İçeriğe geç

S1-M03-D06·Gözlem ve algı

Gözlem günlüğü

sıfırdan ileri2.046 kelime14 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir kaydın değeri yazıldığı anda değil okunduğu anda oluşur; hiç açılmayan bir günlük düzenli tutulmuş bir ölü kayıt yığınıdır ve ölçü yazılan sayfa değil, geri dönülüp bulunan şeydir.

Gözlem günlüğü yazıldığı ana göre değil, aylar sonra belirli bir soruyla açılacağı ana göre tasarlanır; yazarken bağlam akıldadır, aramada yalnız yazılan kelimeler kalır.

Tarih bir bulma aracı değildir çünkü kimse aradığı şeyin tarihini hatırlamaz; bulunabilirliği sağlayan şey, kaydın neyle ilgili olduğunu söyleyen kısa bir tutamaktır.

Gözlem maddeleri, beklentiler ve sapmalar ayrı hatlarda tutulur; aynı akışa karıştıklarında sapmalar hiçbir zaman yan yana gelmez ve bir örüntü oluşturamaz.

Günlük büyüdükçe kullanılmaz hâle gelir ve bunu engelleyen tek işlem damıtmadır; okumak bilgiyi tazeler, taşıyan maddeleri ayrı bir sayfaya çıkarmak onu kullanılabilir yapar.

Açılış sahnesi

Bir kişi bir yıldır düzenli gözlem notu tutuyor. Defter dolu, tarihler sırayla yazılmış, hiçbir gün atlanmamış.

Bir gün bir soruyla karşılaşıyor: geçen kış şu düzenle ilgili bir şey fark etmiştim, neydi?

Defteri açıyor.

Kırk dakika sayfa çeviriyor. Aradığı kaydı bulamıyor. Bulduğu şeyler ise ona hiçbir şey söylemiyor; kendi el yazısıyla yazılmış cümleleri okuyor ve neyden bahsettiğini çıkaramıyor.

Sonunda vazgeçiyor.

Aynı hafta, aynı soruyu başka biri kendi defterinde iki dakikada buluyor. Onun defteri daha ince ve daha az kayıt taşıyor.

Fark disiplin değil. Birincisi bir yıl boyunca daha çok yazdı.

Fark, ikinci defterin yazmak için değil, aramak için kurulmuş olması.

Bu ders o kurulumu gösteriyor.

Bu derste ne olacak

Önce günlüklerin çoğunun neden hiç işe yaramadığını söyleyeceğiz ve sebep yazmamak değil.

Sonra bir gözlem günlüğünün hangi ana göre tasarlanması gerektiğini kuracağız; o an yazdığın an değil.

Ardından aylar sonra bulunabilmeyi sağlayan iki şeyi vereceğiz ve ikisi de yazarken otuz saniye alıyor.

Sonra günlüğün büyüdükçe nasıl kullanılmaz hâle geldiğine ve bunu engelleyen tek işleme bakacağız.

Beşinci modülde bir fikir kutusu kurmuştun ve orada yakalama eşiğini, ham kaydı ve gözden geçirme turunu öğrendin. Bu ders o kutuyu tekrar anlatmıyor; onun üstüne, gözlem kaydına özgü tek bir şey ekliyor: geri bulunabilirlik. Fikir kutusu baştan sona okunuyor, gözlem günlüğü ise belirli bir soruyla açılıyor ve fark buradan çıkıyor. Aşağıdaki örnekler kurgudur.

Sıfır noktası — yazılan ama okunmayan kayıt

Pratik sonucu rahatsız edici. Bir yıl boyunca düzenli yazmış olmak, o yıl hakkında bir şey bilmek anlamına gelmiyor; yalnızca yazmış olmak anlamına geliyor. Kaydın değeri yazıldığı anda değil, okunduğu anda oluşuyor ve o an hiç gelmiyorsa kayıt hiç oluşmamış sayılıyor.

Bu ayrım bütün dersi taşıyor. Yazarken her şey açık; hangi düzenden bahsettiğin belli, hangi soruyla baktığın belli, o günün bağlamı akılda. Aramada bunların hiçbiri yok ve elinde yalnız yazdığın kelimeler var.

Bunun sinsi tarafı, yazarken hiçbir eksiklik hissedilmemesi. Kayıt tam görünüyor ve gerçekten de o an tam; eksik olan şey metinde değil, kafanda duruyor ve altı ay sonra orada olmayacak. Bu yüzden bir günlüğün kalitesi yazıldığı gün ölçülemiyor.

Mekanizma — bulunabilirliği sağlayan iki şey

Arama anında elindeki tek şey yazdığın kelimeler. O ana hazırlık iki hamleyle yapılıyor ve ikisi de kısa.

Kullanımı basit ve tek şartı var: etiket, arama anında aklına gelecek kelimeyle yazılmalı. O gün kullandığın özel bir ifadeyle değil, o şeyi normalde nasıl adlandırıyorsan öyle.

Bu şart göründüğünden zor, çünkü yazarken aklındaki kelime o günün kelimesi oluyor. En güvenli yol, etiketi yazdıktan sonra kendine tek bir soru sormak: altı ay sonra bu şeyi ararken ilk aklıma gelecek kelime bu mu? Değilse etiketi değiştirmek beş saniye sürüyor ve aramayı kurtaran şey tam olarak o beş saniye.

Bunun sebebi önceki iki derste kuruldu. Sapmaların yan yana konması gerekiyordu ve tek tek bakıldığında hiçbiri bir şey söylemiyordu; aynı akışın içine dağıldıklarında yan yana hiç gelmiyorlar. Beklenti çizgileri de öyle; onlar zamanla güncelleniyor ve arada kaybolduklarında neyin ne zaman beklendiği izlenemiyor.

Usta katmanı — büyüyen günlük ve damıtma

Bir günlük işe yaradıkça büyüyor ve büyüdükçe kullanılmaz hâle geliyor. Bu, iyi tutulan günlüklerin başına gelen bir sorun.

Damıtılmış sayfanın işlevi günlüğün yerine geçmek değil. Günlük duruyor ve gerektiğinde açılıyor; damıtılmış sayfa ise günlük açılmadan bakılabilen kısa listeyi tutuyor. Aylık bir tur çoğu kişi için yeterli oluyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışGünlük tutmanın kendi başına yeterli olduğu sanılır.
Doğrusu

Kaydın değeri yazıldığı anda değil okunduğu anda oluşur ve hiç açılmayan bir defter düzenli tutulmuş bir ölü kayıt yığınıdır. Ölçü kaç sayfa yazıldığı değil, kaç kez geri dönülüp bir şey bulunduğudur.

Yaygın yanlışGünlüğün yazıldığı ana göre tasarlanacağı düşünülür.
Doğrusu

Yazarken bağlam akıldadır ve her şey açıktır; arama anında elde yalnız yazılan kelimeler kalır. Tasarım aylar sonra belirli bir soruyla açılacak ana göre yapılır.

Yaygın yanlışTarihin bir bulma aracı olduğu sanılır.
Doğrusu

Kimse aradığı şeyin tarihini hatırlamaz ve tarihe göre arama her seferinde baştan sona okumaya döner. Tarih kaydın ne zaman alındığını söyler, neyle ilgili olduğunu söylemez.

Yaygın yanlışBütün kayıtların tek bir akışta tutulabileceği düşünülür.
Doğrusu

Gözlem maddeleri, beklentiler ve sapmalar farklı işler görür; aynı akışa karıştıklarında sapmalar hiçbir zaman yan yana gelmez ve beklentilerin nasıl değiştiği izlenemez. Ayırmak bir düzen süsü değil, bir görünürlük şartıdır.

Yaygın yanlışİyi tutulan bir günlüğün zamanla daha değerli olduğu sanılır.
Doğrusu

Günlük büyüdükçe okunmaz hâle gelir ve bu iyi tutulan günlüklerin başına gelir; belli aralıklarla taşıyan maddelerin ayrı ve kısa bir sayfaya geçirilmesi gerekir. Okumak bilgiyi tazeler, seçmek onu kullanılabilir yapar.

Yaygın yanlışDaha çok yazmanın daha çok işe yaradığı düşünülür.
Doğrusu

Arama anında okunamayacak kadar çok kayıt, bulunamayan kayıt demektir ve bulunamayan kayıt hiç alınmamışla aynıdır. Daha az yazmak çoğu zaman daha çok okumaya yol açar.

Aklında kalsın

Bir kaydın değeri yazıldığı anda değil okunduğu anda oluşur; hiç açılmayan bir günlük düzenli tutulmuş bir ölü kayıt yığınıdır ve ölçü yazılan sayfa değil, geri dönülüp bulunan şeydir.

Gözlem günlüğü yazıldığı ana göre değil, aylar sonra belirli bir soruyla açılacağı ana göre tasarlanır; yazarken bağlam akıldadır, aramada yalnız yazılan kelimeler kalır.

Tarih bir bulma aracı değildir çünkü kimse aradığı şeyin tarihini hatırlamaz; bulunabilirliği sağlayan şey, kaydın neyle ilgili olduğunu söyleyen kısa bir tutamaktır.

Gözlem maddeleri, beklentiler ve sapmalar ayrı hatlarda tutulur; aynı akışa karıştıklarında sapmalar hiçbir zaman yan yana gelmez ve bir örüntü oluşturamaz.

Günlük büyüdükçe kullanılmaz hâle gelir ve bunu engelleyen tek işlem damıtmadır; okumak bilgiyi tazeler, taşıyan maddeleri ayrı bir sayfaya çıkarmak onu kullanılabilir yapar.

Sonraki derse köprü

Bu modülde beş derstir tek bir kişinin gözünden bakıyoruz. Sen bakıyorsun, sen ayrıntıyı seçiyorsun, sen beklentiyi yazıyorsun ve sapmayı sen kaydediyorsun.

Şimdi bir şey daha var ve onu hiç konuşmadık.

Aynı yere başka biri baktığında başka bir liste çıkarıyor. Bunu ilk derste görmüştük; iki kişi aynı yemekhanede yarım saat geçirip iki ayrı şey anlatmıştı. Orada farkı duyular kuruyordu.

Şimdi duyular aynı olduğunda bile aynı şey oluyor ve sebebi başka.

Sıradaki ders farklı bakış açılarından incelemeyi ele alıyor.

Orada göreceğin şey şu: bakış açısı bir görüş değil, bir konum. Ve bir konumu değiştirmek için başka birine ihtiyacın yok; aynı yere, bilerek seçilmiş başka bir konumdan bakmak öğrenilebilen bir hamle.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.