İçeriğe geç

TUR-701-07·Osmanlı Toplumsal Yapısı ve Modernleşme

Osmanlı modernleşmesini karşılaştırmalı okumak

temel2.072 kelime≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Karşılaştırmalı tarihsel sosyoloji, bir toplumun deneyiminde neyin özgül, neyin ortak olduğunu görmeyi sağlar.
  2. Gerileme tezi, Osmanlı'nın son yüzyıllarındaki uyum ve dönüşüm çabalarını büyük ölçüde görmezden gelir.
  3. Osmanlı'nın dünya ekonomisine eklemlenmesi, bölgeler arasında eşitsiz sonuçlar doğurdu.
  4. Savunmacı modernleşme, Batı'nın baskısı altındaki pek çok devletin ortak bir yanıtıydı.
  5. Osmanlı modernleşmesi, klasik modernleşme kuramı, dünya sistemi yaklaşımı ve çoklu modernlikler yaklaşımıyla farklı biçimlerde okunur.
  6. Rusya ve Japonya ile karşılaştırma, sonuçların farklılığını yapısal koşullara bağlamayı mümkün kılar.
  7. Cumhuriyet'in kopuş anlatısı, Osmanlı reformlarıyla olan sürekliliği gölgede bırakır.

Açılış sahnesi

Atölyenin son haftasında eğitmen masaya belge koymuyor. Onun yerine duvara bir dünya haritası asıyor ve katılımcılardan, kurs boyunca gördükleri süreçlerin aynı dönemde başka nerelerde yaşandığını haritada işaretlemelerini istiyor. Biri Rusya'yı işaretliyor: orada da bir imparatorluk yenilgilerden sonra ordusunu, hukukunu ve köylülüğünü yeniden düzenlemişti. Biri Japonya'yı işaretliyor: Batı'nın gemileri limanlara dayandıktan sonra ülke birkaç on yıl içinde yepyeni bir devlet kurmuştu. Biri de Mısır'ı işaretliyor: Osmanlı'ya bağlı bir valinin, İstanbul'dan önce kendi ordusunu ve okullarını kurduğu yer.

Öğrenci haritaya bakarken kurs boyunca taşıdığı bir varsayımın sarsıldığını fark ediyor. Osmanlı reformlarını hep geç kalmış bir imparatorluğun Avrupa'yı yakalama çabası olarak düşünmüştü. Oysa haritada Osmanlı tek başına değildi. Aynı yüzyılda dünyanın dört bir yanında devletler benzer baskılarla karşılaşıyor, benzer araçlara başvuruyor, ama farklı sonuçlara varıyordu. Soru değişiyor: Osmanlı neden geri kaldı sorusu yerine, Osmanlı bu ortak dönüşümün içinde nasıl bir yol izledi ve neden?

Bu derste ne olacak

Duvardaki harita ve katılımcıların işaretleri kurgu. Osmanlı modernleşmesini başka toplumların deneyimleriyle karşılaştırarak okumak ise tarihsel sosyolojinin gerçek ve verimli bir yöntemidir ve Osmanlı tarihine bakışı son yıllarda önemli ölçüde değiştirmiştir.

Kurs bu dersle tamamlanıyor. Önceki derslerde Osmanlı'nın klasik düzeni, toprak ve üretim yapısı, çok dinli örgütlenmesi, reformları, yeni kurumları ve demografik dönüşümü ele alındı. Bu ders bütün bu süreçleri karşılaştırmalı bir çerçeveye yerleştiriyor. Osmanlı tarihini uzun süre biçimlendiren gerileme anlatısı, bu anlatıya yöneltilen eleştiriler, Osmanlı'nın dünya ekonomisiyle ilişkisi ve Rusya, Japonya ve Mısır'la karşılaştırmanın neyi görünür kıldığı dersin konuları.

Sıfır noktası — Karşılaştırmanın gücü

Tematik kurslarda modernleşme, geleneksel toplumdan modern topluma geçiş süreci olarak tanıtılmış ve bu geçişin tek bir yolu olmadığını savunan çoklu modernlikler yaklaşımı ele alınmıştı. Osmanlı modernleşmesini anlamak için bu tartışmayı somut bir karşılaştırmaya dökmek gerekir.

Mekanizma — Gerileme anlatısından karşılaştırmaya

Osmanlı tarihi uzun süre, bir yükseliş döneminin ardından yüzyıllar süren bir çöküş hikâyesi olarak anlatıldı. Bu anlatı, hem Avrupa tarih yazımında hem de Türkiye'de geniş biçimde benimsendi.

Karşılaştırmanın açtığı ikinci alan, Osmanlı'nın dünya ekonomisiyle ilişkisidir. Tematik kurslarda dünya sistemi kavramı, dünyanın merkez, yarı çevre ve çevre bölgeler arasında eşitsiz bir iş bölümüyle bağlandığı bir ekonomik sistem olarak tanıtılmıştı.

Bu eklemlenmenin hukuki çerçevesini, imparatorluğun yüzyıllar önce yabancı tüccarlara tanıdığı ayrıcalıklar oluşturuyordu.

Karşılaştırmanın üçüncü alanı, devletlerin Batı'nın baskısına verdiği yanıttır.

Kuramsal mercekler

Osmanlı modernleşmesinin nasıl okunacağı konusunda üç yaklaşım öne çıkar. Klasik modernleşme kuramı, Osmanlı'yı Batı'nın izlediği yolu geriden takip eden ve başarıya ulaşamayan bir toplum olarak görür. Bu yaklaşım, Batı'yı tek geçerli model olarak kabul eder.

Dünya sistemi yaklaşımı, Osmanlı'nın geri kalmışlığını iç kusurlarla değil, dünya ekonomisindeki çevre konumuyla açıklar. Bu yaklaşıma göre Osmanlı, Avrupa kapitalizmine ham madde sağlayan bir çevre bölgeye dönüştürülmüştür.

Çoklu modernlikler yaklaşımı ise Osmanlı'yı ne başarısız bir taklitçi ne de edilgen bir çevre olarak görür. Bu yaklaşıma göre Osmanlı, kendi kurumsal ve kültürel mirası üzerinde, Batı'dan aldıklarını dönüştürerek kendine özgü bir modernlik biçimi kurmuştur.

Ölçek

Karşılaştırma farklı ölçeklerde yapılabilir. İmparatorluk ölçeğinde, Osmanlı devleti başka devletlerle karşılaştırılır. Bölge ölçeğinde, imparatorluğun farklı bölgeleri birbiriyle karşılaştırılabilir: kıyı ile iç bölgeler, Balkanlar ile Anadolu, Mısır ile İstanbul. Kurum ölçeğinde ise okullar, ordular ya da mahkemeler farklı ülkelerde karşılaştırılabilir. Her ölçek, farklı bir benzerlik ve farklılık örüntüsünü görünür kılar.

Türkiye bağlamı ve karşılaştırma

Osmanlı modernleşmesinin nasıl okunduğu, Türkiye'nin kendi tarihini nasıl anlattığıyla yakından bağlantılıdır. Cumhuriyet'in erken dönem tarih anlatısı, Osmanlı'nın son yüzyıllarını çoğu zaman bir gerileme ve çöküş dönemi olarak sunmuş, Cumhuriyet'i bu çöküşten kopuş olarak konumlandırmıştır. Sonraki tarih yazımı ise Osmanlı reformları ile Cumhuriyet kurumları arasındaki sürekliliklere daha fazla dikkat çekmiştir.

Uluslararası karşılaştırmada, Rusya ve Japonya'nın deneyimleri özellikle öğreticidir. Üç imparatorluk da aynı yüzyılda Batı'nın baskısı altında reformlar yaptı. Rusya köylülüğü serflikten kurtardı, ama geniş imparatorluğunu tek bir modernleşme projesi etrafında birleştirmekte zorlandı. Japonya görece türdeş nüfusu ve adalar üzerindeki konumuyla, merkezî bir ulus devlet kurmayı daha hızlı başardı. Osmanlı ise inançları ve dilleri birbirinden ayrı pek çok topluluğu barındıran yapısı, uzun kara sınırları ve Avrupa'nın müdahaleleri nedeniyle, reformlarını imparatorluğu bir arada tutma sorunuyla birlikte yürütmek zorunda kaldı.

Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?

Karşılaştırmalı tarihsel sosyoloji, farklı ülkelerin arşivlerine, tarih yazımlarına ve istatistiklerine dayanır. Karşılaştırmanın güvenilirliği, karşılaştırılan birimlerin gerçekten karşılaştırılabilir olup olmadığına ve her ülkenin tarihinin kendi bağlamında yeterince derin bilinip bilinmediğine bağlıdır. Yüzeysel bir karşılaştırma, farklı bağlamlardaki benzer görünen olguları aynı şey sanma ya da gerçekten ortak olan süreçleri gözden kaçırma riski taşır.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışOsmanlı tarihinin klasik dönemin ardından kesintisiz bir gerileme olduğu sanılabilir.
Doğrusu

Oysa son dönem tarih yazımı, bu dönemleri değişen koşullara uyum ve kurumsal dönüşüm dönemleri olarak da okumaktadır.

Yaygın yanlışOsmanlı modernleşmesinin Batı'nın başarısız bir taklidi olduğu düşünülebilir.
Doğrusu

Oysa Osmanlı, Batı'dan aldıklarını kendi kurumsal mirası üzerinde dönüştürerek kendine özgü bir modernlik biçimi kurmuştur.

Yaygın yanlışOsmanlı'nın reformları yukarıdan yapmasının Osmanlı'ya özgü bir özellik olduğu sanılabilir.
Doğrusu

Oysa Batı'nın baskısı altındaki pek çok devlet, reformları benzer biçimde devlet eliyle başlatmıştır.

Yaygın yanlışCumhuriyet'in Osmanlı'dan tam bir kopuş olduğu düşünülebilir.
Doğrusu

Oysa Cumhuriyet'in pek çok kurumu Osmanlı reformlarının devamı niteliğindedir ve kopuş anlatısı yeni rejimin meşruiyet ihtiyacıyla da bağlantılıdır.

Yaygın yanlışFarklı toplumlardaki benzer görünen reformların aynı anlamı taşıdığı sanılabilir.
Doğrusu

Oysa karşılaştırma, her reformun kendi toplumsal bağlamında hangi ilişkileri dönüştürmeye çalıştığı görüldüğünde anlamlı olur.

Aklında kalsın

  1. Karşılaştırmalı tarihsel sosyoloji, bir toplumun deneyiminde neyin özgül, neyin ortak olduğunu görmeyi sağlar.
  2. Gerileme tezi, Osmanlı'nın son yüzyıllarındaki uyum ve dönüşüm çabalarını büyük ölçüde görmezden gelir.
  3. Osmanlı'nın dünya ekonomisine eklemlenmesi, bölgeler arasında eşitsiz sonuçlar doğurdu.
  4. Savunmacı modernleşme, Batı'nın baskısı altındaki pek çok devletin ortak bir yanıtıydı.
  5. Osmanlı modernleşmesi, klasik modernleşme kuramı, dünya sistemi yaklaşımı ve çoklu modernlikler yaklaşımıyla farklı biçimlerde okunur.
  6. Rusya ve Japonya ile karşılaştırma, sonuçların farklılığını yapısal koşullara bağlamayı mümkün kılar.
  7. Cumhuriyet'in kopuş anlatısı, Osmanlı reformlarıyla olan sürekliliği gölgede bırakır.

Sonraki derse köprü

Bu kurs boyunca Osmanlı toplumu dışarıdan, tarihçilerin ve sosyologların gözünden incelendi. Peki Osmanlı düşünürleri kendi toplumlarını nasıl anlattı? Klasik dönemde devletin yükselişini ve düşüşünü açıklamaya çalışan yazarlar hangi kavramlara başvurdu? On dokuzuncu yüzyılda Avrupa'da doğan sosyoloji, Osmanlı aydınlarına hangi yollardan ulaştı ve ilk çeviriler kimler tarafından, hangi amaçla yapıldı? Türkiye'de sosyolojik düşüncenin tarihi, Osmanlı'da toplum düşüncesinin kaynaklarıyla ve Avrupa'dan gelen yeni bir bilimin ilk çevirileriyle başlıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.