İçeriğe geç

YON-306-06·Etnografi ve Katılımlı Gözlem

Saha etiği, güvenlik ve araştırmacı bakımı

temel2.370 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Etik kurul onayı sahaya girmeden önce verilir, sahadaki çoğu an bu belgenin öngöremediği bir andır.
  2. Durumsal etik, usule dayalı etiğin yerini almaz, onu tamamlar ve kararın gerekçesi sonradan yöntemsel nota yazılır.
  3. Gizlilik sözünün bir sınırı olabileceği katılımcıya en baştan, onam sürecinde açıkça söylenmelidir.
  4. Bir sır geldiğinde araştırmacı onu tek başına taşımaz, danışmanla ve gerektiğinde kurumla birlikte tartar.
  5. Ulaşılabilirlik sınırını nazikçe koymak kurulan ilişkiyi bozmak anlamına gelmek zorunda değildir.
  6. Araştırmacı güvenliği kişisel bir mesele değil, araştırma tasarımının bir parçasıdır.
  7. Araştırmacı bakımı bir zayıflık işareti değildir, toplanan verinin kalitesini ve katılımcıların korunmasını doğrudan etkiler.

Açılış sahnesi

Gece yarısına yakın bir saatte öğrencinin telefonu titriyor. Ekranda parktaki büyükannelerden birinin adı beliriyor, ama bu kez mesaj gruba değil doğrudan öğrenciye gelmiş. Kadın, oğlu ile gelini arasında bir süredir gerginlik yaşandığını ve torunun bu yüzden neredeyse her gün kendisinde kaldığını yazıyor. Mesajın sonunda tek bir cümle var: kimseye söyleme evladım, sana güvendiğim için yazdım. Öğrenci telefonun soluk ışığında uzun süre öylece bekliyor. Yanıt verse mi, verirse ne yazacak, bu satırları saha notuna geçirip geçirmeyeceği kafasında dönüp duruyor.

Aynı hafta parkta düzenlenen bir etkinlik beklenenden çok daha geç saate sarkıyor. Etkinlik bittiğinde öğrenci karanlık bir yoldan tek başına eve dönüyor ve o anda kimsenin nerede olduğunu bilmediğini fark ediyor. Aylardır sahada olan öğrenci son günlerde telefonunu hiç kapatmıyor, gelen her sesli mesaja neredeyse anında yanıt veriyor. Bir sabah uyandığında parka gitmek istemediğini fark ediyor, bedeni ağır ve isteksiz.

Öğrenci durumu danışmanına yazıyor. Danışman ilk sorusunu araştırmanın gidişatı üzerine değil, öğrencinin kendisi üzerine soruyor: iyi misin. Ardından ikisi birlikte oturup gece gelen mesajı nasıl ele alacaklarını, sahadaki yorgunluğu nasıl hafifletebileceklerini konuşmak üzere bir gün belirliyor.

Bu derste ne olacak

Açılışta okuduğun an bir kurgu, hiçbir araştırmacının güncesinden alınmadı. Bu dersin birden çok sorusunu tek bir gecede toplamak için kurulmuş bir sahne dizisi, gerçek bir isim ya da aile taşımıyor. Yine de etnografide uzun süre saha içinde kalan her araştırmacının önünde benzer anlar çıkar. Bu derste araştırmacının böyle anlarda elinde ne olduğuna, kararı kiminle paylaştığına ve kendi bedenine, kendi ruh haline nasıl baktığına bakılır. Gece gelen mesaj gizlilik sözü ile katılımcının güvenini nasıl birlikte taşıyacağını sorarken parktan yalnız dönüş araştırmacının kendi güvenliğini kimin düşüneceğini sorar. Telefonun hiç kapanmaması ile bir sabah sahaya gitmek istememe ise araştırmacının kendi bakımını nasıl kuracağıyla ilgilidir. Etik kurul onayı bu soruların hiçbirini tek başına yanıtlamaz, çünkü onay sahaya girmeden önce verilir ve sahadaki an önceden yazılmamıştır.

Sıfır noktası — Onayın kapattığını sandığımız dosya

Çoğu araştırmacı için etik, kurumdan alınan onay belgesiyle kapanan bir iş gibi görünür. Kurul başvuruyu okur, onam formunu, gizlilik sözünü ve veri güvenliği planını onaylar ve araştırmacı sahaya bu belgeyle çıkar. Bu gerçek ve gerekli bir adımdır ama etnografinin doğasıyla tam örtüşmez. Etnografi aylarca süren, katılımcılarla yakın ve tekrar eden bir ilişki kurar, bu da önceden yazılmış hiçbir formun öngöremeyeceği anlar doğurur. Gece gelen özel bir mesaj, bir katılımcının kriz anında araştırmacıya yönelmesi ya da araştırmacının kendi güvenliğinin tehlikeye girdiği bir dönüş yolu düşünülebilir. Bunların hiçbiri kurul başvurusunda madde madde yazılmaz.

Bu boşluk kuralın eksikliğinden değil, kuralın türünden kaynaklanır. Usule dayalı etik, sahaya girmeden önce verilen bir karardır ve sahadaki her anı tek tek öngöremez. Durumsal etik bu boşluğu doldurmak için vardır, ama onun yerine geçmez, onu tamamlar. Bu ayrım küçük bir teknik detay değildir, çünkü araştırmacının sahada kendini nasıl konumlandıracağını baştan belirler.

Mekanizma — Kararın sahada nasıl kurulduğu

Gece gelen mesaj tam olarak böyle bir andır ve iki değeri aynı anda çağırır. Bir yanda katılımcıya verilmiş gizlilik sözü, öbür yanda hem katılımcıya hem başkalarına olası bir zararı önleme yükümlülüğü durur. Bu iki değer aynı anda tam olarak karşılanamayabilir, araştırmacı ikisi arasında bir denge kurmak zorunda kalır.

Gece gelen mesaja o an içinde nazik ve dürüst bir yanıt verilebilir. Ama bu yanıt araştırmacının ne yapabileceğini ve ne yapamayacağını da açıkça söylemelidir. Araştırmacı katılımcıyı dinleyebilir, önemsediğini gösterebilir, gerektiğinde uzman bir destek kaynağına yönlendirebilir. Ancak araştırmacı ne bir danışman ne bir sosyal hizmet uzmanıdır ve bu sınırı kendine de katılımcıya da hatırlatmalıdır.

Bu mesajın araştırma verisi olup olmadığı, ona nasıl karşılık verileceğinden farklı bir meseledir. Katılımcının sana güvendiğim için diyerek paylaştığı bir sır, açık bir onay olmadan analize girmez, saha notuna bile dikkatli ve isim vermeden geçirilir.

Çevrimiçi sahada onam sorusu benzer bir inceliğe ihtiyaç duyar. Bir katılımcı grubuna eklenmek, gruptaki herkesin araştırmaya onay verdiği anlamına gelmez. Araştırmacının grupta kim olduğunu ve neden orada bulunduğunu açıkça duyurması, onay vermemiş kişilerin yazdıklarını kullanmaması gerekir. Alıntı yapılırken bile yeniden tanımlanma riski göz önünde tutulmalıdır, çünkü küçük bir grup içinde birkaç ayrıntı bile kişiyi tanınır kılabilir. Önceki derste sorulan sessiz izleme sorusu tam burada bir karşılık bulur, çünkü grup yazışmalarını izlemek onlardan alıntı yapma hakkını kendiliğinden vermez. Bu tür kararların hangi gerekçeyle verildiği saha notuna kısaca düşülürse, ileride benzer bir an tekrar geldiğinde araştırmacı kendi geçmişine bakabilir.

Araştırmacının kimliği de riskleri farklılaştırabilir, örneğin yaşı ya da cinsiyeti bazı ortamlarda karşılaştığı riskleri değiştirebilir. Bu yüzden güvenlik planı herkes için aynı biçimde kurulamaz.

Yorgun ve tükenmiş bir araştırmacı katılımcısını iyi dinleyemez, kendi sınırını koyamaz. Hatta bazen katılımcının anlattığı zor bir anı kendi meselesiymiş gibi taşımaya başlar. Bu nedenle bakım, araştırmanın kalitesiyle doğrudan bağlantılı bir başlıktır. Danışmanın rolü tam burada devreye girer, düzenli görüşmeler hem araştırmayı hem araştırmacıyı korur.

Kuramsal mercekler

Saha etiğine yaklaşmanın birden fazla yolu var, bu yollar aynı anı farklı sorularla okur. Mesleki mesafeyi öne çıkaran okuma, araştırmacının katılımcılarla arasına net bir çizgi koymasını, rolünü sürekli hatırlatmasını ve duygusal yakınlığı sınırlı tutmasını önerir. Bu okumada gece gelen mesaj, araştırmacının rolünü aştığı bir an sayılır ve çözüm daha net sınırlar çizmekte aranır.

Bakım etiğine yakın duran okuma, ilişkiyi tehlike değil kaynak olarak görür. Katılımcının araştırmacıya güvenmesini, uzun ve sabırlı bir sürecin ürünü sayar ve bunu tamamen bastırmanın hem etik hem yöntemsel açıdan zor olabileceğini savunur. Burada asıl mesele ilişkiyi kesmek değil, sınırlarını nazikçe ve açıkça kurmaktır. Güvenlik ve gizlilik konusunda alınan önlemler her iki okumada da büyük ölçüde örtüşür. Ama ilişkiye yüklenen anlam değişir, biri mesafeyi öncelerken öbürü sınırlı ve bilinçli bir yakınlığı savunur. Araştırmacı hangi okumayı benimserse benimsesin, katılımcının güvenini bir araç değil bir sorumluluk olarak görmek zorundadır.

Ölçek

Sahada doğan bir etik kararın nasıl alındığını anlamak için kararın paylaşıldığı çemberin genişliğine bakmak yardımcı olur. Kimi kararlar o an içinde, araştırmacının tek başına ve hızlı bir sezgiyle verdiği kararlardır. Gece gelen mesaja sıcak ve nazik bir cümleyle karşılık vermek buna örnektir. Kimi kararlar danışmanla birlikte, biraz zaman geçtikten sonra ve gerekçesi tartışılarak verilir, örneğin mesajın saha notuna nasıl ve ne kadar geçirileceği. Başka kararlar kuruma ya da etik kurula danışılarak alınır, özellikle veri kullanımı ya da yayın söz konusu olduğunda. Bazı durumlarda ise uzman bir destek kuruluşunun devreye girmesi gerekebilir. Katılımcının kendisi ya da bir yakını ciddi bir risk altında görüldüğünde bu yola başvurulur. Bu alanlar sıralı bir aşama izlemez, aynı an içinde yan yana durabilir ve araştırmacı hangisine ne zaman başvuracağını önceden düşünmüş olmalıdır. Çember genişledikçe kararın ağırlığı paylaşılır ama katılımcının mahremiyetine dokunan kişi sayısı da artar, bu bir gerilim taşır ve kolayca çözülmez. Bu yüzden araştırmacı, her karar anında hangi çemberi ve neden seçtiğini kendine açıkça sormayı zamanla öğrenir.

Türkiye bağlamı ve karşılaştırma

Türkiye'de sosyal bilim araştırmalarında etik kurul süreçlerinden geçmek son yıllarda daha yaygın bir uygulama haline gelmiş olabilir. Ama bu süreçler çoğu zaman sahaya girmeden önce hazırlanan belgelerle sınırlı kalabilir. Sahada doğan bir durumla karşılaşan bir öğrenci için danışmanla konuşmak, çoğu zaman elde bulunan en doğrudan destek hattı olabilir. Kurumsal bir başvuru süreci her zaman hızlı işlemeyebilir.

Türkiye'de yakın ilişkilerde araştırmacının evladım diye bağrına basılması sık görülen bir durum olabilir. Bu da araştırmacıdan neredeyse aile benzeri bir yükümlülük beklenmesine yol açabilir. Öğrenci araştırmacılar için saha güvenliği konusunda kurumsal destek bulmak bazı ortamlarda zor olabilir. Bu da güvenlik planlamasını büyük ölçüde araştırmacının kendi inisiyatifine bırakabilir.

Saha güvenliğine ve araştırmacı bakımına bakışı başka ülkelerdeki akademik geleneklerle karşılaştırmak da öğretici olabilir. Bazı geleneklerde saha güvenliği planı ve araştırmacı bakımı kurumun üstlendiği bir yükümlülük olarak ele alınırken, bazılarında bu tamamen araştırmacının kişisel sorumluluğuna bırakılabilir. Bu fark tek bir ülkeye ya da tek bir disipline özgü sayılamaz, kurumun büyüklüğüne, kaynaklarına ve araştırma kültürüne göre değişebilir.

Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?

Danışmanlık görüşmelerinde aktarılan sözlü bilgi, saha etiğinin öğretildiği asıl yerlerden biridir. Çoğu an yazılı bir kaynağa hiç düşmeden bir kuşaktan ötekine geçer. Meslek örgütlerinin yayımladığı rehberler, sahada doğabilecek anları önceden düşünmeye yardımcı olacak sorular sunar. Ama her sahanın kendine özgü koşulunu tek tek öngöremez. Araştırmacıların kendi saha günlüklerine yazdığı yansıtıcı notlar da bu bilginin biriktiği bir başka yerdir. Kurumsal kayıtlar duygusal ve gündelik ayrıntıları çoğu zaman tutmaz. Yöntem derslerinde paylaşılan saha anıları ise bu bilgiyi öğrenciye taşıyan en doğrudan kanaldır. Hiçbir ders kitabı gerçek bir sahanın taşıdığı ayrıntıyı tam olarak yakalayamaz.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışEtik kurul onayı alındıysa etik işin tamamlandığı düşünülür.
Doğrusu

Oysa onay sahaya girmeden önce verilir ve sahada doğan çoğu an bu belgenin öngöremeyeceği bir andır. Durumsal etik tam burada devreye girer.

Yaygın yanlışGizlilik sözünün mutlak olduğu, araştırmacının sahada ne duyarsa duysun bunu kimseyle paylaşamayacağı düşünülür.
Doğrusu

Oysa danışmanla anonim biçimde konuşmak bu sözü bozmaz. Gizliliğin bir sınırı olabileceği baştan katılımcıya söylenmiş olmalıdır.

Yaygın yanlışKatılımcıya yardımcı olmak isteyen araştırmacının onun her sorununa bizzat müdahale etmesi gerektiği düşünülür.
Doğrusu

Oysa araştırmacı ne bir danışman ne bir uzmandır. Yapabileceği şey dinlemek, sınırını söylemek ve gerekirse uygun bir desteğe yönlendirmektir.

Yaygın yanlışGüvenlik ve bakımın tamamen araştırmacının kişisel meselesi olduğu, iyi bir araştırmacının hiç yorulmayacağı düşünülür.
Doğrusu

Oysa güvenlik planı araştırma tasarımının bir parçasıdır ve bakım eksikliği toplanan verinin kalitesini de etkiler.

Yaygın yanlışBir gruba eklenmiş olmak, gruptaki herkesin araştırmaya onay verdiği anlamına geldiği düşünülür.
Doğrusu

Oysa araştırmacının kimliğini duyurması ve onay vermeyenlerin yazdıklarını kullanmaması gerekir.

Aklında kalsın

  1. Etik kurul onayı sahaya girmeden önce verilir, sahadaki çoğu an bu belgenin öngöremediği bir andır.
  2. Durumsal etik, usule dayalı etiğin yerini almaz, onu tamamlar ve kararın gerekçesi sonradan yöntemsel nota yazılır.
  3. Gizlilik sözünün bir sınırı olabileceği katılımcıya en baştan, onam sürecinde açıkça söylenmelidir.
  4. Bir sır geldiğinde araştırmacı onu tek başına taşımaz, danışmanla ve gerektiğinde kurumla birlikte tartar.
  5. Ulaşılabilirlik sınırını nazikçe koymak kurulan ilişkiyi bozmak anlamına gelmek zorunda değildir.
  6. Araştırmacı güvenliği kişisel bir mesele değil, araştırma tasarımının bir parçasıdır.
  7. Araştırmacı bakımı bir zayıflık işareti değildir, toplanan verinin kalitesini ve katılımcıların korunmasını doğrudan etkiler.

Sonraki derse köprü

Sahada geçen bir yıl yavaş yavaş doluyor ve öğrenci artık gruptan nasıl çıkacağını, parktaki kadınlarla nasıl vedalaşacağını düşünmeye başlıyor. Büyükannelerden biri bir gün artık gelmeyecek misin diye sorduğunda öğrenci bu sorunun ağırlığını ilk kez bu kadar net hissediyor. Aylarca süren ilişkiler, verilen sözler, paylaşılan çaylar ve torunlara anlatılan küçük dersler bir gün bitecek. Tezde yazılacakların kadınlara gösterilip gösterilmeyeceği, gösterilirse ne olacağı ve bir yıllık notların nasıl bir metne dönüşeceği soruları ortada duruyor. Kursun son dersi, Sahadan çıkış, geri bildirim ve etnografik yazı, vedanın ve metnin aynı anda nasıl kurulacağını soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.