İçeriğe geç

HAZ-001-02·Akademiye Başlangıç ve Öğrenme Rotası

Seviye, ders, alt ders ve öğrenme yolu sistemi

hazırlık2.161 kelime≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bu dersten aklında kalması gerekenler.

  1. Seviye bir sınıf değil bir zorluk işaretidir; aynı seviyedeki iki kurs birbirinin devamı olmak zorunda değildir ve ön koşul ayrı yazılır.
  2. Dört birim iç içe durur — seviye, alan, kurs, ders — ve en içteki birim akademinin gerçek öğrenme birimidir.
  3. Plan belgesi kursa "ders", derse "alt ders" der; iki belgeyi karşılaştırırken önce hangi kelimenin neyi saydığına bakmak gerekir.
  4. Statü bir önem sıralaması değil kapsam bildirimidir ve "zorunlu mu" sorusunun cevabı kursta değil, senin hangi yolda olduğunda saklıdır.
  5. Ağaç neyin nerede durduğunu, yol neyin hangi sırayla okunacağını söyler; ikisi kesişir ama biri ötekinin alt kümesi değildir.

Açılış sahnesi

Katalogda "Seviye 4" yazan bir başlık gördün ve içinden bir hesap geçti: demek ki önce üçü bitirmem gerekiyor.

Bu hesap okuldan kalma ve çoğu yerde işe yarıyor. Dördüncü sınıfa üçüncüyü bitirmeden geçilmez; bir binanın dördüncü katına üçüncüden çıkılır. Merdiven, basamak, sıra.

Ama bu akademide Seviye 4'ün altında "Aile ve Akrabalık Sosyolojisi" duruyor ve o dersi okumak için Seviye 3'ün istatistik laboratuvarlarından geçmen gerekmiyor.

Aynı katalogda Seviye 3'ün altında "Anket, Ölçek ve Örnekleme" var ve onun için gerçekten bir ön bilgi gerekiyor — ama gereken şey Seviye 2 değil, çok daha erken bir ders.

Yani seviye bazen bağlayıcı, bazen değil. Bu tutarsızlık gibi görünüyor ve değil.

Seviye bir basamak değil, bir işaret. Neyin ne kadar zor olduğunu söylüyor; neyin neden önce geldiğini söylemiyor. Onu söyleyen başka bir şey var ve bu ders o şeyi kuruyor.

Bu derste ne olacak

Önce akademinin dört iç içe biriminin tam olarak neyi adlandırdığını ayıracağız: seviye, alan, kurs ve ders. Dördü de sık kullanılan kelimeler ve tam da bu yüzden birbirine karışıyorlar.

Sonra bir ayrıntıya gireceğiz: bu akademinin planında bazı birimler başka adlarla anılıyor. Planın "ders" dediği şey sayfada "kurs", planın "alt ders" dediği şey sayfada "ders" olarak duruyor. Bunun neden böyle olduğunu göreceğiz, çünkü kaynak belgeyi okuyacak biri için bu bir tuzak.

Ardından statü sistemine geçeceğiz. Her kursun bir statüsü var ve o statü tek bir soruya cevap veriyor: bu ders benim için zorunlu mu? İlginç olan şu ki cevap kursta değil, senin hangi yolda olduğunda saklı.

Sonra akademinin iki ekseni olduğunu göstereceğim. Ağaç bir eksen, yol başka bir eksen ve ikisi kesişir ama biri ötekinin alt kümesi değildir.

Son olarak bu bilginin ne işine yaradığına geleceğiz: bir ders sayfasına bakıp orada gördüğün her etiketi okuyabilmek.

Kutulardaki durumlar kurgu; sistemin nasıl davrandığını göstermek için yazıldılar.

Sıfır noktası

Akademinin yapısını anlamanın en kısa yolu şu cümle: birimler neyin nerede durduğunu söyler, statü ve yol ise neyin senin için gerekli olduğunu.

İkisi ayrı sorulardır ve karıştırıldıklarında insan gereksiz yere bekler. Bir dersi "sırası gelmedi" diye ertelemek, sıranın gerçekten var olduğu durumda doğrudur; olmadığı durumda kaybedilmiş bir aydır.

Yaygın yanlışSeviyenin bir ön koşul zinciri olduğu sanılır.
Doğrusu

Değildir. Seviye bir dersin ne kadar zor olduğunu, ne kadar ön bilgi varsaydığını ve ne kadar sürede çalışılacağını gösteren bir işarettir. Ön koşul ise ayrı yazılır ve çoğu zaman seviyeye değil, belirli birkaç derse gönderme yapar.

Mekanizma — dört birim, iç içe

En dıştaki birim seviye. Yedi tane var ve sıfırdan altıya gidiyorlar: hazırlık, başlangıç, disiplin omurgası, yöntem ve veri, kurumlar ve alanlar, eşitsizlik ve değişim, araştırmacı ve uygulayıcı. Seviye bir sınıf değil; aynı seviyedeki iki kurs birbirinin devamı olmayabilir.

Seviyeleri ezberlemek gerekmiyor ama neyi vaat ettiklerini bilmek işe yarıyor, çünkü her seviye bir yeterlilik değil bir YAPABİLME tarif ediyor. Hazırlıktan çıkan kişi bir kaynağı, bir iddiayı ve temel sosyal bilim dilini birbirinden ayırabiliyor. Başlangıçtan çıkan kişi gündelik hayatı temel sosyolojik kavramlarla açıklayabiliyor. Disiplin omurgasından çıkan kişi başlıca kuramları tarihsel ve karşılaştırmalı okuyabiliyor.

Üst seviyeler de aynı biçimde yazılmış. Yöntem ve veri seviyesinden çıkan kişi bir araştırma sorusu tasarlayabiliyor ve veriyi yorumlayabiliyor. Kurumlar seviyesinden çıkan kişi bir kurumu birey, örgüt ve toplum düzeylerinde birlikte çözümleyebiliyor. Eşitsizlik seviyesinden çıkan kişi bir alanda bütünleşik bir analiz yapabiliyor. Araştırmacı seviyesinden çıkan kişi etik bir proje üretip farklı kitlelere aktarabiliyor.

Bu tarifler bir sınav ölçütü değil bir yön göstergesi. Bir seviyeyi "bitirmek" diye kesin bir an yok; seviyenin işi, o hattaki derslerin seni nereye taşımayı amaçladığını söylemek.

İkinci birim alan ve her biri üç harfli bir kodla anılıyor. İkisi giriş niteliğinde — hazırlık ve temeller. Üçü disiplinin kendi araçlarını kuruyor: kuram, yöntem, bir de kurumların ve gündelik hayatın sosyolojileri. Kalan üçü sırasıyla eşitsizlikle değişimi, Türkiye'yi ve araştırmayla uygulamayı taşıyor. Alan bir konu ailesidir ve çoğu bir seviyeye oturur.

Üçüncü birim kurs. Yüz otuz yedi tane var ve her birinin kalıcı bir kodu bulunuyor: alan kodu artı üç haneli numara. Kod kalıcıdır ve başlık düzeltilse bile değişmez; akademinin içindeki bütün göndermeler ona bağlıdır.

Dördüncü ve en içteki birim ders. Dokuz yüz seksen sekiz tane var ve bu akademinin gerçek öğrenme birimi bu: bir oturumda okunan, bir konuyu baştan sona kuran metin. Her dersin kodu kursunun kodundan türer.

Plan belgesindeki adlandırma tuzağı

Bu akademinin arkasında bir plan belgesi var ve o belgeyi okuyacak biri bir farkla karşılaşacak.

Plan, yüz otuz yedi başlığa "ders" diyor ve altlarındaki dokuz yüz seksen sekiz satıra "alt ders". Sayfada ise ilki "kurs", ikincisi "ders" olarak duruyor.

Bunun sebebi bir tutarsızlık değil bir tercih. Okurun karşısına çıkan, açtığı ve okuduğu şey alt derstir; ona "alt" demek, asıl birimi ikincil gibi gösterirdi. Bir metni "alt ders" diye adlandırıp yirmi dakika okutmak, adın vaadiyle işin büyüklüğünü ters düşürür.

Yaygın yanlışAynı kelimenin her belgede aynı şeyi adlandırdığı varsayılır.
Doğrusu

Bu varsayım sosyal bilimlerde de sık kırılır ve bu ders onun küçük bir provası: bir kavramın anlamı, geçtiği metnin kendi tanımına bağlıdır. İki kaynağı karşılaştırırken önce ikisinin de neyi saydığına bakmak gerekir.

Statü — bu ders benim için zorunlu mu?

Her kursun bir statüsü var ve beş tane statü tanımlı.

Omurga, rehberli akademi yolunda zorunlu olan kurstur. Alan çekirdeği, belirli bir uzmanlık yolu için zorunlu olandır. Seçmeli, ilgiye göre alınandır. Laboratuvar, uygulama ve üretim ağırlıklı olandır. Güncel dosya ise hızlı değişen bir konunun tarihli ve sürümlü incelemesidir.

Buradaki asıl bilgi statülerin listesi değil, ikisinin birbirinden farkı. Omurga herkes için zorunlu; alan çekirdeği yalnız o yola girenler için. Yani "zorunlu mu" sorusunun cevabı kursun kendisinde değil, senin nerede durduğunda.

Yaygın yanlışSeçmelinin önemsiz olduğu sanılır.
Doğrusu

Statü önem sıralaması değil kapsam bildirimidir. Seçmeli, herkesin almadığı derstir; alan için tam da o dersin merkezi olabilir. Ağ analizi seçmelidir ve dijital toplumla ilgilenen biri için akademinin en çok işine yarayan kurslarından biridir.

Beşinci statü olan güncel dosya ötekilerden başka bir eksende duruyor. Öbür dördü kursun kimin için gerekli olduğunu söylerken güncel dosya, içeriğin ne kadar dayanacağını söylüyor. Hızlı değişen bir konu — bir yasa değişikliği, yeni bir platform düzenlemesi, süregiden bir tartışma — tarihli ve sürümlü yazılır. Okuyucu metnin ne zaman yazıldığını görür ve sonra ne olduğunu ayrıca araması gerektiğini bilir.

Yaygın yanlışYayımlanmış her metnin aynı ömre sahip olduğu varsayılır.
Doğrusu

Değildir ve bu farkı gizlemek okuyucuya zarar verir. Kuram dersleri onlarca yıl dayanır; bir düzenlemenin ayrıntısını anlatan dosya bir yılda eskir. Güncel dosya etiketi bir kalite işareti değil bir tarih işaretidir: metnin ne zamana ait olduğunu söyler.

İki eksen — ağaç ve yol

Akademiyi iki ayrı biçimde okuyabilirsin ve ikisi kesişir ama biri ötekinin alt kümesi değildir.

Birinci eksen ağaç: seviye, alan, kurs, ders. Ağaç neyin nerede durduğunu söyler ve konuya göre gezinmek isteyen için kurulmuştur.

İkinci eksen yol: rehberli rotalar ve uzmanlık yolları. Yol hangi kursun hangi sırayla okunacağını söyler ve bir hedefe göre kurulmuştur.

İki eksenin birlikte kullanılması en verimli hâli. Yol sana bir sıra verir ve o sırada ilerlerken bir ders seni durdurur; o noktada ağaca geçip dersin bağlı olduğu kursu, kursun bağlı olduğu alanı ve alanın komşularını görürsün. Tıkandığın yerin nesi eksik olduğunu ağaç söyler, nereye döneceğini yol söyler.

Bu iki eksen dışında üçüncü bir gezinme biçimi daha var ve o da meşru: kavramdan girmek. Bir kavramı arayıp geçtiği derse inmek, oradan kavramın bağlı olduğu kursa çıkmak. Bu biçim ne ağaç ne yol; ikisinin arasında kısa yol açar ve özellikle bir metni okurken karşılaşılan yabancı bir terimi çözmek için hızlıdır.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışKodun bir sıra numarası olduğu sanılır.
Doğrusu

Kod bir adrestir, bir sıra değil. Aynı kurstaki derslerin numaraları öğretim sırasını verir, ama kurs numaraları arasındaki fark bir mesafe ölçüsü değildir; iki yüz on ile iki yüz on bir arka arkaya numaralanmış olabilir ve tamamen ayrı tartışmalara bakabilir.

Yaygın yanlışYolun müfredatın bir alt kümesi olduğu sanılır.
Doğrusu

Yol bir alt küme değil bir okuma sırasıdır ve kendi dersi yoktur; yalnız var olan kurslara gönderme yapar. Bir yolu "bitirmek" o kursları okumaktır, ayrı bir içerik kümesini tüketmek değil. Bir kurs birden çok yolun çekirdeğinde durabilir; okuduğunda hepsinde birden ilerlemiş olursun.

Yaygın yanlışİlerlemenin tek ölçüsünün okunan ders sayısı olduğu düşünülür.
Doğrusu

Sayı bir gösterge ama tek başına yanıltıcı: birbirine bağlanmayan otuz ders, birbirine bağlanan on dersten daha az iş görür. Akademinin kendi ölçüsü de yalnız sayı değil — tamamlama, okumanın yanında en az bir yansıtma ya da uygulama etkinliğini de ister.

Aklında kalsın

Bu dersten aklında kalması gerekenler.

  1. Seviye bir sınıf değil bir zorluk işaretidir; aynı seviyedeki iki kurs birbirinin devamı olmak zorunda değildir ve ön koşul ayrı yazılır.
  2. Dört birim iç içe durur — seviye, alan, kurs, ders — ve en içteki birim akademinin gerçek öğrenme birimidir.
  3. Plan belgesi kursa "ders", derse "alt ders" der; iki belgeyi karşılaştırırken önce hangi kelimenin neyi saydığına bakmak gerekir.
  4. Statü bir önem sıralaması değil kapsam bildirimidir ve "zorunlu mu" sorusunun cevabı kursta değil, senin hangi yolda olduğunda saklıdır.
  5. Ağaç neyin nerede durduğunu, yol neyin hangi sırayla okunacağını söyler; ikisi kesişir ama biri ötekinin alt kümesi değildir.

Sonraki derse köprü

Artık akademinin haritasını okuyabiliyorsun. Kodun neyi adlandırdığını, statünün neye cevap verdiğini ve iki eksenin nerede kesiştiğini biliyorsun.

Bu bilgi tek başına bir şey yapmıyor. Harita bir yerde durduğunda işe yarar ve senin nerede durduğunu henüz konuşmadık.

Sonraki ders o soruya geliyor: şu anda ne biliyorsun ve nereye varmak istiyorsun. İkisi de tahmin edilerek değil, ölçülerek cevaplanır ve ölçmenin kendi tuzakları vardır — bir alanı hiç bilmeyen biri onu kolay sanır, biraz bilen biri ise zor. Başlangıç öz değerlendirmesini ve kişisel hedef belirlemeyi orada kuracağız; bu dersteki harita, oradaki cevabın hangi rotaya çevrileceğini belirleyecek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.