İçeriğe geç

İntikam kursu · Ders 5 / 9

Sahne atölyesi

Zorunlu sahnelerin ilk taslağı ve yeniden yazımı, senaryo biçiminde.

Sahne atölyesi

Zorunlu sahnelerin ilk taslağı ve yeniden yazımı, senaryo biçiminde. Sahneler ortak öykü fikrinden yazıldı.

Kaybedilecek olanın kurulması

Sahnenin işi: Babayı, öldüğünü öğrenmeden önce seyircinin gözünde bir insan yapmak; kaybı bir bilgi olmaktan çıkarıp yaraya çevirmek.

İlk taslak

İÇ. NEVİN'İN İSTANBUL'DAKİ DAİRESİ – GECE

Nevin telefonda. Gülümsüyor.

NEVİN

Ben de seni çok seviyorum babacığım. Yakında geleceğim, söz.

BABA (TEL.)

Seni çok özledim kızım. Kendine iyi bak.

Nevin telefonu kapatıyor, mutlu bir iç çekiyor.

Yeniden yazım

İÇ. NEVİN'İN İSTANBUL'DAKİ DAİRESİ – GECE

Masada açık bir dizüstü, yarım bir sunum. Telefon titriyor: BABAM. Nevin üçüncü çalışta açıyor, hoparlöre alıp yazmaya devam ediyor.

BABA (TEL.)

Cevizler döküldü. Bu sene iri.

NEVİN

Baba, toplantıdayım sayılır.

BABA (TEL.)

Rıfat yine geldi. Kâğıt getirdi.

Nevin yazmayı bırakıyor.

NEVİN

Ver gitsin şu evi. Ne yapacaksın tek başına o kadar odayı?

Sessizlik. Hattın öbür ucunda bir kapı gıcırtısı, sonra rüzgâr.

BABA (TEL.)

Ceviz beklemez. Ayın on beşine gel.

Hat kesiliyor. Nevin ekrana bakıyor, geri aramıyor. Takvim uygulamasını açıyor: on beşinde bir toplantı. Siliyor. Sonra geri alıyor.

Yeniden yazımda ne değişti

  • Sevgi söylenmiyor, bir ritüelle taşınıyor: ceviz hasadı, babanın kızına uzattığı tek davettir ve hikâyenin sonunda kapanmamış bir borç olarak kalır.
  • Tartışma kayıptan önce kuruluyor. «Ver gitsin şu evi» cümlesi, Nevin'in ileride taşıyacağı suçluluğun tohumudur; intikamın altındaki yas bu cümlede başlar.
  • Hedef babanın ağzından, sıradan bir bilgi olarak giriyor. Rıfat ilk kez kötü biri olarak değil, kâğıt getiren biri olarak anılıyor; seyirci onu sonradan yeniden okuyacak.
  • Takvimdeki silip geri alma, karakterin kararsızlığını tek bir harekete sığdırıyor. Seyirci onun gelmeyeceğini sezer; bu sezgi babanın ölümünü daha ağır kılar.

Resmî adaletin çöküşü

Sahnenin işi: Seyirciye başkarakterin neden kendi eliyle hareket edeceğini göstermek; ama bunu bir şikâyet listesiyle değil, kapanan bir kapıyla.

İlk taslak

İÇ. KİREÇLİ JANDARMA KARAKOLU – GÜNDÜZ

Nevin, Astsubay Kenan'ın masasının karşısında oturuyor.

NEVİN

Babam o ocağa otuz yıl gece bekçiliği yaptı. Oradan düşüp ölmüş olamaz. Rıfat Bey evi almak istiyordu, babam satmadı. Bu bir cinayet ve siz bunu biliyorsunuz.

KENAN

Hanımefendi, rapor kaza diyor. Rıfat Bey bu kasabada çok güçlü biri, kimse ona karşı tanıklık etmez. Dosya kapandı.

NEVİN

O zaman adaleti kendim bulacağım.

Yeniden yazım

İÇ. KİREÇLİ JANDARMA KARAKOLU – GÜNDÜZ

Duvarda taş ocağının yeni yılı kutlayan takvimi. Altında RIFAT TAŞÇILIK yazıyor.

Astsubay KENAN (40'lar) bir dosyayı Nevin'e doğru itiyor. İnce. Üç sayfa.

KENAN

Fotoğraflar da var. Bakmak istemezsiniz.

Nevin bakıyor. Bir fotoğrafta babasının ayakkabıları: biri ayağında, biri iki metre ötede, bağcıkları bağlı.

NEVİN

Babam bağcık bağlamazdı. Kırk yıldır ayağını sokup çıkarırdı.

Kenan fotoğrafa uzanıp dosyayı kapatıyor. Elini dosyanın üstünde bırakıyor.

KENAN

Satış ne zaman? Rıfat Bey cumaya yetişir diyordu.

Nevin, Kenan'ın bu tarihi nereden bildiğini sormuyor. Kalkıyor. Kapıda takvime bir kez daha bakıyor.

Yeniden yazımda ne değişti

  • Kurumun çöktüğü söylenmiyor, gösteriliyor: duvardaki takvim karakolun kimin hesabına çalıştığını tek görüntüyle anlatır.
  • Delil bir bilgi değil bir ayrıntı: bağlı bağcıklar yalnız Nevin'in fark edebileceği bir şeydir ve onu bu hikâyenin tek tanığı yapar.
  • Astsubay kötü değil, ne olduğunu bilen biri. Satış tarihini bilmesi, açık bir tehdidin yapamayacağı kadar ürkütücüdür.
  • Sahne bir yeminle değil bir suskunlukla biter. Nevin'in sormadığı soru, seyircinin aklında kalan sorudur; karar daha sonraki bir eylemde görünecek.

İlk kan

Sahnenin işi: İntikamın ilk başarılı adımı: seyirciye rahatlama vermek ve aynı anda ilk bedelin tohumunu atmak.

İlk taslak

İÇ. TAŞ OCAĞI – MUHASEBE ODASI – GÜNDÜZ

Pencereden jandarma ve denetçiler görünüyor. Ocağın girişine mühür bandı çekiliyor.

NEVİN

(kendi kendine, gülümseyerek)

Bu senin içindi baba. Daha yeni başlıyorum Rıfat Bey.

Yeniden yazım

İÇ. TAŞ OCAĞI – MUHASEBE ODASI – GÜNDÜZ

Pencerenin dışında denetçiler. Kırmızı beyaz şerit, ocağın giriş direğine dolanıyor.

Nevin çaydanlığı kaldırıyor. Bardağa doldururken taşırıyor. Sıcak çay parmaklarına akıyor; elini çekmiyor.

Kapı açılıyor. YUSUF (19), toz içinde, baretini elinde tutuyor.

YUSUF

Mühürlediler abla. Kaçak patlatma demişler. Tam da denetim günü.

NEVİN

Şanssızlık.

YUSUF

Kapanırsa üç ay maaş yok. Annemin ilacı...

Yusuf susuyor. Nevin taşan bardağı ona uzatıyor. Yusuf alıyor, teşekkür ediyor.

Nevin pencereye dönüyor. Rıfat'ın arabası giriyor; Rıfat şeridin önünde duruyor, bir süre hareket etmiyor.

Nevin'in dudağının kenarı kıpırdıyor. Camda kendi yansımasını görüyor ve gülümsemesini siliyor.

Yeniden yazımda ne değişti

  • Zafer bir cümleyle ilan edilmiyor; seyirci onu Rıfat'ın şeridin önünde donup kalışından çıkarıyor. Rahatlama seyircinin kendi kazancı oluyor.
  • Taşan çay ve elini çekmemesi, adrenalini ve suçluluğu tek bir bedensel ayrıntıda birleştiriyor.
  • Yusuf'un üç aylık maaşı, intikamın ilk bedelini somut bir insana bağlıyor. Bedel henüz küçük, ama ileride büyüyecek yaranın yeri burada açılıyor.
  • Camdaki yansıma ayna anını önceden duyuruyor: Nevin kendi gülümsemesinden ilk kez rahatsız oluyor.

Ayna anı

Sahnenin işi: Başkarakterin düşmanına benzediğini görmesi; seyircinin ortaklığını sarsmak ama ondan kopmamak.

İlk taslak

İÇ. RIFAT'IN EVİ – SALON – GECE

RIFAT

Benden ne farkın var? Sen de intikam peşindesin. Senin baban benim ağabeyimi hapse yolladı, o orada öldü. Ben sadece hakkımı aldım. Sen de şimdi aynısını yapıyorsun. İkimiz aynıyız.

NEVİN

Hayır, aynı değiliz! Ben masum birini öldürmedim!

Nevin'in yüzünde şüphe beliriyor.

Yeniden yazım

İÇ. RIFAT'IN EVİ – SALON – GECE

Rıfat (60'lar) çay demliyor. Ocağın yanında, çerçevede genç bir adamın vesikalık fotoğrafı. Siyah kurdele köşesinden solmuş.

RIFAT

Şekeri kaç?

NEVİN

İçmeyeceğim.

Rıfat yine de iki bardak koyuyor. Birini Nevin'in önüne bırakıyor.

RIFAT

Yusuf'un kolunu dikmişler. On dört dikiş. Patlatma saatini kim değiştirdi, biliyor musun?

Nevin cevap vermiyor.

RIFAT

(fotoğrafa bakmadan)

Ağabeyim de bilmiyordu kime dokunduğunu. Kasım'dı. Senin baban mahkemede çok güzel konuştu.

Nevin fotoğrafa bakıyor. Sonra kendi çantasına: içinde patlatma çizelgesinin fotokopisi. Babasının el yazısı değil. Kendisinin.

Bardaktan bir yudum alıyor. Şekersiz. Yüzünü buruşturmuyor.

Yeniden yazımda ne değişti

  • Ayna diyalogla ilan edilmiyor; Rıfat benzerliği hiç söylemiyor. Seyirci onu, iki karakterin aynı türden bir kayıp taşıdığını gördüğünde kendisi kuruyor.
  • Masum Yusuf'un yarası somut bir sayıyla geliyor. Nevin'in hamlesinin bedeli bir soyutlama değil, on dört dikiş.
  • Çantadaki belge, Nevin'in kendi el yazısıyla dönüşümünü fiziksel bir nesneye bağlıyor: artık babasının değil, kendi davasını yürütüyor.
  • Çayı içmesi küçük ama geri dönüşsüz bir eylem: düşmanın sofrasına oturmuştur. Seyirci onunla birlikte rahatsız olur ama onu bırakmaz.

Yüzleşme ve seçim

Sahnenin işi: Doruğun sorusunu bir dövüşle değil bir seçimle cevaplamak; seçimin karakterin kim olduğunu göstermesi.

İlk taslak

DIŞ. TAŞ OCAĞI – GECE

Nevin silahı Rıfat'a doğrultuyor. Rıfat dizlerinin üstünde.

RIFAT

Yapma! Lütfen! Her şeyi itiraf ederim!

Nevin uzun süre bekliyor. Sonra silahı indiriyor.

NEVİN

Seni öldürürsem senin gibi olurum. İntikam hiçbir şeyi çözmez.

Siren sesleri yaklaşıyor.

Yeniden yazım

DIŞ. TAŞ OCAĞI – UÇURUM KENARI – ŞAFAK

Babasının düştüğü yer. Rıfat kenarda, bir eli yerdeki bir kayaya tutunmuş; kayan zemin ayağının altından ufalanıyor.

Nevin iki adım geride. Bir elinde telefon: Rıfat'ın her şeyi anlattığı ses kaydı, kaydedilmiş. Öteki eli boş.

RIFAT

Kaydı aldın. Git.

Nevin gitmiyor. Kayanın kıpırdadığını görüyor.

Babasının ayakkabısı — bağcıkları bağlı olan — Nevin'in ayağında. Bağcıkları çözüyor. Ayakkabıdan çıkıyor.

Yalınayak kenara yaklaşıyor. Elini uzatıyor.

Rıfat ele bakıyor. Uzun süre. Sonra tutuyor.

KESME:

DIŞ. TAŞ OCAĞI – GÜN DOĞARKEN

Kenarda tek başına bir ayakkabı. Bağcıkları çözük.

Yeniden yazımda ne değişti

  • Seçim söylenmiyor, yapılıyor; «intikam hiçbir şeyi çözmez» cümlesi seyircinin kendi çıkaracağı sonucu elinden alırdı.
  • İntikam zaten kazanılmış: kayıt elinde. Bu yüzden seçim kazanmak ile kaybetmek arasında değil, öldürmek ile kurtarmak arasındadır; doruk ahlaki bir sınav olarak kalır.
  • Ayakkabı motifi karakolda kurulmuştu; burada ödeniyor. Bağcığı çözmek, Nevin'in babasının hikâyesini kendi hikâyesinden ayırdığı an.
  • Son görüntü filmin hükmünü bir nesneyle verir ve bir soru bırakır: Rıfat yaşıyor mu, Nevin nerede? Belirsizlik bilinçlidir, çünkü cevabı önceki sahne vermiştir.