İçeriğe geç

HAZ-001-03·Akademiye Başlangıç ve Öğrenme Rotası

Başlangıç öz değerlendirmesi ve kişisel hedef belirleme

hazırlık1.959 kelime≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bu dersin beş kilit noktası şunlar.

  1. Okurken hissedilen kolaylık anlamanın kanıtı değildir; ölçü, kapalı sayfadan kendi cümlelerinle bir iddiayı çıkarabilmektir.
  2. Başlangıç öz değerlendirmesi bir sınav değil bir öneri aracıdır; puanı yoktur, belgeye etkisi yoktur ve seviye etiketi dayatmaz.
  3. Kendi düzeyini değerlendiren insan sistematik biçimde yanılır ve yanılma yönü bilgi arttıkça değişir; "ne kadar biliyorsun" yerine "şunu yapabiliyor musun" sorusu daha güvenilirdir.
  4. Hedefin üç bileşeni vardır — çıktı, kapsam ve ölçü — ve üçünden biri eksikse hedef bir niyet olarak kalır.
  5. İlk hedef genellikle yanlıştır ve düzeltilmesi ilerlemenin işaretidir; hedef değişimi geri adım değil, ilk hedefin ürettiği bilgidir.

Açılış sahnesi

Bir sosyoloji yazısı okudun. Uzun değildi, dili ağır değildi, her cümleyi anladın.

Sayfayı kapattın ve bir arkadaşın sordu: neymiş orada anlatılan?

Ağzını açtın ve içeriden bir şey gelmedi. Konu aklındaydı, birkaç kelime de hatırlıyordun, ama iddianın ne olduğunu söyleyemedin.

Bu tanıdık ve rahatsız edici bir an. İnsan genellikle şunu düşünür: demek dikkatimi vermemişim.

Oysa dikkatini vermiştin. Olan şey başka: okurken hissettiğin kolaylık, anlamanın kendisi değildi.

Bir metni okurken cümleler akıyorsa beynin bunu "biliyorum" diye kaydeder. O kayıt yanlıştır ve yanlışlığı ancak metni kapatıp anlatmaya çalıştığında ortaya çıkar.

Bu ders o boşluğu ölçmenin yolunu kuruyor. Çünkü nereden başlayacağına karar vermeden önce, gerçekten nerede durduğunu bilmen gerekiyor.

Bu derste ne olacak

Önce başlangıç öz değerlendirmesinin ne olduğunu ve ne olmadığını ayıracağız. Bu bir sınav değil ve bir seviye etiketi dayatmıyor; tek işi sana uygun bir rota önermek.

Sonra ölçmenin neden zor olduğuna gireceğiz. Kendi bilgisini değerlendiren insan sistematik biçimde yanılır ve yanılma yönü, ne kadar bildiğine göre değişir.

Ardından ölçmenin çalışan biçimine geleceğiz: tanımayı değil geri çağırmayı yoklamak. Aradaki fark küçük görünür ve sonuç bambaşkadır.

Sonra hedef belirlemeye geçeceğiz. "Sosyoloji öğrenmek istiyorum" bir hedef değil bir yön; onu hedefe çevirmenin üç bileşeni var ve üçünü de yazmadan rota seçmek tahmin olur.

Son olarak hedefin nasıl gözden geçirileceğini konuşacağız, çünkü ilk hedef neredeyse her zaman yanlış olur ve bu bir başarısızlık değil sürecin kendisidir.

Kutulardaki kişiler ve durumlar kurgu; ölçmenin nerede yanıldığını göstermek için kuruldular.

Sıfır noktası

Bildiğini sanmak ile bilmek arasındaki fark ölçülebilir bir şeydir ve ölçmenin adı geri çağırmadır.

Bir metni tekrar okuduğunda tanırsın. Tanımak kolaydır ve bedava gelir. Ama kapalı bir sayfadan bir iddiayı kendi cümlelerinle çıkarabilmek başka bir iştir ve o iş yapılmadan bilgi yerleşmez.

Yaygın yanlışTekrar okumanın en iyi çalışma yöntemi olduğu sanılır.
Doğrusu

Tekrar okumak tanıdıklığı artırır ve tanıdıklık kendini bilgi gibi hissettirir. Aynı süreyi metni kapatıp anlatmaya ayırmak daha zor gelir ve tam bu zorluk yüzünden işe yarar; zorlanmadan çağrılan bilgi zaten dışarıda duruyordur.

Mekanizma — öz değerlendirme neyi ölçer

Akademideki başlangıç öz değerlendirmesi kısa bir sorular kümesi ve tek bir işi var: sana uygun rotayı önermek. Belgeye hiçbir etkisi yok, kaydında bir puan olarak durmuyor ve bir seviye etiketi dayatmıyor.

Sorular en fazla beş başlıkta toplanıyor: hedefin ne, şu anda ne biliyorsun, haftada ne kadar zaman ayırabiliyorsun, hangi konu ilgini çekiyor ve hangi biçimde çalışmayı seviyorsun.

Beşinin de birlikte sorulmasının sebebi şu: yalnız bilgi düzeyine bakan bir öneri, haftada üç saati olan biriyle üç saati olan başka birine aynı rotayı verir ve ikisinden biri bırakır.

Bu iki durum birlikte bir kalıp gösteriyor. Bir konuyu az bilen insan onu kolay sanar, çünkü kolaylığı ölçecek bilgisi yoktur. Aynı konuyu iyi bilen insan onu zor sanar, çünkü ne kadar ayrıntı olduğunu görür.

Bu yüzden öz değerlendirmenin en güvenilir sorusu "ne kadar biliyorsun" değil, "şunu yapabiliyor musun" biçiminde olanıdır. Yapabilme sorusu tanıdıklıkla cevaplanamaz.

Bir ayrıntı daha var ve akademinin kendi kuralı: içeriği keşfetmek için kayıt olmak gerekmiyor. Öz değerlendirme yalnız kayıt olmak isteyene sorulur ve o zaman bile en fazla beş kısa soru sorulur.

Bunun sebebi bir kolaylık değil bir ilke. Bir kişinin ne bildiğini beyan etmesini okumanın önkoşulu yapmak, en çok ihtiyacı olanı kapıda tutar. Bilgi düzeyini yazmak zorunda kalan insan çoğu zaman yazmamayı seçer.

Zamanı ölçmek

Öz değerlendirmenin en çok atlanan sorusu bilgiyle ilgili olan değil, zamanla ilgili olan.

İnsan haftalık zamanını tahmin ederken iyi bir hafta düşünür. Gerçek hafta ise ortalama bir haftadır ve ortalamada işler araya girer.

Yaygın yanlışAz zamanın az öğrenme demek olduğu sanılır.
Doğrusu

Haftada iki saat, düzenli olduğunda ve geri çağırmaya ayrıldığında, dağınık altı saatten fazlasını verir. Belirleyici olan toplam süre değil, sürenin düzeni ve içinde ne yapıldığı.

Hedefi yazmak

Öz değerlendirme nerede olduğunu söyler; hedef nereye gitmek istediğini. İkincisi olmadan birincisi işe yaramaz.

"Sosyoloji öğrenmek istiyorum" bir hedef değil bir yöndür. Yönü hedefe çeviren üç bileşen var.

Birincisi çıktı: sonunda elinde ne olacak. Bir kavram listesi mi, bir yazı mı, bir mahalle profili mi, bir tartışmada durabilme yeteneği mi.

İkincisi kapsam: hangi konu. Sosyolojinin tamamı bir kapsam değildir; kent, göç, eğitim, medya bir kapsamdır.

Üçüncüsü ölçü: neye bakarak "oldu" diyeceksin. Ölçü olmayan hedef, hiç bitmez ve insan bir noktada sessizce bırakır.

Yaygın yanlışHedefin baştan doğru kurulması gerektiği sanılır.
Doğrusu

İlk hedef neredeyse her zaman yanlıştır ve bu bir başarısızlık değil, alanı tanımamanın kaçınılmaz sonucudur. Hedefin işi doğru olmak değil, seni yeterince ilerletip kendini düzeltebilecek hâle getirmektir.

Bu yüzden hedefin gözden geçirileceği bir an baştan belirlenir. Sabit bir kural yok ama işleyen bir alışkanlık var: dört haftada bir hedefi açıp iki soru sormak. Hâlâ aynı şeyi mi istiyorum ve istediğim şey hâlâ aynı anlama mı geliyor.

İkinci soru ilkinden daha önemli. Bir hedefin kelimeleri aynı kalırken kapsamı değişir; "eğitim eşitsizliğini anlamak" ifadesi ilk haftada okul başarısını, altıncı haftada okul seçimini, onuncu haftada ailenin kültürel kaynaklarını kastediyor olabilir. Kelimeler değişmediği için insan hedefinin sabit kaldığını sanır.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışÖz değerlendirmenin bir sınav olduğu sanılır ve insan kendini olduğundan iyi göstermeye çalışır.
Doğrusu

Burada aldatılan taraf sistem değil kişinin kendisi: yanlış bir başlangıç noktası, yanlış bir rota ve gereksiz bir tıkanma üretir. Sorunun tek amacı önerinin isabetli olması.

Yaygın yanlışRotanın bir kez seçilip sonuna kadar götürülmesi gerektiği düşünülür.
Doğrusu

Rota bir taahhüt değil bir öneridir ve değiştirmek okunanları geçersiz kılmaz; kurslar yollara ait olmadığı için önceki okumalar yeni yolun içinde de sayılır.

Yaygın yanlışZamanın hedefe göre ayarlanacağı varsayılır ve genellikle tersi olur.
Doğrusu

Haftada iki saati olan biri, on saati varmış gibi bir hedef yazarsa hedef değil kendisi bırakılır. Zaman ölçülür, hedef ona göre daraltılır — daraltılan hedef, terk edilen hedeften çok daha fazlasını verir.

Aklında kalsın

Bu dersin beş kilit noktası şunlar.

  1. Okurken hissedilen kolaylık anlamanın kanıtı değildir; ölçü, kapalı sayfadan kendi cümlelerinle bir iddiayı çıkarabilmektir.
  2. Başlangıç öz değerlendirmesi bir sınav değil bir öneri aracıdır; puanı yoktur, belgeye etkisi yoktur ve seviye etiketi dayatmaz.
  3. Kendi düzeyini değerlendiren insan sistematik biçimde yanılır ve yanılma yönü bilgi arttıkça değişir; "ne kadar biliyorsun" yerine "şunu yapabiliyor musun" sorusu daha güvenilirdir.
  4. Hedefin üç bileşeni vardır — çıktı, kapsam ve ölçü — ve üçünden biri eksikse hedef bir niyet olarak kalır.
  5. İlk hedef genellikle yanlıştır ve düzeltilmesi ilerlemenin işaretidir; hedef değişimi geri adım değil, ilk hedefin ürettiği bilgidir.

Sonraki derse köprü

Artık nerede durduğunu ölçebiliyor ve nereye gitmek istediğini yazabiliyorsun. İkisi arasındaki mesafeyi de görüyorsun.

Bu üç şeyin — başlangıç, hedef ve mesafe — hepsi kâğıt üstünde duruyor. Kâğıttan hayata geçmeleri için üçünü de haftaya bölmek gerekiyor ve bölme işi göründüğünden daha teknik.

Bu mesafe kendiliğinden kapanmıyor. Kapatan şey haftalara bölünmüş bir çalışma ve okuduğunu tutan bir sistem.

Sonraki ders tam orada duruyor ve bu dersin çıktısını girdi olarak alıyor: haftalık zamanı ölçtüğün sayıya göre gerçekçi biçimde planlamak, not tutmayı biriktirme değil işleme hâline getirmek ve tekrarı aralıklı bir düzene bağlamak. Bu derste tanıştığın akıcılık yanılsaması orada bir kez daha karşına çıkacak — çünkü not tutmanın en yaygın biçimi olan altını çizmek, tam da o yanılsamayı besleyen şey.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.