İçeriğe geç

Ders 3.4

Pilotta kadroyu tanıtmak

Senaryo Akademisi — Dizi Yazarlığı, Modül 3: Pilot

2.908 kelime10 dizi örneği≈ 13 dk okuma≈ 19 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • İzleyici kadroyu ad ad değil, ilişki ilişki öğrenir.
  • Kalabalık kadro dalgalar hâlinde tanıtılır; ilk dalgada iki ya da üç karakter olur.
  • Pilot tek bir çapa ilişkisine yaslanır; diğer karakterler ona göre konumlanır.
  • Düğüm sahnesi birkaç ilişkiyi tek bir karşılaşmada görünür kılar.
  • Kalabalık değil, sırasız kalabalık izleyiciyi yorar.
  • İsim yükü taşınabilir olmalı; her ad bir yüze ve bir eyleme bağlanır.
  • Gölge tanıtım, ileride büyüyecek bir karakteri adsız bir yüz olarak önceden gösterir.
  • Boş sandalye ise bir karakterin kendisini değil, yalnızca izini gösterir.
  • Kadroyu bilmeyen bir okuyucu, isim yükünün taştığı yeri en iyi gösterir.
  • Dalgalar pilotla bitmez; ilk birkaç bölüme yayılır.
  • Kadro, herkesin tavır aldığı tek bir nesnenin etrafında da toplanabilir.

Açılış sahnesi

Ozan masaya yedi kart diziyor. Her kartta bir ad var. Hayri, Barış, Sevgi, Cemil, Can, Sevgi'nin kız kardeşi, belediyeden gelen adam.

"Pilotun ilk on beş sayfasında yedisi de konuşuyor," diyor. "Ama Tülin Hanım'a göre beşi hiç tanınmıyor."

Tülin Hanım bir deney öneriyor. Taslağı okumamış birini çağırıyorlar. Yapımın muhasebecisi Nurten Hanım, pilotun ilk yarısını okuyup kâğıdı bırakıyor.

"Kaptanları anladım," diyor. "Yaşlısı inatçı, genci kuralcı. Büfedeki kadın da iyi biri galiba. Ama Cemil hangisiydi? Makinist mi, biletçi mi? Can kimin nesi? Bir de bir kadın iskelede birini bekliyordu, o kimdi?"

Ozan not alıyor. Nurten Hanım devam ediyor.

"Bir yerde bir sürü ad art arda geldi. Orada koptum. Sonra büfe sahnesine gelince yeniden toparladım. O sahnede herkes birbirine bir şey söylüyordu. Kim kime kızgın, kim kimi koruyor, oradan anladım."

Tülin Hanım gülümsüyor. Taslağın en kalabalık sahnesi, okuyucunun kadroyu en iyi anladığı sahne çıkmış. Ad listesi ise okuyucuyu kaybettiren yer.

Nesrin iki notu yan yana yazıyor: kalabalık kötü değil, sırasız kalabalık kötü.

İzleyici kadroyu ad ad değil, ilişki ilişki öğrenir; bir pilot ancak taşıyabileceği kadar adı ve taşıyabileceği kadar yüzü bir anda verir.

Bu derste ne olacak

Bu derste yedi kişilik bir dizi kadrosunun ilk bölüme nasıl sığdırıldığını göreceğiz. Senaryo'da bir karakterin ilk görünüşü için tanıtım eylemini, tanıtım bütçesini ve giriş anını öğrenmiştik. Burada bu araçları İskele'nin kadrosuna uygulayacağız. Kadroyu dalgalar hâlinde sıralamayı öğreneceğiz. Pilotun yaslandığı tek ilişkiyi bulacağız. Birkaç ilişkiyi tek bir sahnede kurmanın yolunu konuşacağız. İzleyicinin aklında tutabileceği ad sayısını tartacağız. Bazı karakterleri adsız, yalnız bir yüz olarak göstermeyi ve sonradan gelecek karakterlere yer bırakmayı tartışacağız. On dizinin ilk bölümünde kadronun nasıl tanıtıldığını okuyacağız. Ders sonunda kendi kadronu dalgalara ayırabilecek ve pilotundaki adları sayabileceksin.

Sıfır noktası

Senaryo'da üç araç tanımlanmıştı. Tanıtım eylemi, karakterin metinde ilk yaptığı iştir ve kim olduğunu değil, ne tür bir insan olduğunu söyler. Tanıtım bütçesi, bir karakterin ilk görünüşüne ayrılabilen yerdir; çoğu zaman tek bir sahne, bazen yarım sayfa. Giriş anı ise karakterin bir sahneye ilk adımını attığı an: nasıl girdiği, nerede durduğu, kimin ona baktığı. Bir de taşıyıcı kadro vardı: bir anlatının izleyiciyi kaybetmeden taşıyabileceği ana karakter sayısı.

Bir film bu araçları iki ya da üç ana karakter için kullanır. Bir dizi pilotu ise aynı araçları altı, yedi, bazen on kişilik bir kadroya uygular. Üstelik bunu kendi hikâyesini anlatırken, dünyayı kurarken ve motoru gösterirken yapar. Her karaktere ayrı bir tanıtım sahnesi ayırmak imkânsızdır. Ayırmaya çalışan pilot, bir önceki derslerde gördüğümüz o kadro listesine döner.

İlk yanılgı, pilotun bütün kadroyu eşit ağırlıkta tanıtması gerektiğidir. Değildir. Kadronun bir kısmı ilk sahnelerden itibaren öne çıkar, bir kısmı arka planda kalır. Eşit ağırlık, izleyicinin kime tutunacağını bilmemesine yol açar.

İkinci yanılgı, izleyicinin bir karakteri tanımak için onun adını bilmesi gerektiğidir. Çoğu zaman tersi doğrudur. İzleyici önce bir yüzü ve bir davranışı hatırlar. Ad, ancak o yüz bir şey ifade etmeye başladığında yerine oturur.

Üçüncü yanılgı, kalabalık sahnelerin izleyiciyi yorduğudur. Sırasız kalabalık yorar. Ama ilişkileri çarpıştıran bir kalabalık sahne, kadroyu tek tek tanıtılan sahnelerden daha hızlı öğretir. Nurten Hanım'ın büfe sahnesinde toparlanması bu yüzden.

Son yanılgı, pilotta görünmeyen bir karakterin dizide yerinin olmadığıdır. Bazı karakterler bilerek dışarıda bırakılır. Onların gelişi ileriki bölümlerin bir olayı olur. Pilot bu gelişe yalnızca bir yer açar.

Bu dersin araçları tek bir ölçüye bağlanıyor: izleyicinin dikkati. Bir pilot, izleyicinin dikkatini aynı anda kaç yüze, kaç ada ve kaç ilişkiye bölebilir? Cevap yazarın sandığından genellikle daha azdır. Ama dikkat doğru sıralanırsa, aynı pilot çok daha kalabalık bir kadroyu taşıyabilir.

Mekanizma

Dalga dalga

Ozan'ın taslağında yedi karakter ilk on beş sayfada birlikte geliyor. Tülin Hanım kartları üç sıraya ayırıyor. Birinci dalgada yalnızca iki kaptan var: Hayri ve Barış. Pilotun ilk sahneleri yalnız bu ikisine ait. İzleyici önce bu ikisine tutunuyor.

İkinci dalga biletsiz kadının hikâyesiyle geliyor. Sevgi kadını büfede saklıyor. Cemil makine dairesinde saklamayı reddediyor. Sevgi'nin oğlu Can ise okula geç kalmış, annesinden harçlık istemeye gelmiş. Bu üç karakter, hikâye onlara ihtiyaç duyduğu anda sahneye giriyor.

Üçüncü dalga yalnızca sezdiriliyor. Sevgi'nin kız kardeşi vapur rampasında birinin yolunu gözlüyor. Belediyeden gelen adam bir zarf bırakıp gidiyor. İkisi de pilotta konuşmuyor ya da tek bir cümle söylüyor.

Tutunulan ip

İskele'nin çapa ilişkisi Hayri ile Barış arasında. Yaşlı kaptan karaya çıkmak istemiyor, genç kaptan onun yerini almaya gelmiş. Diğer bütün karakterler bu ikisine göre bir yerde duruyor. Sevgi Hayri'nin eski dostu. Cemil Hayri'ye bağlı ama Barış'tan çekiniyor. Can Barış'ı merak ediyor, çünkü Barış genç ve yeni.

Çapa ilişkisi pilotta en çok sahneyi alır. Ama bu, öteki karakterlerin önemsiz olduğu anlamına gelmez. Çapa, izleyiciye bir merkez verir. Merkezi olan izleyici, çevredeki kalabalığı daha kolay taşır. Bir topluluk dizisinde bile pilotun çoğu zaman bir çapası olur. Çapa sezon boyunca değişebilir. Ama ilk bölümde izleyiciye tek bir ip uzatılır.

Bir sahnede üç ilişki

Nurten Hanım'ın toparlandığı büfe sahnesi bir düğüm sahnesi. Sevgi biletsiz kadını tezgâhın arkasına saklamış. Can harçlık istemeye geliyor. Sevgi ona okula gitmediği için kızıyor. Hayri kadını korumak için büfeye giriyor ve bir yandan Can'a okula gitmesini söylüyor. Tam o sırada Barış elinde sefer defteriyle kapıda beliriyor.

Bu tek sahnede dört ilişki birden görünüyor. Sevgi ile Can arasındaki gerilim. Hayri ile Sevgi arasındaki eski dostluk. Hayri'nin Can üzerindeki baba benzeri ağırlığı. Ve kapıda duran Barış ile içerideki herkes arasındaki mesafe. İzleyici bu sahneden sonra kimin kime ne hissettiğini biliyor.

Düğüm sahnesinin sırrı, herkesin aynı anda farklı bir şey istemesidir. Sevgi kadını saklamak, Can para almak, Hayri hem kadını hem Can'ı korumak, Barış kuralı uygulamak istiyor. İstekler çarpışınca ilişkiler kendiliğinden görünür oluyor.

Kaç ad

Nurten Hanım'ın koptuğu yer, adların art arda geldiği yer. Ozan'ın taslağında ilk on sayfada dokuz ad geçiyor: yedi karakter, eski bir kaptan ve bir belediye başkanı. Okuyucu hepsini aynı anda öğrenmeye çalışıyor ve hiçbirini tutamıyor.

Çare adları zamana yaymak ve bazılarını hiç vermemektir. Ekip bir kural koyuyor: pilotta yalnızca beş ad verilecek. Hayri, Barış, Sevgi, Cemil ve Can. Kız kardeş ile belediyeden gelen adam pilot boyunca adsız kalacak. İzleyici onları bir yüz ve bir davranış olarak tanıyacak. Eski kaptan ile belediye başkanının adları ise rezerve gidiyor.

Bir ad, ilk kez söylendiğinde bir yüze ve bir davranışa bağlanmalı. Ad söylenirken karakter ekranda olmalı ve bir şey yapıyor olmalı. Ekranda olmayan bir karakterin adı, izleyicinin aklında tutunacak bir yer bulamaz.

Adsız yüzler

Sevgi'nin kız kardeşi İskele'nin gölge tanıtımı. Pilotta sabah vapurunu bekleyenlerin arasında duruyor. Barış ilk geldiğinde onunla kısa bir bakışma yaşıyor. Hepsi bu. Dizinin ilerleyen bölümlerinde bu kadın ile Barış arasında bir aşk hattı açılacak. O gün geldiğinde izleyici şunu hatırlayacak: bu kadını daha önce görmüştüm.

Gölge tanıtım, bir karakterin gelişini bir sürpriz olmaktan çıkarıp bir tanışıklığa çevirir. İzleyici yeni bir yüze değil, merak ettiği bir yüze kavuşur.

Gölge tanıtım ile boş sandalye farklıdır. Boş sandalye, kadroda ileride doldurulmak üzere açık bırakılan bir yerdi. Gölge tanıtımda karakter vardır, ama adı ve hikâyesi yoktur. Boş sandalyede ise karakterin kendisi yoktur, yalnızca izi vardır. İskele'nin boş sandalyesi Hayri'nin kızı. Pilotta Hayri bir telefona bakıp açmıyor. Büfenin bir köşesinde unutulmuş bir düğün davetiyesi duruyor. Kız ekranda hiç görünmüyor.

Dizilerden okuma

Usta katmanı

Kadroyu üç dalgaya ayır. Pilot taslağındaki her karakteri bir karta yaz. Kartları üç sıraya diz: ilk sahnelerden itibaren öne çıkanlar, hikâye onlara ihtiyaç duyduğunda gelenler ve yalnızca sezdirilenler. İlk dalgada iki ya da üç kişiden fazlası olmasın.

Çapayı tek cümleyle söyle. Pilotun yaslandığı ilişkiyi tek bir cümleyle yazabiliyor musun? Yazamıyorsan pilotun bir merkezi yok demektir. İzleyiciye tutunacak bir ip ver.

Her karakteri çapaya göre konumlandır. Kadrodaki her karakter için bir satır yaz: bu karakter çapa ilişkisinin iki ucuna karşı ne hissediyor? Çapaya hiçbir bağı olmayan karakter pilotta yük olabilir.

En az bir düğüm sahnesi yaz. Pilotun ortasına, üç ya da daha fazla karakterin aynı anda farklı şeyler istediği bir sahne koy. Bu sahne kadroyu tek tek tanıtılan sahnelerden daha hızlı öğretir.

Adları say. Pilotun ilk on sayfasında geçen bütün adları listele. Liste uzunsa bazı adları ileriki sahnelere taşı, bazılarını hiç verme. Ekranda olmayan karakterin adını söyleme.

Her adı bir eyleme bağla. Bir karakterin adı ilk kez söylendiğinde, o karakter ekranda bir şey yapıyor olsun. Ad ile davranış birlikte gelirse izleyici ikisini birlikte hatırlar.

Gölge tanıtımı planla. İleriki bölümlerde büyüyecek bir karakter varsa, onu pilotta bir yüz olarak göster. Konuşturma ya da tek bir cümle ver. O karakterin geleceği bölümü şimdiden not et.

Boş sandalyenin izini bırak. Kadroya ileride katılacak biri varsa, pilotta onun bir izini göster: bir eşya, bir telefon, bir söz. Ama karakteri ekrana getirme.

Kadroyu okumamış birine okut. Pilot taslağını kadroyu hiç bilmeyen birine ver. Kimi hatırladığını, kimi karıştırdığını ve nerede koptuğunu sor. Koptuğu yer, isim yükünün taştığı yerdir.

Topluluk dizisinde bile bir çapa seç. Kadro eşit ağırlıklı bir topluluk olsa bile, pilotta izleyiciye bir merkez ver. Çapa ileriki bölümlerde değişebilir.

Kadroyu bir nesnenin etrafında topla. Bir çukur, bir yoklama defteri, bir masa oyunu. Herkesin aynı nesneye karşı bir tavrı olunca, tavırlar karakterleri tanıtır. İskele'de bu nesne sefer defteri olabilir.

İkinci bölümün dalgasını da planla. Pilotta gölgede kalan karakterlerin ikinci ve üçüncü bölümde hangi sırayla öne çıkacağını not et. Dalgalar pilotla bitmez, ilk birkaç bölüme yayılır.

Adları oyuncuya değil izleyiciye göre say. Kadroda kaç oyuncu olduğu değil, izleyicinin pilot bittiğinde kaç adı hatırlaması gerektiği önemlidir. İkisi aynı sayı olmak zorunda değil.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Pilot bütün kadroyu eşit ağırlıkta tanıtmalıdır."
Doğrusu

Tanıtmamalıdır. Eşit ağırlık, izleyicinin kime tutunacağını bilmemesine yol açar. Kadronun bir kısmı öne çıkar, bir kısmı arka planda bekler. Ağırlık farkı, karakterlerin değerini değil, izleyiciye hangi sırayla açılacaklarını gösterir.

Yaygın yanlış"İzleyici bir karakteri adını bilmeden tanıyamaz."
Doğrusu

Tanır. İzleyici önce bir yüzü ve bir davranışı hatırlar. Ad, o yüz bir anlam kazandıktan sonra yerine oturur. Pek çok izleyici sevdiği bir karakterin adını ancak birkaç bölüm sonra öğrenir.

Yaygın yanlış"Kalabalık sahneler izleyiciyi yorar."
Doğrusu

Sırasız kalabalık yorar. İlişkileri çarpıştıran bir düğüm sahnesi ise kadroyu, tek tek tanıtılan sahnelerden daha hızlı öğretir.

Yaygın yanlış"Her karaktere ayrı bir tanıtım sahnesi gerekir."
Doğrusu

Gerekmez. Bir pilot buna yetecek yere sahip değildir. Birkaç karakter aynı sahnede, birbirine çarparak tanıtılır. Çarpışma, tek başına yapılan bir tanıtımdan daha çok şey söyler.

Yaygın yanlış"Pilotta görünmeyen karakterin dizide yeri yoktur."
Doğrusu

Vardır. Bazı karakterler bilerek dışarıda bırakılır. Pilot onların gelişine bir yüzle ya da bir izle yer açar. Gelişleri ileride bir bölümün olayı olur ve izleyici o güne hazırlanmış olarak gelir.

Yaygın yanlış"Topluluk dizisinde çapa ilişkisi olmaz."
Doğrusu

Olur. Kadro eşit görünse bile, izleyici ilk bölümde bir merkeze ihtiyaç duyar. Merkezsiz bir topluluk, izleyiciye kimin hikâyesini izlediğini sordurur. Çapa sonra el değiştirebilir.

Yaygın yanlış"Anlatıcı kullanmak isim yükünü kaldırır."
Doğrusu

Kaldırmaz, yalnızca taşır. Anlatıcı adları sayarken her adı bir görüntüye ve bir davranışa bağlamazsa izleyici yine kopar. Ses yükü dağıtır, ama yükü yok etmez.

Yaygın yanlış"Çapa ilişkisi iki ana karakter arasında olmak zorundadır."
Doğrusu

Olmak zorunda değil. Çapa bir grup ile bir yabancı arasında, bir aile ile bir kurum arasında da kurulabilir. Önemli olan, izleyicinin tutunacağı tek bir gerilim olmasıdır.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • İzleyici kadroyu ad ad değil, ilişki ilişki öğrenir.
  • Kalabalık kadro dalgalar hâlinde tanıtılır; ilk dalgada iki ya da üç karakter olur.
  • Pilot tek bir çapa ilişkisine yaslanır; diğer karakterler ona göre konumlanır.
  • Düğüm sahnesi birkaç ilişkiyi tek bir karşılaşmada görünür kılar.
  • Kalabalık değil, sırasız kalabalık izleyiciyi yorar.
  • İsim yükü taşınabilir olmalı; her ad bir yüze ve bir eyleme bağlanır.
  • Gölge tanıtım, ileride büyüyecek bir karakteri adsız bir yüz olarak önceden gösterir.
  • Boş sandalye ise bir karakterin kendisini değil, yalnızca izini gösterir.
  • Kadroyu bilmeyen bir okuyucu, isim yükünün taştığı yeri en iyi gösterir.
  • Dalgalar pilotla bitmez; ilk birkaç bölüme yayılır.
  • Kadro, herkesin tavır aldığı tek bir nesnenin etrafında da toplanabilir.

Sonraki derse köprü

Kadro yerine oturunca Nurten Hanım taslağın ikinci yarısını da okuyor. Bu kez başka bir yerde takılıyor. "Hat neden kapanıyor, bunu üç kişi üç kez anlattı," diyor. "Ama kaptanın neden emekli olmak istemediğini hiç anlamadım." Tülin Hanım bir liste çıkarıyor: izleyicinin pilotta bilmesi gereken her bilgi. Liste uzun. Sonraki ders, pilotun hangi bilgiyi taşıması gerektiğini, hangisinin bekleyebileceğini ve bilginin bir çatışmaya nasıl bağlanacağını ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — masada yedi kart yan yana; bir okuyucunun gözü kartların üzerinde kayboluyor.
  • Tanıtım dalgası — kartlar üç sıraya ayrılıyor; ilk sırada iki kart parlıyor, son sırada iki kart soluk.
  • Çapa ilişkisi — iki kart arasında kalın bir ip; diğer kartlar bu ipe ince iplerle bağlanıyor.
  • Düğüm sahnesi — büfenin içinde dört karakter; aralarında aynı anda dört ok beliriyor.
  • İsim yükü — bir terazi; bir kefeye adlar yığıldıkça öbür kefedeki sahne havaya kalkıyor.
  • Gölge tanıtım — iskelede bulanık bir yüz; sonraki bir bölümde aynı yüz netleşiyor.
  • Boş sandalye — büfenin köşesinde bir düğün davetiyesi; çalan ama açılmayan bir telefon.

Tekrar eden görsel motif

Yedi kart. Ders boyunca dağınık bir yığından üç sıralı bir düzene geçiyor; sonunda iki kart merkezde, beş kart çevrede, ikisi ise yarı saydam.