Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bu dersten çıkarken elinde kalması gerekenler.
- Parolayı tehlikeye atan şey karmaşıklığın azlığı değil, aynı parolanın birden çok yerde kullanılmasıdır.
- Uzunluk karmaşıklıktan önce gelir ve ikinci adım doğrulama, tek başına bütün parola kurallarından daha fazla iş görür.
- Kayıtların bir kısmını sen bırakırsın, bir kısmı sen hiçbir şey yapmadan oluşur; edilgen iz ne söylediğini değil ne yaptığını tutar.
- Bir bilginin kişisel olup olmadığı içeriğinden değil, başka kayıtlarla birleştirildiğinde neye vardığından anlaşılır.
- Ölçüt amaç sınırlamasıdır: bu veri hizmetin çalışması için mi gerekli, yoksa hizmetten bağımsız bir amaç için mi isteniyor?
- İzin geri alındığında gelecekteki erişim durur, geçmiş kayıt kalır; en etkili karar izin verilmeden önce alınır.
- İzlenebilirlik bir metinde okuru, bir insanda izleyeni güçlendirir; hakkında ne kadar kayıt tutulduğu da kişilerin tercihine göre değil, hizmete duydukları ihtiyaca göre dağılır.
Açılış sahnesi
Bir kişinin küçük bir alışveriş sitesindeki hesabı ele geçiriliyor. Sitede önemli bir şey yok: birkaç eski sipariş, bir adres.
Kişi umursamıyor. Sitedeki bilgiler zaten değersiz.
Birkaç hafta sonra e-posta hesabına giriş yapılıyor. Oradan da bankacılık uygulamasına parola sıfırlama isteği gönderiliyor.
Zincir tek bir noktadan başlamıştı: kişi aynı parolayı üç yerde kullanıyordu ve küçük sitenin parola kayıtları sızmıştı.
Değersiz olan bilgi değildi. Değersiz sanılan şey, o siteye girerken kullanılan anahtardı ve o anahtar başka kapıları da açıyordu.
Bu derste ne olacak
Bu kursta şimdiye kadar veriye dışarıdan baktık. Bu derste tabloda bir satır olarak duruyorsun.
İki ayrı konu var ve ikisi birbirine bağlanıyor.
Birincisi hesap güvenliği: pratik, öğrenilmesi kısa ve etkisi büyük. Burada birkaç yanlış inanışı düzeltip yerine iki alışkanlık koyacağız.
İkincisi hakkında tutulan kayıtlar: ne kadarını sen bırakıyorsun, ne kadarı sen hiçbir şey yapmadan birikiyor ve ayrı ayrı zararsız görünen kayıtlar bir araya geldiğinde ne oluyor?
İkisini birleştiren soru şu: bir veri toplandığında sana ne olur? Cevap "kötü niyetli biri kullanır" değil — çoğu zaman veri, toplandığı amaçtan başka bir amaç için kullanılır ve asıl mesele orada.
Aşağıdaki hesaplar, kurumlar ve kayıtlar kurgudur; zincirin halkalarını tek bir anlatıda toplamanın başka yolu yok.
Sıfır noktası — parolanın işi
Bir parolanın işi seni tanımak değil, seni başkalarından ayırmak. Bu ayrımın nerede bozulduğunu bilmek, parola kurallarının çoğunu gereksiz kılıyor.
Bundan iki pratik sonuç çıkıyor.
Birincisi: her hesapta farklı parola. Bu, akılda tutulamayacağı için bir parola yöneticisi gerektirir ve gerçek çözüm budur — akılda tutma çabası değil.
İkincisi: uzunluk karmaşıklıktan önce gelir. Birkaç kelimeden oluşan uzun bir parola, kısa ve içinde işaretler bulunan bir paroladan daha güçlüdür ve hatırlanması kolaydır.
Yaygın yanlışParolayı düzenli olarak değiştirmenin güvenliği artırdığı sanılır.
Zorunlu değişiklikler insanları tahmin edilebilir kalıplara iter ve genelde eskisinin küçük bir varyasyonu yazılır. Değişiklik ancak bir sızıntı olduğunda anlamlıdır; onun dışında değeri olan şey benzersizlik ve ikinci adımdır.
Mekanizma — iki tür iz
Hakkında biriken kayıtların bir kısmını sen üretirsin, bir kısmı sen hiçbir şey yapmadan oluşur.
Birinci tür açık: yazdıkların, paylaştıkların, doldurduğun formlar. Bunları sen bırakırsın ve varlıklarını bilirsin.
Edilgen izin özelliği şu: hakkında ne söylediğini değil, ne yaptığını kaydeder. İnsanlar ne söylediklerini düzenler; ne yaptıklarını düzenlemezler.
Yaygın yanlışBir hizmete bilgi vermeyince hakkında kayıt tutulmadığı sanılır.
Form doldurmamak yalnız birinci türü engeller. Edilgen iz hizmetin çalışması sırasında kendiliğinden oluşur ve genelde daha ayrıntılıdır; "hiçbir şey paylaşmıyorum" cümlesi bu kaydı kapsamaz.
Ayrı ayrı zararsız, bir arada tanıtıcı
Kişisel veri konusundaki en yaygın yanılgı, tek tek bilgilere bakarak karar vermek.
Bu mekanizma iki yerde işliyor.
Yayımlanan veride: kişilerin adları silinerek yayımlanmış bir veri kümesi, başka bir kaynakla eşleştirildiğinde kimlikleri geri verebilir. Adın silinmesi, tanınmazlığı garanti etmez.
Günlük kullanımda: farklı hizmetlerde bıraktığın izler tek başına anlamsızken, aynı hesap ya da aynı cihaz üzerinden birleştirildiğinde ayrıntılı bir tablo oluşur.
Yaygın yanlışKişisel verinin yalnız ad, kimlik numarası gibi doğrudan tanıtıcı bilgiler olduğu sanılır.
Bir bilginin kişisel olup olmadığı içeriğine değil, birleştirildiğinde neye vardığına bağlıdır. Bu yüzden "burada isim yok" cümlesi bir veri kümesini kişisel olmaktan çıkarmaz.
Toplanması gereken ile toplanan
Bu ders kolayca bir tedbir listesine dönüşebilir ve o listenin pratikte bir karşılığı olmaz; çünkü hizmet kullanmadan yaşamak diye bir seçenek yok. Ayrımı kuran bir ilke var.
Ölçüt tek bir soruyla veriliyor: bu veri, bana verilen hizmetin çalışması için mi gerekli, yoksa hizmetten bağımsız bir amaç için mi isteniyor?
Bir kargo hizmetinin adresini istemesi bu soruyu geçer; hizmet adres olmadan çalışmaz. Aynı hizmetin telefonundaki rehbere erişim istemesi geçmez; kargo teslimi için rehber gerekmez.
Bu ölçüt kişisel bir tercihi değil, kurumsal bir sorumluluğu tarif ediyor ve bir kullanıcı olarak yapabileceğin şey de bundan çıkıyor: verilen izinleri değil, istenen izinlerin gerekçesini sorgulamak.
Yaygın yanlışBir izni vermenin geri alınabilir olduğu için önemsiz olduğu sanılır.
İzin geri alındığında gelecekteki erişim durur; o güne kadar toplanmış veri kurumda kalmaya devam eder. Bu yüzden izinlerin en etkili yönetildiği an, verilmeden önceki andır.
Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?
Kişisel verinin nasıl biriktiği ve nasıl kullanıldığı incelenebilen bir konu.
İzlenebilirlik iki yönlü çalışır
Akademiye girdiğin derste bir ilke kurmuştuk: bir iddianın hangi kaynaktan geldiği okur tarafından takip edilebilmeli. O ilke bir erdemdi ve akademik dürüstlüğün bütün kuralları ondan türüyordu.
Aynı özellik, konusu bir metin değil bir insan olduğunda tersine dönüyor.
Bir eylemin kime ait olduğunun takip edilebilmesi, bir iddianın kaynağının takip edilebilmesiyle aynı teknik özelliktir. Değerini belirleyen şey özelliğin kendisi değil, kimin izlendiği ve kimin izlediği.
Bu ayrım pratik bir sonuç üretiyor. İzlenebilirlik bir metinde okuru güçlendirir, çünkü okur kaynağa gidip kontrol edebilir. Bir insanda ise izleyeni güçlendirir; izlenen kişi neyin kaydedildiğini göremez ve kontrol edemez.
Buna bir de dağılım eşitsizliği ekleniyor. Hakkında ne kadar kayıt tutulduğu herkes için aynı değil. Kamu hizmetlerine başvurmak zorunda olan, çalışırken sürekli ölçülen ya da bir yardımdan yararlanmak için düzenli bildirim yapan kişiler hakkında çok daha ayrıntılı kayıtlar birikir. Kayıttan uzak durabilmek, çoğu zaman kayda ihtiyacı olmamayı gerektiriyor.
Yaygın yanlışMahremiyetin "saklayacak bir şeyi olanların" meselesi olduğu sanılır.
Mesele saklamak değil, hakkında tutulan kaydın nerede, ne kadar süreyle ve hangi amaçla kullanılacağına dair bir söz hakkı bulunup bulunmadığı. Saklayacak bir şeyi olmayan kişi de, kendisi hakkındaki kaydın hangi kararda kullanılacağını bilmek ister.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışGizli sekme kullanmanın kaydı engellediği sanılır.
Bu mod cihazındaki yerel geçmişi tutmaz; bağlandığın hizmetlerin ve ağın kendi kayıtlarına dokunmaz. Yerel geçmiş ile hizmet tarafındaki kayıt iki ayrı şeydir ve çoğu kişi birincisini kapatıp ikincisini kapattığını sanır.
Yaygın yanlışUzun kullanım koşullarının okunmasının bir çözüm olduğu düşünülür.
Metinlerin uzunluğu ve dili, okunmalarını pratik olmaktan çıkarıyor ve bu bir tesadüf değil. İşe yarayan şey metni baştan sona okumak değil, iki bölümü aramak: hangi verilerin toplandığı ve üçüncü taraflarla ne paylaşıldığı.
Yaygın yanlışVerinin silinmesini istemenin her şeyi bitirdiği sanılır.
Silme talebi kurumun kendi kayıtlarını kapsar; o veri daha önce başkalarına aktarılmışsa aktarılan kopyalar ayrı bir konudur. Bu yüzden paylaşımın kendisi, silmeden çok daha belirleyicidir.
Yaygın yanlışGüvenliğin teknik bilgi gerektirdiği düşünülür.
Hesapların büyük kısmı karmaşık yöntemlerle değil, tekrarlanan parolalar ve eksik ikinci adım yüzünden ele geçiriliyor. İki alışkanlık — her hesapta farklı parola ve ikinci adım doğrulama — teknik bilgi gerektirmez ve riskin büyük kısmını kapatır.
Aklında kalsın
Bu dersten çıkarken elinde kalması gerekenler.
- Parolayı tehlikeye atan şey karmaşıklığın azlığı değil, aynı parolanın birden çok yerde kullanılmasıdır.
- Uzunluk karmaşıklıktan önce gelir ve ikinci adım doğrulama, tek başına bütün parola kurallarından daha fazla iş görür.
- Kayıtların bir kısmını sen bırakırsın, bir kısmı sen hiçbir şey yapmadan oluşur; edilgen iz ne söylediğini değil ne yaptığını tutar.
- Bir bilginin kişisel olup olmadığı içeriğinden değil, başka kayıtlarla birleştirildiğinde neye vardığından anlaşılır.
- Ölçüt amaç sınırlamasıdır: bu veri hizmetin çalışması için mi gerekli, yoksa hizmetten bağımsız bir amaç için mi isteniyor?
- İzin geri alındığında gelecekteki erişim durur, geçmiş kayıt kalır; en etkili karar izin verilmeden önce alınır.
- İzlenebilirlik bir metinde okuru, bir insanda izleyeni güçlendirir; hakkında ne kadar kayıt tutulduğu da kişilerin tercihine göre değil, hizmete duydukları ihtiyaca göre dağılır.
Sonraki derse köprü
Bu kurs boyunca dosyalarla, sayfalarla, sayılarla ve grafiklerle çalıştın. Her derste bir şey biriktirdin: indirilmiş bir tablo, kaydedilmiş bir sayfa, işine yarayan bir kaynak, kendi çizdiğin bir grafik.
Kursun son dersi bu birikimin nasıl yönetileceğiyle ilgili ve göründüğünden çok daha belirleyici.
Kaynaklarını nasıl sakladığın, dosyalarını nasıl adlandırdığın ve bir metnin hangi sürümünün son sürüm olduğunu nasıl bildiğin — bunlar düzen meselesi gibi görünüyor ve aslında birer güvenilirlik meselesi. Altı ay sonra bir çalışmanı savunman gerektiğinde elinde ne olduğu bu kararlara bağlı.
Sıradaki derste kaynak yönetimi araçlarını, dosya adlandırmanın işe yarayan biçimlerini, sürüm takibinin ne demek olduğunu ve bir çalışmanın kendi geçmişini nasıl taşıdığını göreceğiz. HAZ-004'te tuttuğun kaynak izi burada bir sisteme dönüşecek.