütün konumlar gerçekti; ayaklarını başka bir yere basabiliyordun.

Burada basacak bir yer yok ve konum kurulmak zorunda.

Sıradaki ders perspektif değiştirmeyi ele alıyor.

Orada göreceğin şey şu: bir başkasının yerinden bakmak bir duygu işi değil bir kurma işi. Neyi bildiğini, neyi bilmediğini ve neye baktığını tek tek kurarsan konum oluşuyor; kurmadan yapılan deneme, dördüncü modülde gördüğün uydurma konumdan başka bir şey değil.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.