İçeriğe geç

YON-304-08·Literatür Tarama ve Kanıt Sentezi

Kaynak yönetimi ve güncelleme uyarıları

temel2.343 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Bir literatür taraması, bittiği gün değil, kaynağın kullanıldığı her an bakım ister.
  2. Düzeltme bir hatayı giderir, geri çekme ise makalenin bütününü geçersiz ilan eder; ikisi aynı şey değildir.
  3. Geri çekilmiş bir makale çoğu zaman erişilebilir kalır, bu yüzden işaretsiz bir kopya yanlış atfa yol açabilir.
  4. Güncelleme uyarısı yararlı bir araçtır ama her kaynağı kapsamaz, uyarının gelmemesi değişiklik olmadığı anlamına gelmez.
  5. Arama kaydı yoksa arama tekrarlanamaz, bu yüzden ilk aramadan itibaren sorgular not edilmelidir.
  6. Bir geri çekmenin etkisi zincirleme yayılır ve her yeni halka, hatayı geri almayı biraz daha zorlaştırır.
  7. Güncel kalmanın bir sınırı vardır; bir kesim tarihi belirlemek ve bunu açıkça yazmak, sonsuza dek aramaktan daha gerçekçidir.

Açılış sahnesi

Bir doktora öğrencisi, üç yıl önce yazdığı literatür bölümüyle tezini savunmaya hazırlanıyor. Savunmadan iki hafta önce jüri üyelerinden biri e-posta gönderiyor. Bölümde merkezî dayanak olarak kullanılan çalışmanın geçen yıl geri çekildiğini, bundan haberi olup olmadığını soruyor. Öğrenci bu geri çekmeden habersiz, makaleyi indirdiği hâliyle bilgisayarındaki klasöründe saklıyor, dosyanın üzerinde hiçbir işaret yok. Aynı akşam kayıtlı aramalarını yeniden çalıştırmaya karar veriyor. İlk kez fark ediyor ki üç yıl önceki aramalarının bir kısmını hiçbir yere not etmemiş. Hatırladığı sorguları yeniden yazıyor, ekrana gelen sonuç listesi ona hiç tanıdık gelmiyor. Yeniden çalıştırabildiği aramalar ise aradan geçen sürede aynı soruyu soran iki yeni çalışma getiriyor. Bu çalışmalardan biri, kendi gerekçesinde "hiç çalışılmamış" diye tanımladığı bağlamda duruyor. Ekranı kapatmadan önce geri çekilen makaleyi bir kez daha açıyor, hatanın ne olduğunu değil, ne zaman fark edildiğini arıyor. Danışmanı ertesi sabah ona sakin bir sesle söylüyor: panik yok, ama bundan sonra literatür bir kez yazılıp bitmiyor.

Bu derste ne olacak

Savunma öncesi gelen o e-posta bir kurgu; öğrencinin, jüri üyesinin ve geri çekilen makalenin gerçekte bir karşılığı yok. Sahnenin taşıdığı sorun ise gerçek ve derse konu olacak kadar yaygın; önceki ders, boşluk söylemi yerine sağlam bir araştırma gerekçesi kurmayı işledi. Ama o gerekçenin dayandığı bilgi, öneri yazıldıktan sonra da sabit kalmıyor. Bu ders, bir taramanın yayına ya da savunmaya kadar geçen sürede nasıl bakımının yapılacağını ele alıyor. Kaynakların durumunu izlemeyi, geri çekme ve düzeltmeleri fark etmeyi, güncelleme uyarılarının sınırlarını ve bir taramayı ne zaman kapatabileceğimizi konuşacağız. Hazırlık kursunda kaynakları düzenlemenin araçlarını görmüştük; burada konu farklı, düzenlenen literatürün kendisinin zaman içinde değişmesi.

Sıfır noktası — Taramanın bittiği gün

Bir taramayı bitirmiş bir araştırmacı için en rahat varsayım, taramanın artık sabit bir nesne olduğudur; kaynaklar okunmuş, notlar alınmış, bölüm yazılmıştır. Ama taranan alan bu bitişi tanımıyor; taramanın kapandığı gün, o alandaki üretim durmuyor, yalnızca araştırmacının o üretimi izleme çabası duraklıyor. Aradan geçen her ay, aynı soruyu soran yeni bir çalışma getirebiliyor. Önceki bir bulguyu düzelten bir not ya da dayanağı geçersiz kılan bir geri çekme de aynı ayda gelebiliyor. Bu durumu karşılamanın yolu, aramadan yayına, hatta yayından sonrasına kadar her kaynağın künyesini, notunu ve güncel durumunu tek bir düzende tutmaktan geçiyor. Bu bakım, tek seferlik bir kontrol değil, taramanın yürütüldüğü aylar boyunca tekrar eden küçük bir alışkanlıktır. Hazırlık kursunda gördüğümüz tek doğru kopya ve karar kaydı fikirleri burada yeni bir katman kazanıyor. Artık yalnızca belgenin hangi sürümünün geçerli olduğu değil, belgenin dayandığı kaynakların hâlâ geçerli olup olmadığı da takip edilmesi gereken bir şey.

Mekanizma — Bir kaynağın durumu nasıl değişir

Bir kaynağın durumu, yayımlandığı andan itibaren tek bir çizgide ilerlemiyor. Bir makale yayımlanabilir, sonra küçük bir hatası düzeltilebilir, sonra yıllar sonra ciddi bir sorun nedeniyle geri çekilebilir. Her adım, önceki adımı geçersiz kılmadan üzerine ekleniyor; düzeltme, makalenin ana bulgusunu ayakta tutarak bir hatayı gideren küçük bir müdahaledir. Geri çekme ise makalenin bütününü, yayıncının ya da yazarların kendisinin geçersiz ilan etmesidir. Bu ayrım küçük görünse de, bir kaynağın hâlâ kullanılıp kullanılamayacağını doğrudan belirliyor. Bir makalenin taşıdığı düzeltme geçmişi bazen tek bir kısa notla sınırlı kalırken, bazen birden fazla kez tekrarlanan bir dizi küçük müdahaleye dönüşebilir. Sorun, geri çekilen bir makalenin çoğu zaman erişilebilir kalmasında: dosya indirilebilir durumda kalıyor, bağlantı çalışmaya devam ediyor. Sayfanın bir köşesine küçük bir işaret ekleniyor; araştırmacının kendi bilgisayarındaki kopyası ise bu işareti hiç taşımıyor, makale ilk indirildiği hâliyle donup kalıyor. Bu yüzden dayanak olarak kullanılan her kaynağın durumu, taslak yazılırken değil, yayına ya da savunmaya gönderilmeden hemen önce yeniden kontrol edilmeli. Bu yüzden bir kaynağın durumunu kontrol ederken yalnızca geri çekilip çekilmediğine değil, üzerinde biriken düzeltme sayısına da bakmak gerekir.

Kuramsal mercekler

Bilimin kendi hatalarını geri çekme ve düzeltme yoluyla ayıklaması, çoğunlukla bir öz-denetim mekanizması olarak anlatılır. Sistem, hatalı bir çalışmayı yayından sonra bile fark edip işaretleme kapasitesine sahiptir; bu da literatürün zamanla kendini temizlediği bir tablo sunar. Bu okuma doğru bir gözlemi taşır ama kimin bu ayıklamayı yaptığını sorgulamaz; hangi çalışmaların gözden geçirildiğini, hangilerinin fark edilmeden kaldığını da sormuyor. Geri çekme ve düzeltme kararları eşit dağılmıyor; büyük yayınevlerinin ve iyi kurumlanmış dergilerin çalışmaları daha sıkı izleniyor. Buna karşılık küçük ya da yerel yayın organlarında çıkan bir hata, çoğu zaman resmî olarak hiç işaretlenmiyor. Aynı biçimde, bir hatayı bulup kamuya duyurma cesaretini ve kaynağını bulmak da eşit dağılmıyor. Bu iş genellikle zaten tanınırlığı olan, kurumsal desteğe sahip araştırmacılar tarafından yürütülüyor. Bir taramayı bakımda tutmak bu yüzden teknik bir alışkanlık değil, hangi hataların görünür kılındığına dair bir toplumsal düzenin de parçası olarak okunabilir. Bir araştırmacının kendi taramasını bakımda tutma kapasitesi de bu eşitsizlikten bağımsız değildir. Kurumsal desteği olmayan biri, aynı özeni göstermek için çok daha fazla zaman ve emek harcamak zorunda kalır. Bu yüzden bir taramanın bakımını yalnızca bireysel özen meselesi olarak görmek eksik kalır.

Ölçek

Bir geri çekmenin etkisi tek bir noktada durmuyor, zincirleme yayılıyor. En küçük halka, geri çekilen makaleyi dayanak alan tek bir cümledir; bir tez bölümünde, bir makalenin tartışma kısmında yer alan bir atıf. Bu paragraf yayımlandıktan sonra, onu okuyan başka çalışmalar aynı dayanağı kendi gerekçelerine taşıyabiliyor. Hata böylece ilk kaynaktan bir adım uzaklaşarak yoluna devam ediyor. Zincir bazen bir ders kitabına ya da bir politika metnine kadar uzanabiliyor. O noktada hatalı bilgi artık tek bir kaynakçada değil, çok sayıda okurun elindeki bir referans metninde duruyor. Zincirin her yeni halkası, geri alınması daha zor bir durum yaratıyor. Bir tez bölümü düzeltilebilir, ama onu zaten okuyup alıntılamış çalışmaların hepsine ulaşmak aynı kolaylıkla mümkün olmuyor. Bir taramanın bakımını yapmak, bu yüzden yalnızca kendi kaynakçasını değil, kendi çalışmasının bu zincire yeni bir halka eklememesini de gözetmek anlamına geliyor. Bu yayılma bir kez başladığında geri sarmak neredeyse imkânsız hâle gelir, çünkü zincirin her halkasına ayrı ayrı ulaşmak gerekir. Bu yüzden bir taramanın son kontrolü, yalnızca yeni kaynakları değil, eski dayanakların hâlâ ayakta olup olmadığını da sınamalı.

Türkiye bağlamı ve karşılaştırma

Türkiye'de yayımlanan dergilerin önemli bir kısmı, bir makalede düzeltme ya da geri çekme olduğunda bunu uluslararası izleme sistemlerine iletmiyor. Makalenin kendi sayfasında da görünür biçimde işaretlemiyor; sonuç olarak o düzeltme yalnızca derginin kendi arşivinde, çoğu zaman fark edilmeden duruyor. Türkiye'de yürütülen tez çalışmalarının çoğu, yazım süreci yıllar sürdüğü için, savunma öncesi bir literatür tazelemesini zorunlu bir adım olarak tanımlamıyor. Bu adım araştırmacının kişisel özenine bırakılıyor; kurumlar arasında da bir eşitsizlik var. Bazı üniversiteler kaynak yönetimi araçlarına ve güncelleme uyarısı hizmetlerine kurumsal lisans sağlıyor, bazıları bu erişimi hiç sunmuyor. Bu da aynı titizlikteki iki araştırmacının farklı ölçüde bilgilenmiş kalmasına yol açıyor. Bu tabloyu, geri çekme bilgisinin daha sistemli izlendiği bağlamlarla karşılaştırmak öğretici. Bazı alanlarda araştırmacılar, yayımlandıktan sonra da sürekli güncellenen, yeni kanıt çıktıkça yeniden gözden geçirilen derleme biçimleri kullanıyor. Böylece bir derleme donuk bir belge değil, sürekli bakımı yapılan canlı bir kaynak sayılıyor. Dünyada bazı disiplinler bu farkı azaltmak için ortak, herkese açık kayıt sistemleri kullanmayı tartışıyor; bu tartışma Türkiye'de henüz sınırlı kalıyor.

Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?

Bu derste anlatılanların büyük bölümü, atıf ağlarını geriye doğru izleyen çalışmalardan geliyor. Bu çalışmalar, bir makale geri çekildikten sonra ona yapılan atıfların ne kadar sürdüğünü sayıyor. Yeni atıfların ne kadarının geri çekmeden habersiz bir dille yazıldığını da ortaya koyuyor. Bir başka kaynak, doktora öğrencileri ve tez danışmanlarıyla yapılan görüşmelerden oluşuyor. Bu görüşmeler, savunma öncesi kaynak durumunu kontrol etme alışkanlığının ne kadar yaygın olduğunu, ya da hiç olmadığını gösteriyor. Dergi arşivlerini karşılaştıran çalışmalar ise düzeltme ve geri çekme bilgisinin hangi kanallara ulaştığını, hangilerinde kaybolduğunu belgeliyor. Bu üç kaynak türü birbirini tamamlıyor: biri hatanın ne kadar uzağa yayıldığını, biri araştırmacı davranışını, biri de bilginin nereye ulaştığını gösteriyor. Bunlara ek olarak, kaynak yönetimi araçlarının kayıt günlükleri de hangi aramaların ne zaman tekrarlandığını somut biçimde gösterebiliyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışBir kaynağı bir kez okuyup kaydetmek, o kaynağın sonsuza dek aynı geçerlilikte kalacağı anlamına gelmez.
Doğrusu

Bir makale kaydedildiği andan sonra da düzeltilebilir ya da geri çekilebilir; kayıt bu değişikliği kendiliğinden yansıtmaz.

Yaygın yanlışBir güncelleme uyarısı kurmak, literatürün kendiliğinden ve eksiksiz izleneceği anlamına gelmez.
Doğrusu

Her sistem yalnızca kendi kapsamındaki kaynakları izler; kapsam dışında kalan bir dergideki bir değişiklik hiçbir uyarı üretmeden geçebilir.

Yaygın yanlışGeri çekilmiş bir makale genellikle erişilemez hâle gelmez, çoğu zaman aynı adreste durmaya devam eder.
Doğrusu

Bu yüzden ona yanlışlıkla atıf yapmak, aksine, hâlâ oldukça kolay bir hatadır.

Yaygın yanlışLiteratür bölümü, tezin taslağı yazılırken bir kez oluşturulup savunmaya kadar bir daha dokunulmayacak bir metin değildir.
Doğrusu

Aradan geçen sürede çıkan yeni çalışmalar ve değişen kaynak durumları bölümün yeniden gözden geçirilmesini gerektirebilir.

Yaygın yanlışGüncel kalmak, aramaya sonsuza kadar devam etmek anlamına gelmez.
Doğrusu

Bir noktada bir kesim tarihi belirlenip bu tarih açıkça yazılmalı, ondan sonra çıkan kaynaklar bir sonraki gözden geçirmeye bırakılmalı.

Aklında kalsın

  1. Bir literatür taraması, bittiği gün değil, kaynağın kullanıldığı her an bakım ister.
  2. Düzeltme bir hatayı giderir, geri çekme ise makalenin bütününü geçersiz ilan eder; ikisi aynı şey değildir.
  3. Geri çekilmiş bir makale çoğu zaman erişilebilir kalır, bu yüzden işaretsiz bir kopya yanlış atfa yol açabilir.
  4. Güncelleme uyarısı yararlı bir araçtır ama her kaynağı kapsamaz, uyarının gelmemesi değişiklik olmadığı anlamına gelmez.
  5. Arama kaydı yoksa arama tekrarlanamaz, bu yüzden ilk aramadan itibaren sorgular not edilmelidir.
  6. Bir geri çekmenin etkisi zincirleme yayılır ve her yeni halka, hatayı geri almayı biraz daha zorlaştırır.
  7. Güncel kalmanın bir sınırı vardır; bir kesim tarihi belirlemek ve bunu açıkça yazmak, sonsuza dek aramaktan daha gerçekçidir.

Sonraki derse köprü

Bu kurs boyunca bir taramanın kapsamını ve terimlerini netleştirdik, sistemlerde aradık, atıfları ileriye izledik, topladığımız kaynakları eleyip tarttık. Sonra kaynakları matriste yan yana koyduk, uygun derleme türünü seçtik, boşluk yerine gerekçe kurduk ve literatürü zamana karşı bakımda tutmayı öğrendik.

Bütün bu adımlarda malzeme hep başkalarının ürettiği bilgiydi. Şimdi kendi verimizi üretmeye dönüyoruz; bu dönüşte ilk karar, sorduğumuz sorunun türüyle ilgili. Bazı sorular bir şeyin ne kadar sık ya da ne ölçüde gerçekleştiğini merak eder. Bazıları ise insanların bir durumu nasıl yaşadığını, nasıl anlamlandırdığını, sürecin nasıl işlediğini merak eder. İkinci türden bir soru, az sayıda durumu derinlemesine incelemeyi gerektirir. Bu da sayıya değil, anlam ve süreç mantığına dayanan farklı bir araştırma tasarımı ister. Nitel Araştırma Tasarımı kursu tam bu ayrımla açılıyor; nitel araştırma soruları ve örnek olay mantığı ilk durağımız olacak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.