Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Boran, ova ve dağ köylerini karşılaştırarak ekolojik ve ekonomik koşulların toplumsal yapıyı nasıl biçimlendirdiğini gösterdi.
- Kırsal tabakalaşma, köyün kaynaşmış bir topluluk olduğu imgesinin ardındaki eşitsizlikleri görünür kılar.
- Ortakçılık, topraksız köylünün geçimini sağlarken toprak sahibine bağımlılığı sürdüren bir üretim ilişkisidir.
- Kıray, sanayileşme öncesi bir kasabayı inceleyerek değişimin öncesini kayıt altına aldı.
- Tampon mekanizmalar, geleneksel kurumların değişimi yumuşatan geçiş işlevini anlatır.
- Topluluk çalışmaları, büyük süreçlerin somut bir yerde nasıl yaşandığını görmeyi sağlar.
- Boran ve Kıray, Türkiye'de ampirik sosyolojinin kuruluşunda kadın sosyologların belirleyici rolünü gösterir.
Açılış sahnesi
Okuma grubu bu kez bir haritanın başında toplanıyor. Öğretim üyesi, Türkiye haritası üzerinde üç noktayı işaretliyor: Ege'de bir ovanın ortasında bir köy, hemen yakınındaki dağlık bir yamaçta başka bir köy ve Karadeniz kıyısında küçük bir liman kasabası. Sonra üç noktanın yanına iki kadın sosyoloğun adını yazıyor. İlk iki noktayı, İkinci Dünya Savaşı yıllarında iki köyü karşılaştıran bir sosyolog incelemişti. Üçüncüsünü, yirmi yıl kadar sonra, kasabaya büyük bir çelik fabrikası kurulmadan hemen önce bir başka sosyolog.
Öğrenci iki araştırmanın özetini okurken, bir önceki haftada tanıştıkları ampirik geleneğin burada olgunlaştığını hissediyor. İki sosyolog da masa başında kavram üretmekle yetinmemiş, sahaya gitmiş, haneleri saymış, insanlarla konuşmuş, toprağın ve işin nasıl dağıldığını kaydetmişti. Ama sordukları sorular farklıydı. Biri, ova ile dağ arasındaki farkın köylülerin hayatını nasıl biçimlendirdiğini soruyordu. Öteki, geleneksel bir kasabanın sanayileşmeyle nasıl karşılaşacağını. Öğrenci merak ediyor: sahaya giden bu sosyologlar, Türkiye toplumu hakkında masa başında görülemeyen neyi gördüler?
Bu derste ne olacak
Harita, üç nokta ve öğretim üyesinin işaretleri kurgu. Behice Boran'ın köy araştırması ve Mübeccel Belik Kıray'ın kasaba ve kent araştırmaları ise Türkiye'de toplum araştırmasının masadan kalkıp tarlaya, limana ve çarşıya inmesinin gerçek ve temel örnekleridir.
Önceki ders, Berkes'in Ankara köylerinde başlattığı saha geleneğini ve bu geleneği kesintiye uğratan tasfiyeyi ele aldı. Bu ders, aynı geleneğin iki önemli temsilcisine odaklanıyor. Boran'ın köyleri karşılaştırarak kırsal toplumsal yapıyı nasıl çözümlediği, bu çözümlemenin sınıf ve toprak ilişkilerine nasıl odaklandığı, Kıray'ın bir kasabanın sanayileşme öncesi yapısını nasıl incelediği, geleneksel kurumların değişim karşısındaki rolünü nasıl kavramlaştırdığı ve iki sosyoloğun Türkiye sosyolojisine bıraktığı miras dersin konuları.
Sıfır noktası — Sahaya gitmek
Tematik kurslarda toplumsal yapı, bir toplumun parçaları arasındaki görece kalıcı ilişkiler örüntüsü olarak tanıtılmıştı. Toplumsal yapıyı kavramlarla tartışmak bir şeydir, onu somut bir köyde ya da kasabada ölçmek ve betimlemek başka bir şey. Boran ve Kıray, toplumsal yapıyı sahada, hanelerin, toprağın, işin ve ilişkilerin somut dağılımı üzerinden inceledi.
Mekanizma — Toprak, sınıf ve değişim
Boran'ın köy araştırmasının merkezinde, toprak mülkiyetinin ve üretim ilişkilerinin köy içindeki eşitsizlikleri nasıl biçimlendirdiği sorusu vardı. Tematik kurslarda toplumsal sınıf, ekonomik kaynaklara erişimle belirlenen ve yaşam şanslarını etkileyen konum olarak tanıtılmıştı. Boran, bu kavramı köy ölçeğinde somutlaştırdı.
Kıray'ın araştırmaları ise başka bir soruya odaklanıyordu: geleneksel bir toplum, sanayileşme ve kentleşme gibi köklü değişimlerle karşılaştığında ne olur? Kıray bu soruyu, büyük bir sanayi yatırımının yapılacağı bir sahil kasabasını yatırım gerçekleşmeden önce inceleyerek sordu.
Kıray'ın en önemli kavramsal katkılarından biri, geleneksel kurumların değişim karşısında yalnız engel değil, aynı zamanda değişimi yumuşatan bir işlev de görebileceği fikriydi.
Kuramsal mercekler
Boran ile Kıray, ampirik araştırmayı paylaşsalar da farklı kuramsal çerçevelerden besleniyordu. Boran'ın çözümlemesi, toprak mülkiyetine, üretim ilişkilerine ve sınıflar arasındaki eşitsizliğe odaklanan bir yaklaşıma dayanıyordu. Onun için köyün dönüşümünü anlamak, köy içindeki sınıf ilişkilerini ve bu ilişkilerin piyasa ile bağlantısını anlamaktı.
Kıray ise modernleşme ve toplumsal değişim kuramlarıyla daha yakından ilgilendi, ama bu kuramların geleneksel toplumun hızla ve tümüyle ortadan kalkacağı yönündeki varsayımlarını sorguladı. Tampon mekanizma kavramı, modernleşmenin doğrusal bir çizgide ilerlemediğini, geleneksel ile modernin uzun süre iç içe yaşayabileceğini gösteriyordu.
Ölçek
Boran ve Kıray, toplumsal yapıyı köy ve kasaba ölçeğinde incelediler, ama bu ölçekten ulusal ve küresel süreçlere uzanan bağlantılar kurdular. Boran'ın ova köyleri, uluslararası pamuk ve tütün piyasalarına bağlıydı. Kıray'ın kasabası, ulusal bir sanayileşme politikasının hedefiydi. Yerel bir topluluğun incelenmesi, büyük süreçlerin somut bir yerde nasıl yaşandığını görmenin yolu oldu.
Türkiye bağlamı ve karşılaştırma
Boran ve Kıray, Türkiye'de kadın sosyologların disiplinin kuruluşundaki önemli rolünün iki örneğidir. İkisi de yurt dışında sosyoloji eğitimi aldı, Türkiye'ye döndükten sonra sahaya dayanan araştırmalar yaptı ve öğrenci yetiştirdi. Boran, üniversiteden uzaklaştırıldıktan sonra akademi dışında, siyasette etkin bir rol üstlendi. Kıray ise uzun yıllar akademide kalarak kent sosyolojisinin ve toplumsal değişim araştırmalarının Türkiye'deki öncülerinden biri oldu.
Uluslararası karşılaştırmada, Boran'ın ve Kıray'ın araştırmaları, aynı dönemde dünyanın farklı yerlerinde yapılan köy ve topluluk çalışmalarıyla birlikte okunabilir. Hindistan'da, Latin Amerika'da ve Akdeniz ülkelerinde de sosyologlar ve antropologlar, kırsal toplulukların kalkınma ve modernleşme karşısındaki durumunu sahaya dayanan araştırmalarla incelemiştir. Bu karşılaştırma, Türkiye'deki ampirik geleneğin, kalkınma sorunlarıyla uğraşan geniş bir coğrafyada yürüyen ortak bir araştırma gündeminin halkası olduğunu gösterir.
Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?
Boran ve Kıray hakkındaki bilgimiz, öncelikle onların yayımladığı araştırma raporlarına ve kitaplara dayanır. Bu çalışmalar, kullanılan yöntemi, sorulan soruları, toplanan verileri ve varılan sonuçları ayrıntılı biçimde sunar. Sonraki araştırmacılar, aynı köylere ve kasabalara yıllar sonra geri dönerek yeniden araştırmalar yapmış, böylece değişimin zaman içinde izlenmesini mümkün kılmıştır. İki sosyoloğun etkisini anlamak için ise yetiştirdikleri öğrencilerin çalışmalarına ve onların sosyolojiye kattıklarına bakmak gerekir.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışTürkiye köylerinin kaynaşmış ve eşit topluluklar olduğu sanılabilir.
Oysa Boran'ın araştırması, köy içinde toprak sahipleri, ortakçılar ve topraksız köylüler arasında derin eşitsizlikler bulunduğunu gösterdi.
Yaygın yanlışBütün köylerin aynı toplumsal yapıya sahip olduğu düşünülebilir.
Oysa karşılaştırmalı araştırmalar, ekolojik ve ekonomik koşullara göre köylerin toplumsal yapısının belirgin biçimde farklılaştığını ortaya koydu.
Yaygın yanlışGeleneksel kurumların modernleşme karşısında yalnız bir engel olduğu sanılabilir.
Oysa Kıray'ın tampon mekanizma kavramı, bu kurumların değişimi yumuşatan ve uyumu kolaylaştıran bir işlev de görebildiğini gösterir.
Yaygın yanlışYerel bir topluluk çalışmasının yalnız o yeri anlattığı düşünülebilir.
Oysa topluluk çalışmaları, ulusal ve küresel süreçlerin somut bir yerde nasıl yaşandığını görmeyi sağlar.
Yaygın yanlışTürkiye'de sosyolojinin kurucularının yalnız erkeklerden oluştuğu sanılabilir.
Oysa Boran ve Kıray gibi kadın sosyologlar, ampirik sosyolojinin kuruluşunda ve gelişmesinde belirleyici rol oynadı.
Aklında kalsın
- Boran, ova ve dağ köylerini karşılaştırarak ekolojik ve ekonomik koşulların toplumsal yapıyı nasıl biçimlendirdiğini gösterdi.
- Kırsal tabakalaşma, köyün kaynaşmış bir topluluk olduğu imgesinin ardındaki eşitsizlikleri görünür kılar.
- Ortakçılık, topraksız köylünün geçimini sağlarken toprak sahibine bağımlılığı sürdüren bir üretim ilişkisidir.
- Kıray, sanayileşme öncesi bir kasabayı inceleyerek değişimin öncesini kayıt altına aldı.
- Tampon mekanizmalar, geleneksel kurumların değişimi yumuşatan geçiş işlevini anlatır.
- Topluluk çalışmaları, büyük süreçlerin somut bir yerde nasıl yaşandığını görmeyi sağlar.
- Boran ve Kıray, Türkiye'de ampirik sosyolojinin kuruluşunda kadın sosyologların belirleyici rolünü gösterir.
Sonraki derse köprü
Ampirik araştırma geleneği Türkiye sosyolojisine somut veriler kazandırdı, ama büyük soruları bütünüyle yanıtlamadı: Türkiye toplumunun yapısı Batı toplumlarından temelden farklı mıydı, ve bu farkı anlamak için Batı'da geliştirilmiş kavramlar yeterli miydi? Bu sorulara birbirinden çok farklı iki cevap veren iki sosyolog, Türkiye sosyolojisinin sonraki kuşağında öne çıktı. Biri, din, kültür ve siyasal yapıyı birlikte düşünen yorumlarıyla ve daha önce karşılaştığımız merkez–çevre kavramıyla tanınan Şerif Mardin'di. Öteki, Türkiye'nin toplum yapısını Batı'dan farklı bir tarihsel yolun ürünü olarak görmeyi savunan Baykan Sezer'di. Şerif Mardin, Baykan Sezer ve farklı paradigmalar, Türkiye sosyolojisinin kendi toplumunu hangi kavramlarla okuyacağı tartışmasını gösteriyor.