Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- 19. yüzyılda bebekler çoğunlukla beyaz giyinirdi ve erkek çocuklar da altı–yedi yaşına kadar elbise giyerdi; pembe ve mavi bebek rengi olduğunda hangisinin kime ait olduğu henüz sabit değildi.
- "Pembe eskiden erkek rengiydi" hikâyesi birkaç dergi alıntısına dayanır; kaynak olarak gösterilen tarihçi bile ters dönüş değil tutarsızlık iddia eder.
- Bugünkü keskin ayrım 20. yüzyılın ortasında yerleşti ve 1980'lerden sonra doğum öncesi cinsiyet öğrenme ile cinsiyete özel ürün pazarlaması onu güçlendirdi.
Kısa cevap
Hayır, ama popüler hikâyenin iddia ettiği gibi "eskiden tam tersiydi" de değil: on dokuzuncu yüzyılda bebekler cinsiyetten bağımsız olarak çoğunlukla beyaz giyinirdi ve pembe ile mavinin cinsiyet işareti olması yavaş, dağınık ve tutarsız biçimde yerleşti. Bugünkü keskin ayrım yirminci yüzyılın ortasında yaygınlaştı ve son on yıllarda pazarlama onu belirgin biçimde güçlendirdi.
Beyaz elbiseli bebekler
Viktorya döneminde, yani 19. yüzyılın ikinci yarısında Amerika ve Avrupa'nın orta sınıf ailelerinde küçük çocukların giysisi bugünkünden çok farklıydı. Toplumsal gelenek, erkek çocukların da yaklaşık altı ya da yedi yaşına kadar elbise giymesini öngörüyordu. Pantolona geçiş, bir büyüme töreni gibi görülürdü; İngilizcede buna "breeching" denir.
Bu dönemin fotoğraflarında bir bebeğin kız mı erkek mi olduğunu bebek giysisinden anlamak çoğu zaman imkânsızdır. Smithsonian dergisindeki bir yazı, bunu gelecekte ABD başkanı olacak Franklin D. Roosevelt'in 1884'te çekilmiş bir fotoğrafıyla gösterir: küçük çocuk beyaz bir etek, omuza kadar uzun saç ve rugan ayakkabılarla oturmaktadır. Bu, o yılların moda bir küçük erkek çocuğu görünümüydü.
Pembe ve mavi, öbür pastel tonlarla birlikte 19. yüzyılın ortasında bebek rengi olarak sevilmeye başladı. Ama bunların hangisinin hangi cinsiyete ait olduğu henüz sabitlenmemişti.
1918 alıntısı ve "tersine dönüş" hikâyesi
İnternette sıkça dolaşan bir alıntı var. Haziran 1918'de bebek ürünleri satıcılarına yönelik bir ticaret dergisinde şöyle yazıyordu: genel kabul gören kural erkekler için pembe, kızlar için mavidir; çünkü pembe daha kararlı ve güçlü bir renk olduğu için erkeğe, mavi ise daha narin ve zarif olduğu için kıza yakışır.
Bu alıntıdan yola çıkarak pek çok kitap ve makale şunu yazdı: 20. yüzyılın başında renkler tam tersiydi ve 1940'larda ya da 1950'lerde ters döndü. Bu hikâye bilimsel yayınlarda bile doğrulanmış bir olgu gibi tekrarlandı.
Ancak bu dönemin tanıklığı tek sesli değildir. 14 Kasım 1927 tarihli Time dergisi, Belçika'da doğan bir prenses için beşiğin "erkek rengi" sayılan pembeyle hazırlandığı haberinin ardından ABD'deki büyük mağazalara sordu. Beş mağaza erkeğe pembe, dördü erkeğe mavi dedi; bir mağaza ise iki cinsiyet için de pembe önerdi. Derginin vardığı sonuç, bu konuda Amerikan görüşünde "büyük bir oy birliği" olmadığıydı.
Sık alıntılanan kaynaklara ne kadar güvenilir?
Tersine dönüş hikâyesinin kaynağı genellikle giyim tarihçisi Jo B. Paoletti'nin çalışmaları olarak gösterilir. Oysa psikolog Marco Del Giudice 2012'de ilginç bir şey fark etti: Paoletti kendi yazılarında bu hikâyeyi hiç savunmamıştı. Onun iddiası daha ölçülüydü: 20. yüzyılın başında pembe ile mavinin cinsiyet kodu ters değil, tutarsızdı ve bugünkü uzlaşma ancak 1950'lerde baskın hâle geldi.
Del Giudice ayrıca hikâyenin elindeki kanıtın dergilerden alınmış bir avuç alıntıdan ibaret olduğunu gösterdi. Bu alıntıların dönemi ne kadar temsil ettiği bilinmiyordu; bazıları, dönemin cinsiyet kodlarına karşı çıkan yazarların bilinçli tercihlerini yansıtıyor olabilirdi, bazılarında dizgi hatası da dışlanamazdı. Bunu sınamak için Google Books'un milyonlarca kitaplık veritabanında, 1880–1980 arasında yayımlanmış Amerikan İngilizcesi kitaplarda "pink for girls", "blue for boys" gibi sekiz ifadeyi aradı. Cinsiyetle eşleşen pembe–mavi ifadeleri 1890 dolaylarında görünmeye başlıyor, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yoğunlaşıyordu. Bulduğu eşleşmelerin hepsi bugünkü düzene uyuyordu: kıza pembe, erkeğe mavi. İngiliz İngilizcesi kitaplarda da aynı tablo çıktı.
Kaynak eleştirisi burada da durmamalıdır; bu tarama da son söz değildir. Kitaplarda geçen ifadeler, mağaza raflarında ya da evlerde gerçekte ne olduğunu doğrudan göstermez. En güvenli sonuç şudur: tam bir tersine dönüşü destekleyen kanıt zayıftır, bir dönemin karışıklığını gösteren kanıt ise vardır.
Kodun yerleşmesi ve pazarlama
20. yüzyılın ortasında pembe–mavi ayrımı Amerika'da iyice yerleşti. 1960'lar ve 1970'lerde feminist hareketin etkisiyle cinsiyetten bağımsız, "üniseks" çocuk giysileri bir süre öne çıktı. Paoletti'ye göre 1980'lerin ortasında ise tablo yeniden değişti: gebelikte bebeğin cinsiyetini öğrenmek yaygınlaştıkça aileler doğumdan önce cinsiyete özel ürünler almaya başladı ve üreticiler bunu bir fırsat olarak gördü. Paoletti'nin bu konudaki özlü cümlesi şudur: giysiyi ne kadar kişiye özgü kılarsanız, o kadar çok satabilirsiniz.
Örnek — "ten rengi" pembe
1918 alıntısının devamında ilginç bir ayrıntı vardır: yazar, pembenin tonunun sonraki yıllarda "çok iyileştiğini" ve narin "ten tonlarına" yaklaştığını söyler. Burada "ten" diye anılan renk, açık tenli bir bebeğin pembesidir; farklı ten tonlarındaki bebekler bu tarifin dışında kalır.
Aynı varsayım başka bir renk kodunda da görülür. Çocukların boya kalemi kutusundaki açık pembe–bej kalemin adı ABD'de uzun yıllar "Flesh", yani "ten" idi. Crayola 1962'de bu kalemin adını "Peach", yani "şeftali" olarak değiştirdi; değişiklik genellikle sivil haklar hareketiyle ilişkilendirilir. Bir rengin "kız rengi" ya da "ten rengi" diye adlandırılması, adı koyanın kimi merkeze aldığını gösterir.
Sık yapılan yanlış
Yaygın yanlış"Pembe bir zamanlar erkeklerin rengiydi, 1940'ta ters döndü."
Dönemin kaynakları tam bir ters dönüşü değil, tutarsızlığı gösterir; kitap taramaları da bugünkü düzene uyan kullanımın 19. yüzyılın sonundan beri var olduğunu düşündürür.
Özet
- 19. yüzyılda bebekler çoğunlukla beyaz giyinirdi ve erkek çocuklar da altı–yedi yaşına kadar elbise giyerdi; pembe ve mavi bebek rengi olduğunda hangisinin kime ait olduğu henüz sabit değildi.
- "Pembe eskiden erkek rengiydi" hikâyesi birkaç dergi alıntısına dayanır; kaynak olarak gösterilen tarihçi bile ters dönüş değil tutarsızlık iddia eder.
- Bugünkü keskin ayrım 20. yüzyılın ortasında yerleşti ve 1980'lerden sonra doğum öncesi cinsiyet öğrenme ile cinsiyete özel ürün pazarlaması onu güçlendirdi.
Kendini sına
- (Kolay) Viktorya döneminde küçük erkek çocuklar kaç yaşına kadar elbise giyerdi?
- (Kolay) 1927'deki mağaza anketi hangi sonuca vardı?
- (Orta) Renk–cinsiyet kodlamasının yayılmasında pazarlama nasıl bir rol oynadı?
- (Orta) Paoletti'nin kendi iddiası ile popüler tersine dönüş hikâyesi arasındaki fark nedir?
- (Zor) Del Giudice'nin kitap taraması tersine dönüşü neden zayıflatır, ama neden son söz sayılmaz?
- (Zor) "Ten rengi" diye adlandırılan pembe örneği, renk kodlarının kimin bakış açısını yansıttığı hakkında ne söyler?
Cevaplar
- Yaklaşık altı ya da yedi yaşına kadar; pantolona geçiş bir büyüme töreni sayılırdı («Beyaz elbiseli bebekler»).
- Görüşler bölünmüştü; beş mağaza erkeğe pembe, dördü erkeğe mavi, biri her ikisine pembe önerdi ve dergi oy birliği olmadığını yazdı («1918 alıntısı ve "tersine dönüş" hikâyesi»).
- Pazarlama kodu yaratmadı ama keskinleştirdi; 1980'lerde doğum öncesi cinsiyet öğrenme yaygınlaşınca üreticiler cinsiyete özel ürünlerle daha çok satış fırsatı gördü ve ayrımı güçlendirdi («Kodun yerleşmesi ve pazarlama»).
- Paoletti kodun ters değil tutarsız olduğunu ve bugünkü düzenin 1950'lerde baskınlaştığını söyler; popüler hikâye ise tam bir yer değiştirme iddia eder («Sık alıntılanan kaynaklara ne kadar güvenilir?»).
- Milyonlarca kitapta bulunan eşleşmelerin hepsi bugünkü düzene uyduğu için; ama kitaplardaki ifadeler mağazalarda ve evlerde gerçekte ne olduğunu doğrudan göstermez («Sık alıntılanan kaynaklara ne kadar güvenilir?»).
- Renk adları ve kodları, adı koyanın merkeze aldığı grubu yansıtır; açık tenli bebeğin pembesi "ten" diye anılınca farklı ten tonları tarifin dışında kalır («Örnek — "ten rengi" pembe»).
Kaynaklar
- Del Giudice, M., «The twentieth century reversal of pink-blue gender coding: a scientific urban legend?», Archives of Sexual Behavior 41(6): 1321–1323, 2012.
- Paoletti, J. B., Pink and Blue: Telling the Boys from the Girls in America, Indiana University Press, 2012.
- Maglaty, J., «When Did Girls Start Wearing Pink?», Smithsonian Magazine, 7 Nisan 2011.
Sonraki adım
PS-03 bu dersin tarihsel sorusunu psikolojiye taşıyor: favori rengimizin nereden geldiğini, mavinin neden bu kadar yaygın bir favori olduğunu ve nesne çağrışımlarının tercihi nasıl biçimlendirdiğini ekolojik değerlik kuramıyla açıklıyor. PZ-04 ise pazarlamanın ürettiği başka kodlara bakıyor: süt, ilaç ve temizlik ürünlerinde yerleşmiş kategori renklerini ve bu kodu kırmanın riskini.